SGK SORMUŞ: “ADAY ÇIRAK NEDİR?”
SGK’YA CEVAPTIR:
Sizin mevzuattaki tanımınıza göre “öğrenci”; işyerindeki gerçeğe bakıldığında ise çoğu zaman ucuz iş gücü olarak kullanılan çocuktur!
Aday çırak; üretime sokulan, işverenin emir ve talimatlarıyla çalışan, tehlikeli işlerin ortasında bırakılan; iş kazası geçiren, uzvunu kaybeden, malul kalan, hatta hayatını kaybeden çocuktur.
Eğitim adı altında üretimin içinde çalıştırılan; kimi zaman mesai saatleri dışında, hafta sonlarında, tatil ve resmî bayram günlerinde dahi işyerine gönderilen çocuktur.
İş kazası ve meslek hastalığı söz konusu olduğunda kısa vadeli sigorta kapsamında, SGK istatistiklerinde ve aktüeryal dengelerde aktif sigortalı; emeklilik hakkına gelince ise “öğrenci” denilerek sigorta başlangıcı geçersiz sayılan, emeklilikte bu çalışmaları gözükmeyen çocuktur.
Tanım paylaşmakla sosyal güvenlik sağlanmaz @sgksosyalmedya. Vefat eden ailelerin , uzvunu kaybeden veya malul kalan aday çırakların yanında sizleri göremeyen ve sosyal medyalarınızda yanında olmadığınız çocuktur.
Sonuçta;
SGK, bu çocukların 4/a kapsamında sigortalı sayıldığını tüm istatistiklerde kendisi açıklıyor.
Madem 4/a’lıdır,
madem kendisine sigorta sicil numarası verilmiştir, madem adına prim ödenmiş ve aktif sigortalı kabul edilmiştir;
o zaman, yaşlılık, malullük ve ölüm sigortaları bakımından neden yok sayılmaktadır?
Tavsiyemiz;
Bugüne kadar yanlarında olmadığını görüyoruz; hiç olmazsa geride kalan ailelerinin sesini duymalısınız, acılarını paylaşmalısınız ve tüm çırak ve stajyerlerin haklarını teslim etmelisiniz.
Çocukların emeğini istatistiklerinize yazıp geleceklerini görmezden gelmemelisiniz.
BU NASIL SADECE EĞİTİM?
Çıraklık Sözleşmesi Kendi Gerçeğini Açıklıyor
Çırak ve stajyerler yıllardır “öğrenci” kabul ediliyor; işyerinde geçirdikleri süreler ise emekliliğe esas sigortalılık başlangıcında dikkate alınmıyor. Gerekçe hep aynı:
“Onlar çalışmadı, yalnızca eğitim aldı.”
Peki Millî Eğitim Bakanlığının çıraklık sözleşmesi gerçekten yalnızca bir eğitim ilişkisini mi düzenliyor?
Sözleşmenin hükümlerine baktığımızda bambaşka bir tabloyla karşılaşıyoruz. Metin, çırağın işyerinde yalnızca meslek öğrenmesini değil; çalışmasını, iş düzenine uymasını, işe devam etmesini, üretim araçlarını kullanmasını ve işyerindeki tehlikelere maruz kalmasını düzenliyor.
Eğitim Alan Bir Öğrenci Neden Koruyucu Ekipmana İhtiyaç Duysun?
Sözleşmenin 4. maddesinde çırağa:
-İşe giriş sağlık muayenesi yapılacağı,
-Periyodik sağlık muayenelerinden geçirileceği,
-İşyerinin tehlike sınıfına göre iş sağlığı ve güvenliği eğitimi verileceği,
-İşin gerektirdiği kişisel koruyucu donanımların sağlanacağı,
-Koruyucu donanımların kullanılmasının takip edileceği,
-İş kazası ve meslek hastalığı riskinden işverenin sorumlu olacağı
açıkça yazıyor.
Burada sorulması gereken soru çok basittir:
Sınıfta oturan, yalnızca ders dinleyen veya ustasını uzaktan izleyen bir öğrenciye neden baret, eldiven, koruyucu gözlük, maske, iş ayakkabısı ya da emniyet kemeri verilsin?
Neden işe giriş muayenesi yapılsın?
Neden işyerinin tehlike sınıfına göre özel eğitim alsın?
Neden iş kazası ve meslek hastalığı ihtimali sözleşmeyle düzenlensin?
Çünkü bu çocuk yalnızca sınıfta eğitim almıyor. Üretim alanına giriyor; makinelere, araçlara, elektrik sistemlerine, kimyasal maddelere, yüksekten düşme tehlikesine ve işyerinin diğer risklerine fiilen maruz kalıyor.
Koruyucu ekipman hükmü, çırağın işyerindeki tehlikeli üretim ortamının içinde bulunduğunun sözleşmedeki açık kabulüdür.
Elbette uygulamalı mesleki eğitim de koruyucu ekipman gerektirebilir. Ancak mesele yalnızca koruyucu ekipman değildir. Sözleşmenin diğer hükümleriyle birlikte okunduğunda ortaya açık bir çalışma düzeni çıkmaktadır.
Sözleşme “Çalıştırmak” Diyor
Sözleşmenin 9. maddesinde işverenin görevi şöyle tanımlanıyor:
“Çırağı mesleği ile ilgili işlerde çalıştırmak.”
Dikkat edelim: “İşi göstermek”, “uygulama yaptırmak” veya “gözlem yapmasını sağlamak” denilmiyor. Doğrudan “işlerde çalıştırmak” ifadesi kullanılıyor.
Başka maddelerde ise:
“İşine gitmemesi”,
“İşyerinde çalışmış çıraklar”,
“Farklı bir işyerinde çalıştığının tespit edilmesi”,
“Ustaların koyduğu iş düzeni”,
“İşe başlama saati”,
“İş bitiş saati”
ifadeleri yer alıyor.
Bunlar yalnızca okul ve eğitim kavramları değildir. Bunlar çalışma hayatının, iş organizasyonunun ve işverenin yönetim hakkının kavramlarıdır.
Haftada Bir Gün Eğitim, Diğer Günler Ne?
Sözleşmede teorik eğitim için haftada bir gün ücretli izin verileceği belirtiliyor.
Peki haftanın diğer günlerinde ne yapılıyor?
Çırak;
işyerine gidiyor, belirlenen saatte işe başlıyor, işverenin ve ustanın talimatlarına uyuyor, makine ve araçları kullanıyor, işyerinin üretim düzenine katılıyor, yaptığı iş nedeniyle tehlikeye maruz kalıyor ve bunun karşılığında ücret alıyor.
Üstelik işe gelmediğinde sözleşmesinin feshedilmesi dahi söz konusu olabiliyor.
Bütün bunlara rağmen çocuğun yalnızca “öğrenci” olduğunu söylemek, sözleşmenin kendi hükümleriyle çelişmektedir.
Adına Değil, Yapılan İşe Bakılmalıdır
Bir ilişkinin gerçek niteliği yalnızca sözleşmenin başlığına bakılarak belirlenemez. Belgenin üzerine “çıraklık eğitimi” yazılması, işyerinde yapılan fiilî çalışmayı kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Asıl bakılması gereken şudur:
Çırağa gerçekten planlı ve denetlenebilir bir mesleki eğitim mi veriliyor, yoksa çırak işyerinin günlük üretiminde normal bir çalışanın yerine mi kullanılıyor?
Eğer çocuk:
-Sipariş yetiştiriyorsa,
-Seri üretime katılıyorsa,
-Sürekli ve tekrarlanan işleri yapıyorsa,
-İşyerindeki işçi açığını kapatıyorsa,
-Vardiya ve mesai düzenine tabi tutuluyorsa,
-Üretim hedeflerine göre çalıştırılıyorsa,
-Tehlikeli makine ve ekipmanları kullanıyorsa,
-İşverenin emir ve denetimi altında ekonomik değer üretiyorsa,
orada artık yalnızca eğitimden söz edilemez.
Eğitim geri planda, üretim ön plandaysa sarı çizgi aşılmıştır.
Risk Var, Kaza Var; Ama Emeklilik Hakkı Yok!
Sistem çırağı iş kazası geçirebilecek kadar çalışan kabul ediyor.
Meslek hastalığına yakalanabilecek kadar işyerinin içinde görüyor.
Koruyucu ekipman kullanacak kadar tehlikeye yaklaştırıyor.
İşe giriş ve çıkış saatlerine uyacak kadar çalışma düzenine bağlıyor.
Ücret ödenecek kadar emeğinden yararlanıyor.
Fakat sıra emekliliğe esas sigortalılık başlangıcına geldiğinde:
“Sen öğrenciydin, çalışmadın.”
diyor.
İşte asıl büyük çelişki budur.
Bir insan aynı faaliyet nedeniyle iş kazası geçirdiğinde çalışan gibi değerlendiriliyor; fakat emeklilik hakkı söz konusu olduğunda öğrenci sayılıyorsa burada hukuki, sosyal ve vicdani bir tutarsızlık vardır.
Sözleşme Gerçeği Saklamıyor
Çıraklık sözleşmesinin kendi hükümleri bir zincir oluşturuyor:
İşe giriş muayenesi, tehlike sınıfı, koruyucu ekipman, çalışma saatleri, ücret, devam zorunluluğu, işveren talimatı, üretim araçları, iş kazası ve meslek hastalığı…
Bu zincirin adı yalnızca eğitim değildir.
Bu, eğitimle birlikte yürütülen fiilî çalışmadır.
Hiç kimse çırağın mesleki eğitim almadığını söylemiyor. Söylediğimiz şudur: Eğitim ile fiilî çalışma aynı anda gerçekleşebilir. Çırak hem öğrenci olabilir hem de emeğiyle üretime katılabilir. Öğrenci statüsü, ortaya konulan emeği ve işyerinde geçen gerçek çalışma süresini yok saymanın gerekçesi olamaz.
Çocuklarımız işyerinin bütün tehlikelerine maruz bırakılıyor, üretimin içine sokuluyor ve kimi zaman bu işyerlerinde hayatlarını kaybediyor.
Madem risk gerçek,
madem iş kazası gerçek,
madem üretim gerçek,
madem emek gerçek;
o hâlde sigortalılık da gerçek kabul edilmelidir.
Eğitim geri planda, üretim ön plandaysa bunun adı yalnızca çıraklık eğitimi değildir.
Sözleşme gerçeği zaten yazmıştır: Bu çocuklar işyerinde çalıştırılmıştır.
ÇIRAK–STAJ MAHKEME HAZIRLIK REHBERİ
Davaları yalnızca “çalıştım” demekle kazanılmaz!
Tüm sektörler ve meslekler için ortak ispat yollarını; deliller, tanıklar, ve dava yol haritasıyla ele aldığımız 26 sayfalık bilimsel çalışma, yakında X Makaleler ’de.
Dava, mahkemeden önce hazırlıkta başlar.
@Hayati_Yazici
Ak Parti Genel Başkan Yardımcımız Sayın *Hayati yazıcıya *çağrımızdır:*
Yıllardır çözüm bekleyen stajyer ve çıraklarımız, seslerini duyurmak ve yaşadıkları mağduriyeti doğrudan anlatmak için Bakanlığınızdan randevu talep ediyor.
Bizler, sorunlarımızın muhataplarıyla konuşarak, çözüm yollarını birlikte değerlendirmek istiyoruz. Ancak randevu taleplerimize ne zaman cevap verileceğini merak ediyoruz.
Sayın Ak parti Genel Başkan Yardımcımız Hayati Yazıcı stajyer ve çırakların randevu taleplerine ne zaman cevap vereceksiniz?
Bu insanların beklentisi ayrıcalık değil, emeğinin ve yıllarının karşılığını alabilmek, adaletin sağlanmasıdır.
Kapılarınızı stajyer ve çıraklara açmanızı, taleplerimizi dinlemenizi ve çözüm iradesini birlikte ortaya koymanızı bekliyoruz.
Stajyer ve çıraklar çözüm bekliyor.
*Randevu talebimize cevap bekliyoruz*
Zafer Adaletle Taçlanır
#StajçıraklıkSGKBaşlangıcıOlsun
@farukozcelikgsb
*Sayın Faruk Özçelik,*
Türkiye Cumhuriyeti Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcımız Sayın *Faruk Özçelik'e* *çağrımızdır:*
Yıllardır çözüm bekleyen stajyer ve çıraklarımız, seslerini duyurmak ve yaşadıkları mağduriyeti doğrudan anlatmak için Bakanlığınızdan randevu talep ediyor.
Bizler, sorunlarımızın muhataplarıyla konuşarak, çözüm yollarını birlikte değerlendirmek istiyoruz. Ancak randevu taleplerimize ne zaman cevap verileceğini merak ediyoruz.
*Sayın Bakan Yardımcımız Faruk Özçelik;* stajyer ve çırakların randevu taleplerine ne zaman cevap vereceksiniz?
Bu insanların beklentisi ayrıcalık değil, emeğinin ve yıllarının karşılığını alabilmek, adaletin sağlanmasıdır.
Kapılarınızı stajyer ve çıraklara açmanızı, taleplerimizi dinlemenizi ve çözüm iradesini birlikte ortaya koymanızı bekliyoruz.
Stajyer ve çıraklar çözüm bekliyor.
*Randevu talebimize cevap bekliyoruz*
Mahir Buğra İçin Adalet
#StajyerçıraklarYargıdaHaklı
@tezelali
Sayın Ali Tezel,
Stajyer ve çırakların yıllardır devam eden sigorta mağduriyeti konusunda kamuoyunu aydınlatan, bilgi ve tecrübelerinizle bizlere yol gösteren değerli bir isim olarak sizi X Space odamızda ağırlamak bizleri onurlandıracaktır.
Yıllardır alın teri döken, sanayinin ve üretimin yükünü omuzlayan stajyer ve çıraklar; çalışmalarının, emeklerinin ve geçen yıllarının sigorta başlangıcı konusunda da karşılık bulmasını istiyor.
Bu mücadelede en büyük ihtiyacımız; doğru bilginin, hukuki değerlendirmenin ve çözüm önerilerinin kamuoyuyla paylaşılmasıdır.
Sizleri X Space odamızda misafir ederek stajyer ve çırakların yaşadığı mağduriyeti, beklentilerini ve çözüm önerilerini birlikte konuşmak istiyoruz.
Sayın Ali Tezel, sizleri aramızda görmek ve görüşlerinizi dinlemek bizler için büyük bir onur olacaktır.
Stajyer ve çırakların sesi daha güçlü duyulsun, çözüm yolları daha fazla konuşulsun.
Davetimiz samimi, mücadelemiz hak ve adalet içindir.
Saygı ve selamlarımızla. 🇹🇷
#StajyerÇırakHaklı
#StajyerÇıraklaraAdalet
#StajÇıraklıkÇözümBekliyor
Mahir Buğra İçin Adalet
Yargıtay da Söyledi #StajçıraklıkSGKBaşlangıcıdır
Syn Vekilimiz @zorlu77
Çırak ve Stajyer’ler Olarak Sizden
Geçmişte Olduğu Gibi, Bugünde
Yanımızda Olmanızı ve Bu Mağduriyetin
Son Bulması için Desteğinizi Dahada Güçlü
Şekilde Bekliyoruz‼️
Erenler Yok Olmasın
Yargıda Başlangıç
#StajyerçıraklıkTBMMye
Bizler çalıştık, emek verdik, meslek sahibi olmak adına Çıraklık ve Meslek okullarına gittik.
İşletmelerde mecburen Staj ve Çıraklık adı altında her işte çalıştık
Tam Sigorta Hakkımız
@Akparti@isikhanvedat
Erenler Yok Olmasın
Yargıda Başlangıç
#StajyerçıraklıkTBMMye
Günaydın Dilan hn
Ssk ilk işe giriş tarihi yazan Kart verdi
Tüik çalışan diyor
Yargı haklısınız diyor
Mhp söz verdi
Çalışma bakanlığı öğrenci diyor
Lakin çocuklar çalışırken işkazalarında ölüyor
Staj Çıraklıkta durum iyice #SarpaSardı@ddilanpolatt#StajyerçıraklıkTBMMye