Milyonlarınız nasıl siliniyor. Pek inandırıcı gelmedi. Lütfen detay verebilir misiniz? Spotta borsa endeksi %6-7 düştü. Hisse bazında ise max zarar %10 olur. Milyonlar silinmesi için toplamda en az 23-40 milyonluk spot hisse sahibi olmalısınız. Tüm spotlarınızı haber öncesi seviyeden almış olamazsınız değil mi? Eğer ailenizin rızkını, tüm birikimini vadelide işlem yapıp teminata bağlamışsanız ve stopsuz işlem aldıysanız bu durum daha vahim. Tamamen sizin hırsınız, hatanız ve sorumsuzluğunuz.
Bu soru, Futures Trade işlemlerini yapmadığınızı veya bilmediğinizi göstermektedir. Perpetual futures cross margin işlemlerde kaldıraçtan ziyade pozisyon büyüklüğü önemlidir. İşi bilen Traderlar, küçük miktarları riske edip yüksek kaldıraçla pozisyon büyüklüğünü artırırlar.. Özellikle scalp (kısa süreli-düşük time Frame li ) işlemlerde.. (Neden Scalp? çünkü pozisyonu swing işlemler gibi uzun süreli tutarsanız yüksek kaldıraç nedeniyle yüksek Funding fee ödemek zorunda kalırsınız.) Böylece ilgili kısa süreli işlemde stop ederlerse sadece işleme koydukları o küçük miktarı kaybederler. Bu da düşük bir bütçeyle yüzlerce kez işleme girme fırsatı verir. Tıpkı opsiyonlarda ( Long call veya put option almak gibi..)ödediğiniz opsiyon primi gibi düşünün. Sadece ödediğiniz primi kaybediyorsunuz. Kaldı ki burada onu da işlem sonlanmayıncaya kadar kaybetmiyorsunuz. Yani bir maliyet olarak baştan cebinizden çıkmıyor. Ayrıca Opsiyonlarda olduğu gibi yüksek paralar baştan cebinizden ödemek zorunda kalmıyorsunuz. Cross margin'de İşleme örneğin r=100 USD koyup (10 dolar bile olur) stop seviyesini ayarlarsanız yeterli olur. İzole bölgede ise yine bu bölgeye attığınız miktar sizin aynı zamanda liq miktarınız olur. Kaldıraç seviyesi ayarı yapılabilir. Cross marginde stop koymazsanız işlem terse gitmeye devam ederse tüm paranızı değil;futures taraftaki kasanızdan otomatik margin eklenir. Bitinceye kadar veya pozisyon dönünceye kadar.. Hiç bir trader zaten stopsuz işleme girmez. Dolayısıyla traderlar için 125x kaldıraç tehlikeli bir şey değildir.Bilakis iyi bir şeydir. Görüntüdeki işleme sadece 10-15 usd ile girilmiş olabilir.
This is a very significant incentive, especially for software companies, freelance developers, engineering firms, and digital service exporters.
Profits derived from foreign software and service exports will be completely tax-free (100% deduction from the corporate tax and income tax base).
Who can benefit?Companies or entrepreneurs resident in Turkey, Those providing services to individuals or companies abroad, Provided that the services are used entirely outside of Turkey.
Dobra dobra söylenmesi bile yasak. Teklifin kendisi hukuka aykırı yani yasak. Teklif etmek bile kanuna aykırı. İş sözleşmesinin bir şartı olamaz. Bu tarz bir çalıştırma iki taraflı irade uyuşsa bile kanunun emredici hükümlerine aykırı. İşçi kabul etse bile kanunen yasak. Resen dikkate alınır. Birinin şikayet etmesi bile gerekmez. Anladın mı? Kanunun emredici hükmünü Anlaman için bir örnek daha verelim; Çoklu evlilik emredici olarak yasak. Yani Bütün taraflar koca, ilk eş ve ikinci potansiyel eş hepsi kabul ediyoruz dese bile yasak..Teklif edilmesi bile yasak. Gerçekleşse bile İkinci evlilik mutlak butlan ve yoklukla malül..Sizin bu varsayımınız kabul edilirse şu da kabul edilebilir. mesela Kadın; 'biz işçilere akşam eve giderken birer kez yüzlerine tükürüyoruz' dese. İşçi ekmek parası için kabul etse bu hukuka uygun olur mu?Teklifin kendisi hukuka uygun olur mu?
@ibrahimmturhan2 Siz ve CITI, bizim için ters indikatörsünüz. CITI bank daha önce de öncesi usdtry short pozisyonu açmıştı. KKM kararını bekleyemeden zarar ederek kapatmıştı. Tam sinyal yani :))
@DrKocabalkan Artunç Bey Hatırlayınız !... Aralık KKM öncesi 2021 şubat ayında CITI Bank, dolar 7 TL'nin altında kalacak diye USDTRY short pozisyonu açmıştı. Sonra zarar ederek pozisyonu kapatmıştı. Tarih tekerrür mü ediyor? Sinyal olarak algılayalım mı? :)))
'Merve hanımın söyleminde hiç bir yanlış yok' derken Yalan söylüyorsunuz. Çalıştığı şirketin ne iş yaptığını bilmediğinizi söylediğiniz halde ısrar ediyorsunuz. 7 gün 18 saat çalışmaya dair icaba davetin kendisi de hukuka aykırı. Banane çalışma bakanlığına şikayet edin ne demek. Kadının bu şekilde konuşması da hukuka aykırı. Bunun yanlış olduğunu gayet iyi bildiğiniz halde amacınız sadece etkileşim almak ve başardınız. Ayrıca Edep kavramını sizden öğrenecek değiliz. Hadsize had bildirerek edebimizi edepsizlerden koruyoruz.
@profbakidemirel 'bir ütopya var, bir hayal var ve bu hayale adanmışlık istiyoruz ' diyor. Bilmeyen de ''İrlanda Kurtuluş Örgütüne milis bakılıyor'' sanacak, eşek sıpası :))
Sürücü belgesi olup olmamasına göre yapılan ayrım, özellikle %40 eşiği nedeniyle mantıksal ve hukuki bir çelişki yaratıyor.
Daha ağır engelli bir kişinin daha dezavantajlı konuma düşmesi, eşitlik ilkesine aykırı görünebiliyor. Bu yüzden ilerleyen dönemde yeni bir yasal düzenleme veya mahkeme kararı gelebilir. Hukuki açıdan eşitlik ilkesi tartışması doğurabilecek bir konudur. Yeni tebliğdeki (22 Nisan 2026 tarihli Seri No: 17) düzenlemeyi ve mevcut sistemi karşılaştırırsak Mevcut Düzenlemenin İki Ana Grubu;
Grup 1 – Sürücü belgesi alıp aracı bizzat kullanabilen engellilerEngel oranı %40 ve üzeri olanlar (ortopedik veya diğer engeller). Sağlık raporunda “engelliliğine uygun hareket ettirici özel tertibat yaptırarak aracı bizzat kullanabilir” ibaresi varsa. Bu kişiler ÖTV muafiyetinden yararlanabilir (araçta özel tertibat şartıyla).
Engel oranı %40’ın altında olsa bile, raporda özel tertibat ihtiyacı belirtiliyorsa yine yararlanabilirler.
Grup 2 – Sürücü belgesi alamayan ortopedik engelliler (Yeni düzenlemenin getirdiği grup) Engel oranı %40 ve üzeri olması şartıyla artık ÖTV muafiyetinden yararlanabiliyor (araç kendileri kullanmasa da, başkası kullanabilir).
%40’ın altında olup da sürücü belgesi alamayanlar bu Haklardan yararlanamıyor.
Eşitsizlik tam olarak burada ortaya çıkıyor. %20 engel oranı olan bir kişi (örneğin hafif ortopedik engel), raporda “sürücü belgesi alabilir + özel tertibatlı araç kullanabilir” ibaresi varsa → ÖTV’siz araç alabiliyor.
%39 engel oranı olan bir kişi (daha ağır ortopedik engel), aynı engel nedeniyle “sürücü belgesi alamaz” raporu alırsa → yararlanamıyor.
Yani %40’ın altında olup sürücü belgesi alamayan ortopedik engelliler (örneğin %35 oranında çok ağır bir ortopedik engel nedeniyle ehliyet alamayanlar) hâlâ bu muafiyetten yararlanamıyor.
Bu durum şu soruyu doğuruyor:
Engeli daha hafif olduğu halde ehliyet alıp araç kullanabilen kişi muafiyetten yararlanırken, engeli daha ağır olduğu için ehliyet alamayan kişi neden yararlanamasın?
Bu, Anayasa’nın eşitlik ilkesi (Madde 10) ve engellilerin korunması hükmü açısından tartışmalı bir ayrım yaratıyor. Bu düzenleme, Bu tebliğ, Anayasa Mahkemesi’nin daha önceki iptal kararının sonucu olarak çıkarıldı.
AYM, eski düzenlemede %40 ve üzeri ortopedik engelli olup ehliyet alamayanların tamamen dışlanmasını eşitliğe aykırı bulmuştu. Çünkü, Daha hafif engelli (ama tertibatlı araç kullanan) kişi hak sahibi olurken,
Daha ağır engelli (ehliyet alamayan) kişi hak sahibi olamıyordu.
Yeni düzenleme bu AYM iptalini gidermek için getirildi. Ancak AYM kararı sadece %40 ve üzeri grubu kapsıyordu. Bu yüzden tebliğ de %40 eşiğini korudu.
%40’ın altındaki ağır ortopedik engelliler hâlâ gri alanda kalıyor.
Sonuç:
Evet, açıkça bir ayrımcılık unsuru var. Özellikle %40 eşiğinin hemen altı ve üstü arasında, ehliyet alıp alamama durumuna göre eşitsizlik oluşuyor. Bu düzenleme kısmi bir iyileştirme niteliğinde. AYM’nin eşitlik gerekçesini tam karşılamıyor; sadece AYM’nin iptal ettiği kısmı onarıyor. Uygulamada bu konu ileride yeniden yargıya taşınabilir. Benzer durumda olan engelli vatandaşlar, idari yargıda veya Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yoluyla eşitlik ihlali iddiasında bulunabilir.
Şöyle bir yazı okumuştum:
“Stok ve akışların karıştırılması”, biriken varlık (stok) ile sürekli gelir-gider hareketi (akış) arasındaki farkı görmemektir.
Sosyal güvenlik stok (büyük fon) biriktiren bir tasarruf sandığı değil, akış yöneten ve gerektiğinde kamu harcamasının bir parçası niteliğinde bir transfer mekanizmasıdır. Açık vermesi “stok eridiği” için değil, akışlar (prim girişi vs. maaş çıkışı) dengesizleştiği için olur.
Sürdürülemezlik tartışmalarının çoğu bu karışıklıktan kaynaklanır ve gerçek sorunu (demografik değişim, istihdam, Hükümet tercihleri, vergi nedeni, vergi adaleti, vergi tabanı) gizler.
Bu ayrım ekonomi literatüründe (özellikle sistem dinamiği ve makroekonomide) çok önemlidir. Sosyal güvenlik, kamu maliyesi ve emeklilik reformu tartışmalarında “stok-akış tutarlılığı” diye tanımlanmış.
Stok ve akışların birbirine karıştırılması sosyal güvenlik sistemlerinin ve kamu harcamasının aslında ne olduğunu, mali yapısını anlamada yapılan en yaygın ve en zararlı düşüncelerden biridir.
1-) Stok (Stock) Nedir?
Biriktirilmiş, biriken miktardır.
Örneğin: Bir banka hesabındaki para, bir evin değeri, bir şirketin sahip olduğu fabrika, bir özel emeklilik fonunun biriktirdiği varlıklar (trust fund, fon rezervi) gibi.
Zaman içinde değişmez, sadece artar veya azalır.
Sosyal güvenlikte “stok” mantığı şudur: “Bugün prim ödeyenler, yarın emekli olduklarında kendi biriktirdikleri fonlardan maaş alsın.” Bu, fon biriktiren (fully funded) bir sistemdir (örneğin bazı özel emeklilik fonları veya bireysel hesaplar gibi). Ama gerçekler farklıdır...
2-) Akış (Flow) Nedir?
Zaman içindeki hareket, giriş-çıkıştır.
Örneğin: Bu ay gelen prim gelirleri (akış girişi), bu ay ödenen emekli maaşları (akış çıkışı), bütçeden yapılan transferler. Akış süreklidir ve her dönem yeniden oluşur. Biriken bir şey değildir; gelir ve gider olarak akar.
3-) Sosyal Güvenlik Sistemlerinde Gerçek Durum (Özünde Kamu harcaması niteliğinde Alıp-Dağıtma Esaslı )
Pay-As-You-Go denilse de değildir. Tamamen bir kamu harcamasıdır. Ama sistem alıp dağıtıyormuş gibi anlaşılsın diye tanımlanır. Türkiye’deki SGK (ve dünyanın çoğundaki kamu sosyal güvenlik sistemleri) dağıtım esaslı (pay-as-you-go) çalışır görünür. Bugün çalışanlardan alınan primler (akış girişi), bugün emekli olanlara maaş olarak ödenir (akış çıkışı) denilse de fazla geldiğinde (genç nüfus döneminde) kamu bütçesine katkı sağlar başka yere harcanması imkanı verir. Açık verdiğinde (yaşlanan nüfus, emekli artışı döneminde) kamu bütçesinden transfer yapılır.
4. Karıştırma Ne Anlama Geliyor ve Neden Sorun Yaratıyor? Gerçekler nedir?
İnsanlar (siyasetçiler, medya, hatta bazı uzmanlar) sıklıkla şu hatayı yapar; Sosyal güvenlik açık veriyor diye “fonlar bitti, sistem, Ponzi battı, stok eridi” derler.
Halbuki asıl sorun politika yapıcılarının tercihleri ve akış dengesizliğidir. Bu da temelde bir sorun değildir. Zira zaten bu bir kamu harcamasıdır. Kamu harcamasının kaynağı devletin kendi parasıdır. Belirleyici olan tercihlerdir. Gelecekteki emeklilerin maaşlarını ödemek için bugün büyük bir fon biriktirilmez. Primler büyük ölçüde kamu bütçesi içine girer ,erir, harcanır. Esasen Ortada primlerin toplanması ve dağıtılması falan da yoktur. Devlet topladığı vergileri (primleri) aslında tercihleri doğrultusunda kamu harcaması niteliğinde tam bir re-distribution şeklinde dağıtır veya dağıtması beklenir. Yani Devlet kendi parasıyla önce harcıyor. İnsanların gelirlerinden veya işlemlerinden alınan Vergi veya prim ise tercihler doğrultusunda dağıtımın adaletini belirliyor. Sosyal Güvenlik harcamasını kamu bütçesinin sadece bir kalemi olarak kabul etmek gerekir. Hiç prim almasa ne olur, eksik alsa ne olur, alsa ne olur. Hiç bir şey olmaz..
Amerika’daki Social Security Trust Fund tartışmalarında da aynı hata çok yapılır. Trust fund’daki “stok” (özel hazine bonoları) bitince sistem çökecekmiş gibi anlatılır. Oysa trust fund sadece bir muhasebe aracıdır; asıl mesele yıllık akış açıklarıdır ve açıklar her zaman genel bütçeden karşılanır. Adına prim demeniz onun nitelik olarak vergi olduğunu gerçeğini değiştirmez. Prim ve vergi temelde aynı şeydir. Bütçedeki para nereden gelir sorusu daha önemli...
@heisenbergtrx Çok kısa ( hukuki analiz ve gerekçe biraz uzun isterseniz size mesaj olarak çalışıp atarım ) diğer daire kapılarına görünüş ve renk olarak en yakın çelik kapıyı fiilen yaptırıp taktırın. Bina yönetimi dilerse eski hale iade davası açabilir. Olabilir. Kaybedecek. :)