Uzman öğretmenlik 7 yıl, başöğretmenlik 14 yıl şartı yeterlidir.
Yıllarca fedakârca görev yapan öğretmenleri daha fazla bekletmeyin. Öğretmenin emeğinin karşılığını alacağı, hakkaniyetli bir kariyer sistemi istiyoruz.
MEB, artık bu talebi görmezden gelmemelidir!
21 saat norm hesabının 15 saate düşürülmesi gerekmektedir. Sınıfların asgari 30 dan 20-25 'e düşürülmesi gerekli.
Aksi taktirde il emri hatalarının cezasını norm fazlasi edilen cok yillik öğretmenler ödemek zorunda degil
@Yusuf__Tekin@cftcblnt@tcbestepe
@EgitimBirSen Norm olayı sandığınızdan daha büyük bir sorun. Günlük çözümlerle çözülemeyecek kadar büyük. Norm karşılığını 15 saat, sınıf mevcutlarını da 20'ye çekecek bunun gibi tedbirler alınmadıktan sonra bu sorun katlanarak artacaktır. Tüm tayin sistemi zaten kilitlendi. @EgitimBirSen
Norm fazlası tayinlerde ilçe grupları uygulaması yine pek çok öğretmeni mağdur etti.
İlçeler aynı grupta ama uzak, gruplandırmayı o illere hiç gitmemiş ilçelere bir kez olsun uğramamış haritayı dahi açmamamış kişiler yapmış gibi. Bakanlık gruplandırmayı iller yaptı diyor iller biz düzgün yaptık grup sayısı azaltıldı diyor. Herkes suçu birbirine atarken sonuç ne?
Bir saat ile 3-5 öğrenci ile norm fazlası olan yüzlerce öğretmen 55-60 km uzağa sürgün edildi.
@tcmeb@Yusuf__Tekin
@gollge Tam bir dangalak, anlama dinleme yok üslup desen mafyavari, hatasını anlamaktan, özür dilemekten bile aciz, dışı insana benziyor ama içinde neler var neler… böyle adamların suyu bile içilmez hasta eder insanı…
Üstteki tablo İlköğretim Matematik Öğretmenliği Programının atama sayıları, alttaki grafik ise bir devlet üniversitenin İlköğretim Matematik Öğretmenliği programına yerleşen öğrencilerin sıralaması
+
2018’den beri söylüyorum. Bu sistemde her şey tek kişiye bağlı. Kuvvetler ayrılığı yok edildi. 2017’de referandum öncesinde TV’ye çıkıp sistemi savunan tüm hukukçular da bunun böyle olacağını biliyordu. Bile isteye ekranlarda aksini söylediler. Hakkımı helal etmiyorum.
Maalesef referandum öncesindeki ve sonraki süreçte tüm öngörülerim gerçek oldu. Bu sistemde ne ekonomi düzelir ne adalet gelir. Yaşayarak öğrenmemiz gerekiyormuş.
ENFLASYON İSE ASLA DÜŞMEZ. Kaldıki bu sistem savunucuları ve şimdi ülkeyi yönetenler de bunu biliyor. Gerçekte %35 ile borçlanıp söz olarak %5 enflasyon diyorlar. Yersen ekonomisi ama yiyoruz. Şaka gibi 💁🏻♂️💁🏻♂️💁🏻♂️
Biz bunu hiç konuşmuyoruz ama Halil Paşa, 1786’dan II. Dünya Savaşı’na kadar koskoca Britanya ordusunu topyekûn teslim almaya başaran tek komutan.
İngilizler Kut’taki kuşatmayı yarmak ve ordularını kurtarmak için 4 kez yeni ordu gönderdi. Halil Paşa, kurtarmaya gelen bu 4 Britanya ordusunu da 4 kez üst üste bozguna uğrattı.
Çaresiz kalan İngilizler, Basra'ya çekilmek için Halil Paşa'ya bugünün yüz milyonlarca doları değerindeki 2 milyon sterlin rüşvet teklif etti.
Halil Paşa bu serveti reddetti; 29 Nisan 1916'da General Townshend dahil 13 bin İngiliz askerini teslim aldı.
Askerî şerefini parayla satmayan Halil Kut Paşa’ya rahmetle.
Millî Eğitim Bakanlığı, Öğretmenlerin Sınıf İçi Etkinlikleri ve Öğretim Faaliyetlerinin İzlenmesi, Değerlendirilmesi ve Geliştirilmesine İlişkin Yönerge'yi uygulamaya koymuştur.
Bu uygulamaya göre okul müdürü ve zümre başkanının, öğretmeni 1 ders saati içinde gözlemlemesi ve hazırlanan matbu formlar üzerinden değerlendirmesi, aslında denetlemesi öngörülmektedir.
Okul ortamındaki çalışma barışını bozacak, hukuki dayanaktan yoksun bu yönergeye karşı dava açtığımızı duyurmuştuk.
Açtığımız davada Danıştay;
“Buna göre; her ne kadar, derslerin izlenmesi ve değerlendirilmesi hususunda usul ve esasların belirlenmesi amacıyla davalı idareye, Millî Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu Yönetmeliği, Millî Eğitim Bakanlığı Eğitim Müfettişleri Yönetmeliği, Millî Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği ve Millî Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitim ve İlköğretim Kurumları Yönetmeliği ile yetki verilmiş olsa da; değerlendirme sonuçları dikkate alınarak öğretmenlerin mesleki gelişimlerine ilişkin oluşturulacak planlar, programlar, uygulama ve uygulamaların değerlendirilmesine ilişkin usul ve esasların 7528 sayılı Kanun'un 19/5. maddesi uyarınca çıkartılacak yönetmelikle belirlenmesi gerektiği; Millî Eğitim Bakanlığı Personeli Hizmet İçi Eğitim Yönetmeliği, dava konusu Yönerge'nin dayanağı olmadığı gibi, bu Yönetmelik'te Yönerge'yle getirilen ve öğretmenlerin yeterlilik seviyelerinin belirlenmesine ve bu belirlemelere göre uygulama yapılmasına yönelik sisteme ilişkin hükümlerin bulunmadığı anlaşıldığından, dava konusu Yönerge'de normlar hiyerarşisine göre üst hukuk normlarına uygunluk görülmemiştir.”
gerekçesiyle yönergenin bütünü bakımından yürütmesinin durdurulmasına karar vermiştir.
Eğitim-İş olarak, eğitim emekçilerinin çalışma barışını yok sayan uygulamalara geçit vermeyeceğimizi bir kez daha ilan ediyoruz.
Danıştay Kararını görmek için tıklayınız:
https://t.co/OOSDWPTuEM
Trabzon Akçaabat'ta ezber bozan istifa eylemi!
CHP'den ayrılıp YENİ Parti'ye geçen eski İlçe Başkanı, tabeladaki "HALK" yazısının H ve L harflerini sökerek partiye rest çekti:
"Biz halkın H'sini, liyakatin L'sini bizimle götürüyoruz. Onlara Cumhuriyet AK Parti'yi bırakıyoruz."
Memurluğa 2008 Eylül ayından önce girmişseniz 45000 TL'nin üzerinde emekli maaşı alıyorsunuz. Yok 2008 Eylül'den sonra memurluğa başlamışssanız, daha önce sigortanız olsa bile, en düşük taban 23.500 TL emekli maaşı alıyorsunuz.
KANUNA BAKIN ! ADALETE BAKIN ! REZALETE BAKIN !!
Vaktiyle bir Ahmet Rıza Bey vardı. Sultan Hamit istibdatına karşı hürriyet savunurdu. Ömrünün bir bölümünü bu uğurda gurbette geçirdi. İttihat ve Terakki'nin kuruluşunda yer aldı.
Günün sonunda mücadele başarıya erişti. 2. Meşrutiyet ilan edildi. Ahmet Rıza büyük bir hürriyet kahramanı olarak vatana döndü. Hürriyetçilerin babası namıyla, görkemli bir törenle karşılandı. Açılan meclisin başkanı seçildi.
Sonra, İttihatçılarla arası açıldı. 1918'de vatan işgal edildiğinde, İttihatçılar mücadele için ayaklanırken hırsına yenik düştü. Nefsini ön planda tuttu. Milli Mücadele örgütlemek için kurulması planlanan hükümete karşı Vahdettin'in safında yer aldı.
Mücadeleci hükümeti düşürüp Damat Ferit'e yol açacak kararları, anayasaya aykırı olmasına rağmen savundu. Karşılığında Vahdettin tarafından Ayan Meclisi başkanlığına atandı.
Hürriyetçilerin babası olarak çıktığı yolda Vahdettin'in sığıntısı halini aldı.
Daha sonra, yolunu açtığı Damat Ferit'le de ters düştü. Vatanseverler Anadolu'da mücadele ederken o, Paris'e gitmeyi tercih etti. Daha sonra oralarda mücadele lehinde bazı adımlar attı.
Cumhuriyet kurulduğunda tüm itibarı neredeyse yok olmuştu. İnkılaplar devrinde hiç sözü geçmedi. 26 Şubat 1930'da öldü.
Ahmet Rıza, bir örnektir. İbretle bakmasını bilene...
CHP'nin rozet töreninde salonda bulunanların en az 200'ü sahte figüran CHP'li ile dolduruldu.
Kılıçdaroğlu'nun rozet töreni için 950 TL’ye cast ajanslarından tutulan figüranlar arasında Mısırlı, Özbekistanlı göçmenler, atanmayan öğretmenler, öğrenciler vardı.
Arka bahçelerde slogan provası yaptırıldı. 50 kişiye CHP Gençlik Kolları yeleği giydirildi.
Not: Haberi yalanlayan herkese alandan fotoğrafımı bırakmak istiyorum. Destekleyen herkese ayrı ayrı teşekkür ediyorum.
Atatürk’ün mirası yüzyıllık partiyi bir ayda sirke çevirdiler. Ne cumhuriyet bıraktılar ne halk. Seçim kazanan parti parasını figüranlara yedirmekle meşguller. Devlet Bahçeli haklı; o para ellerinden alınmalı. Belli ki 2023 Kasım’ında arınan partiyi tekrar kirletmeye gelmişler.
Kamuoyuna,
Bugün muhabirimiz Ebru Çelik’in imzasıyla yayımladığımız “Kılıçdaroğlu’nun rozet töreninde skandal: Yüzlerce figüran parayla törene taşındı” başlıklı haberimizin sonuna kadar arkasındayız. Muhabirimizin katılımcı gözlemle yaptığı haber, somut bilgilere dayanmaktadır ve bütünüyle gerçektir.
Haberimizin ardından istinaftan çıkan “mutlak butlan” kararıyla CHP’nin başına getirilen yönetimin gazetemize yönelik kullandığı ifadeler kabul edilemezdir. BirGün, basının yüz akı kurumlarından biridir ve halka hiçbir zaman yalan söylememiştir. Patronsuz bir gazete olarak 22 yıldır bağımsız şekilde ayakta kalabilmesinin yegâne nedeni de yarattığı sarsılmaz güvendir.
BirGün’ü hedef alan iftiralarla ilgili yargı yoluna başvuracağımızı kamuoyuna duyururuz. Hak etmedikleri koltuklarda oturanlar alın teriyle, emekle ve fedakârlıkla büyütülen değerlere dil uzatamazlar.
Yıllardır olduğu gibi bu pervasız saldırılar karşısında dik durmaya devam edecek ve taşıdığımız sorumluluk gereği Türkiye’nin aydınlık yarınları için gerçekleri yazmaktan vazgeçmeyeceğiz.
Sevgi ve dayanışmayla…
BirGün
Not: Muhabirimiz Ebru Çelik, CHP etkinliğinde figüranlara dağıtılan 950 TL’yi almamıştır. BirGün çalışanları hakkı olmayana göz dikmez.