@emrkongar Enkazlar deliller toplanmadan kaldırılıyor! Lütfen ceza hukuku doçenti #hasansinar_ a bu konuyla ilgili kulak ve destek veriniz! Gündem oluşturmalıyız! Sorumluların cezalandırılması için konu hayati önemdedir ! #deprem
Yine dört yanımız alev alev.. Atadıkları vali çıktı açıkladı, “elektrik hatlarından” çıkmış yangınLAR.
İnsanlar ölüyor, ağaçlar ölüyor, kurtlar, kuşlar, kirpiler, arılar, böcekler, çiçekler onlarca ekosistem ölüyor, alenen öldürülüyor.
Saray Rejimi tarafından teammüden katlediliyorlar.
Saray’a bağlı şirketler eliyle bizi soyarlarken, tenezzül edip işlerini yapmaya tek kuruş vergi ayırmadıkları için yaşıyoruz bu Saray yapımı cehennemi!
Sözcü TV ve Halk TV karartılıyor…
Bu kararlar yalnızca iki televizyon kanalına değil; doğrudan halkın haber alma hakkına yöneliktir.
Basın özgürlüğü demokrasilerin temelidir. Farklı sesler, eleştiri ve çoğulculuk olmadan bir ülke ilerleyemez.
Bu yanlış uygulamalardan bir an önce vazgeçilmelidir.
Genel Başkanımız Sn.Özgür Özel’e yapılan menfur saldırıyı kınıyorum.
Saldırganın ve tüm bağlantılarının ivedi bir biçimde ortaya çıkarılmasını talep ediyorum.
Ülkeyi idare edenlerin şuursuz bir biçimde “telef etmeyi” konuştuğu yerde, böyle kendini bilmez alçaklara, provokatörlere gün doğar.
Geçmiş olsun Sn.Genel Başkanım @eczozgurozel
Sevgili İstanbullular,
Beyazıt’ta üniversitemin tarihi kapısı önündeki görkemli buluşmanızda, tüm kalbimle yanınızda olacağım.
Haksız ve hukuksuz tutuklamalarla mahpus edilen gençler için, mağdur edilen aileler için, üniversitemizin onurunu kurtarmak için, adalet için, ülkemizin geleceği için hepinizi Beyazıt Meydanı’ndaki bu tarihi buluşmaya davet ediyorum.
Mazbatamızı iptal eden akıl ile diplomamızı iptal eden aynı akıl. Koltuk hırsı ve kendi çıkarı için her şeyi göze alan bu akla karşı hep birlikte mücadele edeceğiz. Hak yemedim, hakkımı da yedirmem. Milletimizin ve gençlerimizin hakkını da yedirmeyeceğiz.
Hukuku, bilimi, ahlakı, vicdanı ayaklar altına alan bir avuç kişiye karşı Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in katılacağı buluşmanızı izleyeceğim, sesinizi duyacağım, yanınızda olacağım.
7 Mayıs Çarşamba 20.30
Beyazıt Meydanı
6 Mayıs 2019’da İstanbul seçimlerini iptal ederek milletin iradesini yok sayanlar, aynı hukuksuzluğu 35 yıllık diplomamı iptal ederek sürdürme gayretindedir.
İstanbul’da iradesine sahip çıkıp iktidara sandıkta dersini veren bu aziz millet, bugün de diploma kumpasını kuranlara tarih ve hukuk önünde hesap soracaktır.
Avukatlarım, bu hukuksuzluğa karşı milletin hafızasında önemli bir yeri olan 6 Mayıs’ın anlamını bilerek, bu günün yıldönümünde İstanbul İdare Mahkemesi’nde davamızı açtılar.
Tüm vatandaşlarımızı hak, hukuk ve adalet mücadelemize destek olmaya çağırıyorum. Bu mücadele hukukun ve demokrasinin mücadelesidir. Asla şüphe duymayın, mutlaka milletçe kazanacağız.
Selam olsun;
"Tam Bağımsız Türkiye" için mücadele eden Deniz'lere
"Nehirden Denize Özgür Filistin" diyenlere
Kör karanlık hücrelerde vatan sevgisiyle dolup taşanlara
Gençliğin gür sesini haykıranlara
Hukuksuzluğa ses çıkaranlara
Fikri hür, vicdanı hür olanlara
Tüm dostlara,
Bu meydan nice mitinglere, gösterilere şahit oldu, sesler seslere karıştı, sloganlar sloganlara.
Ama her zaman zulme meydan okudu Beyazıt.
Şimdi de meydan okuyacak. Bu davet bizim;
Beyazıt Meydanı 7 Mayıs 20.30
Küçük televizyonumdan çocuklarımızın yolladığı resimlerin ve mektupların bulunduğu “ÜZÜLME” sergisini gezerken eşim Dilek’i gördüm.
Dilek bazı mektupları okurken çok duygulandım. Anladım ki bir siyasetçinin en güçlü sevgi kaynağı çocukların sevgisi.
Bu büyük sevgi köprüsü benim en güçlü mutluluk kaynağım.
Sizi çok seviyorum çocuklar.
Koca kalpli kızlarımız, oğullarımız, çocuklarımız, Allah’ım sizi korusun!
@dk_imamoglu
İnsanlar gelir geçer, güzel işler kalır.
Mezun olduğum üniversitenin tarihi kapısının önündeki Beyazıt Meydanı'nı İstanbul'a tekrar kazandırmak bana nasip olmuştu, bu güzel işi yaptığım için çok gururluyum.
Ama İstanbul Üniversitesi yönetimi, alnımın akıyla aldığım diplomayı iptal etmeye çalışarak okulumun tarihine kara bir leke sürdü. Bu kararı alanlar mutlu olamayacaklar, çünkü bu zorbalıklarını kimseye anlatacak yüzleri olmayacak.
Ben rakibinden bu kadar korkan, kontrolünü kaybeden ve panikle aynı anda bütün tuşlara basan başka siyasetçi ne gördüm ne duydum. Beni hapse de atsan, sosyal medya hesaplarımı da engellesen unuttuğun bir şey var; bu ülkede milyonlarca Ekrem var.
#İmamoğluHerYerde
29 Nisan'da hakim karşısına çıkarak savunmamı yaptıktan sonra bir selam gönderdim.
Atatürk'ün kurduğu cumhuriyete, Anayasaya, adalete, özgürlüğe, İstiklal Harbi'ne, Türk Milleti'ne ve Türk vatanına sahip çıkanlara selam gönderdim.
Korkmayanlara, susmayanlara, haksızlığa ve hukuksuzluğa karşı mücadele edenlere, adam satmayanlara, pes etmeyenlere, Atatürk çizgisinde Türk Milliyetçilerine, Cumhuriyetçilere, Atatürkçülere, Ne mutlu Türk'üm diyebilenlere...
Hepinizi yürekten selamlıyorum Aziz Milletim!..
Bugün 1 Mayıs. İşçilerin ve emekçilerin bayramı.
Silivri Cezaevinden bütün işçi ve emekçi kardeşlerimin 1 Mayısını kutluyorum.
İşçiler ve emekçiler insanca bir yaşam ve çalışma koşulları için senelerdir mücadele ediyor. Dünyayı ve hayatı emekleriyle var edenler uzun zamandır emeklerinin karşılığını almak ve insanca koşullarda çalışmak kavgasını veriyor. 1 Mayıs bu uzun mücadeleyi, bu zorlu kavgayı simgeliyor.
Kutlu olsun!
Emeğiyle geçinen insanların, ülkemizde ne kadar ağır şartlardan geçtiğini çok iyi biliyorum. Ekonomimizi çökerten iktidar, 19 Mart darbesiyle bu ülkede geçinmeyi, iş ve aş derdindeki on milyonları daha da zora soktu.
Emekçi Kardeşlerim, İşçiler,
Bu devran elbette dönecek. Emeğin, emekçinin hakkını alacağı bir dönemi çok yakında getireceğiz. Yasakların, baskıların son bulacağı günler çok yakın.
1 Mayıs’ı Taksim’de milyonlarla, hep birlikte, coşkuyla kutlayacağımız günlere kavuşmamıza az kaldı.
Başta İstanbul için gece gündüz çalışan emekçi kardeşlerim olmak üzere alın teriyle evlerine ekmek götürme derdindeki milyonlara selam olsun.
“Kısa çöpün uzun çöpten hakkını alacağı” günler yakındır.
1 Mayıs kutlu olsun.
Sonunda ağzındaki baklayı çıkarmışsın!
Ülkenin Cumhurbaşkanı olduğunu unutup açıkça bir cumhurbaşkanı adayını “telef” etmekle tehdit etmişsin.
Beni değil on milyonlarca seçmeni, milleti tehdit ediyorsun.
Aziz Milletim!
Cumhurbaşkanının “telef oldunuz”, “telef olacaksınız” sözü Türk siyasi tarihinin en dehşet verici itiraflarından birisidir.
Erdoğan rakiplerini saf dışı bırakmak için her yolu denediğini, daha da deneyeceğini itiraf etmiştir.
Seçimi iptal ederek, milli iradeyi yok sayarak, emrine aldığı yargı marifetiyle rakibini hapse atıp 35 yıllık diplomasını iptal ederek, aile fertlerini hapse atarak bizi durduramayacağını gören bu akla şu soruyu sorun:
Bilmediğimiz başka hangi yöntemlerin var? Daha ne yapacaksın? Henüz “heybenden” çıkarmadığın başka ne kaldı?
Aziz Milletim;
Telef olan Türk ekonomisidir, iştir, aştır, ekmektir,
Telef olan demokrasi ve hukuktur,
Telef olan milyonlarca emeklinin, işçinin, memuru , çiftçinin, gencin hayatıdır,
Telef olan “milletin hizmetkarı” diye yola çıkarıp bir kenara atılan Ak Partili kadrolardır,
Telef olan her musibete rağmen yıllarca Erdoğan’ı sırtlamış Ak Partili seçmenin umutlarıdır.
Bu kötücül aklın yakıp yıkmadığı, canından bezdirmediği, inim inim inletmediği, “telef etmediği” ne kaldı?
Allah’ın izni, milletin desteğiyle ne telef olacağız, ne de kimseyi telef edeceğiz.
Ülkeyi bu kötücül akıldan kurtarıp düze çıkaracağız.
Cumhuriyet’in Işığında Büyümek
Kendi çocukluğumdan bugünün çocuklarına bir mektup yazdım. Bu mektubu yine çocuklar seslendirdi. Spotify hesabımdan dinleyebilirsiniz;
https://t.co/T1HxDBjqre
19 Mart sabahı millet iradesine yapılan darbenin ekonomiye trilyonlarca lira maliyeti oldu.
Bu kadar büyük bir bütçe ile yaklaşık 1 milyon yapıyı yenileyebilir ya da en az aynı miktarda güvenli konut üretebilirdik.
Siyasi kumpas sonucu yaşanan dalgalanma maalesef zamanla ekonominin temellerine daha da nüfuz edecek.
Büyüme yavaşlayacak, enflasyon yüksek kalacak, kıt kanaat geçinmeye çalışan insanların yaşam şartları daha da ağırlaşacak.
Büyük bedeller ödeyerek 2 yılda biriktirdiğimiz döviz rezervlerini 3 günde sattılar. Yüksek faizle peşinde koştukları sıcak parayı bile kaçırdılar. Yarattıkları kaosu durdurmak için daha fazla faiz verdiler. Üreticiyi yüksek kredi faizleriyle adeta boğdular. Devletimizin ve milletimizin borçlarını döviz artışları ile daha da artırdılar.
Bir an için ülkemizin acil ihtiyaçlarını düşünün. Fakir fukarayı, emekliyi, çiftçiyi, işçiyi, memuru, küçük esnafı, gençlerimizi düşünün. Bir hiç uğruna yaktıkları bu parayla bu güzel insanlar için neler yapılabilirdi bir hayal edin.
Bu aziz millet; koltuk hırsı uğruna önüne geleni yakıp yıkan, milletin ekmeğine göz diken, deprem riski için kullanılması gereken kaynakları kumpaslara feda eden bu kifayetsizlere daha ne kadar tahammül gösterecek?
Silivri’de Trabzonspor U-19 takımını gururla izledim. Tebrik ediyor ve finalde başarılar diliyorum. Emeği geçen herkesi; teknik heyeti ve pırlanta gibi Trabzonsporlu gençlerimizi kutluyorum.
Kaynakların doğru harcanması halinde, Türk sporunun ve her branştan yüzbinlerce yetenekli gencimizin muhteşem başarılar elde edebileceğinden hiç şüphe duymuyorum. Trabzonlu gençlerin bu başarısı, Türk futboluna ve ne yazık ki ciddi mali sorunlarla boğuşan kulüplere ders niteliğinde bir başarı olmuştur.
Geleceğin teminatı gençlerimizi, özgür bir ortamda ve doğru bir eğitimle sporda, sanatta, üretimde, teknolojide ve her alanda motive etmeli, yönlendirmeliyiz. Gençlerimizi dinleyerek ve anlayarak, Cumhuriyetimizin 2. yüzyılına hazırlamak en önemli görevimizdir. Bugünkü başarının, biz yöneticilere verdiği ders budur.
Neymiş bu Kanal İstanbul sevdanız, nasıl bir “aşk” bu?
Bu ihanet için gözünüz nasıl kararmış?
Kimlere, ne vaat ettiniz?
Depremle ilgili sadece aklıma gelen 4 kalem işinizi paylaşıyorum;
📌Deprem fonunda buharlaştırdığınız kaynak tam 42 milyar dolar!
📌İstanbul’da 2004-2019 yılları arası 15 yılda 130 projede kamu alanlarından ve imar hareketliliğinden yarattığınız rant tam 85 milyar dolar!
📌İstanbul’a ihanet olduğunu herkesin bildiği “çılgın projeniz” Kanal İstanbul’un tahmini maliyeti tam 100 milyar dolar!
📌19 Mart sabahı milletin iradesine karşı emrinle gerçekleşen darbe girişiminin ülke bütçesine maliyeti tam 50 milyar dolar!
Sadece yukarıda saydığım dört kalemde millete ve devlete 277 milyar dolar zarar yüklediniz!
Bu kaynak İstanbul dahil bütün ülkeyi ihya eder, depreme dayanıklı hale getirir ve bütün ülkemizi düze çıkarırdı.
Gözü dönmüş hırsınızı ve ihtirasınızı önce yüce Allah’a sonra da milletimize havale ediyorum.
Aziz milletim, bu çarpık düzenden acilen kurtulmalıyız. Sizlere güveniyorum.
Milletimiz büy��ktür!