Esad rejiminin devrilmesinden sonra tabii Suriye istikrarını arıyor, bütün bu istikrarı ararken de son derece kuvvetli bir biçimde siyasi yenilenmesini sağlamaya çalışılıyor. Buradan baktığınızda, ilk defa Halk Meclisinin oturumunun Cumhurbaşkanı Şara Başkanlığında gerçekleşmiş olması Suriye için son derece kıymetlidir.
Yine uluslararası toplumu İsrail'in Suriye'yi istikrarsızlaştırıcı çabalarına karşı uyarıyoruz. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Guterres, İsrail'in Suriye içerisinde işgal ettiği toprakların doğrudan Suriye'nin egemenliği altında olduğunu net bir şekilde ifade etti. O sebeple, Suriye'nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü korumaya devam edeceğiz.
Avrupa Birliği'nin Kıbrıs konusunda yeni bir temsilci atamasıyla ilgili olarak, maalesef Avrupa Birliği kendisini aslında hiç ilgilendirmeyen bir meseleyle uğraşmış oluyor. Çünkü Avrupa Birliği herhangi bir çözüm olmadan Bürgenstock Zirvesinde Türk tarafı evet demişken, Rum tarafı hayır demişken ve bir ülke sınır sorunlarını halletmeden herhangi bir şekilde Avrupa Birliği üyesi olamaz ilkesi varken, tuttu güneydeki Rum Kesimini Avrupa Birliği'ne aldı ve bugünkü büyük sorunların başlangıcını oluşturan aslında Avrupa Birliği'dir. Dolayısıyla tarafsızlığını kaybetmiştir ve bu sorunların başlangıcını oluşturan bir adım atmıştır. Bundan sonra özel temsilci atayarak çözeceği herhangi bir sorun yoktur. Dolayısıyla bu konular diplomasi temelinde, Birleşmiş Milletler parametreleri temelinde konuşulmaya devam edecektir.
Önümüzde 25. yıl kutlamalarımız var. Bu kapsamda 25. yılımıza özel hazırladığımız bir logomuz paylaşılacak. Tanıtım ve Medyadan Sorumlu Genel Başkan Yardımcımız Sayın Faruk Acar MYK’mıza sunum gerçekleştirdi. 1 Ağustos itibarıyla etkinliğimizi gerçekleştireceğimiz 14 Ağustos tarihine kadar kesintisiz bir şekilde milletimizle paylaşımlarımız olacak. 25. yıl logomuz ve bu çerçevedeki 25. yıla dönük kurumsal kimlik hazırlıklarımız paylaşılacak.
Biz bu çatı altında siyaset yapmaktan onur duyuyoruz, Sayın Cumhurbaşkanımızla yol yürümekten onur duyuyoruz. Bu 25 yıllık mücadelede Sayın Cumhurbaşkanımız, Genel Başkanımız bugün milletinin huzurunda alnının akıyla, şerefiyle, verdiği mücadeleyle devletin ve milletin emanetine sahip çıkmakla çeyrek asırlık bir gurur tablosunu tek başına yansıtmaktadır.
25. yıl açısından bugün Sayın Cumhurbaşkanımız milletin evladı olarak, milletin adamı olarak milletimizin huzurunda, bölge halklarının, mazlum halkların ve tarihin huzurunda görevini hakkıyla yapmıştır ve yapmaya devam etmektedir. Bir kere daha şükranlarımızı sunuyoruz, Allah nice yıllar nasip etsin millete hizmet edecek diyoruz.
1 Ağustos'tan 14 Ağustos'a kadar milletimize kazandırdığımız hizmetler, mukayeseli olarak çeşitli videolarla, kliplerle ve görsellerle paylaşılacak. Yine 15 gün boyunca il başkanlıklarımızda vefa toplantıları yapılacak, ahirete irtihal eden arkadaşlarımız için dualar okunacak.
Bu 25 yılda neredeyse 250 yıllık tarih yaşandı. Bu açıdan baktığınızda da bir 25 yıllık almanağı vatandaşlarımızla paylaşacağız. Bu 25 yıl bunları yaptık, bundan sonraki 25 yıl için ülkemiz için ne düşünüyoruz? Bundan sonrası için Türkiye için, Türkiye Yüzyılı için neler düşünüyoruz, onlarla ilgili de bir çalışma yapıyoruz, onları bu çerçevede paylaşacağız.
Türkiye ev sahipliğinde yapılan NATO toplantısı halen dünyada ses getirmeye devam etmektedir. Bu sadece Türkiye'de ortaya koyulan bir iddia değil, belki de NATO tarihinin en büyük toplantılarından bir tanesiydi.
Burada kritik konu, Başkan Trump'ın zirveye katılıp katılmamasıydı. Başkan Trump ‘ben bu zirveye katılmayacaktım ama Başkan Erdoğan'ın daveti üzerine katılıyorum’ dedi. Ve bu da bir kere daha gösterdi ki, Atlantik İttifakı açısından esasında çok daha büyük krizleri, büyük ayrışmaları doğuracak bir zirve söz konusu olabilecekken, belki de önemli liderlerin katılmadığı, o sebeple de NATO'nun beyin ölümü gerçekleşti diyenlerin bir analiz olarak söylediklerinin fiilen hayata geçtiği bir zirve olabilecekti. Burada bunu engelleyen, Sayın Cumhurbaşkanımızın ev sahipliği, Türkiye'nin ev sahipliği oldu.
Burada şunu da net bir şekilde söylemek isterim. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderlerle yaptığı görüşmelere katıldığımızda gördük. Türkiye öyle bir noktaya gelmiştir ki, dünyada nerede bir mesele varsa Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliği o meselenin çözümünde bir referans noktası haline gelmiştir. O bakımdan siyasi nitelik açısından Türkiye belki de NATO toplantılarının en kritik olanını gerçekleştirmiştir.
Batı Trakya'daki Türk azınlığı kardeşlerimizin durumlarını yakından takip ediyoruz, büyük haksızlıklara uğruyorlar. Buradan AK Parti Genel Merkezi'nden Batı Trakya'daki Türk kardeşlerimize bir kere daha selamlarımızı, saygılarımızı iletiyoruz. Yunanistan makamları maalesef çeşitli vesilelerle onların hayatını zorlaştıran birtakım kararlar alıyor. Şimdi de Türk azınlığa ait 8 ilkokulu kapatma kararı aldılar. Bu kararların hiçbirini doğru bulmuyoruz ve bunları reddediyoruz. Böylece bu aldıkları kararla azınlık ilkokullarının sayısı 76'ya düştü. Yine kayıt olmak isteyenlere engelleme çalışmaları yapıldığını görüyoruz.
Bu gerginliklerin ilanihaye sürmesi kimsenin faydasına değil. Hele eğitim konusunda böyle bir şeyin yapılması, sürekli olarak bir asimilasyon baskısının Batı Trakya Türkleri üzerinde kurulmaya çalışılması doğru değil.
Büyük güçler bugün var, yarın yok. Büyük denklemler bugün var, yarın yok, denklemler değişir, şartlar değişir. Ama günün sonunda biz Ege Denizi'ni, Adalar Denizi'ni Yunanistan'la paylaşmaya devam edeceğiz ve sürekli olarak karşı karşıya kalacağız. Arzu ettiğimiz şey, diplomasi masasında nasıl ki depremlerde birbirimizin yardımına koşuyoruz, o birbirimizin yardımına koştuğumuz ruhla diplomasi masasına oturalım ve sahada fiili durumlar yaratmasın Yunanistan, bütün bu meseleleri diplomasi masasında çözecek bir iradeyi ortaya çıkaralım.
Önceki dönem Milletvekilimiz ve İstanbul İl Başkanlarımızdan, MKYK Üyemiz Sayın Aziz Babuşcu’nun kıymetli annesi Fatime Hanım’ın vefatından derin bir üzüntü duyduk.
Başsağlığı ve sabır diliyoruz.
Allah rahmet eylesin. Mekânı cennet, makamı âli olsun.
📍 AK Parti Genel Merkezi
Genel Başkan Yardımcımız ve Kültür ve Sanat Politikaları Başkanımız Sayın Hüseyin Yayman başkanlığında, Akdeniz Bölgesi milletvekillerimizle istişare ve değerlendirme toplantımızı gerçekleştirdik.
Medeniyetimizin köklü birikimini geleceğe taşıyacak kültür ve sanat politikalarımızı, bölgemize ilişkin önceliklerimizi ve önümüzdeki döneme dair yol haritamızı ortak akıl ve istişare anlayışıyla kapsamlı şekilde ele aldık.
Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda; kültür ve sanatı milli kimliğimizin en güçlü taşıyıcılarından biri olarak görmeye, medeniyet değerlerimizi yaşatacak çalışmaları aynı kararlılıkla hayata geçirmeye devam edeceğiz.
❝AK Parti; medeniyetimizin köklü mirasını kültürle yaşatan, sanatla geleceğe taşıyan büyük yürüyüşün adıdır.❞
Genel Başkan Yardımcımız ve Kültür ve Sanat Politikaları Başkanımız Sayın Hüseyin Yayman’ın başkanlığında, Akdeniz Bölgesi milletvekillerimizle istişare ve değerlendirme toplantımızı gerçekleştirdik.
Bölgemizin kültür ve sanat alanındaki çalışmalarını, önümüzdeki döneme ilişkin hedeflerimizi ve Türkiye Yüzyılı vizyonumuza katkı sağlayacak projelerimizi kapsamlı şekilde değerlendirdik.
İstişareyi esas alan anlayışımızla, medeniyet değerlerimizi kültür ve sanat politikalarımızla daha da güçlendirerek Türkiye Yüzyılı’nı hep birlikte inşa etmeye devam edeceğiz.
📍AK Parti Genel Merkezi
Terörsüz Türkiye konusunda sizlere yeni bir aşamaya geldiğimizi belirtmiştik. Yeni aşama, silah bırakmanın temin edilmesi, terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedeflerine ulaşılması için bir yasal çerçevenin ortaya çıkmasıydı. Doğrusunu söylemek gerekirse bununla ilgili çok sayıda toplantı yapıyoruz, hemen her gün çalışıyoruz. Tabii istişarelerimizi sürdürüyoruz. Siyasi, hukuki, istihbari ve stratejik boyutları olan çok kapsamlı bir süreç. Şimdiye kadar Cumhur İttifakı tarafından ortaya koyulan irade, Türkiye Büyük Millet Meclisinde bir komisyon vasıtasıyla, Meclis Başkanımızın başkanlığında yürütülen çalışmalar, aynı şekilde Sayın Cumhurbaşkanımızın verdiği talimatlarla bir devlet politikası olarak bunun yürüyor olması, yine Sayın Bahçeli'nin açıklamalarıyla bu konunun önünün açılmasına yönelik stratejik müdahalelerle, bütün bu zaman dilimi aslında son derece dinamik geçti. Bütün bu dinamizm içerisinde devletimizin niteliklerine ve milletimizin değerlerine gölge düşürecek hiçbir şey yapılmadı. Burada esas olan her zaman söylediğimiz gibi Türkiye'nin temel değerlerini korumaktır, Türkiye'yi terör yükünden kurtarmaktır.
Şimdi daha ince işçilik aşamasındayız, bir başka boyutuyla mesele yeni başlıyor. Terörsüz Türkiye, terörsüz bölge hedeflerine ulaşmak bakımından tabii ki yasal bir zeminin oluşması son derece önemli ama aynı zamanda oluşturulan politik atmosfer önemlidir, toplumsal atmosfere pozitif katkı sağlayıp sağlamamak önemlidir. O yüzden özellikle bu süreçte tabii ki katkılar çok değerlidir. Tabii ki yapıcı eleştiriler de çok değerlidir. Burada katkı adı altında dar mahalle ideolojilerinin gündeme gelmesi son derece zararlıdır ya da eleştiri adı altında yapıcı olmak yerine yıkıcı eleştiri son derece zararlıdır çünkü bu bütün Türkiye'yi ilgilendiren bir meseledir.
Adlarımız farklı olabilir ama hepimizin soyadı Türkiye Cumhuriyeti'dir. Türkiye'de ikinci sınıf vatandaş yoktur, Türkiye'de herkes birinci sınıf vatandaştır. O sebeple bütün bunları dikkate alan, dar mahalle ideolojilerinin dışına çıkan, büyük bir zihinsel ölçekle, büyük bir demokratik perspektifle ve yapıcı bir dille konuşan bir yaklaşımı hep beraber üretmeliyiz ve sahiplenmeliyiz.
Bugün daha çok oksijen yükleyecek bir dile ihtiyacımız var, dar mahallelerin dar kalıplarını, zindanlarını aşacak, daha büyük ölçeklerden bakabilecek yaklaşımlara ihtiyaç var. Burada da hem hukuki hem siyasi açıdan ince işçilik gerekiyor. Zaman propaganda zamanı değil, zaman gerçekten doğru bir dille her bir vatandaşımıza ulaşabilecek bir zamandır.
O yüzden bugün sıkılı yumruklarla konuşma zamanı değil, el sıkışarak konuşma zamanıdır. İnşallah bu konuları bugün gelinen noktada, bu yasal zemini ortaya çıkarma noktasında güçlü bir mutabakatı ortaya çıkarmak için el sıkışarak konuştuğumuzda yarın tarihin diğer ufuklarına da kol kola girerek yürüme imkânımız olacak.
Batı Şeria’da ortaya çıkan yeni gelişmeleri hassasiyetle takip ediyoruz. Uzun zamandır yaptığımız bir uyarı var, o uyarı İsrail'in sistematik bir şekilde Batı Şeria’yı Gazzeleştirmeye çalıştığına dairdir. En son çıkan görüntülerde gördünüz, yerleşimciler İsrail askerlerinin koruması altında Filistinlilerin evlerine ve topraklarına saldırıyor. Bu bir gasptır, bu bir işgaldir. Yani dünyanın gözü önünde Filistinlilerin ana vatanları işgal edilmeye çalışılıyor. Gazzeleştirme şeklindeki soykırım faaliyetinin İsrail tarafından Batı Şeria'ya hatta Lübnan'a yansıtılmaya çalışıldığını görüyoruz. Bu bütün dünya için tehlikedir.
Yine mukaddesimiz Mescid-i Aksa'mıza dönük bir İsrailli Bakanın sürekli olarak İsrailli güvenlik güçlerini yanına alarak yaptığı saldırılardan biri gerçekleşti. Bunu en şiddetli bir şekilde lanetliyoruz.
📍 AK Parti Ankara İl Başkanlığı
Ankara İl Başkanımız Hakan Han Özcan ve kıymetli teşkilat mensuplarımızla birlikte İl Yönetim Kurulu Toplantımızı gerçekleştirdik.
Teşkilatımızın sahadaki uyumunu ve istişare kültürünü güçlendiren bu birlikteliği, aynı inanç ve kararlılıkla koruyacak; ortak hedeflerimize birlikte yürüyeceğiz.
Filenin Sultanları’nı buradan bir kere daha tebrik ediyoruz. Görkemli bir şampiyonluk getirdiler ülkemize, hepimiz kendileriyle gurur duyuyoruz. Desteğimizin her zaman onlarla olduğunu ifade ediyoruz.
Kamuoyunun doğru ve hızlı bir şekilde bilgilendirilmesi için zaman ayrımı yapmadan büyük bir özveriyle görevlerini yerine getirmeye çalışan basın mensuplarımızın #24Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı’nı tebrik ediyorum.
Filenin Sultanlarına galibiyet çok yakışıyor.
2026 FIVB Milletler Ligi’ni kazanarak bir kez daha tarihe imza attılar...
Tebrikler #FileninSultanları 🇹🇷