Anahtar Parti, Genel Merkez binasına astığı, “Ya Referandum Ya Erken Seçim! Çerçeve Yasaya Hayır!” yazılı dev pankart ile tepki göstermeye devam ediyor.
@huseyinkanturk Şundan bir kaç sene önce olsa koşa koşa giderdim.
Lakin milletin heba edilen vaktini gördükçe liyakatsizlikleri gördükçe boşa harcanan insan kaynağını gördükçe ve bunlar olurken birilerininde keyif yaptığını görünce…
Önce ülkenin kaymağını yiyenleri görelim cephede.
🔴 Cihat Yaycı :
Çerçeve yasa yalnızca başlangıç olabilir. Ardından Anayasa’nın 42. maddesindeki eğitim dili ile 66. maddesindeki Türk vatandaşlığı tanımının değiştirilmesi gündeme getirilebilir.
Bunlar herhangi iki madde değildir; Türkiye Cumhuriyeti’nin ulus devlet yapısını, ortak milli kimliğini ve gelecek nesillerini doğrudan ilgilendirir.
Böylesine köklü bir değişikliğe yalnızca siyasi partiler karar veremez.
Son sözü Türk Milleti söylemelidir.
42’ye dokunulacaksa millete sorun.
66’ya dokunulacaksa millete sorun.
Türkiye Cumhuriyeti’nin devlet ve millet anlayışı değiştirilecekse mutlaka millete sorun.
REFERANDUM İSTİYORUZ!
Çünkü devletin geleceği, milletin iradesinden kaçırılarak belirlenemez.
🔴 Bilal Erdoğan:
▪️Türkiye'de bir yılını veyahut da 10 ayını geçiren bir uluslararası öğrenci ortalama bir turistin bıraktığı dövizin en az 10 katını ülkemize bırakıyor.
▪️Bu şekilde düşünecek olursak 350 bin uluslararası öğrencinin 3,5 milyon aslında turiste tekabül ettiğini düşünün, ekonomik karşılık olarak.
▪️Ama bunun ötesinde, Türkiye'de üç gününü, bir haftasını geçiren, işte deniz kenarında tatil yapan bir turistin Türkiye'yle ilgili ne kadar reklam yapabilir, ne kadar Türkiye'nin elçisi olabilir kıyaslayalım, Türkiye'de eğitimi gören, Türkiye'deki üniversitelerin düzeyini gören, Türkiye'de hayatın nasıl olduğunu, sosyal ilişkilerin nasıl olduğunu gören bir eğitimli bireyin ülkesine döndüğü zaman Türkiye'yi nasıl tanıtacağını düşünün.
▪️Dolayısıyla çarpan etkisinin daha da güçlü olduğunu görebiliyoruz.
▪️O bakımdan ben gerçekten Türkiye'deki uluslararası öğrenci sayısının 1 milyona rahatlıkla ulaşabileceğini düşünüyorum.
▪️Üniversite altyapımız bu anlamda çok müsait ve güçlü.
▪️Bunun hem ekonomimize katkısı açısından kıymetli olduğunu düşünüyorum hem Türkiye'ye yönelik bir beyin göçünü sağlamak açısından güçlü olduğunu, güçlü bir koz olduğunu düşünüyorum.
🔴#SONDAKİKA | ÇİLEK VİZE İSİMLİ YERİN SAHİBİ MERTCAN DURGUT İSİMLİ ŞAHIS GÖZALTINA ALINDI.
Bu şahsın şirketi GARANTİLİ VİZE SATIŞI YAPIYORDU. Şahıs aynı zamanda YUNANİSTAN'IN ÜST DÜZEY YETKİLİLERİYLE GÖRÜŞÜYORDU. KONSOLOSLUKLARDA CİDDİ BAĞLANTILARI VARDI.
YUNAN MAKAMLARINA YAZDIM HİÇBİR DÖNÜŞ YAPMADILAR.
FRANSA'DAKİ YETKİLİLERE DE İLETTİM HİÇBİR ADIM ATMAYIP BENİ SUÇLADILAR.
BUGÜN BU ŞAHIS VE EKİBİ GÖZALTINA ALINDI.
Bu şahıs bana 2 sene önce ulaşıp vize randevusu bulabileceğini söylemişti. Aylardır bulamadığım randevuyu 1 günde buldu ve sonrasında reklam yapmam için ciddi para tekliflerinde bulunmuştu.
Israrları devam edince şüphelenip araştırmaya başlamıştım. Gerekli makamlara ihbar ettim ve şahıs hakkında çok sayıda bilgiye ulaşılmış.
İşte bu şahıslar yıllardır sizin vize randevusu hakkınızı gasp ediyorlardı.
YUNANİSTAN - FRANSA MAKAMLARI UMARIM ŞİMDİ AÇIKLAMA YAPMA GEREĞİ DUYARLAR.
Türkçesi:
Bütçe son 7 ayda 30 milyar $ açık vermiş durumda.
Eğer memur sayısı yarıya indirilirse,
Maaşları ödemek için para basmak zorunda kalınmaz ve enflasyon durdurulursa,
Bütçe 40 milyar $ dan fazla fazla verir.
Ülkede refah patlaması yaşanır.
#ODİNE 324 milyar TL piyasa değeri var
FK'sı 11.692 ve PD/DD'si 149.3
Defter değerinin 150 katı şirket 11.692 yıllık kârından işlem görüyor
Piyasa değeri Ford'u Ereğli'yi Turkcell'i Migros'u.. geçti
Vize randevularını bot yazılımlarla topladığı, vatandaşların doğrudan randevu almasını fiilen imkânsız hâle getirerek sistemi RANT kapısına çevirdiği belirtilen kişi ve şirketlere soruşturma başlamıştı ,bugün ise bu kişi ve şirketlere operasyon düzenlendi.
Soruşturmada; belirli sürelerde vize veya randevu temin etme garantisi verilerek vatandaşlardan “yazılım”, “danışmanlık” ve “hizmet bedeli” adı altında yüksek tutarlarda para tahsil edildiği, hizmetin verilmediği durumlarda ise ücretlerin iade edilmediği yönünde deliller elde edildi.
Yapılan tespitlere göre 41 bini aşkın kişiden yaklaşık 918 milyon TL tahsilat yapıldığı,
Şirket hesaplarında ise 2 milyar 841 milyon TL’yi aşan para hareketi tespit edildi.
İstanbul, Ankara, Antalya, Balıkesir, Bursa ve İzmir’de 63 adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi.
49 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı.
Bir asır önce bu millet Sevr’i tanımadı.
Bağımsızlığından, vatanından ve millet iradesinden vazgeçmedi.
Bugün o iradenin mirasını taşıyan Meclis’tesiniz!
Milletvekillerimiz, ettikleri yemini ve taşıdıkları sorumluluğu unutmamalı.
Çünkü bu Meclis, Sevr’i tanımayan milletin koca Meclisidir…
🚨Anahtar Parti Lideri Yavuz Ağıralioğlu Rize’den hükümete seslendi:
“Öcalan’ı, Selahattin’i çıkaracaklar bölücüler memleketin başına bela olacaklar. Böyle seçildiniz şimdi yetkiniz boşa düştü. Gelip milletten yeniden yetki alacaksınız.”
Ya Referandum Ya Erken Seçim.
Yavuz Ağıralioğlu Ne Dedi ❓
“Ve biz evlatlarımızı terörsüz Türkiye için şehit verdik. Terörlü Türkiye için şehit vermedik. Biz bu kadar zamandır terörsüz Türkiye için şehit oluyoruz.
Sonra hükümeti uyardık. Dedik ki bu Öcalan’la konuşurken konuşarak oluyorsa niçin 99’da konuşmadınız? Madem konuşarak oluyordu…” #YavuzAğıralioğlu #AnahtarParti
Bir millet, şehitlerini unutursa istikbalini de unutur.
Şehadetlerinin yıl dönümünde Eren Bülbül ile kahraman Jandarma Astsubay Kıdemli Başçavuş Ferhat Gedik'i rahmet ve minnetle anıyorum.
Aziz şehitlerimizin emanetine sahip çıkmak boynumuzun borcudur.
Cihat Yaycı :
“YENİDEN KURULUŞ GÜNÜ” MÜ?
DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, çerçeve yasanın oylanacağı bugün için “yeniden kuruluş günü” ifadesini kullandı.
Daha önce İmralı’dan da “Demokratik Cumhuriyet” ve Cumhuriyetin kuruluşuyla kıyaslanan yeni bir süreç söylemleri gelmişti.
Şimdi soruyorum:
NEYİ YENİDEN KURUYORSUNUZ?
Türkiye Cumhuriyeti 29 Ekim 1923’te kurulmuştur.
Kurucusu bellidir.
Kurucu iradesi bellidir.
Kurucu unsuru Türk Milletidir.
Demek ki mesele yalnızca “terörün bitmesi” ve “silahların bırakılması” değil!
Kendi sözleriniz, daha büyük bir siyasi dönüşüm hedeflendiğine ilişkin endişelerimizi güçlendiriyor.
Türkiye Cumhuriyeti’ni yeniden kurmayacağız!
Türkiye Cumhuriyeti’ni ilelebet muhafaza ve müdafaa edeceğiz!