E-Sınıf Defteri (e-Yoklama ve e-Kazanım) Geçiş Projesi Önerisi
E-Sınıf Defteri uygulamasıyla hem e-Yoklama hem de e-Kazanım süreçlerinin tek bir dijital platformda birleştirilmesi;Zamadan tasarruf,doğa dostu . @Yusuf__Tekin@sadoglu_salih@BaglarMEM21@BaglarKaymakam
@AhmetGunestekin Bunun gibi kişiler işine gelinde "KÜRT" lüğü çıkarı için kullanırlar, belli bir yere gelince de asıl niyetlerini gerçekleştirirler. Bunda yaptığı durum tamda budur. Şaşırmadım
Aziz Elaldı: (Hamdi Ulukaya’nın Erzincanspor’a sponsorluğu hk.)
“Amedspor’un sizin gibilere ihtiyacı yok hiçbir zaman da olmadı olmayacak ne ana, baba evladı insanlar var bu takımın arkasında haberiniz olsun. En önemlisi milyonları bulan halkı var. Biz kendi koyun yoğurdumuzu yiyoruz.”
Amedspor Eski Başkanı Aziz Elaldı'dan Hamdi Ulukaya'ya Yoğurtlu Gönderme
DİYARBAKIR – Chobani'nin kurucusu Hamdi Ulukaya'nın, "Erzincan'la noktayı koyduk" açıklamasıyla Amedspor'a sponsorluk kapısını kapatmasının ardından dikkat çeken bir paylaşım geldi. Amedspor eski Başkanı Aziz Elaldı, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Ulukaya'ya isim vermeden sert ifadelerle yüklendi.
Hamdi Ulukaya, geçtiğimiz günlerde Erzincanspor için milyonlarca dolarlık sponsorluk desteği açıklarken, "Şimdi Erzincanspor. Onun ötesinde başka bir yer olacağını zannetmiyorum. Biz Erzincan'la noktayı koyduk gibi." sözleriyle Amedspor'a destek beklentilerine son noktayı koymuştu.
Bu açıklamanın ardından Amedspor eski Başkanı Aziz Elaldı, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:
"Amedspor'un sizin gibilere ihtiyacı yok. Hiçbir zaman da olmadı, olmayacak. Ne ana baba evladı insanlar var bu takımın arkasında, haberiniz olsun. En önemlisi milyonları bulan halkı var. Biz kendi koyun yoğurdumuzu yiyoruz."
Elaldı'nın paylaşımındaki "Biz kendi koyun yoğurdumuzu yiyoruz." ifadesi, Chobani'nin kurucusu ve yoğurt markasıyla özdeşleşen Hamdi Ulukaya'ya yönelik göndermesi olarak yorumlandı.
Ulukaya'nın Erzincanspor'a verdiği sponsorluk desteği ile Elaldı'nın açıklamaları, Amedspor taraftarları arasında sosyal medyada geniş yankı uyandırdı. Tartışma, kısa sürede spor kamuoyunun en çok konuşulan başlıkları arasına girdi.
#amed #diyarbakır #amedspor #spor
@AzizElald
Aziz Elaldı, Hamdi Ulukaya’nın Erzincanspor’a sponsor olmasına ilişkin yaptığı açıklama:
“Amedspor’un sizin gibilere hiçbir zaman ihtiyacı olmadı, bundan sonra da olmayacak. Bu takımın arkasında nice ana-baba evladı insanlar var, bunu bilin. En önemlisi ise milyonları bulan bir halkı var. Biz kendi yoğurdumuzu kendimiz yiyoruz.”
Aziz Elaldı, Hamdi Ulukaya’nın Erzincanspor’a sponsor olmasına ilişkin yaptığı açıklama:
“Amedspor’un sizin gibilere hiçbir zaman ihtiyacı olmadı, bundan sonra da olmayacak. Bu takımın arkasında nice ana-baba evladı insanlar var, bunu bilin. En önemlisi ise milyonları bulan bir halkı var. Biz kendi yoğurdumuzu kendimiz yiyoruz.”
Amedspor Eski Başkanı Aziz Elaldı'dan Hamdi Ulukaya'ya Yoğurtlu Gönderme
DİYARBAKIR – Chobani'nin kurucusu Hamdi Ulukaya'nın, "Erzincan'la noktayı koyduk" açıklamasıyla Amedspor'a sponsorluk kapısını kapatmasının ardından dikkat çeken bir paylaşım geldi. Amedspor eski Başkanı Aziz Elaldı, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Ulukaya'ya isim vermeden sert ifadelerle yüklendi.
Hamdi Ulukaya, geçtiğimiz günlerde Erzincanspor için milyonlarca dolarlık sponsorluk desteği açıklarken, "Şimdi Erzincanspor. Onun ötesinde başka bir yer olacağını zannetmiyorum. Biz Erzincan'la noktayı koyduk gibi." sözleriyle Amedspor'a destek beklentilerine son noktayı koymuştu.
Bu açıklamanın ardından Amedspor eski Başkanı Aziz Elaldı, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:
"Amedspor'un sizin gibilere ihtiyacı yok. Hiçbir zaman da olmadı, olmayacak. Ne ana baba evladı insanlar var bu takımın arkasında, haberiniz olsun. En önemlisi milyonları bulan halkı var. Biz kendi koyun yoğurdumuzu yiyoruz."
Elaldı'nın paylaşımındaki "Biz kendi koyun yoğurdumuzu yiyoruz." ifadesi, Chobani'nin kurucusu ve yoğurt markasıyla özdeşleşen Hamdi Ulukaya'ya yönelik göndermesi olarak yorumlandı.
Ulukaya'nın Erzincanspor'a verdiği sponsorluk desteği ile Elaldı'nın açıklamaları, Amedspor taraftarları arasında sosyal medyada geniş yankı uyandırdı. Tartışma, kısa sürede spor kamuoyunun en çok konuşulan başlıkları arasına girdi.
#amed #diyarbakır #amedspor #spor
@AzizElald
Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Ekrem İmamoğlu'nu yenmeyi, şu anda savcılarla yapmaya çalışılıyor" diyen
Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Nacho Sanchez'e:
• Türkiye Cumhuriyeti, hukukun üstünlüğüne dayalı bağımsız, egemen ve demokratik bir devlettir. Yargı yetkisi, Türk milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılır.
• Ancak, devam eden davalarla ilgili mahkeme kapılarında sanki hüküm verircesine beyanlarda bulunmak, Türk yargısını hedef alan ve yargı süreçlerini siyasi baskıya maruz bırakmaya çalışan kabul edilemez bir tutumdur.
• Türkiye’nin yargı süreçleri, yabancı milletvekillerinin siyasi gündemlerine, ideolojik beklentilerine veya lobi faaliyetlerine göre değil; hukuka, delillere ve millet adına hüküm veren mahkemelerin takdirine göre işler.
• Bunu burada açıkça ifade ediyorum: Kimse Türk mahkemelerine parmak sallayamaz; kimse devam eden davaları etkilemeye, Türk yargısını baskı altına almaya veya ülkemizin iç işlerine karışmaya kalkışamaz.
• Türkiye, bu noktaya; Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde, vesayetçi yapılar, darbe heveslileri, terör örgütleri ve dışarıdan bize demokrasi dersi vermeye kalkan çevrelerin karşısında milli iradeyi koruyarak ulaşmıştır.
• Türkiye, kendi yasalarını uygulayacak güce, demokrasisini koruyacak iradeye ve geleceğini belirleyecek egemenliğe sahip büyük bir devlettir. Milli irademizi, yargı sistemimizi, hukukun üstünlüğümüzü hiçbir siyasi gündemin baltalamasına izin vermeyeceğiz.
Diyarbakır'da Hüseyin Beyoğlu'nun Yargılandığı İhaleye Fesat Davasında Sürpriz Karar
Diyarbakır'da kamu kurumlarının ihalelerine fesat karıştırıldığı iddiasıyla 3 yıldan 7 yıla kadar hapis istemiyle yargılanan, aralarında eski Bağlar Belediye Başkanı Hüseyin Beyoğlu ile belediye başkan yardımcılarının da bulunduğu 26 sanıklı davada karar açıklandı. Mahkeme, 25 sanık hakkında beraat kararı verirken, Hüseyin Beyoğlu'nun dosyasının ise ayrılmasına (tefrik) hükmetti.
Diyarbakır 17. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen karar duruşmasına tutuksuz sanıklar katılmazken, duruşmada sanık avukatları hazır bulundu.
Yargılama sürecinde dosyaya giren 29 Haziran 2026 tarihli uzman bilirkişi raporu ile Sayıştay denetim raporları davanın seyrini değiştirdi. Raporda, Bağlar Belediyesi'nin iddianameye konu edilen ihalelerinde mevzuata aykırı herhangi bir işlem bulunmadığı ve kamu zararının oluşmadığı belirtildi.
Cumhuriyet savcısı da esas hakkındaki mütalaasında, sanıkların cezalandırılmasına yeterli, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığını belirterek tüm sanıklar hakkında beraat talep etti.
Mahkeme heyeti, bilirkişi ve Sayıştay raporlarını dikkate alarak dosyada usulsüzlük ya da kamu zararına ilişkin somut tespit bulunmadığı gerekçesiyle, aralarında Bağlar Belediyesi Başkan Yardımcıları Recep Ergün ile Ferit Tutşi'nin de bulunduğu 25 sanık hakkında CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraat kararı verdi.
Hüseyin Beyoğlu'nun dosyası ayrıldı
Amida Haber'in aktardığına göre, mahkeme eski Bağlar Belediye Başkanı Hüseyin Beyoğlu hakkında ise farklı bir karar verdi. Heyet, Beyoğlu'nun dosyasının tefrik edilmesine (ayrılmasına) hükmederek, yargılamanın ayrı bir dosya üzerinden devam etmesini kararlaştırdı.
Mahkeme ayrıca beraat eden sanıkların avukatlık ücretleri kapsamında hazineden toplam 45 bin TL ödenmesine karar verdi.
Hüseyin Beyoğlu hakkındaki yargılamanın, ayrılan dosya üzerinden ilerleyen süreçte devam etmesi bekleniyor.
#amed #diyarbakır #belediye #yolsuzluk #ihale
Milli Eğitim Bakanlığı'nın müfredatında değiştirdiği kavramlar:
• Kurtuluş Savaşı — Milli Mücadele
• Ormanlarımız — Yeşil Vatan
• Türkiye'nin deniz yetki alanı — Mavi Vatan
• Türkiye'nin hava sahası — Gök Vatan
• Bizans — Doğu Roma
• Ermeni Meselesi — Asılsız Ermeni iddiaları
• Haçlı Seferleri — Haçlı Saldırıları
• Orta Asya — Türkistan
• Ege Denizi — Adalar Denizi
• Coğrafi Keşifler — Sömürgeciliğin Başlangıcı
• Tehcir Kanunu — Sevk ve İskan Kanunu
• Pontus Meselesi — Asılsız Pontus iddiaları
"OKULLAR NASIL BU HALE GELDİ? "bu konuyu araştırmak istenilirse onlarca cilt kitap yazılması gerekir. Bu başlığı kısaca internette taratarak kısa bir derlemeyi sizinle paylaşmak istedim. (Günümüzde olumluya doğru giden bir çizgi bulunduğunuzda hatırlatmak isterim.)
🎓#BoğaziçiÜniversitesi Siyaset Bilimi Bölümü diploma töreni (yeni tivit, yeni video )
Dikkatle izlerseniz farkedeceksiniz:
Öğrenciler baştaki akademisyenlerin elini sıkıyor
Onlardan birisini dansa kaldırır gibi kaldırıyor, diplomalarını onların elinden alıyorlar
Sondaki akademisyenleri ise pas geçiyorlar. Onlar sonradan gelen akademisyenler...
Bu sahne siyaset biliminde ve başka bazı bölümlerde defalarca tekrarlandı.
Öğrenciler sevdikleri akademisyene sevgilerini, "paraşüt" dedikleri akademisyenlere tepkilerini böyle gösteriyorlar
DOA logosu ardına saklanan gerçeklik!
Türkiye’de Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın birçok marka ile anlaşarak başlattığı Depozitosu Olan Ambalajlar (DOA) kampanyası büyük yankı uyandırdı.
Üzerinde DOA logosu bulunan plastik, cam ve alüminyum ambalajlarını iade edenlere, ambalaj başına 1 tl geri ödeme yapan depozito iade makinası kurularak, ödemeler için telefon uygulamaları hazırlandı.
Bakanlıkla anlaşmalı olan ve ürettikleri içecekler üzerinde DOA logosu bulunan şirketler 1 TL depozito verecek diye tüm içeceklere zam yaptılar.
• Küçük su 5,75 TL'den-7,25 TL'ye.
(%26 zam )
• Koli sular 53 TL'den-72,50 TL'ye
(%37 zam)
Maden suyunda da aynı şekilde %25 ilk zam yapıldığı belirtiliyor.
Böylece bakanlık başlattığı kampanya ile sermaye gruplarına müthiş bir katkı sunarak aslında hem kendisi için güçlü bir pr çalışması yapıyor hem de ciddi anlamda toplumun iyi niyetinden faydalanıyor.
Etiyopyalı bir kadın, 25 yıl boyunca ev hizmetlisi olarak çalıştığı Beyrut’tan son kez uçağa binerek ülkesine dönüyordu. Uçağa bindikten sonra bir kabin görevlisi onu uçağın ön tarafına götürdü ve perdeyi açtı.
Karşısında pilot üniformasıyla, elinde çiçek ve pastayla bekleyen kişi kendi oğluydu ve oğlu annesinin hayalini gerçekleştirmişti.
Birkaç ay önce 4 TL olan 500ml suyun fiyatı dün gelen zamla 8 TL'ye yaklaştı!
Sayın Bakan Mehmet Şimşek bu konuya da el atacak mı acaba?
Tavuk şirketlerine yapılan kayyım ve soruşturmalar su şirketleri için de yapılacak mı?
Bu şirketlerin hani kaynaktan nasıl su çektikleri, nasıl şişeleyip dağıttıkları bile yeterince şeffaf değil. Analiz sonuçları bile çoğunun şaibeli!