Şey, pek fazla kendimi tanıtma fırsatım olmadı ama attığım Tweet'lere şöyle bir göz gezdirirseniz, zaten aşağı yukarı bu profilde ne gibi konulardan, nasıl bir şekilde bahsedildiğini az çok görebilirsiniz. İnanması güç ama bazı yazdığım şeyler bana bile ağır gelebiliyor bazen.
Günler sonra gelen ilk hortlamayı, kısa ve öz bir temel farkındalık örneğiyle açmak isterim:
Çok, ama çok, çok kilo almışım lan. Moralim bozuluyor artık görünce.
Onun dışında yok, ölmedim. Kimseden bir şey de çalmadım/çaldırmadım sanırım. Hayatımıza kaldığımız yerden devam.
Günaydın. Kim, niye istesin veya içeride ne cevher gördü bilmiyorum ama bu sabah hesabımı çalmaya çalıştılar. Şimdilik zar zor girebildim ama yarın öbür gün kıl dönmesi ameliyatından kalma fotoğraflarım çıkarsa şaşırmayın.
Onun dışında gününüz muazzam geçsin. Kolaylıklar.
Ayrıca son boss aşırı havalıydı lan. Shounen anime fight AMV'lerinden çıkmış gibiydi sanki. Sırf onun için bile oynanmaya değerdi bence. Kimin önüne düşer bilmiyorum ama merak ederseniz deneyin. Hidden Gem kafasıyla girmezseniz eğlenceli gelebilir.
YouTube'un müzik algoritmasını bazen çok seviyorum. Bir içeriği bir süre önerdikten sonra bambaşka bir içerik ile tekrar karşına çıkabiliyor.
Bu aralar niyeyse önüme hep gizli PS2 oyunlarının ost'larını çıkarıyor ki bu harika. Hatta bir tanesini oynadım:
https://t.co/19ciwQ8O76
Hatta ve hatta hayatımda ilk defa bir oyunu full Japonca oynadım, bu vesileyle; daha doğrusu oynamak zorunda kaldım. Emu'da henüz çevrilmiş bir versiyonu yok maalesef. Animece'mle çat pat bir şeyler anlamaya çalıştım ama olmadı. Yine de oynayıp bitirebildim hani, o da bir şey...
@Bakkuappuhiro Haşlanmış patates, pirinç lapası, muz vs. iyi gelir. Eğer sadece ishal ise eczaneden Reflör veya probiyotik içeren ne varsa alabilirsin abi; tek tavsiyem eğer reflör gibi toz ise hepsi, bir kase yoğurt ile karıştırarak yesen daha iyi olur. Türk kahvesini denemedim. Geçmiş olsun.
Ben oyun hakkında kıçı kırık bir yazı yazana kadar adamlar yeni DLC'yi duyurdu, anasını satayım. Bu üşengeçlikle Witcher 4 çıkana kadar bu yazı bitmeyecek herhalde. Neyse, hazır bayramken bitireyim şu işi.
Hatta şuanda kendimi "boş işler müdürü" ilan ediyorum, çünkü bunun için bir mobil uygulama geliştirme fikri kafama o kadar yatıyor ki şuan. Kodlama bilgim artık tarih olsa da yapacağım. Bir kuruş bile kazanamayacağım belki ama yine de yapacağım. Misafirliğe DEMOKRASİ getireceğim.
Ananın avradını... Dün akşam kalkmak bilmeyen, şeref yoksunu bir misafir ile ilgili fena bir öfke nöbeti yaşarken bi hışımla buraya oluk oluk nefret kustum. Biraz ağır... Yok, baya ağır şekilde geçirmişim; kendime hakim olamasam az daha paylaşacaktım. İçlerinde en şirini bu hani:
Wifi şifresini paylaşıp paylaşamama kriterine kadar eklerdim. Misafir çocuklarının elektronik cihaz kullanma hususunda evet/hayır şeklinde tik koymalarını sağlardım. Karşısındakinin müsaitliğine bakmayan ve ev sahibinin hoşgörüsünü suistimal eden her pezevenk için güzel olurdu.
Tüm bunlar, oyuna başlayıp bitirdiğim 4 ay içerisinde yapıldı. O yüzden de, galiba oyun takvimimdeki en tuhaf süreç aralıklarından biriydi bu. İstesem bunların hiçbirini aynı zamana sığdıramam.
Witcher 3, benim için her şeyiyle unutulmazdı gerçekten. Oynamadığım zamanlarda bile.
Yazısını yazıyorum hala da, şey farkettim. İşte Witcher 3'e başlayıp bitirene kadar yaptığım bazı şeyler:
- Bir deste güvercin besledim.
- PC ekipmanlarımı yeniledim.
- Bir abiye E-Sevgili tavsiyeleri verdim (Ayrıldılar)
- Araba sürmesini öğrendim.
- Kıl dönmesi ameliyatı oldum.
- 3 kitap okudum.
- Sopranos'u bitirdim.
- Lazanya yapmayı öğrendim.
- Hayatımın en büyük iş tekliflerinden birini reddettim.
- Kolonya almak için çıktığım yolda yanlışlıkla Kırklareli'ne gittim.
- Ballı viski ile balık denedim.
- Uçuş kursuna başvurdum ( Giriş ücreti: 60.000 €)
Yazmaya başladım bir kaç gündür. Korkunç derecede uzun bir şey gelecek sanırım. Bir de hep akşam saatleri, yorgun bir kafayla yazdığımdan ortaya saçma şeyler çıkacak gibi hissediyorum.
Yani dostlar, bana karşı azıcık bile olsa önsaygınız varsa, galiba onu kaybetmenin tam zamanı.
Witcher 3, bitti.
Tabii, ufukta gözüken yeni bir DLC olduğundan henüz "Bitti" demek ne kadar doğrudur bilmiyorum ama...
Şimdilik, bitti. Hakkında bir şeyler karalarım belki ama okuyunca oyunu sevmeyenler, sevenlerden biraz daha fazla üzülebilir muhtemelen. Ben de sevdim çünkü.