Ailenin 'sorunlu' çocuğu ilan edildiyseniz, muhtemelen o sistemdeki sağlıksız döngüleri reddeden tek kişisinizdir. Suçlanmanızın sebebi hatalı olmanız değil, aynayı onlara tutmanızdır. Unutmayın, bir sistemin bozukluğunu dile getirmek sizi suçlu yapmaz, farkında yapar.
We’re open sourcing the first document OCR benchmark for the agentic era, ParseBench.
Document parsing is the foundation of every AI agent that works with real-world files. ParseBench is a benchmark that measures parsing quality specifically for agent knowledge work:
✅ It optimizes for semantic correctness (instead of exact similarity)
✅ It has the most comprehensive distribution of real-world enterprise documents
It contains ~2,000 human-verified enterprise document pages with 167,000+ test rules across five dimensions that matter most: tables, charts, content faithfulness, semantic formatting, and visual grounding.
We benchmarked 14 known document parsers on ParseBench, from frontier/OSS VLMs to specialized parsers to LlamaParse. Here are some of our findings:
💡 Increasing compute budget yields diminishing returns - Gemini/gpt-5-mini/haiku gain 3-5 points from minimal to high thinking, at 4x the cost.
💡 Charts are the most polarizing dimension for evaluation. Most specialized parsers score below 6%, while some VLM-based parsers do a bit better.
💡 VLMs are great at visual understanding but terrible at layout extraction. GPT-5-mini/haiku score below 10% on our visual grounding task, all specialized parsers do much better.
💡 No method crushes all 5 dimensions at once, but LlamaParse achieves the highest overall score at 84.9%, and is the leader in 4 out of the 5 dimensions.
This is by far the deepest technical work that we’ve published as a company. I would encourage you to start with our blog and explore our links to Hugging Face to GitHub. All the details are in our full 35-page (!!) ArXiv whitepaper.
🌐: Blog: https://t.co/57OHkx0pQW
📄 Paper: https://t.co/Ho2oH2xEAM
💻 Code: https://t.co/6P7UxqOZYA
📊 Dataset: https://t.co/YguIXWm41j
🎥 YouTube: https://t.co/6Fh1Nsk9ei
İnsan bazen bugünkü ilişkilerini ya da tepkilerini özgürce seçtiğini sanır, ama aslında çocuklukta öğrendiği duygusal kalıpları tekrar eder.
Örneğin, ilgisiz bir ebeveynle büyüyen biri, yetişkinlikte de benzer şekilde mesafeli insanlara çekilebilir.
Bunu fark etmediğinde “hep aynı şeyler beni buluyor” der, fark ettiğinde ise döngüyü değiştirme şansı doğar.
@Demirbey_hollan Çaba sevginin bir parçası ama tek ölçüt değil. Bazen en büyük sevgi, huzur ve güven verebilmektir. Aşırı mücadele bazen sevginin değil, dengesizliğin göstergesi de olabilir.
Gecenin en yorucu tarafı, dışarıdaki dünyanın susup içerideki dünyanın mesaiye başlamasıdır. 'Kafamın içini susturmayı çok istiyorum' derken aslında çoğu zaman aradığımız şey sadece sessizlik değil, zihnimizin artık bizi korumak için sürekli senaryolar yazmaya ihtiyaç duymadığı o derin güven hissidir. Yorulduk, hem de en çok kendimizden.
Bir ilişkiye, işe veya karara "evet" demek için artı/eksi listesi yapıyor, günlerce düşünüyorsanız, aslında o şeyi istemiyor, sadece kendinizi ona katlanmaya ikna etmeye çalışıyorsunuzdur. Gerçek bir istek savunma mekanizmalarına ihtiyaç duymaz, zihni yormaz.
İyi bir terapist her sorunun cevabını bilen kişi değildir.
İyi bir terapist,
neyi bilmediğini fark eden kişidir.
Çünkü bazen en etik davranış,
danışanı başka bir uzmana yönlendirmektir.
İnsan hayatının büyük kısmını roller içinde geçirir.
Peki, insan ne zaman gerçekten kendisi olur?
Beklentileri karşılarken mi,
yoksa kimse izlemiyorken mi?
Belki de asıl soru şu:
Başkalarının beklentileri olmadan nasıl biri olurdun?
Gece 12 oldu mu bazı sorular uykumuzu kaçırır:
- Acaba ben iyi bir insan mıyım?
- Ona hak ettiği değeri verdim mi?
- Neden bazı şeyler hep aynı yerde tıkanıyor?
- Geçen sene bugün neredeydim, ne hissediyordum?
Ortalık sessizleşince, gündüz bastırdığın içindeki sesleri gece duymaya başlarsın. O sesler seni uyutmuyorsa, belki de uyanman gereken bir şey vardır.
Bu gece aklına takılan bir şey varsa, yaz bana. Belki sabahın ilk ışığında cevap veririm. 🌙
İnsan ölüm haberleri duyunca şunu fark ediyor:
Hayat aslında çok uzun değil.
Ama biz yine de:
söyleyeceğimiz şeyleri erteliyoruz,
yaşayacağımız şeyleri erteliyoruz,
affedeceğimiz insanları erteliyoruz.
Çünkü hep zaman var sanıyoruz.
Oysa bir gün herkes
birini son kez görecek.
Ama o anın son kez olduğunu bilmeyecek.
Eleştiri her zaman aynı şey değildir. Genelde iki tür eleştiriden söz edilir:
1️⃣ Yapıcı eleştiri
Amacı geliştirmektir.
Davranışa odaklanır, kişiliğe değil.
2️⃣ Yıkıcı eleştiri
Amacı düzeltmekten çok küçültmektir.
Genelde utandırma ve suçlama içerir.
👉 Sorun şu ki bazı zihinler
çocuklukta o kadar çok yıkıcı eleştiri duyar ki
yetişkinlikte
yapıcı eleştiriyi bile tehdit gibi algılayabilir.
Beklemek çoğu zaman insanın karakterini açığa çıkarır.
Kimi beklerken huzursuz olur,
kimi kaygıyla senaryolar kurar,
kimi umut eder,
kimi de beklerken hayatına devam eder.
Hayat büyük ölçüde bir bekleyiştir.
Ama belki de asıl mesele, beklerken zihnimizin ne yaptığıdır.
Bekleyiş biçiminizin karakteriniz hakkında bir şey söylediğini düşünüyor musunuz?
Siz nasıl bekliyorsunuz? :)
🌟🌟🌟
En önemli iç pusula
Eğer bir kişi:
sürekli seni küçültüyor
ama bunu “ben sadece dürüstüm” diyerek yapıyorsa
bu çoğu zaman dürüstlük değil, saldırganlığın sosyal maskesidir.