İstanbul aşığı❤️Edebiyat, Şiir, Sinema☘️Hak, Hukuk,Adalet⚖️ Özgürlük ve dünya barışı☀️Mavi, Deniz,Yaz💙 Beşiktaş JK, Uludağ İİBF, Edeple gelen, lütufla gider
80 yaşındaki bir insanı, en temel haklarını kullanabilmek için akıllı telefon kullanmaya mecbur bırakan bir ülke modern değildir.
O, kendisini inşa eden insanlara sırtını dönmüş bir ülkedir.
2026’da her hak bir uygulamaya, her hizmet bir şifreye, her ihtiyaç ise ekrana bakarak ilerleyen soğuk bir prosedüre dönüştü.
Bir yaşlıyı elinde telefonla izleyin.
Bir zamanlar taş kıran o eller şimdi doğru tuşa basmakta zorlanıyor.
Savaş görmüş gözler artık ekrandaki küçücük yazıları okuyamıyor.
Peki biz ne yapıyoruz?
Onları sessizce yalnız bırakıyoruz.
Bir cihazın karşısında pes etmelerini izliyoruz.
Bu bize gerçekten insani geliyor mu?
Bizi büyüten insanlara böyle davranmak doğru mu?
Doktor randevusu için torununu arıyor.
Emekli maaşı işlemi için oğlunu bekliyor.
Fatura ödemek için komşusunun kapısını çalıyor.
Bir tahlil sonucunu anlamak için birinden yardım istemek zorunda kalıyor.
Çünkü günlük hayat artık onların hiç öğrenemediği bir dili konuşuyor.
Peki torun işteyse?
Çocuklar başka şehirdeyse?
Evde sadece sessizlik varsa?
İşte o zaman hak da ortadan kayboluyor.
Tren gişesi yok artık.
Uygulama var.
Market kasası insan değil.
Makine var.
Kimlik bile elektronik oldu.
Ama onu aktif etmek için gereken dijital doğrulama sistemi yine aynı ekrandan geçiyor.
Yani zaten zorlanan bir insanın önüne yeni bir engel daha konuyor.
Günlük yaşamın içindeki insan temasını tek tek sildiler.
Sonra da bunu bize gülümseyerek anlattılar:
“Bu sizin için bir kolaylık.”
Kimin için kolaylık?
Bir masanın arkasında oturup bu sistemleri tasarlayanlar kendilerini yenilik dahisi sanıyor.
Ama çoğu, babasını bir devlet dairesine götürmemiş insanlar.
Çoğu, annesinin bir gün sessizce:
“Ben artık hiçbir işe yaramıyorum galiba…”
dediğini duymamış insanlar.
O cümle, bizi büyüten bir ağızdan çıktığında, her yasadan daha ağır olmalı.
Ama kimse duymuyor.
Ve bu sırada binlerce yaşlı insan sağlık hakkından, emeklilik işlemlerinden, vatandaş gibi hissedebilme onurundan vazgeçiyor.
Çünkü önlerine dijital bir kapı koyuldu.
Ve onlar o kapıyı açamıyor.
Bizden önce gelenleri geride bırakmak ilerleme değildir.
Teknoloji destek olmak için vardı.
İnsanların sağlık, saygınlık ve temel haklara ulaşabilmek için geçmek zorunda olduğu bir sınav olsun diye değil.
Ama sistem başka bir şeyi seçti:
İnsanlığı değil verimliliği…
İnsanı değil algoritmayı…
Ve en çok dinlenmesi gereken insanlar şimdi sessizce bir köşede kaldı.
Bir şifreyi hatırlayamadıkları için.
Bir gün sıra bize de gelecek.
Bir gün biz de geride kalacağız.
Ve o zaman şunu geç fark edeceğiz:
Hiçbir uygulama, uzatılmış bir insan eli kadar değerli değildir.
Alıntı
@NaimBaburoglu Değerli hocam iznizle biraz geriye gidip tespitlerinize katkı sunmak isterim;
mart 2003 Siirt seçimleri ve mart 2008 yargıtay Cumhuriyet baş savcılığı tarafından açılan kapatma davası ve akabinde AYM oylaması ve kararının bu günlere etkisinin çok önemli olduğunu düşünüyorum.
Daha ne kadar kendinizi rezil edeceksiniz ?
Sokaktaki insanlar ne düşünüyor biliyormusunuz?
Az ötede oynayın, insanlar sizin ihtiraslarınız ile birlikte ülkeye zarar vermenizden hicap duyuyor.
Neyin hırsı? Neyin intikamı ?
Kemal Kılıçdaroğlu'nun basın danışmanı Atakan Sönmez'den CHP önünde teşhir edilen araçlara ilişkin Sözcü'ye açıklama:
"Araçların Aziz İhsan Aktaş ya da Özkan Yalım ile doğrudan bir ilişkisi bulunmuyor. Her iki isme yönelik iddialar ve soruşturmalar nedeniyle CHP envanterinden rastgele seçilen iki araç 'sembolik' olarak CHP Genel Merkezi önünde teşhir edildi.
Kemal Bey ve yönetimi tarafından söz konusu iddialar ve CHP üzerine kayıtlı araçlar hakkında gerekli soruşturma yapılacaktır. Hiçbir şaibe yoksa bu CHP'nin öz malıdır, otoparkında durur. Biz burada riski göstermek için sergilemeyi yaptık"
Unutma unutturma !!!
Bu günlere gelirken
- Yetmez ama evetçileri
- sözde ikinci Cumhuriyetçileri
- beyaz Türkleri
hiç unutma !!!
Kimler hangi değirmene hangi kılıfla su taşındı?
Sözde entelleri hiç unutma !!!!
Nasıl böyle iyimi ? Mutlumusunuz ? Akşam nasıl uyuyacaksınız ? Akraba, komşu, arkadaş, dost, mahalle bakalı … nasıl yüzlerine bakacaksınız ?
@kilicdarogluk ve yancıları
Polis, CHP Genel Merkezi'ne zorla girdi
Kapılar kırıldı, yoğun biber gazı ve platik mermi kullanıldı
Kılıçdaroğlu'nun avukatı, emniyete başvurmuş binanın kendilerine teslim edilmesini istemişti
💥 Rasim Ozan Kütahyalı’ya sorulan bir başka soru:
MASAK tarafından gönderilen hesap hareketlerinizden ve ödeme kuruluşları özet tablosuna göre; hesabınıza
SİPAY, ELEKSE, FZYPAY, Birleşik Ödeme, Faturamatik ve ayrıca şüpheli şirket olarak değerlendirilen
Paladyum Elektronik Para ve Ödeme Hizmetleri üzerinden 09.06.2021 - 03.06.2024 tarihleri arasında toplam
192 işlemde 35.201.344,75 TL para girişi olduğu, bu kuruluşlara hesabınızdan herhangi bir para çıkışı
bulunmadığı tespit edilmiştir. Bu ödeme kuruluşlarından gelen paralar size hangi amaçla gönderilmiştir? Bu kuruluşlarla aranızda herhangi bir ticari sözleşme, sanal POS, ödeme aracılığı, ürün/hizmet satışı, müşteri tahsilatı veya cari hesap ilişkisi var mıdır? Gelen paraların kaynağını gösteren fatura, irsaliye, sözleşme, defter
kaydı veya ticari belge sunabilir misiniz? Özellikle Paladyum Elektronik Para ve Ödeme Hizmetleri üzerinden gelen para transferlerinin mahiyeti nedir? Bu paraların yasa dışı bahis/kumar gelirlerinin toplanması,
aktarılması veya katmanlaştırılması kapsamında kullanılıp kullanılmadığını açıklayınız.?
CEVAP: Bir önceki soruda verdiğim cevapta anlalttığım gibi bu tutar benim kredi kartlarımı
döndürmek için yapmış olduğum işlemlere aittir . Benim kredi kartımdan para çekilerek ve komisyonu düşülerek tarafıma ödenmiştir. Bir çok kez işlem yaptığım için meblağ aşırı yüksek gözükmektedir. Bu
ödeme kuruluşlarını bilmem bu kuruluşlarında hesabım yoktur. Bu kuruluşları ne iş yaptığımı
nezarethanede kaldığım esnada diğer şüphelilerden öğrendim.
Murat Kılıç'dan Sergen Yalçın’a:
Olan oldu, sezon bizim için bitti.
Şimdi ayrılırsan başarısız olarak gitmeyi kabul etmiş olursun. Bu da sana yakışmaz hocam. Devam et, birlikte çalışmalarımızı yapalım.
İstediğin oyuncuları alıp kadroyu güçlendirelim.
Yeni sezona birlikte başlarız. Oldu ki sezon başında işler istediğimiz gibi olumlu olmayacak, onu hissettiğinde seni kesinlikle zorlamayız.(Sabah)
Ali Gültiken: "Bu 10 cümlenin hepsi ilk yarıdaki Beşiktaş için söylenebilir."
- Beşiktaş, Rize'ye gelmemiş.
- Oyuncular erken tatile çıkmış.
- Bu takımın hocası kulübede değil, seyirci koltuğunda.
- Sahada ruh yok.
- Bu armanın ağırlığını taşıyamıyorsunuz.
- Sahada yürüyerek maç kazanılmaz.
- Yürüyen ölüler.
- Kötü oyunun bahanesi olmaz.
- Herkes kendi dünyasında.
- Formanın hakkını veremiyorsunuz.
(beIN Sports)
Gözyaşsız izlemek imkansız.
Amerika'da yeni bir trend ortaya çıktı. Barınaktan evcil hayvan sahiplenmek isteyen insanlar bir odada oturuyorlar. Köpekler odaya alınıyor ve köpek sahipleri değil, köpekler kendileri insanları seçiyor. Çok dokunaklı.
Canım twitter,
Lgs adayı ergenim için aşağıdaki kitabı arıyoruz. Online satışa kapanmış.
Stoklu çalışan kitapevlerinde 1-2 kalmıştır umuduyla yazıyorum.
Abilerim ablalarım, dm'yi yeşillendirelim mi?
Canımsınız🙏
Şubat ayında haber düşmüş, artık buradan bir sıkıntı yaşama ihtimali belirmiş.
Tedbiren görevden ayrılması gerekirdi.
Hızlı aksiyon alma tarafında eksiğimiz var.
Dilerim başka sorunlar yoktur, bahsi geçen kişi ile!