Dün o kadar fazla eyyam yaptı ki o evlatları bunu gözden kaçırmışız bi penaltı daha 😂
Geçen sene Orkun böyle kırmızı görmüştü
Yatacak yeriniz yok sizin
Yahu herşeyi geçtim Beşiktaş’ın attığı gol faul diye iptal oluyor ve 3 saniye sonra oyun en direkt vuruş ile hemen başlıyor.
Beşiktaş penaltı bekliyor daha tv’de pozisyon tekrarını göremeden hemen hakem oyunu tekrar başlatıyor.
Beşiktaş kırmızı kart bekliyor hemen alelacele yine oyun başlıyor, Pozisyonların incelenmesine bile süre verilmiyor, pozisyonları göremiyoruz bile yahu ne oluyor?
ama Fener’e veya Galatasaray’a olunca hemen oyun duruyor hakem elini kulağına götürüp VAR ile görüşüyorum işareti yapıyor ve iki takim da hakemden istediğini alıyor.
Artık bu iş çığırından çıkmıştır, camiamızın sinir uçlarıyla oynanıyor.
Ya Baskan bu isi farklı yollar ile çözecek ya da istifasını verip işi yapana bırakacak.
Alanyaspor maçı kartsız tamamlandı, ikisi de ceza yayında olan iki harekete faul bile verilmedi. Oh'un attığı ve VAR'a bile sorulmayarak iptal edilen golde faulü Alanyasporlu oyuncu yapıyor.
Beşiktaş Kasım’da havlu attı diyenin amına koyayım yıllardır hep buralarda doğranıyoruz sonra havlu attı oluyor
Bu hataları kime yapsan havlu atar zaten gol atıyoruz vermiyorsunuz kırmızıları vermiyorsunuz orsb çocukları
Bakın Agbadou tutmuyor 2 eli de boşta, rakip onu tutuyor ama faulü Agbadou’ya veriyor Adnan Deniz Kayatepe
Bu şerefsiz hakem Alanyalılar ile maç öncesi anlaşmış siz atın ben çalarım demiş resmen https://t.co/DmbwXGf4cu
Moruk sizin bu “Biz Beşiktaş’tan daha büyüğüz dimi abi” ıkınmalarınızı napıcaz biz ya. Devamlı olarak bi ispat çabası içindeler bunu yaparken de enseye vurup kupalarını alan fenere bile yanaşıyorlar. Sorsan İstanbul’a bir başkaldırı olarak var bunlar ama Galatasaray’a daimi köpeklik yapıp Fenere bile yapamadıkları diklenmeyi Beşiktaş’a yapmaya çalışıyorlar. Hamside bile kılçık var bunlarda zerre omurga yok.
Hocada çok değişik bir kafa yapısı var. Kendisinin yapamadığı konularda (Konya’ya elenmek, Avrupa’da sıfır çekmek gibi) her şeyin bir açıklaması var ve futbolda olabilir şeyler. Başkası aynı konuda sıkıntı yaşayınca (Ole, Montella), bu nasıl rezillik diyor
İspanya senin sarının ayrı kırmızını ayrı sikeyim orospu evladı takım senin kraliyet ailenin tabaklarını sike sike parlatayım senin gibi takımın kramponlarını sikeyim
Doğru düzgün bir hoca seçimi olmadan,kaos bitmeden bu saçmalıkları daha çok dinleriz ;
“Ole’ye gideyimmi diye sormuş,Ole sakın gitme ha demiş “ :) “Gio’nun dayısına sormuş, 20 milyon iste demiş” “Menajerler kulübü ele geçirmeye çalışıyormuş” “Mendes Marslı imiş” “Şenol hoca esasında 100 yaşında imiş” “Genç hoca olmazsa 20 yıl başarısızlık garanti imiş”
Monaco’yu neden seçti var birde :) Babalar siz hiç gittiniz mi oraya? :)) Bu adamların okuma yazması yokmu? :) Ailesini,arkadaşını düşünüyormu bunlar? :) Ligden 3 maç özet seyretse gelmemek için sebep aramaya gerekmi kalır? :)) Liginin komple değeri ile bir oyuncunun maaşı ödenmiyor abicim :)
Birazcık iş konuşalım.
• Beşiktaş’ın yeni hocası, buraya şampiyon olmaya gelmiyor. Şampiyon olacak takımı, bir kaç sezon feleğin çemberinden geçerek; kan, ter ve gözyaşıyla yaratmaya geliyor.
Beşiktaş’ın bu yaz güttüğü amaç, önce bir takım yaratmak; çünkü Beşiktaş şu an bir takım değil.
Kadro iskeleti olmayan bir takım olmaz, oturmuş bir sistemi olmayan bir takım olmaz, oyun felsefesi olmayan bir takım olmaz.
Olmayan bir takıma, dünyaları da harcasak dördüncüyüz çünkü biz bir takım değiliz.
Trabzonspor, olan bir takıma kuruş harcamasın yine üçüncü çünkü iyi ya da kötü, ucuz ya da pahalı, dar ya da esnek; fark etmez, gün sonunda Trabzonspor bir takım. Sistemi olan, felsefesi olan, iskeleti olan bir takım.
Ve bir takım, bir sezonda sadece parayla yaratılmaz.
Çünkü bir sistem parayla değil, zamanla oturur.
Çünkü bir felsefe parayla değil, zamanla oluşur.
Çünkü bir iskelet parayla değil, zamanla var olur.
Paranın satın alamadığı tek şey de zamandır.
• Beşiktaş’ın bu yaz dillerden düşmeyen o 100M€’yu aşkın bonservis bütçesi, şampiyonluk kadrosu kurmak için harcanmayacak. Bir kadro iskeleti oluşturmak için harcanacak.
Trossard’a dünyaları verip iki sezonda emekli etmeyeceksin çünkü Beşiktaş, futbol oynayarak Trossard’ın parasını önümüzdeki iki sezonda çıkaramayacak.
Summerville’i alıp beş sezon boyunca sol kanat transferi yapılmamasını sağlayacaksın, her sezon başı 11 değil 3 ihtiyacın olmasını sağlayacaksın, 2032’ye kadar ilk 11’e gözün kapalı yazdığın bir adam olmasını sağlayacaksın.
Otamendi, Manchester City’de 5 sezon oynadı mesela. Bu 5 sezon boyunca, Otamendi dünyadaki en iyi stoper miydi?
Hayır.
Peki daha iyisi varsa, City’nin onu alacak parası yok muydu?
Vardı.
Neden almadı peki?
Çünkü dünyanın en iyi stoperinden, Otamendi’den aldığın verimi alman en az bir yıl. Çünkü Otamendi’de oynama alışkanlığı var, takım arkadaşlarıyla arasında kimya var, hocasıyla iletişimi ve uyumu var.
Sen Van Dijk’ı da getirsen, Van Dijk imza attığı gün bunlar Maldini’ye yüklenmeyecek.
Summerville’i de istikrarla öyle bir konuma getireceksin ki, Beşiktaş’ın hocası ileride “Ben Kenan Yıldız’ı hazırlamakla uğraşmak istemiyorum, elimde hazırlanmış bir Summerville var ve bana yetiyor” diyecek.
• Dolayısıyla bu yaz gelecek adama sıfırdan kadro kuracak bütçesini veriyoruz ve o ne istiyorsa onu yapıyoruz.
Sistem 3-4-2-1 mi? 3-4-2-1 oyuncusu transfer ediliyor.
Sistem 4-2-3-1 mi? 4-2-3-1 oyuncusu transfer ediliyor.
Felsefe Gegenpress mi? Gegenpress oyuncusu transfer ediliyor.
Felsefe Tiki-taka mı? Tiki-taka oyuncusu transfer ediliyor.
Sezona şampiyon olmak için değil, takım olmak için başlanıyor.
Birbirleri ile uzun seneler futbol oynayacak, aralarında bir kimya ve uyum olan bir kadro iskeleti oluşturmak için başlanıyor.
Bu iskelete oyun felsefesini aşılamak için başlanıyor.
Bu iskelete oyun sistemini aşılamak için başlanıyor.
Acı çekiyoruz, sabrediyoruz, katlanamaz gibi oluyoruz ama labirentin ucundaki ışık gözüktüğünde makine gibi Tiki-Taka oynayan bir 4-2-3-1’imiz oluyor.
Hocamız giderse yine 4-2-3-1 hocası bakıyoruz, Inzaghi’yi getirmiyoruz.
Sol kanadımız giderse yine 4-2-3-1 kanadı bakıyoruz, Henrique’yi getirmiyoruz.
• Buradan ne anlaşılıyor?
Hocaya anahtar teslimi yapacağız ve iki sene, üç sene almayacağız o anahtarı.
Bizim talebimiz bu.
Bu talep doğrultusunda bence dünyadaki en iyi isimlerden birisiydi Glasner. Çok isteme sebebim bu. Kulübüm olsa ve ihtiyaç bu olsa, Glasner’e giderdim.
Conte’ye gitmezdim mesela çünkü talep bu değil.
Conte, Glasner’den iyi hocadır ama overall’da öyledir; Glasner’in Conte’den iyi yaptığı tonla şey vardır.
Genç oyuncuları parlatmak, sistem oturtmak, felsefe oluşturmak, oyununu sürekli geliştirmek gibi.
O yüzden bu anahtarı, başaracağı kesin bir adaya vermemiz ve her sezon için beklentileri doğru ayarlamamız lazım.
İlk sezon 3. olursun, sabreder ikinci sezon 2. olur ve Konferans’ı kazanırsın, az daha sabredersin üçüncü sezon şampiyon olursun ve UEL yarı finali görürsün…