Bugün gözaltı kararı verilen Özata Denizcilik Yönetim Kurulu üyesi İskender Balcı’nın 26 Eylül’de Karadağ’a gittiği ortaya çıktı. Balcı için yakalama kararı çıkarıldı.
Balcı, Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Osman Çelik’in damadı ve eski BDDK Kurul üyesi Mustafa Balcı’nın oğlu
Selahattin Demirtaş’tan Ekrem İmamoğlu’na dek siyasi iktidarın “düşmanlarının” yargı sopasıyla saf dışı edilmeye çalışmasında büyük emek harcayan Akın Gürlek, Şubat 2026’da Adalet Bakanı koltuğuna oturtuldu. Gürlek, savcılık döneminde siyasi davalardaki üstlendiği rol ve görev nedeniyle ortaya çıkan imajını düzeltmek için bir dizi hamle yaptı. Adalet Bakanlığı’na getirilmesi siyasi/toplumsal bir polarizasyona neden olan Gürlek, özellikle mal varlığına ilişkin tapu kayıtlarının tartışma konusu olmasından (Gürlek bu konuda delilsiz karalama, mal beyanlarının mevzuata uygun verildiği, yasal süreç başlatılacağı ve yargı görevi nedeniyle hedef alındığına dönük klasik savunmalar yaptı) sonra kurumsal siyasi meşruiyet inşası üzerinden imaj yenileme işlerini hızlandırdı.
En görünür imaj yatırımı çoğunluğu siyasi olmayan faili meçhul cinayetler oldu. Bakanlık bünyesinde birim kurduran Gürlek, yüzlerce eski dosyanın taranıp onlarca olayın aydınlatıldığını düzenli olarak açıklıyor. Bunlar içinde en önemli dosya Gülistan Doku soruşturmasıydı. Ancak Doku soruşturmasının geldiği aşamanın sahibi de Gürlek değil Tunceli Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu’ydu. Doku’nun ölümünün aydınlatılmasına dönük Başsavcı Ebru Cansu’nun emeğinden rant elde etti desek abartı olmaz. Uyuşturucu ve organize suç, bahis, sosyal medyada lüks yaşam–kara para mizansenleri, dijital suç ve dezenformasyon gibi konularla ilgili başlatılan soruşturma/kovuşturma süreçleri hep Gürlek tarafından duyuruldu.
Gürlek’in ne kadar “çalışkan” ve “hakkaniyetli” bir Adalet Bakanı olduğu imajı geleneksel medya ve sosyal medya araçlarından gözümüze sokuluyor. Böylece Gürlek kendi tabanına görünürlük üretirken yeni bir kitleyi de kazanmaya çalıştı/çalışıyor. Türkiye gündemini kilitleyen fon soygunuyla ilgili hakkında çeşitli iddialar da dile getirilen Akın Gürlek, süregiden soruşturmayla ilgili açıklamaları yapan kişi olarak sahne aldı. Hakkındaki iddialara rağmen fon soygunu soruşturmasını kararlılıkla sürdüren bir adalet bakanı görüntüsüyle Gürlek üzerindeki düşen gölgeyi yumuşatmaya çalışıyor. Bu çalışma için hem iktidar yanlısı geleneksel medya hem de sosyal medyanın trol hesapları kullanılıyor.
Sosyal medyadaki trol mekanizması, Fahrettin Altun’un yönettiği dönemde İletişim Başkanlığı tarafından kurulan bir ağla daha organize bir hale getirilmişti. Altun döneminde İletişim Başkanlığı kadrosunda olan Furkan Torlak orada edindiği tecrübeyi Adalet bakanlığına taşıyarak Akın Gürlek’in vazgeçilmezi oldu. Torlak muhalif toplumsal tabanın en çok ses çıkardığı yer olan en kalabalık sosyal medya uygulaması X’in “ünlü”, “çok takipçili” trol hesaplarının yanı sıra çeşitli medya organlarının bilinen iktidar yanlısı olmayan kimi isimlerinin de dahil edildiği bir sistem kurdu. Bir telefon hattı üzerinden whatsapp uygulamasıyla kurulan iletişimle kurulan ağla Akın Gürlek’in açıklamaları vs iletiliyor ki bunda sorun yok. Ama kamuoyunun bildiği isimlerin ya da dikkatlerin yoğunlaştığı kimi soruşturmalarla ilgili şüpheli haklarını ihlal eden bilge, belge, fotoğraf ve görüntüler ile doğrulanmamış dedikodu mahiyetindeki haberler de bu sistemle servis ediliyor. Aşağıdaki görsellerde bazı örnekler bulunuyor.
Sistem ilkin, Özgür Özel’in genel başkanlığı sırasında CHP’li belediyeleri ve kimi isimleri hedef alan Tamar Tanrıyar üzerinden işletilmeye başlamıştı. Ancak Tanrıyar’la ilgili açılan soruşturmayla yöntem değiştirildi ve bu yeni sistem devreye sokuldu.
Bu uzun girişten sonra Adalet bakanı Akın Gürlek’e sorularımıza geçelim:
1-) Adalet Bakanlığı kadrosunda Mehmet Kap siminde bir kişi çalışmakta mıdır?
2-) Mehmet Kap ismi gerçek midir yoksa sahte bir kimlik mi yaratılmıştır.
3-) Kurulan sisteme dahil edilen trol hesap sahipleri ile medya mensupları ile +905070317XXX nolu telefon hattı ile whatsapp üzerinden Mehmet Kap adıyla kamuoyu yönlendirilmesi için iletişim kuran kişi Furkan Torlak mıdır?
4-) +905070317XXX nolu telefon hattı Suriye uyruklu bir kişi adına mı kayıtlıdır?
5-) +905070317XXX nolu telefon hattı ile Furkan Torlak’ın kullanımında olan şahsi telefonlarının sinyal baz kayıtları aynı sürekli aynı konumlarla örtüşmekte midir?
6-) Söz konusu telefonların nereden sinyal verdiği, hangi baz istasyonlarına bağlandığı ve bu kayıtların Furkan Torlak’ın hareketleriyle örtüşüp örtüşmediğine dair bir teknik inceleme yaptırılacak mıdır?
7-) İletişimde olunan trol ve medya ağına dahil kişilere yürütülen soruşturmalara dair şüpheli haklarını ihlal eden biçimde bilgi, belge, fotoğraf, görüntüler ile Akın Gürlek’i koruma ve reklamı amacıyla hazırlandığı iddia edilen toplu şablon paylaşımlar, ağın yaydığı dezenformasyon faaliyetlerine ilişkin çekirdek veriler servis edilmekte midir?
8-) Telefon görüşmeleri, mesajlaşmalar, hesap giriş kayıtları, IP bilgileri, baz istasyonu verileri ve sosyal medya hareketlerine dair bir inceleme başlatarak Mehmet Kap kimliğinin arkasındaki yapının ortaya çıkarılması için bir girişiminiz olacak mı?
9-) Şüpheli haklarını ihlal eden bu yasadışı fillerden Adalet Bakanı olan sizin bilginiz var mıdır?
“Gücün sınanmadığı yerde hukuk zayıflar. Sessizliğin, korkunun çoğaldığı yerde zulüm cesaret bulur. Zalimlere fırsat doğar.
Dolayısıyla onların bu pervasızlığına müsaade edecek, onlar karşısında susacak birisi değilim.”
📍 Silivri / Makam aracı davası
@kutlu_Akpinar Adamlar 4 tane attı biraz becerikli olsa 7-8 olurdu hala utanmadan Sane diyorsun.Trollüğü bırakta biraz oynanan oyunu,hocanın yanlış tercihlerini ,sezon başından beri top oynamayan Sara’yı, yeni transferlerin neden oynatılmadığını yaz.
Fabinho, Melih , Muçi hatta içeri giren Mustafa ve Salahı sadece Torreira ve Sara ile karşılamaya çalışan bir GS var sahada. Sarayı da yarım adam sayardan 1,5 kişi karşılıyor Okan Buruka şapka çıkarmak gerekir bu taktiksel dehalığından ötürü.
3 MECLİS ÜYESİ GÖZALTINDA
yeni operasyonla birlikte dikkat çeken bir isim daha gözaltına alındı.
5 Eylül cumartesi günü Üsküdar Belediyesi’nde yapılacak başkan vekili seçimi öncesi 2 belediye başkan yardımcısının ardından İBB ve Üsküdar Meclis Üyesi Ekrem Baki de gözaltına alındı.
Üsküdar Belediye Meclisi’nde 1’i görevden uzaklaştırılmış olmak üzere 28 CHP, 14 AKP,
3 MHP meclis üyesi bulunuyordu. başkan vekili seçiminde 44 meclis üyesi oy kullanmıştı.
CHP’nin 3 meclis üyesi, tekrarlanacak seçim öncesi gözaltında.
I was elected Mayor of Istanbul three times. When I became the leading democratic challenger to the government, my university diploma, a prerequisite for running for presidency, was annulled. I was arrested and placed in pre-trial detention.
Since then, they have tried repeatedly to silence me.
My voice, my image and even photographs of me have been restricted. My social media accounts have been blocked time and again.
Then they tried to silence me inside the courtroom itself. I was prevented from presenting my defence and even from questioning other defendants.
Now they are trying to silence that defence outside the courtroom as well.
My forthcoming book, Millet Şahidimdir — The Nation Is My Witness — contains much of the defence I was not allowed to deliver freely before the court. On 27 August, before the book could even be released, an Istanbul court ordered all printed and forthcoming copies to be seized and banned its distribution and sale.
Police were sent to printing houses and copies were confiscated.
Think about what this means, first they prevent a political prisoner from presenting his defence in court; then they prohibit the public from reading that defence.
This is not justice. It is censorship backed by judicial power.
But I will not be intimidated.
I will not be silenced.
I will not surrender.
Millions will read this book. My defence will be heard. The truth will reach the public including those who are trying so desperately to suppress it.
You can confiscate a book. You cannot confiscate the truth.
@barisyarkadas Ha gayret barış az kaldı vekil adayı olmak için potaya girmeye , havadan para kazanmaya. Ama baraj altı kalınca senin yüzünü o zaman göreceğim utanmaz herif