Ekonomist | Kamu Yönetimi Uzmanı Yeminli Sosyal Arabulucu
🌍 Küresel Gelişmeler, Sosyal Politikalar, Yerel Yönetimler ve Kamu Yönetimi Üzerine Analizler
Bu hesapta yerel yönetimler, sosyal politikalar, çalışma hayatı ve güncel kamu politikaları üzerine değerlendirmeler paylaşacağım.
Bilginin, tecrübenin ve yapıcı tartışmanın değerine inanıyorum.
Belediyelerde engelli kadrosundan işe alınan veya çalışırken %40 ve üzeri engelli raporu alan işçilerin iş güvencesi idari veya siyasi değişimlere bırakılmamalıdır.
Avrupa'da bunun somut örneklerini görebiliriz. Almanya'da belediyeler dahil hiçbir işveren bağımsız Entegrasyon Dairesi izni olmadan engelli çalışanını işten çıkaramaz. Fransa'da ise sağlık durumu zorlaşan personeli işten çıkarmak yerine büro görevine nakletmek yasal bir zorunluluktur.
Belediyelerimiz genel mevzuat değişikliğini beklemeden atılacak bazı adımlarla bu güvenceyi sağlayabilir.
Örneğin;
Toplu İş Sözleşmelerine koruyucu fesih maddesi eklenebilir.
Fesih kararları belediye içi kurul onayına bağlanabilir.
Saha koşullarına uygun olmayan personel idari hizmetlere nakledilebilir.
Engelli çalışanların iş güvencesi bir ayrıcalık değil, anayasal eşitliğin ve kamu etiğinin gereğidir.
Ardından, cinsel istismar suçundan hapis cezası alan bir şahsın yerel seçimlerde muhtar adayı olduğunu tespit ederek durumu kamuoyuna taşıdı ve sürecin takipçisi oldu.
Kurumsal mekanizmaların yetersiz kaldığı yerde gösterilen bu ısrarlı takip, sosyal politikaların sahadaki gerçek karşılığını ortaya koyuyor.
Hukuk; çocuk koruma ve kamu yararının usul iddialarından üstün olduğunu tescilledi. Pasif kalan idari mekanizmaları ve bakanlığı harekete geçmeye zorladı.
Sivil denetim olmaksızın çocuk koruma sisteminin kâğıt üzerinde kalacağı bir kez daha görüldü.
Şanlıurfa’da yürütülen çocuk hakları mücadelesi, kamu idaresinin ihmallerine ve cevapsız kalan sorulara karşı kararlı bir duruşla şekillendi.
Psikolog @gizeminecetiner , önce Karaman skandalıyla anılan bir ismin İl Milli Eğitim Müdürü olarak atanmasına karşı haftalarca İl Milli Eğitim binası önünde tek kişilik oturma eylemi yaptı.
Sahadaki zafer, küresel vicdanın sesiyle buluştu.
İspanya, 2026 Dünya Kupası’nda sadece kupayı kaldırmakla kalmadı aynı zamanda sergilediği adalet ve insanlık duruşuyla tüm mazlum halkların kalbinde taht kurdu. Futbolun sadece bir oyundan ibaret olmadığını gösteren bu tarihi başarı unutulmayacaktır.
#DünyaKupası #Filistin #Gazze #Spain #WorldCup2026
Cumhuriyet’ten bugüne borçla yaşamaya alıştık belki ama bugün durum çok daha ağır. Yeni doğan çocuk bile daha ilk günden hanenin borç yüküyle gözünü açıyor.
Yüksek faiz yatırımı kilitlerken, enflasyon küçük birikimleri eritiyor. İnsanlar kötü gün için kenara ayırdığı üç-beş kuruşla ne yarınını güvenceye alabiliyor ne de ileriye dönük bir adım atabiliyor. Yaşanan şey tam anlamıyla bir kilitlenme hali.
Evcil hayvanların restoran, kafe ve marketlerin kapalı alanlarına girişini toptan yasaklayan mevcut mevzuat yaklaşımı günümüzün sosyal ve kentsel yaşam dinamikleriyle artık uyuşmuyor.
Dünyadaki, özellikle de Avrupa’daki modern kamu yönetimi uygulamalarına baktığımızda toptan bir yasak uygulamak yerine kontrollü ve ölçülü serbestlik modelinin başarıyla işletildiğini görüyoruz. Gelişmiş ülkelerdeki yasal düzenlemeler halk sağlığı ve hijyeni korurken sorumluluğu doğrudan evcil hayvan sahibine yüklüyor. Kuralların ihlali durumunda ise işletmeye değil doğrudan kuralı çiğneyen şahsa caydırıcı yaptırımlar uygulanıyor.
Tarım ve Orman Bakanlığı’nın gıda güvenliğini koruma misyonu kentsel yaşam için elbette çok kritiktir ancak çağdaş çözüm katı yasaklar koymak değil dinamik ve sürdürülebilir denetim mekanizmaları inşa etmektir. Toplumsal alanları yasaklarla daraltmak yerine net kurallarla düzenlemek hem esnafı hem hayvan sahiplerini hem de diğer vatandaşları ortak bir kamusal nezaket zemininde buluşturacaktır.
Uluslararası tahkimde kesinleşen 1,47 milyar dolarlık Irak petrolü cezası, kamu maliyesi ve kurumsal hesap verebilirlik açısından ciddi bir yapısal çelişkidir. 1976 tarihli anlaşmanın resmi tarafı devlet (BOTAŞ) olduğu için, bu devasa finansal fatura doğrudan kamu bütçesine ve dolayısıyla vatandaşın üzerine kalmaktadır.
Oysa madalyonun diğer yüzünde; 2011 yılındaki özel bir kararnameyle bu ticarette tek elden imtiyazlı kılınan ve elde ettiği kazancı offshore yapılara aktaran özel bir şirket gerçeği duruyor. Ticari risk ve uluslararası hukuki sorumluluk tamamen kamunun sırtına bırakılırken, sürecin yarattığı devasa kârın özel bir yapıda kalması kamu yönetimi ilkeleriyle bağdaşmaz.
Gündemi suni tartışmalarla meşgul etmek, bütçede açılan bu milyar dolarlık deliği kapatmaya yetmiyor. Riskin kamulaştırılıp kârın özelleştirildiği bu tabloda sorumluluk hukuku işletilmedikçe, sistemsel hataların maliyetini toplum ödemeye devam edecektir.
Toplumsal huzuru ve düzeni korumanın yolu adaleti ve liyakati her kademede kalıcı kılmaktan geçer. Günlük polemikler yerine idari yapıyı geleceğe taşıyacak reformlara odaklanmalıyız.
Kamu yönetiminde başarının temeli idari kadrolarda liyakat, şeffaflık ve tarafsızlığı tam anlamıyla sağlamaktır. Alınan kararlardaki ciddiyet ve objektiflik, kurumlara olan güveni doğrudan belirler.
Adli veya idari süreçlerin bürokrasiye etkisini tartışırken kişileri değil kurumsal işleyişi ve hukuki güvenceleri esas almalıyız. Kurumları güçlü kılan isimler değil hukukun üstünlüğüdür.
Belediyelerde işten çıkarmalar devam ederken bir kesim de belediye çalışanlarına aldıkları maaş üzerinden düşmanlık yapıyor.
Asgari ücret, herkesin alacağı maaş değildir. Çalışana ödenebilecek en düşük ücrettir.
Sorun bir belediye işçisinin ya da bir memurun aldığı ücret değildir. Asıl konuşmamız gerekenler emeklinin geçim mücadelesi, asgari ücretlinin yaşam koşulları ve çalışanların iş güvencesidir. Kimsenin işini kaybetmesini maaşı üzerinden meşrulaştıramayız.
Çalışanları birbirine karşı getirmek yerine herkes için adil ücret ve güçlü iş güvencesini savunmalıyız.
Toplumsal krizlerde ve afetlerde sarsılan kurum-vatandaş güveni ne yazık ki her dönemde farklı aktörler tarafından suistimal edilmiştir. Geçmişteki Titan, Deniz Feneri, Çiftlik Bank vakalarından tutun da bugünün yasadışı bahis, kara para aklama ve sivil toplum/yardım kuruluşları eksenindeki tartışmalarına kadar uzanan zincir.. Soru şu ; Neden sürekli aynı döngüyü yaşıyoruz ?
Vatandaş, kriz anında bürokrasinin hantallığını gördüğünde veya kurumsal yapıya inancı zedelendiğinde doğal bir alternatif arayışına giriyor. Bu boşluğu dolduran karizmatik figürler veya esnek yapılar çok kısa sürede devasa bir finansal güce ve toplumsal bir "kutsallık" algısına ulaşıyor.
Burada asıl sorgulanması gereken kamu yönetiminin ve denetim mekanizmalarının refleksidir. Devletin ilgili kurumları ve istihbarat ağı bu yapıların kontrolsüz büyümesini elbette eşzamanlı olarak raporluyordur. Ancak erken müdahalenin yaratacağı "iyiliği engelliyor" algısı ve olası siyasi maliyet korkusu, operasyon düğmesine basılmasını hep geciktirmiştir.
Yıllarca izlenen ve raporlanan bu yapılar, meblağlar milyarlara ulaşıp mağduriyetler veya suistimaller gizlenemez boyuta geldiğinde infial patlak verince ancak çökertilebiliyor.
Sonuç ise dişinden tırnağından artırıp umutla bağış yapan sade vatandaşa oluyor. Geriye uzayan hukuki süreçler ve tahrip olmuş toplumsal inanç kalıyor.
Klasik hale gelmiş "önce büyümesine göz yum, sonra operasyon yap" anlayışına artık son verilmelidir. Kriz sonrası polisiye tedbirler değil, kamu yönetiminde şeffaf, liyakatli anlık denetlenebilir bir mimari kurmaktır. Sorun kaynağında çözülmeli, vatandaş ile devleti yönetenler arasındaki güven acilen tazelenmelidir.
#KamuYönetimi #Şeffaflık #SivilToplum #SosyalGüven #KrizYönetimi
Türkiye'nin spor altyapısındaki yapısal yatırımları ve genç neslin rekabet gücü uluslararası arenada ardışık başarılarla tescilleniyor. Farklı disiplinlerde zirveye yerleşen gençlerimiz sistemsel planlamanın sonuçlarını dünya kürsülerinde gösteriyor.
Uluslararası arenada son dönem madalya tablomuz;
Yelken ve Rüzgar Sörfünde;
#ZeynepMavioğlu U15 Dünya Şampiyonu,
#ParlaKabasakal U17 Dünya Şampiyonu,
#DoğaÇoker U15 Dünya Üçüncüsü.
Voleybolda;
#TVFSporLisesi Erkek Takımı Dünya Liseler Arası Şampiyonu,
#U18KadınMilliTakımı Avrupa Şampiyonası İkincisi,
#OkyanusKoleji Kız Takımı Dünya Liseler Arası İkincisi.
Halter ve Eskrimde;
#ZehranurAslan Yıldızlar Dünya Halter Şampiyonu,
#AleynaErtürk Eskrim Dünya Şampiyonu.
Bu dereceler tesadüfi değil rasyonel bir spor vizyonunun küresel ölçekteki izdüşümüdür. Doğru strateji ve liyakatle desteklenen Türk gençliği yapısal olarak her alanda zirve yarışının doğal aktörüdür.
Irak tahkim dosyasında kesinleşen fatura 1,47 milyar dolar tazminat ve 200 bin avro yargılama masrafı.
Ahbap MASAK incelemesindeki güncel rakamlar Yöneticilerin şahsi hesaplarında 1,5 milyar TL'yi bulan uyumsuz giriş çıkışlar ve 190 milyon ile 390 milyon TL'ye varan bahis kayıpları.
Bir yanda uluslararası antlaşmaları baypas etmenin devlete kestiği dış maliyet diğer yanda asli kurumların kriz yönetimi boşluğunu dolduran sivil inisiyatifte ortaya çıkan denetimsiz ekonomi.
Her iki tablo da kural temelli, rasyonel kamu yönetiminden uzaklaşmanın yarattığı sistemik tahribatın özeti.
Küresel ısınma ve iklim politikalarındaki en büyük tezat yapısal krizin faturasını dar gelirli toplum kesimlerine kesme eğilimidir. Sıradan vatandaşın günlük karbon ayak izi mikroskop altında incelenirken ultra zenginlerin özel jetleri, mega yatları ve büyük hacimli lüks araçlarının yarattığı devasa emisyonlar makro politikalarda görmezden geliniyor. İklim kriziyle mücadele, tabandaki zorunlu tüketimi kısıtlayarak değil zirvedeki kontrolsüz lüksü regüle ederek başlar. Adil bir küresel dönüşüm ancak bu yapısal adaletsizliğin giderilmesiyle mümkündür.
Yerel yönetim reformu kapsamında harcamalarda denetimin güçlendirilmesi ve kamu zararında sorumluluğun doğrudan ilgili yöneticiye yüklenmesi önemli bir adımdır.
Bunun yanında sosyal yardımların finansmanı, kaynakların kullanımı ve yerel yönetimlerin mali yapısına ilişkin daha merkezi bir koordinasyon anlayışının güçlendirilmesi de tartışılıyor.
Şeffaflık ve hesap verebilirlik ancak güçlü denetim mekanizmalarıyla sağlanabilir. Düzenlemeler sadece kâğıt üzerinde kalırsa beklenen sonuç alınamaz. Etkin ve bağımsız denetim uygulanmadığı sürece israfın, usulsüzlüklerin ve kamu kaynaklarının verimsiz kullanımının önüne geçmek kolay olmayacaktır.
Yerel yönetimlerde gerçek reform, yeni kurallar yazmakla değil mevcut kuralları tavizsiz uygulamakla mümkündür.
Devrimci 78'liler Federasyonu Başkanı usta şair Ahmet Telli ‘nin vefatını derin bir üzüntüyle öğrendim. Şiirleri ve onurlu duruşuyla her zaman belleklerimizde yaşayacak. Devrimci 78’liler Federasyonu camiasının, Edebiyat dünyasının ve tüm sevenlerinin başı sağ olsun. @AhmetTelli78
İzmir yerel siyasetindeki bitmek bilmeyen revizyon dalgası idari görevden almalar ve Büyükşehir Belediye Başkanı eksenindeki parti değiştirme iddiaları kenti ciddi bir belirsizliğe sürüklüyor. İlçe belediyelerinden il örgüt kademelerine kadar uzanan bu kontrolsüz değişim trafiği ve siyasetteki netlik kaybı en başta çalışanların önünü görmesini engelliyor ve toplumsal bir gerginliğe yol açıyor. Kamuoyu artık sürekli içe dönen siyasi krizlerden ve belirsizlik atmosferinden yoruldu. İzmir bu dağınık tabloyu hak etmiyor. Kentin tarihsel ve siyasal kalesi yıkılmamalı aksine idari eksiklikler süratle tespit edilerek yeniden onarılmalıdır. Şehrin acil ihtiyacı dedikodu mekanizmalarından arınmış, rasyonel kamu yönetimi ilkelerine dayalı ve öngörülebilir bir kurumsal istikrardır.
Geri dönüşümlü/iade edilebilir (depozitolu) su fiyatlarının bir gecede yükselmesi tek seferde %45-50 lik bir artış anlamına gelir. En temel ve yaşamsal ihtiyaç maddelerindeki bu kontrolsüz fiyat hareketleri hanehalkı bütçesini doğrudan sarsmaktadır.
Depozito sistemlerinin temel rasyonalitesi; ambalaj maliyetini düşürerek hem çevresel sürdürülebilirliğe katkı sağlamak hem de tüketiciye daha ekonomik bir alternatif sunmaktır. Ancak bu denli fahiş oranlar, sistemin ekonomik zeminini ve tüketici güvenini zedelemektedir.
Makroekonomik istikrar ve enflasyonla mücadele yalnızca büyük kalemlerdeki yapısal reformlarla değil sokaktaki vatandaşın en temel tüketim maddesindeki mikro fiyat denetimleriyle korunur. Gerekçesiz ani artışlar piyasadaki fiyat algısını da bozmaktadır.
Bu noktada Ticaret Bakanlığı’nın piyasa gözetim mekanizmaları ile Haksız Fiyat Artışı (HFA) denetimlerinin sahada daha aktif işletilmesi büyük önem arz ediyor. Tüketicinin korunması ve piyasa dengesinin sağlanması adına bu tür mikro hareketler yakından izlenmelidir.
#TicaretBakanlığı #TüketiciHakları