Müstafi Tümamiral Cihat Yaycı: “60 bin kişinin katili Netanyahu’ya katil diyorsunuz.
Peki 55 bin kişinin katili Apo’ya neden katil demiyorsunuz?
Türk’ün hayatı bu kadar ucuz mu ya!
Filistinliyi öldürene katil, Türk’ü öldürene kurucu önder diyorsunuz!
Filistinliyi öldürünce katil, Türk askerini öldürünce nefret dili yaymayın kurucu önder o deniliyor!”
Cengiz Topel’in otopsi raporu:
• Sol gözü çıkarılmış.
• Edep yerleri ezilmiş ve her iki kolunun pazusu matkapla delinmiş.
• Kafasının sol tarafına bir beton çivisi çakılmış.
• Boğazından göbeğine kadar göğsü yarılmış.
• Akciğeri ve kalbi noksan, yarım ya da yok.
Bir suç dolaşıyor ya ortalıkta,"Halkı kin ve düşmanlığa tahrik!"
Fikrini sosyal medyada paylaşıp katılmadığı hususları belirtti diye patır patır adam tutuklatılıyor ya bu suçlamayla insanlar!
Bu vb fikirlerini açıklayan, sadece fikirlerini değil, silahın ucunu gösterip tehdit de edenler beni çok tahrik ediyor...
Ya sizi?
Haberiniz olsun dedim, bir şey yapılmayacağını bilerek!
🇹🇷 Cihat Yaycı:
“Türk Devletleri Teşkilatı’yla ilgili çok önemli bir konu var. Bunu açık açık konuşmamız gerekiyor. Azerbaycan dışındaki Türk Devletleri Teşkilatı üyeleri, 33 yıl boyunca tanımadıkları Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ni geçen yıl tanıdılar, büyükelçilik açtılar.
Daha da önemlisi, Türkiye’yi Kıbrıs’ta ‘işgalci’ olarak nitelendiren Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarını kabul ettiklerini yazılı şekilde beyan ettiler. Bu, gerçekten sindirilmesi zor bir durumdur.
Her şeyi pembe göstermek doğru değildir. Yanlışları da konuşacağız ki kamuoyu bilinçlensin, eksikler görülsün ve gerekli adımlar atılsın. Elbette iyi yapılan işleri de takdir ediyoruz.
Bugün savunma sanayinde dünyanın 11’inci sırasındayız. Dünyanın ilk 20 ekonomisi içerisindeyiz. Türkiye’nin jeopolitik önemi her geçen gün artıyor. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin gücü ortadadır.
Türkiye, kim ne derse desin, bugün bölgesel oyun kurucu, küresel oyun bozucu bir devlettir. Artık küresel oyun bozmanın ötesine geçip küresel oyun kuran bir devlet olma yolunda ilerliyoruz.
Ama bunun için eksiklerimizi de konuşacağız. Sadece eleştirmek için değil, çözüm üretmek için konuşacağız. Benim yaptığım da budur. Mavi Vatan bir öneridir. Libya Deniz Yetki Alanları Mutabakatı bir öneridir. Kıbrıs konusunda da çözüm önerileri ortaya koymak gerekir.
Öncelikle milletimize ve bütün dünyaya şu gerçeği anlatmalıyız:
Kıbrıs hiçbir zaman bir Yunan adası olmamıştır. Biz Kıbrıs’ı hiçbir zaman Yunanistan’dan almadık. Kıbrıs’ı Venediklilerden aldık. Diğer adaları Cenevizlilerden ve Saint Jean Şövalyeleri’nden aldık. Dolayısıyla Yunanistan’ın Kıbrıs üzerinde tarihî hak iddia etmesi hem tarih bakımından hem de hukuk bakımından dayanaksızdır.
Şunu herkes çok iyi bilmelidir:
Kıbrıs Adası’ndan vazgeçersek Mavi Vatan’dan vazgeçeriz. Mavi Vatan’dan vazgeçersek Türk milletinin geleceğinden vazgeçeriz. Türk milletinin refahından vazgeçeriz. Türk milletinin güvenliğinden vazgeçeriz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin güvenliği ve bekası, inanamayacağınız ölçüde tehlikeye girer.
Onun için Kıbrıs’a sahip çıkmak, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni yaşatmak ve güçlendirmek herkesin bir numaralı hedefi olmalıdır.
Geçmişte Annan Planı ile önümüze getirilen anlayışın benzerlerini yeniden gündeme getirecek girişimlere karşı son derece dikkatli olmak zorundayız. Kıbrıs’ta verilecek her taviz, yalnızca Kıbrıs’ı değil, Mavi Vatan’ı; Mavi Vatan’da verilecek her taviz ise Türkiye Cumhuriyeti’nin geleceğini doğrudan etkileyecektir.”
YAYININ TÜMÜ👇
https://t.co/gBracsNXpo
⚠️ “Keşke biz de şehit olsaydık da bu kadar sahipsiz kalmasaydık!”
Güvenpark’ta gece gündüz nöbet tutan er, gazi ve şehit yakınları, seslerini duyurmaya çalışıyor.
Doğu ve Güneydoğu’da terör örgütü PKK’ya karşı verilen mücadelelerde gazi olan erler, “muvazzaf-er” ayrımının bitmesini istiyor:
• 1996 yılında Irak sınırında mayına bastım. Aldığım maaş 51 bin 200 lira.
• Bu parayla dört kişiye bakmaya çalışıyorum. Keşke biz de şehit olsaydık da bu kadar sahipsiz kalmasaydık.
• Maaşımın 15 bin lirası kullandığım medikal ürünlere gidiyor. Kalan 48 bin lirayla hem iki bebeğime hem de eşim ile kendime bakıyorum. Yitip giden hayatın karşılığı bu olmamalı.
• Kurşun adres, rütbe sormuyor. Terk edilmiş hissediyoruz.
• Verdiğimiz mücadeleyi sorguluyoruz. Haklarımıızı istiyoruz.
• Aldığım gazi ve emekli maaşının toplamı yoksulluk sınırı etmiyor. Astsubaya emsal maaş bağlanırken biz niye emekli memur statüsünde görülüyoruz?
• Dünyanın hiçbir yerinde bu görüntüyü göremezsiniz. Bizim ülkemizde şehidimiz, gazimiz sahipsiz.
• Hepimiz bu vatan için ayaklarımızı, gözlerimizi verdik. Kimse bize ‘burada ne yapıyorsunuz’ demiyor. (Nefes - İlke Çıtır)
Ah Be Ah
Bizler Sizler İçin Vatan Savunmasında Canımızı Hiçe Sayarken, Uzuvlarımızı Kaybederken Sizler Bizleri Görmezden Geliyorsunuz.
İki Gözünü Vatan Savunmasında Kaybeden Kahraman Gazimiz Mehmet’in Hak Arayışındaki Sesini Nasıl Görmezden Gelirsiniz.
Bunlar Sizin Kardeşleriniz Evlatlarınız Abileriniz….
ALLAH için AHDE VEFA borcunuzu bize Gazileri görmemezlikten gelerek mi ödüyorsunuz.
Bir tanenizde ALLAH razı olsun deseniz bizlere yeterdi..
Sizleri Gazilerin Güvenpark’ta Hak arayışındaki oturma eylemine davet ediyoruz.
#Gazilerkimsesizkaldı
#Gazilersizleriçincanlarındanvazgeçti
#SesimizeSessizKalmayın
19 Temmuz 1921
Kurtuluş Savaşı'nın en buhranlı günleri...
Daha dört gün önce 4ncü Tümen Komutanı Yarbay Nazım şehit olmuş.
Meclis'teki mebuslar ne yaptılar, biliyor musunuz; Nazım'ın rütbesini miralaylığa (albay) yükseltip, Şehit Miralay Nazım ve Şehit Miralay Süleyman Fethi beylerin ailelerine Şehit maaşı bağladılar.
İki sene sonra da "milletvekili maaşına denk olacak şekilde" zam yaptılar Şehit ailesi maaşına.
ŞEHİT AİLESİ MAAŞI = MİLLETVEKİLİ MAAŞI
Bugün?
Bugün gazilerimiz, Şehit yakınlarımız milletvekillerine seslerini duyurmak için 40° sıcakta, güneş altında oturma eylemi yapmak zorunda kalıyor.
Sonra "tek parti dönemi şöyleydi böyleydi" değil mi?
Alkışlar size
@mustafaciftcitr@memetsimsek@isikhanvedat
İlgilenen Ankaralılar için;
Gazilerimiz Güvenpark'ta sessizce feryat ediyorlar. Yolunuzu düşürüp bir selam vermeniz bile yeter.
#GazilerinHakkınıVerin
Bugün, son kez Aslanlı Yolda yürümek, sonra çelenk koymak ve Özel Deftere uzun uzun yazmak gerçekten etkileyiciydi. Bu duyguları paylaşan meslektaşlarıma, Ankaralı Macarlara, Türk-Macar Dostluk Derneği yönetimine ve Macaristan'ın bize katılmış değerli dostlarına çok teşekkür ederim.
O'nun derdi hiçbir zaman tatil yapmak olamadı.
Bu yaşında Yapayalnız. Bir semt parkındaki ağacın altında; takma bacağını çıkarmış bacak etini dinlendiriyor. Anlamayız bu tabiri ya, neyse.
Bu Adam kim?
Terörle Mücedele Gazisi.
Ankara Güvenpark'ta hak arıyor; oysa şu an turistik bir tatil beldesinde şezlong üzerinde dinleniyor olması gerekirken.
Ancak O hakkını istiyor. Ödenmesi gereken kirası, halledilmesi gereken faturaları var.
@ErGaziler@idrisTugunmus12@oktayyildirim__@Pakize_Akbaba@turkhafiza2
@MacaristanBE@aysenuryazici Keşke orada olabilseydik, ancak kalbimiz orada Atamızın huzurunda sizinle olacak Sayın Viktor Matis, duyurunuz gözlerimizi yaşarttı; çok nazik, kıymet bilensiniz, minnetle!🇹🇷