Kıymetli kardeşim Filistin İçişleri Bakanı Sayın Ziyad Hab El-Rih ve heyetini Bakanlığımızda ağırladık.
Türkiye ile Filistin arasındaki bağ; yalnızca diplomatik ilişkilerle sınırlı değil, ortak tarihimizin, medeniyetimizin ve kardeşliğimizin üzerine inşa edilmiş güçlü bir gönül birlikteliğidir.
Bu anlayışla gerçekleştirdiğimiz her buluşmayı, iki kardeş halk arasındaki dayanışmayı daha da güçlendiren kıymetli bir adım olarak görüyoruz.
Görüşmemizde; Gazze’de ve işgal altındaki Filistin topraklarında yaşanan insani trajediyi, Filistin halkının ihtiyaçlarını ve kurumlarımız arasındaki iş birliğini ele aldık.
Sayın Bakan; Filistin Cumhurbaşkanı Sayın Mahmud Abbas’ın, Sayın Başbakanın ve Filistin halkının selamlarını iletti ve "Filistin davasında Türkiye'nin sarsılmaz sağlam duruşunu tebrik ediyoruz. Yüreğimizi soğutan girişimlerinizi biliyoruz. Tarihsel haklarımızı alana kadar mücadelemize devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
Sayın Ziyad Hab El-Rih, AFAD'ımız, Göç İdaresi Başkanlığımız ve Emniyet Genel Müdürlüğümüzün Filistin halkına verdiği destekten duydukları memnuniyeti belirtti.
Muhterem Cumhurbaşkanımız @RTErdogan’ın liderliğinde; Filistin davasını bir vicdan, adalet ve insanlık meselesi olarak görmeye, kardeş Filistin halkının yanında kararlılıkla durmaya devam edeceğiz. 🇹🇷🇵🇸
Allah; Mescid-i Aksa'nın huzura kavuştuğu, Kudüs'ün yeniden barışın ve kardeşliğin sembolü olduğu günlere bizleri eriştirsin.
Siyasi rakiplerimiz gece gündüz koltuk kavgası verirken biz iktidar ve ittifak olarak Türkiye’yi geleceğe hazırlamanın mücadelesini veriyoruz.
Biz işimize bakıyor, asli gündemimize odaklanıyor, milletin çizdiği rotada ilerlemeye devam ediyoruz.
Necmeddin Bilal Erdoğan;
Peygamber Efendimizi seven, hayatında kendine örnek alan bireyler yetiştirmek sanıyorum ki insanlığa yapacağımız en büyük hizmettir.
Batı camileri yıkarken biz burada kiliseleri tamir ediyoruz çünkü korkumuz yok, biz kendimize güveniyoruz.
Biz devletlerden bir devlet, milletlerden bir millet değiliz.
Biz inancımızla, kimliğimizle, ideallerimizle üç kıta yedi iklimde düzen kurmuş Türk milletiyiz.
İktidarlarımız döneminde ülkemizin pek çok sorununu çözdük lakin muhalefetin kronikleşmiş vizyon sorununu bir türlü çözemedik.
Rahata alışmış muhalefet aktörlerine çalışmayı, proje geliştirmeyi, hizmet etmeyi maalesef öğretemedik.
Dış politika, savunma, vesayete ve teröre karşı mücadele gibi konularda yerli ve millî duruş sergilemeyi öğretemedik.
Şunu da ifade etmek isterim ki Türkiye’nin muhalefet açığı, kapanmak bir yana, giderek daha fazla büyüyor.
Siyaset kurumunun koltuk ve kariyer sevdalılarının elinde düşürüldüğü içler acısı hali gördükçe inanın ülkemiz adına biz üzülüyoruz.
Rakibimiz de olsa muhalefet de olsa Türkiye’nin ikinci büyük partisinin kavgayla, gerilimle anılmasını biz doğru bulmuyoruz.
Biz karşımızda iç karışıklıkla malul bir muhalefet değil; hizmette, vizyonda, eserde, fikirde yarışacağımız bir muhalefet görmek istiyoruz.
Kalitemize ve kalibremize uygun bir muhalefet arayışımız, dün olduğu gibi bugün de devam etmektedir.
Bu yıl AK Parti’mizin kuruluşunun 25’inci yılını idrak ediyoruz.
Ağustos ortasında inşallah bize, hareketimize ve mücadelemize yakışır bir programla 25’inci yaşımızı büyük bir coşkuyla kutlayacağız.
Partimizi kurarken hemen hiç kimse ülkemizin bu kadar kısa sürede büyük mesafeler alacağını düşünmüyordu; Türkiye’nin eğitim, sağlık, adalet, emniyet, ulaşım, ekonomi, dış politika, turizm gibi alanlarda bu kadar kısa sürede büyük hamleler yapabileceğine ihtimal vermiyordu.
Ankara’nın lokomotifliğini üstlendiği savunma sanayisinde ülkemizin başarı hikâyesi yazabileceğine çok az kimse inanıyordu.
İhracatımızı 36 milyar dolardan 275 milyar dolar seviyesine…
Turizm gelirimizi 12,4 milyar dolardan 65 milyar dolar seviyesine…
Savunma ihracatımızı 248 milyon dolardan 11 milyar dolar seviyesine…
Millî gelirimizi 236 milyar dolardan 1,6 trilyon dolara çıkaracağız desek hayal tacirliği yapmakla itham edilirdik.
Türkiye’yi önce bölgesel bir güç, sonra da küresel siyasetin oyun kurucusu yapacağımızı söylesek hayalperest olmakla suçlanırdık.
Ama biz bundan 25 sene önce tahayyül dahi edilemeyen, tasavvur dahi edilemeyen büyük bir kalkınma hamlesine imza attık.
Hayalleri hedeflere, hedefleri de tek tek gerçeklere dönüştürdük.
Köklü reformlarımızla, sessiz devrimlerimizle, merhum Özal’ın o meşhur ifadesiyle “Türkiye’ye çağ atlattık.”
“Bu Sevdanın Adı: Ankara” programında AK Parti Ankara İl Teşkilatımızın kıymetli mensuplarıyla, değerli yol ve dava arkadaşlarımla beraber olmaktan büyük bahtiyarlık duydum.
Ankara’mızın 25 ilçesindeki, 1.427 mahallesindeki vatandaşlarıma selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum.
Kapalılar imha edilsin demek
ve bu hadsizliği sosyal medyadan paylaşım yapmak.
Beyin gelişimi tamamlanamayan az gelişmiş bir insanın dışa vurum halinin örneğidir.
Bu tür insanlar
Rehabilitasyon merkezlerinde müşaade altında alınmalı ve beyin gelişimleri tamamlanmalıdır.
Babalar Günü vesilesiyle hazırladıkları bu anlamlı sürpriz ve gösterdikleri ince düşünce dolayısıyla AK Parti Nevşehir Gençlik Kollarımızdaki genç kardeşlerimize gönülden teşekkür ediyorum.
Başta aziz şehitlerimizin ve kahraman gazilerimizin kıymetli babaları olmak üzere, tüm babalarımızın Babalar Günü’nü en kalbi duygularımla tebrik ediyorum.
Allah; ebediyete irtihal eden büyüklerimize rahmet, hayatta olan babalarımıza sağlık, afiyet ve hayırlı ömürler nasip eylesin.
Bugün, başta aziz şehitlerimizin emanetini yüreğinde taşıyan kıymetli şehit babalarımız olmak üzere; sevgisiyle yuvasını ayakta tutan, evlatlarına vatan ve millet sevdasını miras bırakan tüm babalarımızın Babalar Günü’nü en kalbi duygularımla kutluyorum. Rabb’im hayatta olanlara sağlık ve afiyet, ahirete irtihal eden babalarımıza ve aziz şehitlerimize rahmet eylesin. Minnetimiz ve dualarımız daima onlarla…
TÜRGEV’imizin 30’uncu kuruluş yıl dönümünün ülkemiz, milletimiz, sivil toplum camiamız için hayırlara vesile olmasını diliyorum.
Aşkla ve adanmışlıkla görev yapan, şuurlu bir gençliğin yetişmesi için fedakârca çalışan tüm vakıf insanlarımıza tebrik ve teşekkürlerimi iletiyorum.