Chinese futures exchange quant built an algorithm for predicting oil prices. He made $586,000 in profit in just one month.
16 trades, only 2 in loss. Each win = $150-300k profits.
Tech stack: MiroFish simulation + OSINT parser + Claude.
Giving This Free for 24 hours. To get it:
1. Comment the word 'CLAUDE'
2. Like and Retweet this post
3. Follow me @marryevan999 (so i can DM you)
ChatGPT + Laptop + Internet + 1 Hour a Day = $250 Daily
Normally, I charge $157 for this guide.
𝐖𝐨𝐫𝐭𝐡 $157, 𝐛𝐮𝐭 𝐟𝐫𝐞𝐞 𝐭𝐨𝐝𝐚𝐲!
Like, comment "Guide" and repost for absolutely FREE.
(Must follow, 42 hours only)
10/ ✨ Listemiz şimdilik böyle! Bilim kurgunun her türüne doyacağımız bir dönemdeyiz.
Peki, senin bu listede "mutlaka izleyin" dediğin veya en çok merak ettiğin yapım hangisi? Yorumlarda buluşalım! 👇💬
#SciFi#BilimKurgu#Dune#Avatar#Severance#ProjectHail Mary #Sinema
9/ 🛡️ 2026'da Ekranı Sallayacak Diğerleri • Star City: Uzay yarışına Sovyetler cephesinden bir bakış. • Lanterns: DC'nin kozmik dedektifleri Dünya'daki bir gizemi çözüyor. • Spider-Noir: Nicolas Cage ile 1930'ların karanlık New York'u. 🕷️
2011 yılında ünlü şarkılara esprili yorumlar getiren Ali Biçim, Bee Gees’in “Stayin’ Alive” şarkısını İstanbul’da toplu ulaşımın kalbi olan metrobüs için uyarlamış ve ortaya “Kaysana” şarkısı çıkmıştı.
Arşivde gezerken bu sefer Zen klasörüne daldık. İçindeki görselleri bir ara galiba lastfm'den edinmiştik. Aşağıdaki fotoğrafın notunda Zen'in ilk konseri olduğu yazıyor. Görüntüde bas çalan isim Mustafa Bahar. 1988'de Fransız Kültür Merkezi'nde verilen konserden...
Zen doğaçlama ve saykedelik müzik yapmasıyla biliniyor. "Suda Balık", "Derya", "tanbul" ve "Bakırköy Akıl Hastanesi'nde" olmak üzere dört albüm çıkardı. 2000'lerin başlarında grup sona erdi. Gruptan Murat Ertel ve Levent Akman, Zen'den sonraki adım olan Baba Zula'da müzik hayatına devam ediyor. Grubun iki baş rolünden (biri Murat Ertel) Merih Öztaylan ise sonraki işlerinde sinema alanında bulundu.
Grubun alamet-i farikası, stüdyoya girdiğinde ya da konsere çıktığında tamamen beklenmedik, ana hatları dışında önceden planlanmamış ve bestelenmemiş, sözleri yazılmamış doğaçlama bir müzik yapıyor olmasıydı. Tipik rock orkestrasyonu yanında elektro saz, darbuka, sampler, kontrbas gibi geniş bir enstrüman yelpazesi vardı. Son albümleri "Bakırköy Akıl Hastanesi'nde" (1999) bir konser albümü ve bu konser, albüme ismini veren yerde, hastanenin şifa arayan sakinlerine verildi. Yakın zamanda bu albümün duble plağı basılmıştı. İçerisinde konser hakkında bol miktarda bilgi ve belge içeren malzemeler bulunuyor.
Bir diğer dikkat çekilmesi gereken Zen albümü ise "tanbul" (1998). Elektro sazın oldukça sert bir müzik enstrümanı olarak kullanıldığı bu albümde saykedelinin tavan yaptığı anlar mevcut. Karanlık bir albüm. Şarkılar genel olarak bir sözlü, bir enstrümantal sırasıyla gidiyor, baş ve sonları yer yer birbirine bağlı olduğu için plağının da çıkmasını umduğumuz albümlerden birisi...
Biraz kişisel bir not ekleyelim. (daha rahat anlatmak için birinci tekil konuşmaya geçeyim -AAD) Baba Zula, Zen'in doğal bir devamı olarak müzik hayatına devam etse de ben her zaman "Zen"ci oldum. Zen'in müziği Baba Zula'ya göre oldukça karanlık, Baba Zula'nın bunu devam ettirmesi beklenemeyecek bir şey. Ancak ben mesela Baba Zula'da Zen'deki deliliğin aynı oranda devam etmesini isterdim. Baba Zula'da favori albümüm "34 Oto Sanayi". Onun dışındaki albümlere dinleyici olarak pek dahil olamadım. Zen'de ise 4 albümün 4'ünün de kendine has bir tadı var. Konserlerine gidenler kelimenin gerçek anlamıyla eşsiz bir deneyim yaşadıkları için çok şanslı. Keşke bir Zen reunion'ı olsa...
Doğası itibariyle metalcilerle yolu pek kesişmediğinden, kitabın ana omurgasında heavy metal olduğundan, arşivde de az sayıda malzemesi olduğu için kitapta pek yer bulamadı Zen. Ancak radarımızdaki gruplardan birisi olduğu bilinsin.
Grupla henüz tanışmayanlar için bu şekilde uzun yazmak istedik.
SON DAKİKA: İSVİÇRE MAMOGRAFİYİ YASAKLIYOR
– TIP DOLANDIRICILIĞI ORTAYA ÇIKTI
İsviçre, mamografiyi yasaklayan ilk ülke oldu ve tıp tarihinin en büyük sahtekarlıklarından birinin ardındaki gerçeği ortaya çıkardı. Kadınlar onlarca yıldır iyileştirmek için değil, kâr etmek için tasarlanmış bir sistem tarafından terörize edildi, yanlış teşhis konuldu ve sakat bırakıldı.
Artık maske düştü. Mamografi asla hayat kurtarmayı amaçlamıyordu. Hasta yaratmayı amaçlıyordu. Gerçekler apaçık ortada: %60'a varan yanlış pozitif sonuçlar
– Tüm teşhislerin yarısı yanlıştır. Kadınlar, hiç yaşamadıkları hastalıklar için kemoterapi, mastektomi ve radyasyona maruz kalmaktadır. Testin kendisi zarar veriyor
- Göğüsler acımasızca eziliyor, dokular radyasyona maruz kalıyor. Kansere yol açabilen bir "kanser testi". Tümör yayılma riski
– Çalışmalar, mamografinin aslında tümör büyümesini tetikleyebileceğini ortaya koyuyor. Durdurduğunu iddia ettiği hastalığı tetikleyen bir teste güvenmeyi düşünün. 690.000'den fazla aşırı teşhis – Sayısız sağlıklı kadın hasta olarak etiketlendi ve büyük tıp şirketleri için nakit makinesi haline getirildi.
Bu sağlık hizmeti değil. Kadınlara karşı organize bir suç. Korku, propaganda ve milyonlarca insanı aşırı teşhis ve aşırı tedavi döngüsüne hapseden zorunlu yıllık taramalar üzerine kurulu bir kâr makinesi.
İsviçre, tıp mafyasına savaş açtı. Yasaklamaları sadece bir politika değil, aynı zamanda kârın insandan üstün olduğu kirli sırrını ortaya çıkaran devrim niteliğinde bir eylem.
Dünyanın geri kalanı artık rol yapamaz.
Gerçek şu ki: daha güvenli ve daha doğru alternatifler mevcut.
Ezme veya radyasyon içermeyen manuel muayeneler ve gelişmiş görüntüleme yöntemleri bunu kanıtlıyor. Tıp endüstrisi bunu biliyor, ancak milyar dolarlık imparatorluklarını korumak için bunları gizliyor.
Küresel Harekete Geçme Çağrısı:
– Mamografinin dünya çapında yasaklanması.
– Vurguncuları araştırın ve yargılayın.
– Fonları güvenli ve insani tanı araçlarına yönlendirin.
– Kadınları korku propagandasıyla değil, gerçekle eğitin.
İsviçre fitili ateşledi. Tıp dünyası imparatorluğunu korumak için savaşacak, ancak çatlaklar ortaya çıkıyor. Yalanlar dayanamaz.
Mesele sadece meme kanseri değil; insan acısıyla beslenen tüm sistemi ifşa etmek. İsviçre, gerçek sağlık hizmeti için küresel bir devrimin ilk adımını attı. Soru şu: Dünya ayağa kalkacak mı, yoksa tıp mafyasının kâr uğruna hayatları mahvetmeye devam etmesine izin mi verecek?
Sessizlik zamanı bitti. Gerçek ortaya çıktı.
Türkiye'de kaset firmaları zaman zaman ya kendi kataloglarından derleyerek, ya da yurtdışından hazır derlenmiş halde karışık kasetler basarlardı. Thrash the Wall bunlardan biriydi. Güneş Plak ve Kaset Yayıncılık tarafından basılan karışık kasette Roadrunner'ın en ses getiren grupları bulunmaktaydı. Tarayıp bu kartoneti internete kazandıran kişi şarkılara not da vermiş.
Kaset arşivimizle yan yana gelebilirsek bu karışık kasetlerin kartonetlerini tarayıp bir flood yapabiliriz. 10-15 tane olacaktı.
A Yüzü:
1. King Diamond - Sleepless Nights
2. Helloween - Future World
3. Motörhead - Eat the Rich
4. Rage - Invisible Horizons
5. Running Wild - Raging Fire
6. Sodom - Remember the Fallen
7. Paradox - Search for Perfection
B Yüzü:
1. Annihilator - Human Insecticide
2. Obituary - Find the Arise
3. Sepultura - Sarcastic Existence
4. Atrophy - Slippery Through the Crack
5. Xentrix - Balance of Power
6. Rochus - Let's Thrash
7. Gang Green - Tear Down the Walls