Sürekli edepten ahlaktan bahseden Berhan Şimşek hakkında eşine psikolojik ve fiziki şiddet uyguladığı gerekçesi ile uzaklaştırma kararı verildi
Kim neden bahsediyorsa onda eksiktir
8 yıl önce
Kaçırıldı,
İşkence gördü,
Katledildi.
23 yaşındaydı ve henüz 8 aylık Öğretmendi.
Aziz naaşı 27 gün sonra Munzur Çayına atıldı.
Şehit Öğretmenimiz Necmettin Yılmaz.
Asla unutma ve hatırla.
Bodrum belediye başkanımız Tamer Mandalinacı,
Bodrum TurgutReis’te bulunan LÖSEV-LÖSEMİLİ ÇOCUKLAR TATİL KÖYÜMÜZÜN yanında doğal bir azmak (nehir) var.
Buraya arka taraftan KANALİZASYON bağlamışlar.
Pislik-sinek ve kokudan geçilmiyor,
HAYATİ TEHLİKE VAR.
4 resmi Yazımız sizdedir
Fotoğraftaki yiğitler Kıbrıs Barış Harekâtı’na katılan askerî hekimler.
Yaşayanlara sağlıklı bir ömür, vefat edenlere Allah’tan rahmet dilerim.
Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 52. yılı kutlu olsun.
İmkanı olduğu halde sorumluluk almayan, vicdani görevini yerine getirmeyen kişi ve kurumlar, bu durumun ortağı oldukları gerçeğini değiştiremezler.
Sizi de yazacak olan tarihin doğru tarafında yer alın.
HERKES TAGA YAZSIN LÜTFEN!
#MinguzziYasasıHemenŞimdi
20 Temmuz 1974’te gerçekleştirilen Kıbrıs Barış Harekâtı barışa ve insan onuruna sahip çıkan bir milletin iradesidir.
Bu anlamlı günde Kuzey Kıbrıs’taki yurttaşlarımızın Barış ve Özgürlük Günü’nü yürekten kutluyor; başta merhum Bülent Ecevit, Necmetin Erbakan ve Rauf Denktaş olmak üzere tüm şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnetle anıyorum.
Kıbrıs Türkü’nün haklı mücadelesini dün olduğu gibi bugün de savunmaktan asla vazgeçmeyeceğiz.
Bugün Asude’min doğum günü,yaşasaydı 4 yaşında olacaktı. Asude büyüyecek Saçları uzayacaktı ,nasıl tatlı bir kız çocuğu olacaktı ,ne yazık ki hiç bilemeyeceğim.Anne baba diyemeden, soframıza oturup bir lokma yiyemeden, bir adım atıp yürüyemeden ;kıydılar Asude’me uçtu melek oldu. Babaannen seni çok seviyor Asude’m, sizi hayattan koparanlar;beni böyle kolu kanadı kırık bırakanlar en ağır cezayı alacak inşallah.Çok özledim sizi çook, bebek kokun burnumda tütüyor.
Suç duyurusudur.
Seçilmiş Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan’ın yerine atanan Ali İkram Tuna yönetimindeki Şişli Belediyesi’ne ait bir otobüsün, Menzil tarikatının talebi doğrultusunda tahsis edildiği bizzat yapılan paylaşımla duyurulmuştur.
Kamu kaynakları hiçbir tarikatın hizmetine sunulamaz.
Tutuklanan Nasuh Mahruki:
- Soyadımdan hareketle Ermeni veya Yahudi kökenli olduğuma ilişkin hedef gösterici paylaşımlar yapılıyor.
- Ben, Osmanlı Devleti'nin şehit Kaptan-ı Deryası Nasuhzade Ali Paşa'nın torunuyum. Osmanlı mirasına mensubum.
- Milli Güvenlik Akademisi'nden mezunum. Hiçbir siyasi partiyle organik bağım yok. Tek bağlılığım Türk milletine ve Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucu değerlerinedir. Yaşamını daima bu ülkeye ve insanına hizmet etmeye adadım.
NASUH MAHRUKİ’Yİ SERBEST BIRAKIN!
Çok hayat kurtardı.
Bu vatanın güzel halkı için yıllarca mücadele etti.
Köşesine çekilip ‘ bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın’diyen günün adamlarından olmadı.
O vatansever, yardımsever, dürüst bir koca yürek…
O suçsuz!..
#nasuhmahrukiyiserbestbırakın
Küba'dan bir çığlık yükseliyor !
DÜNYAYA AÇIK BİR MEKTUP: Küba'dan bir kadın, kimsenin görmek istemediği suçu ifşa ediyor.
--- Tüm insanlığa, dünya annelerine, Sınır Tanımayan Doktorlar'a, dürüst gazetecilere ve hâlâ adalete inanan hükümetlere sesleniyorum:
İsmim, milyonlarca diğer insanınkiyle aynı. Ünlü bir soyadım ya da yüksek bir makamım yok. Ben sıradan bir Kübalı kadınım. Bir evlat, bir kız kardeş, bir vatanseverim. Ve bunları paramparça olmuş bir ruhla, titreyen ellerle yazıyorum; çünkü halkımın bugün yaşadığı şey bir kriz değil. Bu, Washington tarafından soğukkanlılıkla gerçekleştirilen, yavaş ve hesaplanmış bir cinayet.
Ve dünya başka yöne bakıyor.
👵 BÜYÜKANNEM VE BÜYÜKBABAM İÇİN SESİMİ YÜKSELTİYORUM:
Küba'da yaşlı insanların vaktinden önce ölmesini ifşa ediyorum; çünkü abluka, kalp rahatsızlıkları, yüksek tansiyon ve diyabet ilaçlarının ülkeye girişini engelliyor. Mesele kaynak yetersizliği değil. Bu, kasıtlı bir yasak. Küba'ya satış yapmak isteyen şirketler para cezasına çarptırılıyor, baskı görüyor ve tehdit ediliyor. Kendi hükümetleri ise sessiz kalıyor. Ve bu sırada, Kübalı bir büyükbaba göğsünü tutarak bekliyor. Ölüm uyarı yapmaz; ama abluka yapar.
---
👶 ÇOCUKLARIM İÇİN SESİMİ YÜKSELTİYORUM:
Küba'da yakıt yetersizliği nedeniyle kuvözlerin kapatılmak zorunda kalmasını ifşa ediyorum. Amerika Birleşik Devletleri hükümeti hangi ülkelerin bize petrol satıp hangilerinin satamayacağına karar verirken, yenidoğan bebeklerin hayatta kalma mücadelesi vermesini... Washington'daki bir ofiste imzalanan bir emrin, kıyılarından sadece 90 mil ötedeki bir çocuğun feryadından daha önemli görülmesi yüzünden çocuklarının hayatının tehlikeye girdiğini gören Kübalı annelerin varlığını...
Uluslararası toplum nerede? Çocuk haklarını bu denli hararetle savunan örgütler nerede? Yoksa Kübalı çocuklar yaşamayı hak etmiyor mu?
🍽️ KASITLI AÇLIĞA KARŞI SESİMİ YÜKSELTİYORUM:
Ablukanın, kurgulanmış bir açlık yaratma girişimi olduğunu ifşa ediyorum. Gıda, sebepsiz yere ortadan kaybolmuş değil. Gerçek şu ki, onu satın almamız engelleniyor. Gıda taşıyan gemiler taciz ediliyor. Banka işlemleri engelleniyor. Bize tahıl, tavuk ve süt satan şirketlere yaptırım uygulanıyor.
Küba'daki açlık bir tesadüf değil. Bu, ABD hükümetinin bir devlet politikasıdır; 60 yıl boyunca geliştirilmiş, her yönetim tarafından güncellenmiş, Donald Trump tarafından şiddetlendirilmiş ve Marco Rubio tarafından acımasızca uygulanmıştır.
Buna "ekonomik baskı" diyorlar. Bense buna açlığa mahkûm etme terörü diyorum.
ÜLKEMİN DOKTORLARI İÇİN BİR ÇAĞRI:
Tüm dünya çökerken pandemi sırasında hayat kurtaran doktorlarımızın bugün şırınga, anestezi ve röntgen ekipmanından yoksun bırakılmasını kınıyorum. Bunları nasıl üreteceğimizi bilmediğimiz için değil; yetenekten yoksun olduğumuz için de değil. Aksine, abluka yüzünden malzeme, yedek parça ve teknolojiye erişimimiz engellendiği için.
Bilim insanlarımız beş COVID-19 aşısı geliştirdi. Beş tane. Kimsenin yardımı olmadan. Tüm zorluklara rağmen. Ablukaya ve yalanlara rağmen. Yine de imparatorluk, bunu başardığımız için bizi cezalandırıyor.
🌍 DÜNYAYA SESLENİYORUM:
Küba sadaka dilenmiyor.
Küba asker istemiyor.
Küba sevginizi istemiyor.
Küba adalet istiyor. Ne fazlasını, ne de azını.
Halkımın çektiği acıları normalleştirmeyi bırakmanızı istiyorum.
Ablukayı gerçek adıyla, yani İNSANLIĞA KARŞI BİR SUÇ olarak adlandırmanızı istiyorum.
Biz boğulurken "diyalog" ve "demokrasi" masallarıyla kandırılmamanızı istiyorum.
Hayırseverlik istemiyoruz. Sadece yaşamamıza izin verilmesini istiyoruz.
Sessiz kalarak buna ortak olan hükümetlere:
Tarih sizden hesap soracak.
Yalan söyleyen medyaya:
Gerçek her zaman bir yolunu bulup ortaya çıkar.
Yaptırımlara imza atan cellatlara:
Küba halkı unutmaz ve affetmez.
Kalbinde hâlâ insanlık taşıyanlara:
Küba'ya bakın. Ona neler yapıldığına bakın. Ve kendinize sorun: Tarihin hangi tarafında yer almak istiyorum?
---
Bu küçük adadan, devasa bir halkın içinden; pes etmeyi reddeden sıradan bir Kübalı kadından...
Ikay Romay
Eğer bu yazı içinizde derin bir his uyandırdıysa, paylaşın.
İster 10 arkadaşınız olsun ister 10.000 takipçiniz; fark etmez.
Profilinizin herkese açık ya da gizli olması; fark etmez.
Normalde hiç paylaşım yapmıyor olmanız; fark etmez.
Ama bu farklı.
Bu, bir gün batımı fotoğrafı değil.
Bu, bir dedikodu değil.
Bu, sadece bir fikir beyanı değil.
Bu bir HAYKIRIŞ. Ve haykırışlar kendine saklanmaz. Onlar DUYULUR. Onlar TEKRARLANIR. Onlar KOCAMAN BİR KALABALIĞA DÖNÜŞÜR.
Bugün sizden bir "beğeni" istemiyorum.
Sizden, başparmaklarınızı sadece ekranda gezinmekten çok daha büyük bir amaç için kullanmanızı istiyorum.
PAYLAŞIN.
Ki dünya, Küba'da yaşananların sadece bir kriz olmadığını bilsin.
Bu bir SUÇ.
Ki başka ülkelerdeki anneler bilsin; burada çocuklar, abluka yüzünden elektriği kesilen kuvözlerde hayatta kalma mücadelesi veriyor.
Ki başka diyarlardaki büyükanneler ve büyükbabalar bilsin; burada yaşlılar, Washington'ın ülkeye girişine izin vermediği ilaçları beklerken can veriyor.
Ki bu duruma ortak olan hükümetler utanç duysun.
Ki yalan haber yayan medya organlarının saklanacak yeri kalmasın.
Ki sorumlular, SESSİZ KALMAYACAĞIMIZI bilsin.
Bu mesajı paylaşan tek bir kişi dünyayı değiştirmez.
Ama binlercesi, milyonlarcası—işte onlar değiştirir.
"KEPAZELİĞİ YAYALIM"
OKUMAYAN OKUSUN, GÖRMEYEN GÖRSÜN
MANSUR YAVAŞ: Ankara Belediyesinin İnternet Sitesinde;
“İSRAF SAYFASI” AÇTI.
Ankapark denilen çakma Disneyland'a
yapılan harcamaları kalem kalem açıkladı.
★
DİNOZOR Maketlerine 9 Milyon Dolar
Ödenmiş Kardeşim.
FISKİYE; 15 Milyon Dolar.
Asrın Liderimiz burasının açılışını bizzat
yaparken “TÜRKİYE'nin Gururudur ” demişti.
Sırf Kapısına "14 Milyon Dolar" harcamışlar.
NE KADAR GURUR DUYSAK AZ HAKİKATEN
TREN Yapmışlar, 34 Milyon Dolar!
Geçmediğimiz Köprüye,
Girmediğimiz Tünele,
Görmediğimiz Otoyola,
Dolar bazında garantili para ödediğimizi
biliyorduk...
Meğer biletini almadığımız hiç biryere giden Oyuncak Trene de Ödemişiz!
Uçan Ada Yapmışlar.
8 Milyon Dolarcık...
Ben en çok bunu beğendim.
Çünkü adı üstündeü "uçmuş."
Trenin hiç olmazsa hurdasını kiloyla
filan satabilirsin!
ADA YOK!
“ÇEVRE DOSTU PROJE ” demişlerdi,
PLASTİK AĞAÇ DİKMİŞLER.
16 Milyon Dolarcık!
ATATÜRK ORMAN ÇİFTLİĞİ
ZATEN YÜRÜYÜŞ YOLUYDU!
ATATÜRK ORMAN ÇİFTLİĞİ'Nİ
BOZUP;
Bu kepazeliği oraya kondurup zaten
varolan yürüyüş yolunun yerine
Yürüyüş Yolu Yapmışlar! 18 Milyon Dolar!
Eeee kaldırımsız olmaz, kaldırım da yapmışlar,
3.5 Milyon Dolar.
Timsah Maketi, Nuh'un Gemisi Maketi,
Fiberglastan Fosil Maketi, Vahşi Batı Dekoru, Oyun Çadırı, Lazer Sesi Çıkaran Robot, Çarpışan Arabalar, Gondol filan
almışlar, 45 Milyon Dolar!
★
50 Milyon Dolarımız yok diye
TANK Fabrikamızı Katar'a Verdiler.
Buraya Teleferik Yapmışlar,
50 Milyon Dolar Ödemişler!
★
Ankapark'a saçıp döktükleri toplam
Para, 801 Milyon Dolar!
★
Aynı dönemden birkaç örnek vermek gerekirse:
★
Tekel'in alkollü içecekler bölümünü,
292 Milyon Dolara sattılar.
Eti Bakır'ı 33 Milyon Dolara sattılar.
Eti Gümüş'ü 41 milyon dolara sattılar.
Eti Krom'u 58 Milyon Dolara sattılar.
Kütahya Şeker Fabrikasını,
23 Milyon Dolara sattılar.
Adapazarı Şeker Fabrikasını,
45 Milyon Dolara Sattılar.
Antalya Limanı'nı 140 Milyon Dolara sattılar
Türk Hava Yolları'nın yüzde 20'sini,
175 Milyon Dolara sattılar.
★
Ne Etti?
807 Milyon Dolar.
★
BUNLARI SATTILAR!
"BU KADAR PARAYA DİNOZOR MAKETİ
ALDILAR!
★
ETİ BAKIR'I MESELA! …
Kasasında Nakit 10 Milyon Doları varken!..
9 Milyon Dolar değerinde arazileri varken!
Depolarında hemen nakite çevrilebilir..
7 Milyon Dolar değerinde BAKIR varken!
240 Milyon Dolar değerinde bilinen rezervi varken, sadece 33 Milyon Dolara sattılar.
BİR DEFA BİLE KULLANILMAYAN OYUNCAK TRENE 34 MİLYON DOLAR ÖDEMİŞLER!
★
ŞEKER FABRİKASI SATIN ALMAYA YETEN PARAYLA FISKİYE ALMIŞLAR!
★
250 BİN DOLARA TÜRKİYE CUMHURİYETİ
VATANDAŞLIĞINI SATIYORLAR!
"ALDIKLARI PLASTİK AĞAÇ BİLE DAHA
PAHALI".
★
Ehhh HÂLÂ MERAK EDİLİYOR!
Merkez Bankasının kasası nasıl boşaldı?
Enflasyon Niyepatladı?
Elektrik Faturaları neden nöyle oldu?
Market etiketlerinde niye yangın var?
Patlıcanı niye anca taneyle alabiliyoruz,?
NİYE YOKSULLAŞTIK ???
YILMAZ ÖZDİL
Bilal Erdoğan nasıl oluyor da, zorlukla mezun olduğu Kartal İmam Hatip Lisesi’nden dünyanın en parlak okulu kabul edilen Harvard’a geçiyor sorunsalı ?
Sorgulamıyoruz..
İlginç bir isim, Bilal Bey’imizin Harvard’a girmesi için aracı/referans olmuş: Orit Gadiesh.. MOSSAD’ın üst düzey temsilcilerinden birisi.
Sadece o kadar mı ?
Elbette hayır.
Orit hanım aynı zamanda Erdoğan’ın “one minute” babalanmasındaki muhatabı Şimon Peres’in de baldızı.
Yani Orit hanımın ablası İsrail Başbakanı ile evli.
Bitti mi ?
Hayır!
Peki Orit hanım kiminle evli ?
AKP’nin Evli kurucu mimarlarından ve neo-conların en önemli isimlerinden Grenville Byford ile.
Halkın önünde İsrail’e kafa tutarmış gibi yap, sonra “one minute” de..
Ama kapı arkasında, oğlunu Mossad’çı ailenin yardımı ile Harvard’a sok.
Bu yoksul ve çaresiz halk da senin Filistin, İslam, Fetih masallarını dinlesin.
Gürkan Hacır
Murat Tekin Harp Okulu Öğrencisi..
15 Temmuz gecesi tatbikat var denilerek köprüye götürüldü.
Sanki anlında darbeci yazıyormuşçasına işkence yapılarak öldürüldü ailesi onu günler sonra tırnağındaki işaretten tanıdı..
Cenaze için araç verilmedi, mezarlık kilitlendi, selası okunmadı..
Evin tek çocuğu Atatürkçü, Vatansever, en yüksek puanlarla harp okuluna giren Murat ve arkadaşları asker düşmanı iki kelimeyi bir araya getiremeyen insanlığa, vatanına zerre faydası olmayan düne kadar hoca efendi deyip tapan el etek öpen yobazlar tarafından boğazı kesilerek acımasızca öldürüldü !
Ruhun Şad Mekânın CENNET olsun yiğidim. 🙏🙏😢😢🇹🇷🇹🇷🇹🇷
15 Temmuzda mahalleliyi kamyona doldurup darbeye karşı çıkan ve devletin en üst düzey makamlarınca ağırlanan, o zamanın parasıyla 3500 TL gazilik maaşı verilen ve hatta heykeli dikilen Şerife Bacımızın darbe gecesi evinde olduğu bu fotoğrafında 16 Temmuz gecesi çekildiği ortaya çıkmıştı
Şerife bacı seni unutmadık
➖Somali’ye Recep Tayyip Erdoğan Eğitim ve Araştırma Hastanesi kurduk.
➖Suriye’de Halep’e bağlı Çobanbey Bölgesi'nde Sağlık Bilimleri Üniversitesi ve Tıp Fakültesi kurduk.
➖Suriye’nin kuzeyinde çok sayıda sağlık merkezi ve klinik açtık.
➖Şimdi de Şam’a kalp hastanesi, Halep’e kanser hastanesi kuruyoruz.
➖Bunun için bir anlaşma imzalandı ve önümüzdeki günlerde Gazi Meclis’in onayına sunulacak.
➖Bizim vatandaşlarımız, kendi insanlarımız kanser ve kalp hastalıklarının tedavisi için aylarca sıra beklerken,
➖Bunlar kanser ve kalp hastalıklarının tedavisi için Araplara hastane kuruyor.
💡Sonra da bunu "Türkiye Yüzyılı" diye pazarlıyorlar.
HABİRE "65 YAŞ ÜSTÜNDEKİLER" DİYORSUNUZ YA !!!
BİZLER İLKOKULDA YURT BİLGİSİ, LİSEDE MANTIK SOSYOLOJİ, FELSEFE, OKUYAN, İLK VE ORTA OKUL İLE LİSEYİ KARNE NOTU KAÇ OLURSA OLSUN BİTİRME SINAVINA GİREREK BİTİRMİŞ BİR NESİLİZ...
ONUN İÇİN BİZ, KİM 500 MiLYAR İSTER PROGRAMINDA 15 BİN LİRAYI HİÇ JOKER KULLANMADAN %90 KAZANABİLEN NESİLİZ.
BİZ HER DÖNEM 3 YAZILI 1 SÖZLÜ İMTİHAN OLAN NESİLİZ... BİZ KOPYA ÇEKEN AMA KOPYA HAZIRLARKEN ÖĞRENEN BİR NESİLİZ...
BİZ ANASINI BABASINI BAKIM EVİNE TERK ETMEYEN; YAKINININ, DOSTUM DEDİĞİNİN CENAZESİNE "TATİLDEYİM" DİYE GELMEYEN NESİL DEĞİLİZ...
BİZ ŞAHSİYET SAHİBİ OLMASI İÇİN HER ŞEYDEN SORUMLU TUTULAN, KENDİNE GÜVENEN, SEVGİYİ SAYGIYI FEDAKARLIĞI, DOSTLUĞU, VEFA DUYGUSUNU, YERİNE GÖRE BAŞKALARININ YAŞAMII İÇİN KENDİ YAŞAM TARZINDAN FEDAKARLIK EDEN NESİLİZ...
BİZ ARKADAŞIMIZIN AİLESİNİ KENDİ AİLEMİZ KABUL EDEN YAŞAM ANLAYIŞINI BUNA GÖRE DİZAYN EDEN, PSİKOLOGLARLA, PEDAGOGLARLA ŞEKİLLENDİRİLEN DEĞİL, PSİKOLOJİK SORUNLARINI AİLE VE MAHALLE İLİŞKİLERİ İÇİNDE PARASIZ ÇÖZEN, ANASINA BABASINA AİLESİNE EGOSUNDAN FEDAKARLIK EDİP MADDİ MANEVi KOL KANAT GEREN NESİLİZ...
BİZ BUGÜN KIRK YILLIK ARKADAŞLARINI KÖŞE BUCAK ARAYAN ONLARLA BİRLİKTELİKTEN ZEVK ALAN, ÖĞRETMENİNİN ELİNİ ÖPMEK İÇİN YARIŞAN NESİLİZ.
SEMT ÇOCUKLUĞUNU, MAHALLE TERBİYESİNİ BÜYÜKLERE SAYGIYI GÖRMÜŞ, KABADAYI DEDİĞİMİZ MAHALLENİN BİLEKLİ VE YÜREKLİ DELİKANLISINI BİZİ SOYAN, TACİZ EDEN DEĞİL, BİZİ KORUYAN KOLLAYAN BİR AĞABEY OLARAK BİLEN BİR NESİLİZ...
MİSKETİ, ÇEMBERİ, UÇURTMAYI. BİRDİRBİRİ, TOPACI, UZUN EŞEĞİ, KUKALI SAKLAMBACI, ÜÇ TAŞI, GAZOZ KAPAĞI, SİGARA KAĞIDI İLE CEVİZ OYUNU, KOVALAMACA'YI, İP ATLAMAYI, SEKSEK'İ, ÜÇGEN (ŞEYTAN UÇURTMASI) UÇURTMAYI , ÇİVİLİ FUTBOLU, 9.TAŞI, YAKAN TOPU OYUN OLARAK BİLEN, FUTBOLU, VOLEYBOLU, BASKETİ, YÜZMEYİ TÜM İMKANSIZLIKLARA RAĞMEN SPOR OLARAK YAPAN BİR NESİLİZ...
DIŞARIDA YEMEK YEMENİN ÇOK NADİR OLDUĞU, AĞIZ ŞAPIRDATMANIN AYIPLANDIĞI, HER LOKMANIN EŞİT PAYLAŞILDIĞI, ÇAY BARDAĞINDAKİ ŞEKERİN KAŞIKLA KARIŞTIRILIRKEN ÇIKAN SESİN YÜKSEK OLMASININ AYIP OLDUĞU BİR NESİLİZ....
DAMAK TADI GÜZELİM TÜRK MUTFAĞINA GÖRE, ANNE ELLERİNE GÖRE AYARLANMIŞ İNSANLARIZ...
EBEVEYNLERİMİZİN ÖĞRETMENİMİZE ETİ SİZİN KEMİĞİ BENİM DİYE TESLİM ETTİĞİ, ÖĞRETMENLERİMİZİN BU EMANETİ GÖZLERİNDEN SAKINARAK KORUDUĞU, KULAĞIMIZI ÇEKEN ÖĞRETMENİMİZİ EVDE ŞİKAYET EDEMEDİĞİMİZ, ÖYLE BİR DURUMDA BABAMIZDAN DA AZAR İŞİTECEĞİMİZİ BİLEN BİR NESİLİZ...
ŞİMDİ GÖRÜP, DUYDUĞUMUZ, ÖĞRETMENİN ÇOCUĞA BİR SİTEMİNDE ANNE, BABA, DAYI, HALA, ENİŞTE, BACANAK, HEP BİRLİKTE OKUL BASIP SEN BİZİM ÇOCUĞUMUZUN PSİKOLOJİSİNİ NASIL BOZARSIN DİYE ÖĞRETMEN DÖVEN BU NESİLLE UZAKTAN YAKINDAN BİR İLİŞKİMİZ YOK BİZİM.
LİSE MEZUNU ARKADAŞLARIMIZIN BUGÜNKÜ ÜNİVERSİTE MEZUNLARININ YANINDA DOKTORA YAPMIŞ BiR İNSAN KALİTESİNDE OLDUĞU BİR NESLİN ÇOCUKLARIYIZ....
SİZ BİZİM NESLİ KÜÇÜMSEMEYİN ÇÜNKÜ BİZ ÖYLE YETİŞTİRİLDİK Kİ ; MASKEMİZİ DE TAKAR, MESAFEMİZİ DE KORUR, KALABALIKLARA GİRMEZ, HEM KENDİMİZİ HEM SİZLERİ KORURUZ...
BENCE BİZİM NESİL'E BENZEMEYE ÇALIŞIN...
ÇüNKÜ BİZ BİN YILLIK TÜRK GELENEK GÖRENEKLERİNİN SÜZGECİNDEN GEÇEBİLEN SON TEMSİLCİLERİZ..!
☝️HER KELİMESİNE İŞTİRAK EDERİM... 👌🏼alıntıdır…
HASAN DEMİRTAŞ BEYEFENDİNİN YAZISI 👏👏👏
Değerli Dostlar,
Şükrü Erbaş, Sitem Taşları kitabında diyor ki;
“Beklenti iyi bir şey değil. Çünkü beklemek, başlanabilecek bir eylem değil. Başlanmayan bir şeyden bitişe yönelik bir dilek ummak ise ham hayal…”
Ne yazık ki insan o ham hayalin tuzağına defalarca düşüp, hüsrana uğrayabiliyor.
O nedenle F1 tipi cezaevi asla bir cennet değil. Ancak Hallac-ı Mansur “cehennem acı çektiğimiz yer değil, acı çektiğimizi kimsenin duymadığı yerdir” diyor. Çok şükür bugüne dek yazdığınız yüzlerce mektup sesimi duyduğunuzu gösterdiği için burası asla bir cehennem de olmadı.
Yalnızlık; derinliği, sessizliği, uzakları, hayal kurmayı, umut etmeyi öğreten bir yaşama mucizesi. Yazmak ve okumaksa yalnızlığın can bulması. Bunun en güzel sonucu da anlamaya başlamak oluyor galiba. Anlamak iyileştiriyor. Geriye birbirimizin kulağına ulaşacak, kalbine dokunacak sözleri bulmak kalıyor.
Bugün Aşık Veysel’in bir sözünü sizlere ulaştırmak istiyorum. Dilerim kalbinize dokunur.
“Güzel sev..!” diyor Veysel.
Kendinden önceki bin yılı, yaşadığı yüzyıla taşıyan, yaşadığı yüzyılı, gelecek bin yılların ruhuna üfleyen Veysel’in dediği aklınıza yatıyorsa, gidip güzel mi seversiniz yoksa sevdiğinizi güzel mi seversiniz, size kalmış. Yine sık sık kısa da olsa aforizmalar, güzel sözler paylaşmaya devam edeceğim.
Sağlıcakla kalın.
14 Temmuz 2026
İzmir 1 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu, Koğuş B/63, Buca – Kırklar
Çankaya Belediye Başkanımız Hüseyin Can Güner tutuklandı.
Oysa gözaltı kararı verildiği anda yurt dışındayken hemen Türkiye’ye dönen, çağrıldığı her an gidip ifadesini verecek, görevinin başında olan bir belediye başkanından söz ediyoruz. Evinde yapılacak aramalar için yedek anahtarını dahi teslim edecek kadar sürece açık ve şeffaf davrandı…
Soruyorum; kaçma şüphesi nerede? Delilleri karartma ihtimali nerede?
Deliller ortada. Belgeler ortada. Hiçbiri bir yere kaçmıyor.
Tutuksuz yargılama mümkünken neden kişi özgürlüğünü ortadan kaldıran en ağır tedbire başvuruluyor?
Unutulmaması gereken temel ilke şudur:
Tutukluluk bir tedbirdir ve cezaya dönmemelidir.
Yalnızca başka hiçbir tedbirin yeterli olmayacağı zorunlu hâllerde başvurulabilecek son çaredir.
Bugün ise ne yazık ki son çare olması gereken tutuklama, ilk tercih hâline getiriliyor.
Oysa tutuklulukta geçen tek bir saatin bile telafisi yoktur. Kaybedilen zamanı hiçbir mahkeme kararı geri getiremez. Ailelerin yaşadığı acıyı hiçbir gerekçe ortadan kaldıramaz.
Adalet; özgürlüğü kolayca elinden almak değil, hukuk devletinin güvencesi altında adil yargılamayı sağlamaktır.
Hüseyin Başkanın yanındayız.
O'nun derdi hiçbir zaman tatil yapmak olamadı.
Bu yaşında Yapayalnız. Bir semt parkındaki ağacın altında; takma bacağını çıkarmış bacak etini dinlendiriyor. Anlamayız bu tabiri ya, neyse.
Bu Adam kim?
Terörle Mücedele Gazisi.
Ankara Güvenpark'ta hak arıyor; oysa şu an turistik bir tatil beldesinde şezlong üzerinde dinleniyor olması gerekirken.
Ancak O hakkını istiyor. Ödenmesi gereken kirası, halledilmesi gereken faturaları var.
@ErGaziler@idrisTugunmus12@oktayyildirim__@Pakize_Akbaba@turkhafiza2