Maalesef Türkiye’de kendi devleti ve hükûmeti hakkında olumlu tek cümle dahi duymaya tahammül edemeyen marjinal bir kesim var.
Bunlar tüm misafirlerimizin ülkemizden sitayişle bahsetmesini içlerine sindiremiyor.
Öyle ki NATO Ankara Zirvesi’ne ve Türkiye’nin müstesna ev sahipliğine kara çalmak için günlerdir akla hayale gelmedik hezeyanlar üretiyorlar.
Siyasetin değil, tababetin konusu olan bu güruhu ve saçmalıkları gördükçe inanın onlar adına sadece üzülüyoruz.
Üsküdar’da yağmur sonrası oluşan bu manzarayı görenler, burayı bir yansıma havuzu sanabilir.
Fakat burada yansıyan tek şey maalesef beceriksizlik.
📍Harem
Bizim dönemimizde, rahmetli Kadir Başkanımızın da öncülüğüyle hayata geçirilen Üsküdar meydanı, yağmur ve atık su projemizi sahiplenip, “Biz yaptık, artık burada deniz kara ile birleşmiyor” diyorlar.
Evet, doğru;
artık orada sel olmuyor. Çünkü o proje, sahil düzenlemesiyle birlikte altyapısı da düşünülerek, kalıcı olarak bizim dönemimizde tamamlandı. Buyrun kanıt; https://t.co/4peTmFL7Ke
Peki, şu alttaki videodaki Harem’e bakalım. Bir yıldan fazla süreyle bölgeyi kapattılar, büyük iddialarla bir çalışma yaptılar. Bugün deniz ile kara birleşti, ortaya çıkan tablo bu.
Gerçeklerle algı arasındaki farkı milletimiz çok iyi görüyor. Yapmadıkları işleri sahiplenmek ve hiçbir iş yapmamak üzerine kurulu bir anlayışla karşı karşıyayız. Harem’in bugünkü hali de bunun en somut örneklerinden biri.
Takdir aziz milletimizindir.
İran krizi boyunca politikalarımıza köstek olmaya çalışanlar:
Siz dış politika gibi tecrübe, bilgi, birikim, omurga gerektiren alanlarda ahkâm kesmekten vazgeçin.
Gidin koltuk peşinde koşun, salon kapmaca oynayın, birbirinizin kuyusunu kazın.
Sizin en iyi bildiğiniz iş budur…
Cuma namazı sonrası Üsküdarlı hemşehrilerimizle, esnafımızla sohbet ettik. Hayattan, bugünden, geçmişten ve gelecekten söz ettik. Üsküdar'ın manevi atmosferi ile boğaz havası eşliğinde sohbetimize ortak olan herkese teşekkür ediyorum. Neşeniz eksik olmasın.
Şam ve Beyrut, İstanbul’un iki kardeş şehridir.
Türkiye’nin güvenliği sadece Hatay’dan değil; Halep’ten başlar, Şam’dan başlar, Beyrut’tan başlar.
Kardeşlerimizin ülkelerinde hiçbir emrivakiye müsamaha göstermeyiz, kardeşlerimize yönelik hiçbir saldırıya göz yummayız.
Akdeniz’de, özellikle Kıbrıs Adası’nda bir fitne ateşinin yakılmak istendiğini görüyoruz; bu gelişmeleri yakından takip ediyoruz.
Çok açık söylüyorum:
Eğer Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin ve Kıbrıs Türkü’nün hak ve hukukuna kastedilirse cevabımız çok net olur, çok da sert olur.
İstanbul yönetilemiyor. Her geçen gün bu şehirde yaşamak daha da zorlaşıyor. Dünyanın en önemli metropollerinden biri olan İstanbul, sahip olduğu devasa bütçeye rağmen temel sorunlarına çözüm üretemeyen bir anlayışla karşı karşıya.
#İstanbulYönetilemiyor
🇹🇷 Bir forma, bir tutku, bir aidiyet... Nesilden nesile aktarılan en değerli miras.
🌍🏆 İşte 24 yıl sonra bayrağımızı ve ay yıldızlı formamızı Dünya Kupası'nda temsil edecek A Millî Takım aday kadromuz:
#BizimÇocuklar🇹🇷 | #FIFAWorldCup | #TürkÖndeTürkİleri
Ana muhalefet partisi içindeki tartışmaların hiçbiri bizi ilgilendirmiyor.
Kurultay salonlarından mahkeme koridorlarına taşan bu siyasi ve hukuki mücadelenin hiçbir yerinde yokuz, olmadık ve olmayacağız.
Siyasi ikballeri için huzursuzluk üretmeye çalışanlar unutmasınlar ki bu toprakların mayası şiddete, nümayişe, sokak terörüne, hukuk tanımazlığa prim vermez.
Biz de hangi bahaneyle olursa olsun sokaklarımızın karıştırılmasına, milletimizin kutuplaştırılmasına, halkımızla güvenlik görevlilerimizin karşı karşıya getirilmesine müsaade etmeyiz.
Böylesi hassas bir dönemde Türkiye’nin dikkatini dağıtmaya, milletimizin gönül ahengini bozmaya kimsenin hakkı yoktur ve olamaz.
Enerji dönüşümünün hızlandığı yeni dönemde kritik madenler artık petrol ve doğal gaz kadar önemli hale gelmiştir.
Savunma sanayisinden yüksek teknolojiye kadar birçok sektörün geleceği bu kaynaklara bağlıdır.
Türkiye bu yarışta seyirci değil, oyun kurucu olmayı hedeflemektedir.
Son 23 yılda bunun altyapısını çok sağlam bir şekilde zaten hazırladık.
Ufku ve vizyonu eski Türkiye’yi aşamayanlara rağmen dünyanın en büyük derin deniz filosuna sahip 4’üncü ülkesi olduk.
Mersin Akkuyu Nükleer Güç Santrali’yle bu alanda yeni bir çığır açtık.
Güneş ve rüzgâr enerjisinden hidroelektrik santrallerine kadar temiz enerji alanında tarihimizin en büyük projelerini hayata geçirdik.
Bütün bunları da öncelikle ülkemizde tesis ettiğimiz güven ve huzur iklimi sayesinde başardık.
Yere sağlam bastık, kararlı yürüdük, Türkiye’nin önünü kesmek isteyenlere aldırmadan diğer alanlar gibi enerjide de tarihî bir başarıya imza attık.
İnşallah enerjide, madencilikte ve doğal kaynaklarda çok daha büyük başarılarla ülkemizi buluşturmakta kararlıyız.
Bunun için karada veya denizde, hükümranlık alanlarımızda ne kadar tabii kaynağımız varsa işleyecek, bu kaynakların Türkiye’nin atılım sürecinde lokomotif vazifesi görmesini mutlaka sağlayacağız.
Savunma sanayisinde olduğu gibi enerjide de tam bağımsızlık, ülkemizin Kızılelma’sıdır.
Türkiye bu hedefine doğru emin adımlarla yürümektedir, bu yürüyüşün önünün kesilmesine de hiçbir surette müsaade etmeyecektir.
Yaklaşık 5 ay sonra kesintisiz iktidarımızın 24 yılını dolduracağız.
Büyük AK Parti ailesi olarak hem süre bakımından hem de Türkiye’ye kazandırdığımız eserler bakımından aşılmaz rekorlara imza atmanın haklı gururunu yaşıyoruz.