Onlarla savaşın ki, Allah onları sizin elinizle cezalandırsın, onları rezil rüsvâ etsin, sizi onlara karşı başarılı kılsın, inananların yüreklerine su serpsin, kalplerindeki kini gidersin. Allah dilediğini bağışlar. Allah bilendir, hikmetle yönetendir. (Tevbe Sûresi, 14-15)
Kendilerini Allah yoluna adadıklarından seyahat ve ticarete imkân bulamayan yoksullara (sadakalarınızı) verin. Yoksulluklarını gizli tuttukları için bilmeyen onları zengin sanır. Kendilerini simalarından tanırsın. Onlar insanlara asla el açmazlar. (Bakara Sûresi, 273)
Ağzınıza geldiği gibi yalan yanlış konuşarak, “Bu helâldir, bu haramdır” demeyin; çünkü Allah hakkında asılsız şey söylemiş olursunuz; Allah hakkında asılsız şey söyleyenler de kesinlikle iflah olmazlar. (Nahl Sûresi, 116)
Onlara dünya hayatına dair şu örneği de ver: O gökten indirdiğimiz su gibidir; o su sayesinde yerdeki bitkiler gelişip birbirine karışır, sonra da bu bitkiler rüzgârın savurduğu çerçöp haline gelir. Allah her şeye muktedirdir. (Kehf Sûresi, 45)
İnsanın başına bir sıkıntı geldiğinde yatarken veya otururken ya da ayaktayken hemen bize dua etmeye koyulur; onu sıkıntılı durumundan kurtardığımızda ise sanki başına gelen sıkıntı sebebiyle daha önce bize dua etmemiş gibi inkârcılığa dönüp yoluna devam eder. (Yûnus Sûresi, 12)