#Suriye - Dün gece saatlerinde ABD öncülüğündeki koalisyona ait savaş uçaklarının, Lazkiye'nin kuzey kırsalındaki Zeyniyye bölgesinde Hurraseddin cemaatinin eski Şer'î Kadısı olan Ürdün asıllı Sami Ureydi ile beraberindeki korumaları hedef aldığı bildirildi. (teyit edilmedi)
Aynı bölgede Türkistan İslam Partisi'ne ait boş bir askeri binanın da koalisyon tarafından vurulduğu aktarıldı.
Afganistan İslam Emirliği İçişleri Bakanı Siraceddin Hakkani'nin babası, mücahid âlim Celaleddin Hakkani ile mücahid âlim ve davetçi Dr. Abdullah Azzam'ın bir arada görüldüğü fotoğraf.
Birileri yıllardır aynı yöntemi kullanıyor:
Önce bir isim seçiyorlar, sonra manşetlerle, etiketlerle ve paylaşımlarla insanları hedef tahtasına koyuyorlar.
#YusufZiyaGümüşel
🔴 İslami Dayanışma Platformu:
“Terörün finansmanı suçlamasıyla yürütülen keyfi operasyonlara ve kitlesel mağduriyetlere son verilsin!
Selefi eğilimli oldukları suçlaması (!) ile haklarında soruşturma yürütülen ve polis operasyonlarına maruz kalan pek çok şahsın ya da çevrenin, topluluğun dosyasına bakıldığında enteresan bir şekilde bu insanlara illegal/yasadışı nitelik taşıyan herhangi bir eylemleri hakkında soru sorulmadığı görülüyor.
Ya ne soruluyor? Cuma namazına gidip gitmedikleri, devleti ya da yöneticileri Müslüman olarak görüp görmedikleri, toplumu değerlendirme biçimleri vs.
Bu tür sorular üzerinden ilgili kişilerin radikal eğilimleri ölçülmeye ve oradan da şiddet potansiyeli taşıdıkları algısı üretilmeye çalışılıyor.
Türkiye'nin 28 Şubat zihniyetini tümüyle tarihin çöplüğüne atması ve on yıllar boyunca büyük mağduriyetlere yol açmış köhnemiş 'fişleme' hastalığından kurtulması gerektiğini bir kere daha hatırlatıyoruz.
Başta İçişleri Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı olmak üzere ilgili ve sorumlu kurumları keyfilik ve hukuksuzluk karşısında tavır almaya, giderek katlanan bu mağduriyetler karşısında harekete geçmeye davet ediyoruz.”
❗️İsrail uçakları bugün yine Gazze şehrini bombaladı.
Saldırılar, sivil halkın yaşadığı çadırların bulunduğu bölgelerde gerçekleştirildi.
▪️Gazze yanarken İslam ümmetinin sessizliği, sadece bir tepkisizlik değil; tarihe ağır bir yük gibi düşen derin bir kırılma olarak görülüyor.
Irak'ta sosyal medyada tekrardan paylaşılan görüntüler, Şii Asaib Ehl el-Hak milislerinin bazı Sünnileri hedef aldığı ve söz konusu eylemleri intikam gerekçesiyle gerçekleştirdiği öne sürüldü.
Irak'ta yıllardır benzer olaylarda dile getirilen suçlamaların büyük bölümünde, mağdurların İŞİD bağlantılı olduğu iddiası öne sürülüyor.
İngiltere, 16 yaş altına sosyal medya yasağı getirme kararı aldığını açıkladı.
Yasağın; TikTok, Instagram, X, Snapchat, YouTube ve Facebook'u kapsadığı belirtiliyor.
Hükümet, düzenlemenin çocukları zararlı içeriklerden, siber zorbalıktan ve sosyal medya bağımlılığından korumayı amaçladığını savunuyor.
Radikal İsrailli yerleşimciler, işgal altındaki Batı Şeria'nın Halil kenti yakınlarında yabancı gazetecilerin bulunduğu araçlara saldırdı. Basın mensuplarını hedef alan saldırı, bölgedeki yerleşimci şiddetinin ulaştığı tehlikeli boyutu bir kez daha gözler önüne serdi.
Özbekistan'da son dönemde dikkat çeken çelişkili uygulamalar tartışma konusu oluyor.
Bir yandan yetkililer, çocukların dini eğitimine ilişkin kuralları sıkılaştırarak bazı ebeveynlere cezalar uyguluyor.
Bu kapsamda, kızının Kur'an okuduğu videoyu paylaşan bir babanın da ceza aldığı yönündeki haberler kamuoyunda gündem oldu. Ayrıca bir hocanın, "Çocuklarınıza bir bardak suya Kur'an okuyup üfleyin ve o suyu içirin" tavsiyesinde bulunması nedeniyle ceza aldığı da haberlerde yer aldı. Üstelik bunlar, basına ve internete yansıyan olayların yalnızca bir kısmı.
Diğer yandan başkent Taşkent'te ve diğer büyük şehirlerde binlerce kişinin katıldığı bira festivalleri düzenleniyor ve bu etkinlikler devletin izniyle gerçekleştiriliyor.
Bu durum, ülkede dini hassasiyetlere yönelik kısıtlamalar uygulanırken alkol festivallerinin teşvik edilmesi nedeniyle birçok kişi tarafından eleştiriliyor.
Özbekistan'da bir baba, çocuğunun Kur'an okuduğu videoyu sosyal medyada paylaştığı için para cezasına çarptırıldığını açıkladı.
Baba şu sözlerle tepki gösterdi:
Şimdi mahkemeden çıktım, bana ceza kestiler, telefonuma el konuldu. Sebebi, kendi çocuğumun Kur'an okuduğu videoyu sosyal medyada paylaşmam.
Bizde bunun gibi videolar paylaşmak suç sayılıyormuş. Fuhuşa teşvik olursa bu demokrasiymiş, bira festivali yapmak demokrasi oluyormuş ama Kur'an okuyanı paylaşmak suçmuş. Bilmeyenler haberiniz olsun.
Bir soru soracağım: Bu suç ve ceza sadece Kur'an okuyan Müslümanlar için mi, yoksa Hristiyanlar İncil okuduğunda, Yahudiler Tevrat okuduğunda onlar için de geçerli mi? Ben hiç zamanında onlara böyle bir ceza çarptırıldığını görmedim.