"Şimdi bizi iyi dinle:
Düşmanımızsın sen bizim
Dikeceğiz seni bir duvarın dibine
Ama madem bir sürü iyi yönün var
Dikeceğiz seni dibine iyi bir duvarın
İyi tüfeklerden çıkan
İyi kurşunlarla vuracağız seni
Sonra da gömeceğiz
İyi bir kürekle
İyi bir toprağa"
Bio'suna ofisinin konumunu-cep telefonunu ekleyecek kadar meslek kurallarından uzak ama sorsan meslek etiği diye bi saat kafa ütüler... Fena tilt oluyorum şu tiplere ya
Az önce alışveriş merkezinde elinde cübbeyle dolaşan avukat gördüm, onun yerine ben utandım. İnsanın kendisi mesleğine saygı göstermedikçe başkasından da saygı göremez.
Cevabı çok basit. TMK m. 23 organ bağışçılarına koşulsuz vazgeçme hakkı tanıyor.
Vicdanen donörün cezalandırılmasını isteyenler olacaktır ancak kanunen hiç kimse organ bağışına zorlanamaz, vazgeçmesi engellenemez.
Olayda kanunen donörün cezai veya hukuki hiçbir sorumluluğu yok
-VAKA İNCELEME-
Sitede daha önce donör olmayı kabul eden donörün son gün vazgeçtiği, hastanın ise bu vazgeçme nedeniyle öldüğü hastanın ölmemesi için sağlık personelinin telefonla donör adayını ikna etmeye çalıştığı ve evine kadar gittikleri iddia edilmektedir. Son anda vazgeçmesi nedeniyle hastanın öleceği hususunda uyarılmasına ve bilgilendirilmesine rağmen kişinin donör olmaktan vazgeçtiği ve tekrar donör olmayı kabul etmediği iddiasında kişinin bu eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 83. Maddesinde düzenlenen “kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi suçu” çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği kanaatindeyiz.
TDK’ya göre ihmal “gereken ilgiyi göstermeme, önem vermeme; boşlama, savsaklama, savsama” şeklinde tanımlanmıştır.
Kanunda “Kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi” suçu
“Madde 83- (1) Kişinin yükümlü olduğu belli bir icrai davranışı gerçekleştirmemesi dolayısıyla meydana gelen ölüm neticesinden sorumlu tutulabilmesi için, bu neticenin oluşumuna sebebiyet veren yükümlülük ihmalinin icrai davranışa eşdeğer olması gerekir.
(2) İhmali ve icrai davranışın eşdeğer kabul edilebilmesi için, kişinin;
a) Belli bir icrai davranışta bulunmak hususunda kanuni düzenlemelerden veya sözleşmeden kaynaklanan bir yükümlülüğünün bulunması,
b) Önceden gerçekleştirdiği davranışın başkalarının hayatı ile ilgili olarak tehlikeli bir durum oluşturması,
gerekir.”
Şeklinde düzenlenmiştir. Buna göre;
Donör olmayı kabul eden kişi bir yükümlülük altına girmiş oluyor. Bu yükümlülük başka bir kişinin yaşam hakkını doğrudan ilgilendiren bir yükümlülüktür.
Kanuni düzenleme bir kamu görevlisine yahut sağlık personeline mesleki sorumluluk çerçevesinde ihmal gösteremeyeceğine dair sorumluluk yükleyebilir. Donöre yüklenen kanuni bir yükümlülük olmasa da sözleşme ile böyle bir yükümlülük yüklenmiş olması ihtimalinde son anda donör olmaktan vazgeçmesi nedeniyle hastanın ölümü nedeniyle ihmali davranışla ölüme sebep olma suçundan yargılanabileceği kanaatindeyim.
Bunun için de;
- Sonuçları ve vazgeçmesi halinde meydana gelecek olan sonuç hakkında donör bilgilendirilmiş, uyarılmış ve onamı bir sözleşme ile usulünce alınmış mı?
- Donör olmasının kendi sağlığını ilgilendiren yönleri veya sakıncaları yahut muhtemel olumsuz herhangi bir sonucu var mıdır?
- Donör olmaktan vazgeçmesinin gerekçesi nedir? Yani savunmasında hangi gerekçe ile vazgeçmiş?
- Dönor ile yukarıda vurgulanan hususlar çerçevesinde önceden bir yazılı sözleşme yapılmamış ise hastanın ölümünde kimin ihmali kabul edilmeli?
Soruları ve bu soruların cevaplarının adil bir kanaate ulaşmada yardımcı olacağı kanaatindeyim.
Neticede belirli bir hazırlıktan sonra dönor olmaktan vazgeçmesinin hasta için hayati risk oluşturacağı ve bunun da donör adayı için cinayet ile eşdeğer olacağı konusunda donör adayı bilgilendirilmemiş ve bu konuda onamı sözleşme ile alınmamış ise kişinin sorumlu tutulması mümkün değildir.
Donör adayı meydana gelen ölüm neticesinden sorumlu tutulacaksa bu durumda ölüm neticesinin meydana gelmemesi için mahkeme kararı ile kişi zorla dönor yapılabilir miydi?
Böyle zorlamaya ilişkin CMK’da bir hüküm yok. Bu eksiklik giderilebilir mi?
Donör adayının donör olmayı kabul etmesinden ve hasta da tedavi için hazırlanma sürecine girdikten sonra hazırlanma sürecinin belirli bir aşamasından sonra donörün vazgeçmesinin hasta için hayati risk oluşturması ve donör adayının bu aşamadan sonra vazgeçmesi halinde donör adayının mahkeme kararıyla donör yapılacağına dair bir hüküm getirilebilir.
Benim şahsi kanaatim bu şekilde. Katkı ve değerlendirmeler için yorumlara bekliyorum👇
Şu karar birkaç gündür çok sık paylaşılıyor ama bir kişi bile kararı okumamış.
BAM, avukatın suç kastı olmadığından 223/2-c'den beraat veriyor.. Yargıtay ise "eylemin suç teşkil etmediği" gerekçesiyle 223/2-a gereği hükmü düzelterek onuyor.
Küçük ama çok önemli bir detay
‼️ Yargıtay 12. Ceza Dairesi; sunduğu evrakların delil niteliğinde olduğunu düşünen ve avukat olan sanığın, suç işleme kastıyla hareket etmediğine ve beraatine karar verdi.