Kamuoyuna yansıyan görüntülerde Rahmi Koç tarafından anlatılan fıkra ve kullanılan ifadelerin, Kürt kimliğini aşağılayan, küçümseyen ve toplum nezdinde olumsuz bir algı oluşturan nitelikte olduğu; ayrıca kadın kimliğini hedef alan cinsiyetçi söylemler içerdiği görülmektedir.
Toplumun belirli bir kesimini etnik kimliği üzerinden alaya alan, aşağılayan veya değersizleştiren söylemler ile kadınları aşağılayan, cinsiyet temelli kalıp yargıları yeniden üreten ifadeler; toplumsal barışa, eşit yurttaşlık ilkesine, toplumsal cinsiyet eşitliğine ve insan onuruna zarar vermektedir. Özellikle kamuoyunda etkisi bulunan kişilerin kullandığı bu tür ifadeler, ayrımcılığı normalleştirme ve toplumsal önyargıları derinleştirme riski taşımaktadır.
Kürt halkının kimliği, tarihi ve toplumsal varlığı üzerinden üretilen aşağılayıcı söylemler kabul edilemez. Aynı şekilde kadınların cinsiyetleri nedeniyle küçümsenmesi, alay konusu yapılması veya toplumsal yaşamda ikincil konuma iten söylemlere maruz bırakılması da kabul edilemez. Hiçbir halkın etnik kimliği nedeniyle, hiçbir bireyin ya da toplumsal kesimin de cinsiyeti nedeniyle hedef alınması demokratik toplum düzeni ve insan hakları değerleriyle bağdaşmamaktadır.
Bu nedenle, söz konusu ifadelerin hukuki açıdan değerlendirilmesi ve gerekli soruşturmanın yürütülmesi amacıyla ilgili kişiler hakkında suç duyurusunda bulunacağımızı kamuoyunun bilgisine sunarız.
Etnik kimliğe dayalı ayrımcılığın, nefret söyleminin, cinsiyetçi söylemlerin ve aşağılayıcı ifadelerin karşısında olmaya; eşitlik, insan onuru, toplumsal cinsiyet eşitliği ve birlikte yaşam ilkelerini savunmaya devam edeceğiz.
Nûçeyên ku ji bo raya giştî hatine weşandin de, tê xuya ku pêkenoka ku ji aliyê Rahmî Koç ve hatiye vegotin û îfadeyên hatine bikaranîn, xwedî taybetmendiyên ku nasnameya Kurdan dadixin, biçûk dixin û di nav civakê de têgihaneke neyînî çêdikin. Her wiha, tê dîtin ku ev naverok nasnameya jinê dike armanc û gotinên zayendperest ên li dijî jinê di xwe de dihewîne.
Gotinên ku henekên xwe bi qismekî civakê dikin, biçûk dixin, an jî nirxê wan kêm dikin, û her wiha îfadeyên ku jinan biçûk dixin û klîşeyên li ser bingeha zayendî ji nû ve çêdikin, zirarê didin aştiya civakî, hêmanên welatîbûna wekhev, wekheviya zayendî û rûmeta mirovan.
Ev îfade, nemaze dema ku ji hêla kesayetên giştî yên bi bandor ve têne bikar anîn, dibin sedema normalîzekirina cudakariyê û kûrkirina pêşdaraziyên civakî.
Gotinên biçûkxistinê li ser nasname, dîrok û hebûna gelê Kurd nayên qebûlkirin. Bi heman awayî, biçûkxistin, tinazkirin an jî marjînalîzekirina jinan ji ber zayenda wan jî nayê qebûlkirin.
Armancgirtina gelek kesan ji ber nasnameya wan a nijadî an jî kesekî ji ber zayenda wan nayê qebûlkirin. Nêzîkatiyên bi vî rengî zirarê didin têgihîştina demokrasî, wekhevî û mafên mirovan.
Em wekî Baroya Wanê ji raya giştî re radigihînin ku em ê li dijî kesên têkildar da ku lêpirsîn bê despêkirin demildest gilîyê bikin.
Em ê li dijî cudakariya li ser bingeha nasnameya nijadî, gotinên nefretê, gotinên zayendperest û zimanê heqaretkar derkevin; û binemayên wekhevî, rûmeta mirovan, wekheviya zayendî û jiyana hevbeş biparêzin.
Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Av. Kemal Aytaç’ın Baromuza gerçekleştirdiği nazik ziyaretten büyük memnuniyet duyduk.
Sayın Aytaç’ın, hukuksuz şekilde özgürlüklerinden mahrum bırakılan meslektaşlarımız Av. Bekir Kaya ve Av. Can Atalay’ın sıcak selamlarını bizlere iletmesi ayrıca anlamlı ve kıymetli olmuştur.
Bileşeni olduğumuz Emek ve Demokrasi Platformu olarak İran rejiminin infaz ve katliamlarına karşı düzenlenen basın açıklamasına katıldık.
Tüm uluslararası kurumlara, insan hakları örgütlerine ve dünya halklarına çağrımızdır: Yaşam hakkı, insanın en temel hakkıdır. Bu ağır insan hakları ihlallerine karşı sesinizi yükseltin.
Em wekî Baroya Wanê, beşdarî daxuyaniya çapemeniyê ya li dijî komkujiyên rejîma darvekirinê ya Îranê bûn.
Em bang li hemû saziyên navneteweyî, rêxistinên mafên mirovan û gelên cîhanê dikin ku; Mafê jiyanê, mafê herî bingehîn ê mirovan e û li dijî van binpêkirinên giran dengê xwe bilind bikin.
Van Barosu Çevre ve Ekoloji Komisyonu ile Van Orman İşletme Müdürlüğü işbirliğiyle, İpekyolu Belediyesi ve Tuşba Belediyesi’nin destekleriyle Van Adliyesi’nin otopark alanına ağaç dikimi yapılmıştır.
TBB'nin katkılarıyla Baromuzun ev sahipliğinde 6 Haziran 2026 saat 13:00'da gerçekleşecek olan "MENFİ TESPİT, İSTİRDAT, TASARRUFUN İPTALİ" Konulu Meslek İçi Eğitim Çalışması yapılacaktır. TBB Tarafından Katılımcılara sertifika verilecektir.
Van Barosu olarak, “Özgürlük, Statü ve Barış İçin Demokratik Hukuk” şiarıyla 4-5 Temmuz tarihlerinde Amed’de gerçekleştirilecek Demokratik Kürt Hukukçular Konferansı’nın deklarasyonunu; hukuk ve insan hakları örgütleriyle birlikte kamuoyuyla paylaştık.
Hukukun, barışın ve demokratik çözüm iradesinin güçlendirilmesi adına önemli bir zemin oluşturacağına inandığımız bu konferansa; başta Kürt hukukçuları olmak üzere, barışa, adalete ve demokratik çözüme inanan tüm hukukçuları, insan hakları savunucularını ve hak örgütlerini davet ediyoruz.
Me Bernameya xwe ya îro bi kêf û coş qedand! Em ji mêvanên xwe ên qedirbilind Birêz ; Tîtalê Keremê Seyad, Salih Kevirbirî û beşdarên me yên hêja re spas dikin.
Van’da gerçekleştirilen “Barış İçin Adım At” yürüyüşüne Baro Başkanımız Av. Sinan Özaraz katılım sağladı.
Toplumsal barışın tesisi, demokratik değerlerin güçlenmesi ve birlikte yaşam iradesinin korunması adına atılacak her adım büyük önem taşımaktadır.
Şiddetin ve çatışmanın değil; hukukun, diyaloğun ve ortak yaşamın güçlendiği bir gelecek için barışa dair umut ve çağrıları kıymetli buluyoruz.
Günlerdir kamuoyunda ciddi rahatsızlık yaratan, geçmişin karanlık ve hukuk dışı dönemlerini övücü nitelikteki söylem ve gösterilerin yer aldığı “Turkomania Fest” isimli etkinlikte; faili meçhul cinayetler, zorla kaybetmeler ve ağır insan hakları ihlalleriyle anılan JİTEM yapılanmasına yönelik övücü ifadeler kullanılmış, toplumsal hafızada derin yaralar bırakan “beyaz Toros” gibi semboller alenen meşrulaştırılmaya çalışılmıştır.
Ankara’nın Keçiören ilçesinde gerçekleştirilen etkinlikte, Cem Ersever kostümüyle sahneye çıkan şahsın kullandığı ifadeler; geçmişte yaşanan ağır insan hakları ihlallerini, faili meçhul cinayetleri ve cezasızlık kültürünü öven bir mahiyet taşımaktadır.
Toplumun acı hafızasında yer etmiş hukuksuz uygulamaların mizah, gösteri veya propaganda unsuru haline getirilmesi; hukuk devleti ilkesi, insan hakları ve toplumsal barış açısından kabul edilemezdir.
Bu nedenle Van Barosu olarak; söz konusu etkinliği organize edenler ile suç teşkil eden söylem ve eylemlerde bulunan şahıslar hakkında gerekli soruşturmanın yürütülmesi amacıyla suç duyurusunda bulunduğumuzu kamuoyunun bilgisine sunarız.
Geçmişte yaşanan ağır hak ihlalleriyle yüzleşmek yerine bunları meşrulaştıran ve öven anlayışa karşı; hukukun üstünlüğünü, insan haklarını ve toplumsal adaleti savunmaya devam edeceğimizi bir kez daha ifade ediyoruz.
🔴'Turkomania Fest' adlı etkinlikte JİTEM propagandası yapıldı
Sahneye Cem Ersever kostümüyle çıkan şahıs "Beyaz Toros getirecektim ancak kalmamış" dedi
https://t.co/vAOPd0HhN9
Savunma Makamına Yönelik Otopark Giriş Kısıtlaması Yargı Kararıyla İptal Edildi
Van Muradiye Adliyesi otopark girişlerinde avukatlara yönelik araçla giriş kısıtlamasına ilişkin açtığımız dava sonuçlanmış olup, mahkeme tarafından işlemin iptaline karar verilmiştir.
Avukatlar, yargının kurucu unsurlarından biri olup kamusal bir görevi yerine getirmektedir. Savunma makamına yönelik kısıtlayıcı uygulamaların hukuk devleti ilkesi ve adil yargılanma hakkı ile bağdaşmadığı açıktır.
Temennimiz; yargının asli unsuru olan avukatlık mesleğine yönelik olumsuz yaklaşım ve uygulamalardan vazgeçilmesi, savunmanın saygınlığına ve mesleğin kamusal niteliğine uygun bir anlayışın hâkim olmasıdır.
Kararın, savunma mesleğinin itibarı ve hukuk devleti ilkesi açısından olumlu sonuçlar doğurmasını diliyoruz.
Kürt Dil, Tarih ve Kültür Kurumu Başvurusu
Van Barosu olarak; Kürt dili, tarihi ve kültürünün bilimsel yöntemlerle araştırılması, korunması, arşivlenmesi ve kurumsal olarak desteklenmesi amacıyla "Kürt Dil, Tarih ve Kültür Kurumu"nun kurulması talebiyle Kültür ve Turizm Bakanlığı'na tarafımızca resmi başvuruda bulunulmuştur.
Dilsel ve kültürel hakların eşit yurttaşlık temelinde kamusal güvenceye kavuşturulmasının toplumsal barış ve ortak yaşam açısından önemli olduğunu kamuoyuna saygıyla duyururuz.
Serlêdana Saziya Ziman, Dîrok û Çanda Kurdî
Me wekî Baroya Wanê; ji bo lêkolîna bi rêbazên zanistî, parastin, arşîvkirin û piştgiriya sazûmanî ya ziman, dîrok û çanda Kurdî, bi awayekî fermî serlêdana damezrandina "Saziya Ziman, Dîrok û Çanda Kurdî" ji Wezareta Çand û Turîzmê re kir.
Em bi rêzdarî ji raya giştî re radighînin ku misogerkirina mafên zimanî û çandî li ser bingeha hemwelatiya wekhev ji bo aştîya civakî û jiyana hevpar pir girîng e
Me wek Komisyona Zimanê Kurdî û Komeleya Hiqûqnasên Ji Bo Azadiyê ya Şaxa Wanê û Komeleya Vêkolîn û Perwerdeya Hiqûqê daxuyaniyek li ser 15ê gulanê Roja Zimanê Kurdî da.
Van DEM Parti İl Eş Başkanı Veysi Dilekçi, Van DBP İl Eş Başkanı Gönül Uzunay, DEM Parti Van Milletvekili Gülcan Kaçmaz Sayyiğit ve beraberindeki heyet, Cumartesi günü tüm illerde eş zamanlı olarak gerçekleştirilecek “Barış İçin Adım At” yürüyüşü kapsamında baromuza ziyarette bulundu.
Gerçek ve kalıcı bir barışın; demokratik diyalogun güçlenmesi, toplumsal huzurun sağlanması ve hak temelli bir geleceğin inşası açısından büyük önem taşıdığına inanıyoruz. Barış için atılacak her adımın, ortak yaşam iradesini ve toplumsal dayanışmayı büyüteceği kanaatiyle nazik ziyaretleri için kendilerine teşekkür ederiz.
@avsoz@DEMPartiWan@dbp_wan@GulcanKcmzSyygt