İsrail’e Karşı İttifak
İran, Filistin, Yemen ve Lübnan Hizbullahı ile Olur
Batı Asya’da, içinde İsrail ile savaşan İran, Filistin, Yemen veya Lübnan Hizbullahı’nın bulunmadığı bir ittifak, İsrail’e karşı değildir.
Kaldı ki, Mekke Savunma Anlaşması’nın Kuzey Kıbrıs ve Türkiye’yi hedef alan Doğu Akdeniz merkezli ABD-İsrail-Yunanistan saldırıları karşısında pratik bir değeri yoktur.
Aynı şekilde Pakistan’ın Hindistan’a karşı savunmasında da yine pratik bir anlamı yoktur. Pakistan’ın elinde bulunan nükleer silahlar, Türkiye’nin savunmasında etkin olmaz.
Bu anlaşma, İran ve Filistin’i dışladığı için pratik değer taşıyor. Dolayısıyla Mekke Savunma Anlaşması’ndan ABD ve İsrail’den başkası memnun değil.
Bu Anlaşmanın İsrail’e karşı olduğu büyük bir yalandır ve hem Türkiye halkına hem de Batı Asya halklarına karşı bir aldatmacadır.
ABD-İsrail-Yunanistan tehdidi karşısında Türkiye’yi Doğu Akdeniz’de güçlü donanması ve nükleer silahı olan müttefikler gerekli. Bu açıdan biricik çözüm Türkiye-Rusya-Çin-İran İttifakıdır. Bu ittifak, nükleer tehdidi caydıran bütün insanlığın kaderini belirleyen biricik çözümdür.
Bunun dışında Türkiye, İsrail’e karşı savaşan İran-Filistin-Yemen ve Lübnan Hizbullahı ile her türlü dayanışma, işbirliği ve ittifakı inşa etmek durumundadır.
Suudi Arabistan ve Pakistan ile ilişkiler de emperyalizme karşı ortak çıkarlar temelinde geliştirilmelidir.
Vatan Partisi Genel Başkanı Dr. Doğu Perinçek: ““Bölge savaşını ve dünya savaşını önleyecek biricik ve kesin çözüm, Türkiye + Rusya + Çin + İran İttifakıdır”
Türkiye + Rusya + Çin + İran İttifakı, Kıbrıs’tan Hürmüz Boğazı’na kadar uzanan coğrafyada ABD-İsrail tehdidini caydıracak biricik çözümdür.
Dünya Medeniyetleri Girişimi Araştırma Merkezi’nin (Dünya-Mer) düzenlediği “Büyük Savaşı Önleyecek İttifak Konferansı”nda bir araya geldik.
📌NATO Zirvesi öncesi Ankara'da adeta hayat duracak! Tüm detayları Ulusal Kanal Genel Yayın Yönetmeni Nadir Temeloğlu tek tek anlattı!
🗣️Nadir Temeloğlu (@nadirtemeloglu)
📺İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN: https://t.co/CohUzEQdqI
Türkiye'yi yönetenleri dinliyorum, 7-8 Temmuz'da Ankara'daki NATO Zirvesi'nden ötürü ABD ve NATO güzellemesine başladılar. Siz bu savaşı görüp yaşamadınız mı, kimi aldatacaksınız?
Kapatılmak İstenen Soma Termik Santrali ve Çözüm
Genel Sekreterimiz Özgür Bursalı, kapatılmak istenen Soma Termik Santraline ve partimizin çözümlerine ilişkin bir basın toplantısı yapacaktır.
🗓️19 Haziran 2026, Cuma
⏰13.00
📍Vatan Partisi Genel Merkezi
⚠️ Soma Termik Santrali'nin kapatılması; işsizlik, üretim kaybı ve enerji güvenliğinde dışa bağımlılık demektir.
On binlerce işçinin, yüz binlerce ailenin geleceği tehlikeye atılamaz.
SANTRALİ DEVLET İŞLETMELİ
İTHAL KÖMÜR CİNAYETTİR
Milli Mücadelemizin karargahı, Atamızın emaneti, Cumhuriyetimizin başkenti Ankara’ya NATO’nun karanlık yıldızının gölgesi düşürülmek isteniyor.
🇹🇷Ay yıldızın altında birleşelim, 4 Temmuz'da NATO Zirvesi'ne karşı yürüyelim.
📞0507 052 73 18
🔗https://t.co/CbEefQSCv1
Altan Tan, yer isimlerinin değiştirilmesini "saçma sapan" bir uygulama olarak niteliyor. Oysa yer adlarının değişmesi, yalnızca Türkiye'ye özgü bir durum değildir. Kutuplar dışında dünyanın hemen her bölgesinde bugün yaşayan halklar, birkaç yüz yıl önce aynı coğrafyalarda yaşamıyordu. Göçler, fetihler, devlet değişimleri ve kültürel dönüşümlerle birlikte diller değişmiş, buna bağlı olarak şehirlerin, dağların ve nehirlerin adları da değişmiştir. Toprağı biraz kazdığınızda, her tarih katmanının altında daha eski bir isimle karşılaşırsınız.
Cumhuriyet dönemindeki isim değişikliklerini değerlendirirken de meseleyi bu tarihsel çerçeve içinde ele almak gerekir. Burada söz konusu olan, genç Cumhuriyet'in kendi siyasal ve kültürel mührünü ülke coğrafyasına vurmasıdır. Nasıl ki her büyük tarihsel dönüşüm kendi sembollerini yaratmışsa, Cumhuriyet Devrimi de bunu yapmıştır.
Bazı isim değişiklikleri doğrudan padişahlık rejimini hedef alır.
Cumhuriyet, Sultan Abdülaziz'in adını taşıyan Mamüretül Aziz'i Elazığ, yani Azık Eli yapmıştır.
Feodal çağrışımları olan Diyarbekir'i Diyarbakır, Hüsnümansur'u Adıyaman yapmıştır.
Bazı beldelerin isimleri, emperyalizmin kışkırttığı Ermeni isyanlarının olumsuz anıları nedeniyle değiştirilmiştir.
Dolayısıyla meseleye yalnızca bir ismin değişmesi olarak değil, devletlerin ve toplumların tarihsel dönüşümlerinin doğal bir sonucu olarak bakmak gerekir. Bunun doğal olduğunu eski isimlere dönelim safsatasına halkın itibar etmemesinden de anlayabilirsiniz.
@AltanTan1958@caglarcilara
Genel Başkan Yardımcımız Serdar Üsküplü, Ukrayna’nın Türk gemilerini vurması üzerine "İşte Ukrayna Dostluğunun Ödülü" isimli basın açıklamasını yapıyor.
https://t.co/jdTcAXTssJ
İŞTE UKRAYNA DOSTLUĞUNUN ÖDÜLÜ
Ukrayna, Karadeniz’de Türk gemilerine saldırdı, balıkçı teknemizi vurarak bir vatandaşımızı şehit etti.
Türkiye'den Rusya'ya tahıl yüklemeye giden iki kuru yük gemisi, Azak Denizi'nde hedef alındı. Beş Azerbaycan Türkü kardeşimiz şehit oldu.
Ukrayna ordusu, bu saldırıları kendilerinin gerçekleştirdiğini kabul etti.
İşte Zelenskiy’e şemsiye tutmanın, Kiev yönetimine silah ve siyasi destek vermenin ödülü budur.
Zelenskiy, Türkiye’ye dostluk mesajını, gemilerimizi bombalayarak, denizlerimizi mayınlayarak yolladı.
Hükümetimiz ise saldırganın kim olduğunu açıklamaktan dahi çekiniyor.
Yeter artık Ukrayna’ya yaptığınız yardımlar!
Ukrayna’ya yardım Türkiye’ye mermi olarak, mayın olarak dönüyor.
Ukrayna’ya yapılan yardım, Türkiye-Rusya-Çin-İran ittifakını dinamitliyor.
Karadeniz’de güvenlik ancak Türkiye-Rusya-Çin-İran ittifakıyla sağlanır.
Ukrayna’ya silah yardımına derhal son verilmelidir!
Savunma sanayisine ilişkin bütün ilişkiler derhal kesilmelidir!
ABD emperyalizminin piyonu ve İsrail’in suç ortağı olan Ukrayna’nın haddi bildirilmelidir!
Genel Başkanımız Doğu Perinçek'in, Türkiye ve Dünya'nın gündemini değerlendirdiği Çıkış Yolu programı bu akşam Ulusal Kanal'da.
📆 30 Mayıs, Cumartsi (Bu akşam)
⏰ 20.30
📹 Ulusal Kanal