Vatanımızın bağımsızlığı, milletimizin huzuru ve bayrağımız için canını ortaya koyan kahraman gazilerimizi minnet ve şükranla yâd ediyorum.
Fedakârlıklarıyla tarihimize iz bırakan, milletimizin gönlünde müstesna bir yere sahip olan tüm gazilerimize sağlık, huzur ve esenlik diliyor; bu vesileyle ebediyete irtihal eden şehitlerimizi de rahmet ve minnetle anıyorum.
19 Eylül Gaziler Günü kutlu olsun.
#GazilerGünü
ÖNLÜK DÜZENLEMESİ SERBEST KIYAFET EYLEMİMİZLE ÇELİŞMİYOR
Milli Eğitim Bakanlığının 2026-2027 eğitim öğretim yılına ilişkin genelgesinde, öğretmenlerin ve eğitim çalışanlarının önlük giymesine yönelik düzenlemeye yer verilmesi, kamuda kılık kıyafet tartışmalarını yeniden gündeme getirmiştir.
Eğitim-Bir-Sen olarak yıllardır özgürlüklerin yanında, baskı ve dayatmaların karşısında duruyor; kamu çalışanlarının, milletimizin değerleri ve genel kabul gören anlayışlar doğrultusunda benimsedikleri kıyafet tercihleri nedeniyle ayrımcılığa maruz bırakılmaması için mücadelemizi sürdürüyoruz.
Eğitim çalışanlarının milletimizin değerlerini, mesleğin saygınlığını, toplumsal kabul ve hassasiyetleri gözeterek kıyafetlerini özgürce seçebilmelerini savunuyoruz. 2013 yılında başlattığımız bugün de sürdürdüğümüz sivil itaatsizlik eylemimizin özü ve amacı da budur.
Elbette özgürlük, sorumluluktan bağımsız değildir. Öğretmenlik, mesleki saygınlığı korumayı, örnek olmayı ve çocuklarımızın gelişimine karşı yüksek sorumluluk taşımayı gerektiren özel bir meslektir.
Eğitim çalışanlarının bu sorumluluğun bilincinde olduklarını, kıyafet tercihlerini yaparken, söz ve davranışlarını belirlerken örnek olma misyonuyla hareket ettiklerini biliyor, meslektaşlarımıza güveniyoruz.
Kaldı ki eğitim sistemleri memnuniyet ve başarı ürettiği gerekçesiyle sıklıkla örnek gösterilen pek çok ülkede, mesleğin saygınlığını korumak, öğretmenlerin ve kurumların itibarını artırmak adına bu alanı düzenleyen kuralların mevcudiyeti bilinmektedir.
Biz, bu meseleyi “önlük taraftarlığı” veya “önlük karşıtlığı” gibi sığ bir zemin üzerinde tartışmayı doğru bulmuyoruz.
Asıl mesele, eğitim çalışanlarının özgürlük alanını korurken öğretmenlik mesleğinin saygınlığını ve kamu hizmetinin gereklerini birlikte gözetebilecek adil ve kalıcı bir dengenin kurulmasıdır. Bu dengenin tek taraflı dayatma ve baskıyla kurulması mümkün olamaz.
Öte yandan, son dönemde eğitim kurumlarında çekildiği iddiasıyla sosyal medyada dolaşıma sokulan bazı görüntülerin toplumda oluşturduğu tepkilerden hareketle tedbir arayışına girilmesini anlayışla karşılıyoruz.
Kamuda bazı mesleklere özgü kıyafet uygulamalarının (hakim, avukat, doktor vb.) bulunduğu da dikkate alındığında, Bakanlığın önlük düzenlemesinde herhangi bir art niyet aranmasını doğru bulmuyoruz. Düzenlemeyle varılmak istenen hedefin, bugün de devam eden sivil itaatsizlik eylem kararımızla çelişen bir yönü bulunmadığını değerlendiriyoruz.
Genelge üzerinden yapılan tartışmalar, sivil itaatsizlik eylemlerimize konu olan sorunun kalıcı çözüme kavuşturulması gerektiğini bir kez daha göstermiş, Konfederasyonumuz Memur-Sen’in KPDK’nın “Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Çalışan Personelin Kılık ve Kıyafetine Dair Yönetmelik” gündemiyle toplanması yönündeki ısrarlı çağrılarının ne kadar yerinde olduğunu ortaya koymuştur.
Dünyanın kritik bir süreçten geçtiğinin hatırlatılıp milli birliğe duyulan ihtiyacın sıklıkla vurgulandığı bir dönemde, sınırları ve yöntemi açıkça belirtilmemiş uygulamaların oluşturacağı gereksiz tartışmaların yorgunluktan başka bir sonuç üretmeyeceği bilinmelidir.
Çözümün adresi Kamu Personeli Danışma Kuruludur. Bakanlığın önlük uygulamasını istismar ederek gerilim üretmek isteyenlere fırsat verilmemeli, konu KPDK’da sosyal taraflarla birlikte ele alınmalı, milletimizin değerlerini ve beklentilerini, mesleki sorumlulukları ve çalışanların özgürlüğünü gözeten kalıcı bir düzenleme bütün kamu görevlilerini kapsayacak şekilde hayata geçirilmelidir.
ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI SAYIN VEDAT IŞIKHAN İLE GÖRÜŞTÜK
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sayın @isikhanvedat ’ı ziyaret ederek; kamu görevlisi ve emeklilerimizin sorunlarını ve çözüm bekleyen konuları gündeme getirdik.
Öncelikli gündemimiz; 2025 yılında gerçekleştirilen 8. Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerinde Kamu Görevlileri Hakem Kurulu marifetiyle kamu görevlilerine ve emeklilerine verilen zam oranlarının yetersizliği ve kayıpların telafi edilmesidir.
*Masada 2026 yılı için %16, 2027 yılı için %9 olarak hedeflenen enflasyonun tutmayacağını ısrarla dile getirmiştik.* 2027-2029 yıllarını kapsayan OVP’de ortaya konulan rakamlarda tespitimizin, teklifimizin ve ısrarımızın en somut göstergesidir.
Bu çerçevede, 2026 yılındaki kayıpların telafisi ve 2027 yılı için verilen zam oranlarının güncellenmesi için Kamu Görevlileri Sendikaları Heyet Başkanı ve Kamu İşveren Heyeti Başkanı olarak *Ek Protokol yapmalı, seyyanen zam ile de kamudaki ücret dengesizliği* giderilmelidir.
*4688 SAYILI YASA DEĞİŞMELİ, ÇALIŞMA SONUÇLANDIRILMALIDIR*
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı öncülüğünde 4688 sayılı Kanun’a yönelik yürütülen çalışma sosyal tarafların katılımıyla tamamlanmıştır. Kanunun değişmesi, eksikliklerinin giderilmesi ve beklentilerin karşılanması için kamu kurum ve kuruluşlarının görüşleri alınmalı ve çalışma artık sonuçlandırılmalıdır.
*8. Dönem Toplu Sözleşme sürecinde ortaya koyduğumuz iradenin, mücadelenin ve kararlılığın arkasındayız .*
Kanun artık çözüm üretmiyor. Masanın taraflarını baskılıyor, sahanın gerçeklerini görmüyor, kamudaki çalışanlar arasında oluş(turul)an ücret adaletsizliğini çözmeye yetmiyor.
Sendikal alandaki tecrübenin artırılması ve ILO normlarına uygun hale getirilmesi için ilgili Kanunun muhakkak değiştirilmesi, geliştirilmesi ve güncellenmesi gerekiyor. Süreç uzadıkça sosyal maliyet büyüyor, kamu görevlilerimizin huzursuzluğu artıyor. Amacımız; 2026 yılı tamamlanmadan Kanun değişikliğinin Meclis’e gelmesi ve sürecin tamamlanmasıdır.
*Kamu görevlilerimizin acil çözüm bekleyen sorunları çözülmeli, sahanın beklentileri karşılanmalıdır.*
Görüşmede Sayın Bakan’a kamu görevlisi ve emeklilerimizin çözüm beklediği diğer sorunları ifade ettik. Mali beklentilere ilave olarak; adaletin sağlanması noktasında atılan adımlar kamu görevlileri ve emeklilerimizin huzurunu artıracak, çalışma barışını sağlayacaktır.
Bu çerçevede;
•Kamu Personel Reformu yapılmalı ve kamuda ücret dengesi sağlanmalı,
•Görev aylığı ile emekli aylığı arasındaki denge tekrar kurulmalı, emekli aylıkları hak ettiği seviyeye yükseltilmeli,
•1. Dereceye 3600 Ek Gösterge vaadi artık hayata geçmeli,
•Disiplin Affı çıkarılmalı,
•İlave 1 Derece verilmeli,
•Mühendislik Meslek Kanunu ve Teknik Hizmetler Sınıfı personelinin beklentisi karşılanmalı,
•Akademik Personele İyileştirme yapılmalı,
•Bayram İkramiyesi memurlara da verilmeli,
•Yardımcı Hizmetler Sınıfı’nın sorunları çözülmeli, GİH’e geçişi sağlanmalı,
•Kariyer Uzmanlarının mali haklarının iyileştirilmeli,
•Koruyucu Giyim kazanımımız engellenmemeli, toplu sözleşmenin hukuku korunmalı,
•Vergi dilimlerindeki adaletsizlik giderilmeli, gelir dağılımında adalet sağlanmalıdır.
MÜLKİ İDARE AMİRLERİNDEN DUYMAK İSTEDİĞİMİZ HAKŞİNAS İRADE!
Kütahya Valimiz Sayın Musa Işın’ın, "Biz öğretmenlerimizi korumak zorundayız" diyerek eğitim çalışanlarının hakkını yüksek sesle teslim eden net duruşunu son derece kıymetli buluyoruz.
Sayın Valimizin bu güçlü çıkışının, eğitim sistemimizdeki bu kronik sorunların çözümüne vesile olmasını temenni ediyor; eğitimcilerin yanında duran bu yaklaşımından dolayı kendisine teşekkür ediyorum.
Öğretmenin itibarını zedeleyen, en küçük olayda eğitimcinin yakasına yapışan veli müdahalelerine karşı sergilenen bu tavır, şüphesiz ki sahada görev yapan meslektaşlarımızın çalışma azmini ve güvenini artıracaktır.
Ancak öğretmenimizin mesleki saygınlığını tam anlamıyla teminat altına almak ve okullarımızda huzuru kalıcı kılmak için bu iradenin somut ve kurumsal adımlarla tahkim edilmesi şarttır.
"Benim çocuğum asla yapmaz" peşin kabulüyle okula gelip zorbalık yapan veli profilinden ve öğretmenlik mesleğinin örselenmesinden artık bıkmış durumdayız. Eğitim hakkını korumak, okulda güvenlik ve huzuru sağlamak için Öğrenci Disiplin Yönetmeliği günün şartlarına göre ivedilikle güncellenmelidir. Rehberlik normları artırılmalı, okul-aile iş birliği sağlam esaslara bağlanmalıdır. Tedbir alınmazsa uzun vadede sosyal çürüme riski kaçınılmazdır. Uygulama enflasyonundan ve bürokratik yükten başını kaldıramayan okullarımız rahatlatılmalı; yöneticilerimizin liderlik, öğretmenlerimizin de sadece öğretmenlik yapacağı huzurlu zemin tesis edilmelidir.
Teşekkür Sayın Valim.
@KutahyaValiligi@Musaisin
Ankara Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Gülçin Yahya Kaçar, Genel Başkanımız Ali Yalçın'a iadeiziyarette bulundu.
Değerli rektörümüze ziyaret ve nezaketleri için teşekkür ederiz.
@mguedutr
Ailemize ve geleceğimize sahip çıkma iradesini sonuna kadar destekliyor, fonlanan kirli akımlara, sapkın faaliyetlere karşı “Ailem Güvende” operasyonları ile ortaya konan iradeyi takdir edilmesi gereken önemli bir hassasiyet olarak görüyoruz.
12 Eylül Darbesi Demokrasi Tarihimizin
Kara Lekesidir
Aziz milletimizin iradesinin tank, palet ve darbecilerin postalları ile ezilmesinin, demokrasinin askıya alınmasının ve yarım bırakılmış hayatların tarihidir 12 Eylül.
Meclis kapatılarak demokrasi askıya alındı. Yüz binlerce insan derdest edildi; işkenceler, yasaklar, sürgünler ve idamlarla bir neslin hafızasına ağır yaralar açıldı.
Daha sokakta top peşinde koşan çocuklar, gelecek hayali kuran gençler, bir anda kendilerini darbe düzeninin mahkemelerinde buldular. Onlardan kimileri sevdiklerine bir daha dönemedi. Darağaçlarına gönderilen, işkence tezgahlarında son nefesini veren gençlerin ardından parçalanmış hayatlar ve annelerin, babaların gözyaşları kaldı.
12 Eylül bize şunu acı biçimde öğretti:
Milletin iradesi susturulduğunda, yalnızca siyaset değil; hukuk, özgürlük, adalet ve insan onuru da yara alır.
Bu yüzden darbeleri yalnızca geçmişin bir hatırası olarak değil, geleceğe karşı bir sorumluluk olarak hatırlıyoruz.
12 Eylül’ü, 28 Şubat’ı ve 15 Temmuz dahil millet iradesine yönelen bütün darbe ve vesayet girişimlerini lanetliyorum.
Bu ülkenin kaderini tanklar, cuntalar ve vesayet odakları değil; aziz milletimizin iradesi belirlemelidir.
12 Eylül’ün 46. yılında, darbenin karanlığında hayatını, özgürlüğünü ve geleceğini kaybedenleri rahmet, darbecileri lanetle anıyorum.
#12Eylül #karaleke #darbe
YENİ EĞİTİM YILININ VİZYONU; OLUMLU ADIMLARDA İSTİKRAR, ÇÖZÜM ODAKLI YAKLAŞIMLAR OLMALIDIR
Eğitim-Bir-Sen olarak beklentimiz, 2026-2027 eğitim öğretim yılının kalıcı çözümlerin hayata geçirildiği, ülkemizi geleceğe güven ve refah içinde taşıyacak nitelikli ve verimli bir eğitim öğretim yılı olmasıdır.
Bu anlayışla yeni eğitim öğretim yılının eğitim çalışanlarımıza, öğrencilerimize, velilerimize ve milletimize hayırlı olmasını diliyor; güçlü ve büyük Türkiye idealine ulaşmamızı sağlayacak eğitim politikalarının geliştirilmesini ve uygulanmasını bekliyoruz.
📌PISA 2025’te elde edilen başarı, eğitime yapılan yatırımların ve öğretmenlerin emek ve fedakârlığının bir sonucudur
📌 PIKTES istihdamı mülakat mağduru öğretmenler için önemli bir çözüm adımı oldu
📌Eylem kararı almamıza neden olan zorlama ve dayatmalardan vazgeçilmelidir
📌“4+4+4” zorunlu eğitim sistemi tüm yönleriyle Millî Eğitim Şûrası’nda ele alınmalıdır
📌Şiddetin iş güvenliği sorununa dönüşmemesi için ilgili kurumlar arası iş birliği ve koordinasyon sağlanmalıdır
📌Okullarda yardımcı personel sorunu palyatif çözümler yerine kadrolu istihdamla çözülmelidir
📌Öğretmenlerin yer değişikliği sürecindeki aksaklıklar giderilmelidir
📌 Resen atamalar tümüyle kaldırılmalıdır
📌 Ek ders esaslarındaki ücret dengesizliği giderilmeli, ek ders birim ücreti artırılmalıdır
📌 Görevde yükselme ve ünvan değişikliği sınavları yapılmalıdır
Açıklamamızın tamamı için: https://t.co/CwVBvgP3Y6
İkinci il dışı yer değiştirme hakkı için Millî Eğitim Bakanı Sn. @Yusuf__Tekin’e teşekkür ediyorum.
Meslektaşlarımızın umutlarına ulaşmasını sağlayan bir süreç olmasını diliyorum.
PISA 2025’te Zirvenin Adı: Türkiye
PISA 2025 sonuçlarında ülkemizin matematik, fen bilimleri ve okuma becerileri alanlarında raporlanan başarısı, bu ülkeyi ileriye taşıyacak her adımdan memnun olacak herkesi mutlu etmiştir.
Herkes bilir ki başarı ve kalite asla tesadüflerin eseri olamaz. PISA 2025 raporları ile ülkemiz adına ortaya ç��kan tablonun ardında inanç, vizyon, planlı çalışmalar ve adanmış yürekler var.
Yeni eğitim öğretim yılının başında ortaya çıkan bu tablo, maarif ordumuza moral verecek ve daha parlak başarılar için çalışma azmini artıracaktır.
Son 24 yıl içinde 860 bin öğretmen ataması ve yüzbinlerce derslik yapımı için Milli Eğitim Bakanlığına tüm bakanlıkların bütçesinden daha büyük kaynaklar ayıran Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a, eğitim ve öğretim hizmetlerinin planlamasına, öğrenci ve vatandaşlarımıza sunumuna öncülük eden Milli Eğitim Bakanımız Sayın Yusuf Tekin’e, başarıyı gün gün, ilmek ilmek dokuyan fedakar öğretmenlerimize, çalışkan okul yöneticilerimize ve eğitim süreçlerinin görünmez kahramanları olan memur ve yardımcı hizmetler çalışanı arkadaşlarıma şahsım ve teşkilatım adına yürekten teşekkür ediyorum.
Dünya ölçeğinde hak ettiği yere ulaşma mücadelesi veren milletimize moral veren ve güven aşılayıp daha iyi ve güzel sonuçlar için çalışma azmini artıracağına inandığım PISA 2025 sonuçlarının hayırlı olmasını diliyor, Türkiye’nin yarınlarının güvende olduğunu bir kez daha kanıtlayan aziz öğrencilerimizi gözlerinden öpüyor, her birini ayrı ayrı tebrik ediyorum.
#PISA2025 #PISA2025ZirveninAdıTürkiye #EğitimBirSen
OVP Memur ve Emeklisini Görmelidir
Tasarrufu emekten yapan, fiyat istikrarını sadece maaşları baskılama aracı gören, imzalamadığımız 8. Dönem Toplu Sözleşme’de 2027 yılı için memur ve emeklisine %5 + %4’ü reva gören ancak yeni OVP’de 2027 yılı için %21 enflasyon bekleyen ekonomi yönetimi bir an önce politikasını gözden geçirmeli, memur ve emeklisinin maaş/ücretlerine de aynı düzeltmeyi yapmalıdır.
إِنَّا لِلّهِ وَإِنَّا إِلَيْهِ رَاجِعونَ
“Allah’tan geldik yine ona döneceğiz”
Biz razıyız, Rabbim razı olsun.
Babacığım, mekanın cennet olsun.
▫️Cenaze Namazı: Tokat-Artova Kızılca Camii [yarın Cuma Namazını müteakip]
▫️Defin: Ahmetdanişment Köyü Mezarlığı
Başımız Sağ Olsun
Ankara’nın Sincan ilçesinde gerçekleştirilen eğitim uçuşu sırasında meydana gelen helikopter kazasında Pilot Emekli Albay Yasaözden Bakkal’ın hayatını kaybettiğini derin bir üzüntüyle öğrenmiş bulunuyoruz.
Merhuma Cenab-ı Allah’tan rahmet; kederli ailesine, yakınlarına ve aziz milletimize başsağlığı diliyoruz.
Kazada yaralanan Hava Kuvvetleri personeli Binbaşı Bilgehan Kurtoğlu’na da acil şifalar temenni ediyor, en kısa sürede sağlığına kavuşmasını diliyoruz.
🔴 ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI 4688 KANUN DEĞİŞİKLİĞİ KOMİSYON ÇALIŞMASINI TARAFLARA VE MUHATAP KURUMLARA GÖNDERMELİ
8. Dönem Toplu Sözleşme’de kayıt altına aldığımız “4688 sayılı Kanunun çalışma hayatına ilişkin güncel koşullar çerçevesinde gözden geçirilmesi…” hükmü gereği Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı öncülüğünde başlayan komisyon çalışmaları tamamlandı.
Bakanlık tarafından oluşturulan raporunun hem emek tarafına hem de kamu kurum ve kuruluşlarına gönderilmesi gerekiyor. Zaman geçtikçe vakit daralıyor, sendikal alan geriliyor. Zaman geçirmenin değil, alınan kararların artık hayata geçmesi, grev hakkı ba��ta olmak üzere toplu sözleşme sisteminin değişmesi gerekiyor.
15 Temmuz İhanete Karşı Sadakatin Zaferidir
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın düzenlediği “15 Temmuz Hain Darbe Girişimine Karşı Emekçilerin Mücadelesi” panelinde 15 Temmuz’u konuştuk.
Panelde de ifade ettiğim gibi;
15 Temmuz, yalnızca bir darbe girişiminin adı değil; milletimizin iradesine, devletimizin bekasına ve tam bağımsızlık yürüyüşüne yönelmiş ihanetin adıdır. “Soykırım unutulursa tekrarlanır” demişti Aliya. İhanet de unutulursa tekrarlanır. O nedenle hafızayı diri tutmak zorundayız.
15 Temmuz olayı bize siyasetin ve sivil toplumun darbeler karşısında milletin iradesini savunmadaki önemini de ortaya koydu. O gün, Sayın Cumhurbaşkanımız ve siyasi irade darbenin karşısında dik durmasa, toplumun direnci bir yerden sonra kırılabilirdi.
Sivil toplum bu dik duruşa, iradesini savunarak karşılık vermese işgal ve darbe girişimini önlemek mümkün olmayabilirdi. Ama 15 Temmuz milli birlik ve beraberliğin şahlandığı bir gece olarak tarihe geçti. Geçmişte darbeler karşısında şapkasını alıp giden siyasetçiler, darbeye alkış tutan STK’lar gördük. 15 Temmuz, bu kirli sicilin de büyük ölçüde temizlendiği bir geceyi ifade etmesi açısından tarihi bir öneme sahiptir, bir milattır.
#15Temmuz #DemokrasiVeMilliBirlikGünü #İradeBizimZaferBizim
@isikhanvedat@hakismahmut@turkiskonf@OnderKahveci@csgbakanligi
https://t.co/dfM3UQOzcl
Biz Memur-Sen olarak o gece nasıl ki darbenin ilk anından itibaren teşkilatımızla, üyelerimizle birlikte meydanlarda ihanete “Dur!” dediysek, nasıl ki demokrasiyi, millet iradesini, vatanı muhafazada öne atıldıysak bundan sonra da milli iradenin, demokrasinin, hukukun, tam bağımsız Türkiye’nin yanında kararlılıkla durmaya devam edeceğiz.
15 Temmuz'un bizlere yüklediği sorumluluk; birlik ve beraberliğimizi korumak, vesayetin ve ihanetin her türl��süne karşı uyanık olmak, şehitlerimizin emanetine ve gazilerimizin fedakârlığına sahip çıkmaktır.
Bu nedenle 15 Temmuz'u yalnızca anmak yetmez, doğru anlamak da gerekir.
O geceyi doğru okumak, milletimizin yazdığı destanın hangi bedellerle kazanıldığını unutmamak ve bu şuuru gelecek nesillere aktarmak zorundayız.
Millet olarak, sivil siyaset ve sivil toplum olarak 253 şehit verdiğimiz o gece, sadece darbe ve işgalin önüne geçmedik, aynı zamanda vatanımızda ve irademizde gözü olan küresel vesayete ve onun yerli devşirmelerine de ibretlik bir ders vererek tarihe şanlı bir kayıt düştük.
15 Temmuz'da ihanete, darbecilere boyun eğmeyip canını ortaya koyan şehitlerimiz ve gazilerimiz başta olmak üzere darbeyi çıplak elleriyle önleyen aziz Milletimize, kutlu direnişe önderlik eden Sayın Cumhurbaşkanımıza, siyasi iradeye, sivil toplum örgütlerine şükranlarımı sunuyor, kahraman şehitlerimizi rahmet ve minnetle, gazilerimizi şükranla y��d ediyorum.
İstiklal şairimiz Mehmet Akif’in “Allah bir daha bu millete İstiklal Marşı yazdırmasın.” duasını hatırlatarak “Allah bir daha bu millete 15 Temmuz gibi ihanetler yaşatmasın” diyor,
aziz Milletimizin birlik ve beraberliğinin, devletimizin bekasının daim olmasını diliyorum.
🔎https://t.co/fQX2GYhuz6
#15Temmuz #DemokrasiVeMilliBirlikGünü #İradeBizimZaferBizim
🔴 Bazı ünvanlara ‘Özel Hizmet Tazminatının Ek Olarak Ödenmesine Yönelik Düzenleme’nin genele uygulanmasına engel teşkil eden ibarelerinin iptali için Danıştay nezdinde dava açtık.
🎙️TBMM’DE GÖRÜŞÜLECEK KANUN TEKLİFİ MEMUR EMEKLİLERİNİ GÖRMELİ VE GÖZETMELİDİR
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’na gelecek Kanun Teklifi ile en düşük emekli aylığı %17,76 oranında artırılacak.
Kamu görevlisi emeklilerimiz seyyanen ödemenin emekli aylıklarına yansıtılması ve 1. Dereceye 3600 Ek Göstergenin hayata geçirilmesi konularında haklı beklenti içindeler.
İlk çıktığında 8.077₺ olan ve bugünkü rakamı 25.150₺’ye ulaşan seyyanen ödemenin emekli aylıklarına yansıtılmaması mağduriyetlerinin boyutunun daha da ağırlaşmasına neden olmuştur.
Toplu sözleşme masasından etkilenen fakat yasada hak arama mücadelesinin zeminini bulamayan memur emeklilerimiz hem sendikal örgütlenme hem de kayıplarını telafi etme mücadelesini sürdürüyorlar.
Kamu görevlisi emeklilerimiz Komisyona gelen teklif içerisinde kendilerini bulan, emekli aylığı ile görev aylığı arasındaki uçurumu kapatan düzenlemeyi bekliyor.
Memur-Sen olarak; Komisyon görüşmelerinde özellikle 3 konu başlığını gündeme getireceğiz.
▪️Emekli memurlarımızın sendikal örgütlenme hakkı,
▪️Seyyanen ödemenin emekli aylıklarına yansıtılması,
▪️1. Dereceye 3600 Ek Göstergenin hayata geçirilmesi konularını Komisyonda ifade edeceğiz.
Plan ve Bütçe Komisyonu üyesi vekillerimizden ve siyasi iktidardan beklenti açık ve nettir. Çalışanın “nasıl emekli olacağım” emeklinin ise “nasıl ayakta duracağım” sorularına cevap, sorunlarına çözüm üretecek Kanun Teklifinin getirilmesi ve mağduriyetlerin bitirilmesidir.
Türkiye’nin büyüklüğünü, Türk milletinin eşsiz misafirperverliğini dünyaya bir kez daha gösteren Ankaralı kardeşlerime, fedakârca emek veren tüm görevlilerimize en kalbî şükranlarımı sunuyorum.
NATO Ankara Zirvemiz hayırlara vesile olsun. #NATOsummit 🇹🇷