KOLLUK-DER KURUMSAL BAĞIŞ VE DESTEK HESABI
Kolluk Kuvvetleri Personeli Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği olarak; temsil gücümüzü artırmak, kurumsal yapımızı büyütmek ve tüzük amaçlarımız doğrultusunda faaliyetlerimizi sürdürmek için çalışıyoruz...
Derneğimizin genel giderlerine ve kurumsal çalışmalarına destek olmak isteyen üyelerimiz ve gönüllülerimiz, resmî dernek hesabımız üzerinden katkı sağlayabilirler...
RESMÎ HESAP BİLGİLERİ:
🔹 Banka: Türkiye İş Bankası
🔹 Hesap Adı: Kolluk Kuvvetleri Personeli Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği
🔹 IBAN: TR65 0006 4000 0017 5003 1679 47
🔹 Açıklama: Dernek Bağışı
──────────────
⚖️ Hukuki Bilgilendirme: Yapılan aktarımlar dernek tüzüğü çerçevesinde genel dernek faaliyetlerinin finansmanı için kullanılmaktadır...
Belirli bir şahsa, olaya veya projeye yönelik izinli/izinsiz bir yardım toplama kampanyası niteliğinde değildir...
Saygılarımızla,
KOLLUK-DER Yönetim Kurulu
SİZDEN GELENLER...
YER-AĞRI JANDARMA @agriiljandarma@jandarma
Ağrı İl Jandarma kOmutanımız Sayın Ahmet AYGÜN Komutanım...
Bu yönde KOLLUK-DER Derneğimize çok sayıda personeliniz tarafından mesajlar gönderilmektedir...
Personelin at kadar değeri yok mu gerçekten?
Personelinize nefes alaak fırsat verin lütfen...
Dile getirilen sorunları çözmenizi sizden özellikle rica ediyoruz...
Şimdiden teşekkür ediyor, çalışmalarınızda kolaylıklar ve başarılar diliyoruz...
KOLLUK-DER
@RTErdogan@tcbestepe@mustafaciftcitr@TC_icisleri@tcagrivaliligi
SİZDEN GELENLER...
YER-DİYARBAKIR/Kocaköy @DiyarbakirEmn@dbakirvalilik
Diyarbakır İl Emniyet Müdürümüz Sayın Murat MUTLU Müdürüm...
KOLLUK-DER Derneğimize bu yönde çok sayıda mesaj gelmektedir...
Daha önce konuyla ilgili olarak Kocaköy ilçesinde çalışan meslektaşlarımıza seslendik...
Bir dokunduk bin ah işittik...
Lütfen öne sürülen iddiaları araştırın ve gereğini yapın...
Sizden ricamız budur...
Şimdiden teşekkür ediyor, çalışmalarınızda başarılar ve kolaylıklar diliyoruz...
KOLLUK-DER
@RTErdogan@tcbestepe@mustafaciftcitr@TC_icisleri@EmniyetGM
@OmerOzturk66941@bedestenli@istanbul_EGM@TuranEselioglu Yahu kardeşim idrakınızı mı kaybettiniz anlamıyorum. Şu alçaklıgı görmüyor musunuz da, ikide bir birlik olun diyorsunuz. Sen yılanla aynı çuvala girer misin kardeşim?
Siz ne anlatıyorsunuz, Sayın Bakanım?
Bu ülkede hakkının, mağdurun, mazlumun hakkı,hukuku yok, güçlünün hakkı, hukuku var…
Yapanın yaptığı yanına kalmamıştır diyorsunuz...
Yapanın yaptığının yanına kaldığına dair binlerce örnek verebiliriz…
Mesela daha geçen gün, yüz binlerce kişinin bizzat canlı canlı izlediği üzere; eski Aydın İl Emniyet Müdürünün trafik polisi meslektaşımızı kavşağa dikerek uyguladığı zorbalık karşısında gözümüzün içine baka baka ve bizi aptal yerine koyarcasına “Mobbing yoktur.” dediniz...
Yapanın yaptığını yanına kâr bırakan bizzat siz oldunuz…
Bu gerçekleri söyleyince kötü oluyoruz maalesef…
KOLLUK-DER
@mustafaciftcitr@TC_icisleri@EmniyetGM
Ufak bir dokunuş, samimi bir yaklaşım,
görev başındaki personelinin yanına gidip tatlı ikram etmek ve sıcak bir "Kolay gelsin” demek hepsi bu işte…
Personeline değer verdiğini sahada gösteren Trabzon İl Emniyet Müdürümüz Sayın Ali Loğoğlu’na KOLLUK-DER olarak teşekkür ediyoruz...👏👏👏
@TrabzonEmniyet@TrabzonValilik@RTErdogan@tcbestepe@mustafaciftcitr@TC_icisleri@EmniyetGM
@Thepvr3rx@TuranEselioglu Engelini kaldırdım. Korktun mu diye yazmışsın ya hani. Bak ben korkmuyorum. Hadi sende de serre kadar cesaret varsa çık erkek gibi gerçek kimliğinle yaz ya da 05072661035 bu numaradan beni ara da ne kadar erkesin ne kadar cesursun görelim
Ulan alçak, Ben KOLLUK-DER i kurana ve sizler KOLLUK-DER'İN gölgesinde kaldığınızı anlayana kadar ve Aydında zorbalığa maruz kalan meslektaşımıza zorbalık yapan müdüre çiçek plaket verdiğiniz güne kadar ve siz bu alçaklığa karşı tek bir tweet atarak tepki göstermediğiniz için size karşı haklı tepkimizi ortaya koyana kadar herhangi bir sorun var mıydı alçak? Böyle alçakça bahaneler uydurup bunların ardına sığınmayın... Gerçek hesaplarınızla yazma cesareti gösteremeyip böyle çakma hesaplar ardına sığınarak alçaklık yapsanız da szsin kim olduğunuzu bende meslektaşlarım da çok iyi biliyoruz... Ulan alçak, benim yüzümden insanların mağdur edildiğiniz iddia ediyorsunuz... Ben bu zamana kadar meslekten ihraç olmuş tam 1042 kişiyi mesleğine döndürdüm bunu neden söylemiyorsun alçak... Ayrıca defalarca anlattım, mslektaşlarımı mağdur eden ben değilim görevlerini kötüye kullanan savcı ve hakimler diye, neden sen bu durumdan beni sorumlu gösterip esas meslektaşlarını mağdur eden savcı ve hakimlere tek kelime etme cesaretini gösteremiyorsun da bunu üzerinden fitne tohumu ekmeye çalışıyorsun alçak... Sizde ne haysiyet, ne onur, ne de şeref var... Bunların zerresi olsa, size hakaret ettiğim için gidip benim hakkımda suç duyurularında bulunurdunuz... Ama siz polis haklarını savunduğunu iddia edip, çakma hesaplar ardına sığınarak fitne tohumu ekerek alğı peşinde koşan şerfsiz, namussuz, haysiyetsiz yaratıklarsınız. O yüzden kendinize yapılan hakaretin hesabını somaktan dahi aci yaratıklarsınız...
Sevgili kardeşim,
“İnsan neden çocuklarının BES birikimini bozacak kadar ileri gider? Bu kadar yokluğun içinde, destek de görmüyorken bu mücadeleyi sürdürmenin amacı nedir?” diye haklı bir soru sormuşsun...
Çocuklarım için biriktirdiğim paraya dokunmak benim için de çok ağır oldu...
Neden bütün bunlara rağmen susamadığımı anlatabilmem için biraz başa dönmem gerekiyor...
Yirmi üç yaşındayken polis okulundan mezun olmama üç gün kala, haksız ve hukuka aykırı bir şekilde okuldan çıkarıldım...
Bunun ürine, haksızlık yapılarak elimden alınan hakkımı geri almak için mücadeleye başladım...
Ömrümün en güzel altı yılı, uğradığım bu haksızlığı ispatlamaya çalışmakla geçti...
Sonunda haklılığımı ortaya koydum ve 2009 yılında mesleğe başladım...
Ardından meslekten uzak kaldığım o altı yılın karşılığını istedim...Aynı durumda olup hakkını alanları gördüm. Daha önce verilmiş bir mahkeme kararını emsal olarak da sundum...Buna rağmen ne tek kuruş maddi karşılık alabildim ne de o yıllara ilişkin özlük haklarımı elde edebildim. Mesleğime kavuşmuştum ama altı yılımın hesabı ortada kalmıştı...
2013 yılında şark hizmeti için Yüksekova’ya gittim...Orada iki meslektaşımın, benim gözümde, göz göre göre ölüme gönderildiğine tanık oldum. İkisi de şehit oldu. İçime sinmedi, olayın peşine düştüm...O günden sonra yaşadıklarımın yükünü eşim ve iki çocuğum da taşıdı. Oradan oraya gönderildim. Eşimden, çocuklarımdan ayrı kaldım...
Yüksekova’dan Gaziantep’in Nizip ilçesine gönderildim...Yüksekova’da başlatılan soruşturmalar yüzünden Nizip’te görev yaparken defalarca meslekten çıkarılma talebiyle karşı karşıya kaldım...Nizip’te de İlçe Emniyet Müdürünün haksız ve hukuka aykırı bulduğum işlemlerine, zorbalığına maruz kaldım. Hakkında suç duyurusunda bulundum. Bu kez Nizip’ten Kastamonu’ya gönderildim... Kastamonu’da göreve başladığım ilk gün bu defa Trabzon’a gönderildim...
Trabzon’da, yaşadıklarımda sorumluluğu olduğunu düşündüğüm kişiler hakkında suç duyurularında bulundum...Yine disiplin soruşturmaları geçirdim...O soruşturmaların hepsinden aklandım...Teşkilatta pek çok meslektaşımın bildiği, birçoğunun da bizzat yaşadığı bu haksızlıkları ve korku ortamını sosyal medyada anlatmaya başladım...
Sonunda görevimin başında gözaltına alındım ve Bitlis’e götürüldüm, tutuklandım ve 70 gün cezaevinde kaldım... Daha sonra da paylaşımlarım nedeniyle meslekten ihraç edildim...
Cezaevinden çıktıktan yaklaşık sekiz ay sonra, yine paylaşımlarım sebebiyle tutuklandım...Bu kez beş ay cezaevinde kaldım. İkinci kez tutuklanmama neden olan suçlamalardan beraat ettim...
Bu süreçte özgürlüğümü, işimi, kendim ve çocuklarım için kurduğum gelecek hayallerini kaybettim...En çok da eşimin ve çocuklarımın bu yaşananların yükünü taşımak zorunda kalması canımı yakıyor...Çocuklarımın birikimini neden bozduğumu soruyorsun ya kardeşim, inan, bu soruyu ben de kendime sordum...O parayı onlar için biriktirmiştim...Bir gün o birikime dokunmak zorunda kalacağım aklımın ucundan geçmezdi...
Şimdi ben de sana sorayım...Bunca kayıptan sonra susmam mı daha doğru olurdu? Yoksa bu hksızlıklarla daha kapsamlı mücadele etmek mi?
Benim yaşadıklarımın benzerini yaşayan binlerce meslektaşım var...Bu haksızlıklar yıllardır biliniyor. İnsanlar başlarına geleceklerden korkup sustukça da sorunlar kartopu gibi büyüyor...
Amacın ne, beklentin ne diye sormuşsun...Ben inançlı bir insanım kardeşim... Başıma gelenlerin boşuna gelmediğini, Rabbimin bana bu dünyada bir misyon bir sorumluluk yüklediğine inanıyorum...
Bu dünyadan bir makam, bir menfaat beklentim yok...Benim tek beklentim Rabbimin rızası...
Elimden geldiğince zulme ve zalime karşı sesimi çıkarmak, haksızlığa uğrayanın yanında durmak istiyorum...
Ömrümün sonunda da vicdanıma ve rabbime dönüp,gördüğüm haksızlığa göz yummadım, elimden geleni yaptım diyebilmeyi ve bu ahir zamanda bu dünyadan dosdoğru bir insan olarak göçüp gitmeyi diliyorum...
Bütün derdim bu, sevgili kardeşim...
Değerli meslektaşlarım, kıymetli kardeşlerim…
Malumunuz olduğu üzere, KOLLUK-DER olarak kolluk kuvvetleri personeline derneğimizin avukatları aracılığıyla ücretsiz hukuki destek sunduğumuzu defalarca dile getirdik...
Bu durumdan rahatsız olan ve polis ve jandarmanın haklarını savunduğunu iddia ederek sosyal medyada dava kapma peşine düşen birtakım on para etmez avukatlar ve iş birliği içinde oldukları çiçekçi, plaketçi tayfa, çakm hesaplar arkasına sığınarak organize bir şekilde şahsıma ve KOLLUK-DER derneğimize yönelik alçakça paylaşımlar yaparak fitne tohumu ekmektedirler...
Benim sizleri sömürdüğüm, tek derdimin para olduğu, yüzlerce meslektaşımı mağdur ettiğimi ve bu sebeple KOLLUK-DER’e yardım yapmamanız yönündeki söylemleriyle alçaklıkta sınır tanımamaktadırlar...
Kimi aldattıysam, dolandırdıysam, kandırdıysam, kimin parasını aldıysam ve kimi mağdur ettiysem, nasıl ve ne şekilde bunları yaptığımı varsa mağduriyet yaşattığım meslektaşlarım lütfen çekinmeden çıkıp anlatsınlar...
Bu alçakları tanımanız ve nasıl bir alçaklık yaparak algı peşinde koştuklarını bilmeniz için bunları söylemek zorunda kaldım...
Ben aylardır ekonomik sıkıntılarla boğuşuyorum....Bunu söylemek ve paylaşmak istemezdim.Lakin mecbur kaldığım için söylemek ve paylaşmak durumundayım...
Yaşadığım ekonomik sıkıntılar sebeple kızımın bireysel emeklilik sözleşmesini bozdurdum...Sırada oğlumunki var...
İki aydır kredi kartlarımın ekstrelerini ödeyemiyorum... Bu alçakların bahsettiği gibi meslektaşlarımı sömürmüş, KOLLUK-DER’in imkânlarından faydalanmış ve tek kuruş almış, tek derdim para olmuş olsaydı bu ekonomik sıkıntıları yaşamazdım...
Dervişin fikri neyse zikride odur misali, bunar kendileri gibi herkesi de alçak zannediyorlar...
Bu fitnecilere bundan sonra cevap vererek kendilerine prim vermeyeceğim...
Bu konuyla ilgili son paylaşımımdır...
Güya bu fitneciler polis haklarını savunmaktadırlar...
Güya bunlar eski polis ve şimdi polis haklarını savunan avukatlardır...
KOLLUK-DER olarak bizim her türlü işlemimiz, hesaplarımız, gelir ve giderlerimiz ile harcamalarımız herkese açıktır...
Lütfen Trabzon’a yolu düşen derneğimize uğrasın ve her türlü evrakımızı incelesin...
Buradan yetkililere de seslenmek istiyorum...
Lütfen sosyal medyada KOLLUK-DER ve şahsımla ilgili ortaya atılan usulsüzlük ve yolsuzluk ve benzeri her türlü iddialarını ciddiyetle değerlendirip ihbar olarak ele alınmasını, gerekli inceleme, araştırma ve soruşturmaları yapmanızı özellikle rica ediyorum...
Dediğim gibi, bu alçaklara son cevabımdır bu...
Emniyet ve Jandarma tarihinde görlmedik bir hak mücadelesi veren KOLLUK-DER’i bu fitnecilere yem etmeyeceğim...
Lütfen sizler de KOLLUK-DER e sahip çıkın ve bu fitne tohumu ekmeye çalışanlara gereken tepkinizi ortaya koyun, rica ediyorum...
Vedat KILIÇEL
KOLLUK-DER Yönetim Kurulu Başkanı
Bir Kırıkkaleli olarak bir Yozgatlıyı, bir Kırşehirliyi ya da bir Çorumluyu gördüğümde tprağım diye sarılırım...
Çünkü örfümüz, âdetlerimiz, göreneklerimiz, yediğimiz içtiğimiz, müziğimiz her şeyimiz birebir aynı...
Ama futbol denen bu uyuşturucu, maalesef birbirine toprağım diye sarılan insanları, sırf farklı takımları tutuyorlar diye böyle karşı karşıya getiriyor...
Bu rezaletin ceremesini yine her zaman olduğu gibi polis çekiyor...
Yazık, gerçekten yazık…
Kaza yapıp elektrik direğini deviriyor. Bir de bunun üzerine olay yerine gelen polis ekiplerine direniyor!
Polis bir olaya müdahale ettiğinde, hukuka uygun uyarı ve talimatlarına uyulmaması ve polise mukavemet gösterilmesi hâlinde, bu fiillerin tutuklama nedeninin var sayılabileceği suçlar kapsamına alınması gerekiyor...
Bu yasal düzenleme yapılmadığı sürece sokaklardaki kargaşa giderek artacak...
Devletin kolluk kuvvetine direnmekten çekinmeyenlerin bu tavrı, sokaklarda kamu düzenini bozuyor. Polisin görevini yapabilmesi ve sokakların güvenliği için bu düzenleme bir an önce hayata geçirilmeli...
KOLLUK-DER