Türkiye olarak iki büyük depremle sarsılan dost Venezuela halkına tüm imkânlarımızla destek oluyoruz.
AFAD koordinasyonunda, Millî Savunma Bakanlığımızla iş birliği içinde iki askerî nakliye uçağımızı afet bölgesine süratle sevk ettik.
Toplam 75 personelimiz, 5 arama kurtarma aracı ve 6 arama kurtarma köpeğimiz ile Venezuela’ya ulaştı ve çalışmalarına başladı.
Uluslararası koordinasyon mekanizmalarıyla temas halinde hem arama kurtarma çalışmalarına katkı sunuyor hem de bölgedeki öncelikli insani ihtiyaçların karşılanması için gerekli planlamaları yapıyoruz.
Belediyelerimizin de dost Venezuela halkı için çeşitli yardım kampanyaları tertiplediğini memnuniyetle müşahede ediyoruz.
Venezuela hükûmetine ve halkına bir kez daha geçmiş olsun diyor, Türk milletinin yanlarında olduğunu ve olacağını ifade etmek istiyorum.
Geçen hafta ASELSAN iş birliğiyle, tamamen yerli ve millî imkânlarla geliştirilen kalp-akciğer makinesi kullanılarak ilk klinik ameliyat başarıyla gerçekleştirildi.
Dünyada sadece üç ülkenin üretebildiği bu cihazın kullanımı, “üreten sağlık” modelimizin stratejik önemini bir kez daha teyit etti.
Konya Büyükşehir Belediye Başkanımız Uğur İbrahim Altay, 240 binden fazla yerel yönetimin temsil edildiği Dünya Belediyeler Birliği Başkanlığına seçildi.
Yedi yıllık yoğun bir diplomasinin sonucunda gelen bu başarının, Türkiye’nin uluslararası görünürlüğünü daha da artıracağına inanıyorum.
Muhalefet belediyeleri para kuleleriyle, baklava kutularıyla, milyonlarca avroluk rüşvet pazarlıklarıyla gündeme gelirken, bizim belediyelerimizin uluslararası başarılarla gündeme gelmesi ayrıca takdire şayandır, zihniyet ve vizyon farkını ortaya koyan çok önemli bir göstergedir.
Bugün TÜİK, Mayıs ayı iş gücü istatistiklerini açıkladı.
İşsizlik oranı bir önceki ay ile aynı seviyeyi koruyarak %8,2 oranında gerçekleşti.
Dünyada âdeta kriz fırtınasının yaşandığı bir dönemde işsizlik oranımız 37 aydır tek hanelerde seyretmektedir.
İstihdam edilenlerin sayısının da bir önceki aya göre 285 bin kişi artarak 32 milyon 463 bin kişiye ulaşması kıymetlidir.
Ana muhalefet partisi içindeki çatışmanın giderek makul zeminden çıkıp “kavgada yumruk sayılmaz” mantığına evrilmesi son derece yanlıştır.
Bunda Alevi canlarımızın kullanılmak istenmesi ise çok daha büyük bir yanlıştır.
Geçmişte yaşanan acıların mimarı olan ana muhalefet partisinin ülke için bu meselede yapacağı en hayırlı iş, eğer gerçekten cesaretleri varsa kötü sicilleriyle hesaplaşmalarıdır.
Alevi vatandaşlarımızın hassasiyeti üzerinden kimse siyaset yapmamalı, hele hele istismara tevessül etmemelidir.
Nifak siyaseti, bu ülkeye geçmişte sadece zarar vermiştir.
Kutuplaştırma siyaseti, bu millete çok büyük acılar yaşatmıştır.
Bunların tekrarlanmasına Allah’ın izniyle müsaade etmeyiz.
Bin yıllık kardeşliğin örselenmesine, yaralanmasına, zayıflatılmasına göz yummayız; böyle bir siyasete ne prim veririz ne de geçit veririz.
Uydu teknolojileri, ülkelerin güç bileşenlerinde çarpan etkisine sahiptir.
İstihbarattan iletişime, savunma sanayisinden haritalamaya kadar pek çok alanda uydular stratejik rol oynamaktadır.
Uzayda izi olanın dünyada sözü olur düsturuyla hareket eden Türkiye için uydu yeteneklerini geliştirme, tercihten öte zorunluluktur.
Türkiye olarak biz de bu yarışta hak ettiğimiz yeri almanın gayretindeyiz.
Şu an kendi haberleşme uydusunu üretebilen 11 ülkeden biriyiz.
Her ne kadar ufku burnunun dibinden öteye geçmeyenler bizim ne yaptığımızı, nasıl bir vizyonla hareket ettiğimizi anlamasalar da biz doğru bildiğimiz yolda sağlam adımlarla yürümeye devam edeceğiz.
Ortaya koyduğu büyük vizyonla, yaptığı çalışmalarla, müellifi olduğu eserlerle bilimde ve teknolojide bizlere çok önemli bir miras bırakan Prof. Dr. Fuat Sezgin hocamızı ebediyete irtihalinin 8’inci yılında rahmetle yâd ediyorum.
30 Haziran Koruyucu Aile Günü’nün hayırlara vesile olmasını diliyor; yavrularımıza kucak açan, korunmaya ihtiyaç duyan çocuklarımıza sıcak bir yuva olan tüm ailelerimize şükranlarımı sunuyor, selam ve muhabbetlerimi iletiyorum. #KoruyucuAilem
Sayın Numan Kurtulmuş başkanlığındaki TBMM heyetini ve Sayın Marcos Perestrello De Vasconcellos başkanlığındaki NATO Parlamenter Asamblesi heyetini Özdemir Bayraktar Milli Teknoloji Merkezi’nde ağırladık. 🇹🇷
Nazik ziyaretleri için teşekkürlerimizi sunarız.
We were honored to host the GNAT delegation led by Mr. Numan Kurtulmuş and the NATO Parliamentary Assembly delegation led by Me. Marcos Perestrello de Vasconcellos at the Özdemir Bayraktar National Technology Center. 🇹🇷
We extend our sincere thanks to them for their kind visit.
Kriz bölgeleriyle 1.800 kilometreyi aşan kara sınırına sahip Türkiye; güçlü ordusu, modern askerî kabiliyetleri ve gelişmiş savunma sanayisiyle 70 yılı aşkın süredir NATO’nun güvenliğine katkı sunan müttefiklerin başındadır.
NATO Ankara Zirvemizin ayırt edici özelliklerinden biri, savunma sanayisi iş birliğine yapacağı vurgudur.
Zirve kapsamında düzenleyeceğimiz NATO Savunma Sanayisi Forumu’nda bir yandan gelişmiş ürünlerimizi sergilerken diğer yandan bu iş birliğini çok daha etkili hale getirecek tedbirleri ele alacağız.
Müttefiklerimiz ve misafirlerimiz, Türkiye’nin savunma sanayisi alanında kısa sürede katettiği önemli mesafeyi görmüş olacak.
Ayrıca NATO’nun güvenliğe 360 derece yaklaşımı uyarınca Ukrayna, İran, Körfez ve Filistin başta olmak üzere küresel ve bölgesel gelişmeleri de değerlendireceğiz.
Bu noktada Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasındaki ateşkesin kalıcı bir çözümle neticelendirilmesi için Pakistan ve Katar’ın yanı sıra dost ve kardeş ülkelerle birlikte gereken katkıları vermeyi sürdüreceğiz.
Bölgemize ve dünyaya rahat bir nefes aldıran mutabakatı baltalamayı amaçlayan, özellikle Lübnan’ı hedef alan saldırıları yakından takip ediyoruz.
Orta Doğu’daki gerilimlerin temelinde Filistin meselesi yatmaktadır.
İşgal bitmeden, İsrail’in sürekli artan toprak gaspı bitmeden maalesef bölgemizde kalıcı barış sağlanamaz.
Kalıcı barışa giden yolun kapısı ise iki devletli çözümdür.
1967 sınırlarında, bağımsız, egemen, toprak bütünlüğü haiz bir Filistin devleti mutlaka kurulmalıdır.
NATO Parlamenter Zirvesi’nin verimli geçmesini temenni ediyor, zirveye katkı sunan katılımcılara teşekkür ediyorum.
Müttefik ülke parlamentoları arasındaki iş birliğinin nişanesi olan bu zirvenin düzenlenmesinde emeği geçenleri tebrik ediyor, çalışmalarında başarılar diliyorum.
Nasıl Türkiye, Türkiye’den daha büyükse AK Parti de mensuplarından çok daha büyük bir harekettir.
Biz sadece kendi insanımızın değil; gönül coğrafyamızdaki yüz milyonlarca kardeşimizin de duasını alan, desteğini alan bir hareketiz.
Medya tamam, sosyal medya tamam ama bizim hareketimiz ruberu muhabbet üzerine kuruludur.
Biz gönüller yaparak, gönüller kazanarak bugünlere geldik.
Bundan sonra da yola böyle devam edeceğiz.
Teşkilatımız her an vatandaşımızla hemhâl olacak. Bize geleni başımızın tacı edeceğiz.
Bize gelmeyeni arayıp bulacak, hal hatır soracak, derdini dinleyeceğiz.
Tebrik ve takdirler kadar, hatta onlardan daha da fazla, eleştirilere kulak vereceğiz.
Kibirden özellikle uzak duracağız, tevazuyu elden bırakmayacağız.
İktidar partisi demek hacet kapısı, dert kapısı, derman kapısı demektir.
Vatandaşlarımızın ilettiği sorunlara bigâne kalmayacak, çare bulmaya çalışacak; çare bulamıyorsak imkânlarımızı daha da zorlayacağız.
Allah’ın izniyle çeyrek asırlık destana yeni zaferler eklemeye hep birlikte devam edeceğiz.
AK Parti 33’üncü İstişare ve Değerlendirme Toplantımıza iştirak ederek fikirleriyle, tespitleriyle, tenkit ve teklifleriyle katkı sunan tüm arkadaşlarıma yürekten teşekkür ediyorum.
Bugün her aşaması başarılarla dolu çeyrek asırlık bir destandan söz ediyorsak bunda milletimizle inşa ettiğimiz gönül köprüleri kadar meşverete verdiğimiz önemin de büyük payı vardır; her türlü öneriye, her türlü yapıcı eleştiriye kapımızı açık tutmamız vardır.
Burada da istişare mekanizmasını iki gün boyunca tüm unsurlarıyla çalıştırmaya gayret ettik.
Partimizin temel politikaları ve stratejik vizyonu doğrultusunda kapsamlı fikir ve teatileri gerçekleştirdik.
Parti politikaları oturumlarında hem kurumsal hafızamız hem de geleceğe dönük hedeflerimiz ayrıntılı bir şekilde değerlendirildi, gözden geçirildi.
Allah’a hamdolsun her açıdan dolu dolu iki gün geçirdik.
AK Parti’nin mutfağının Türkiye’ye yön verecek politika üretme, fikir ve paradigma üretme kapasitesine sahip olduğunu bir kere daha gördük.
33’üncü İstişare ve Değerlendirme Toplantımızın bir kez daha partimiz, ülkemiz ve milletimiz hayırlar getirmesini Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyorum.