Gagavuz Türklerinin Moldova içindeki özerk konumu Soğuk Savaş sonrası Türkiye’nin desteğiyle sağlandı. Türkiye bu özerkliğin bir nevi garantörüdür.
1930’larda Atatürk’ün talimatıyla yaklaşık 80 öğretmen Gagavuz (Gökoğuz) Türklerine gönderildi. Amaç ana dili yaşatmak, kimliği korumak ve kardeşlik bağlarını güçlendirmekti. Gagavuz Türkleri Atatürk’e hâlâ ‘Ata’ der.
Geçen yıl Ağustos ayında Gagavuz Türklerinin seçilmiş Başkânı Yevgenia Gutsul’un siyasi saiklerle mahkûm edilmesine Ankara’nın sessiz kaldığını eleştirmiştim.
Bugün ise Moldova Anayasa Mahkemesi, 9 Temmuz 2026 kararı ile 1994 tarihli Gagavuz Özel Statü Yasası’nın kritik hükümlerini iptal ederek özerkliğin önemli yetkilerini budadı. Bu durum Gagavuz özerk yapısının ABD, AB ve NATO çıkarlarına uygun şekilde adım adım aşındırıldığını açıkça ortaya koyuyor.
Daha da dikkat çekici olan ise,
Gagavuz Türklerinin hakları budanırken NATO Zirvesinin ardından Ankara’dan kamuoyuna yansıyan tek bir resmî tepki gelmiyor olmasıdır.
Türk dünyasının liderliği söylemle değil, soydaşlarının hakları hedef alındığında gösterilen diplomatik iradeyle gösterilir. Sessizlik, tarihin hiçbir döneminde çözüm olmamıştır.
TÜRK MİLLETİ OKU VE TEPKİNİ GÖSTER…
Moldova anayasa mahkemesi, Moldova meclisinde 23 Aralık 1994 tarih, 344 sayılı kanunla kabul edilen Gagauz'yanın özel hukuki statüsü kanununda yer alan seçim hakkı maddesinin Moldova Anayasası'na uygun olmadığına karar vererek, Türk Devleti Gagauz Özerk Yeri'nin yetkilerini elinden aldı. Yani dün itibariyle Gagauz özerk Cumhuriyeti tarihe karıştı.
Özerklik, 32 yıl önce rahmetli Süleyman Demirel’in müdahalesi ile elde edilmişti.
Sayın @TC_Disisleri Bakanlığı,
Gagauz Özerk Yeri'nin özel hukuki statüsüne dair yasanın Moldova Parlamentosu tarafından kabulünün her yıl dönümünde kutlama mesajı yayınlıyordunuz. Dünden beri bekliyorum, hiç sesiniz çıkmadı.
Sayın dışişleri bakanı Suriye olayları sırasında, Türkiye Cumhuriyetinin bölgede bulunan Kürtlerin hamisi olduğunu söylemişti. Suriye’deki Kürtlerin bile hamisi olan devletimiz Türk Gagauz özerk yerinin hamisi değil mi? Neden sesiniz çıkmıyor?
Her sözlerine Türkiye yüzyılı diye başlayanlar, bir Türk özerk bölgesi olan Gagauz’yanın 32 yıl önce elde edilen özerkliğini dahi koruyamadılar. Ancak lafa gelince dünya lideriyiz diye coşku veriyorlar. Sahte dopamin gibiler.
#Gagauzya
#Gökoguzlar
Güneş balçıkla sıvanmaz.
Sultan Vahdettin, İngiliz işgal orduları komutanına aşağıdaki sığınma mektubunu yazarak İngilizlerin Malaya zırhlısı ile ülkeyi terk etmiştir.
Aha da o mektup…👇
31 Mart seçimlerden sonra belediyelere operasyon bilançosu
CHP:
En az 39 CHP’li belediyeye operasyon düzenlendi.
Halen 26 CHP’li belediye başkanı tutuklu
AKP:
Operasyon yapılan AKP’li belediye sayısı: 1
Tutuklu AKP’li belediye başkanı: 0
https://t.co/ZhexYpYw7d
Trump, kendisinden önce hiçbir Amerikan başkanının İsrail için daha fazla bir şey yapmadığını anlatırken özellikle Golan bölgesinden ve Kudüs'ten bahsediyor.
Yanında oturan kravatlı Colani yani Ahmet el Şara'dan tek kelime, tek itiraz yok. 'Sayın Başkan Golan bizim topraklarımız, kimse bizden alıp İsrail'e veremez' diyemiyor/demiyor. Kudüs konusuna itiraz etmesini beklemiyoruz ama hiç olmazsa kendi topraklarına sahip çıkacak birkaç diplomatik söz etmesini beklersiniz.
Bundan önceki Suriye yönetimleri Golan konusuna sahip çıkmanın ötesinde İsrail ile uzlaşmayı bu devletin Filistin topraklarındaki işgalinin son vermesine de bağlarlardı.
O yönetimin devrilmesine katkıda bulunarak biz de İsrail/ABD yanlısı bir Suriye oluşmasını mı istemiştik baştan beri???
Öyle görünüyor ki, Trump El Şara'yı yakında Hizbullah'ın üzerine sürmeye hazırlıyor. Umarım biz buna da destek vermeyiz, alet olmayız.
Suriye'yi güya fethetmiştik ama öyle değilmiş. İsrail ve ABD'nin fethetmiş olduğu kesin... Ne dersiniz?
Bir yandan fena halde İsrail karşıtıyız öte yandan da yaptıklarımızla İsrail'in bölgesel çıkarlarına en büyük destek ve yardımı biz yapıyoruz
Ne yaman çelişki...
Cumhuriyet Halk Partisi’ne (CHP) iki dönemde polis girdi.
1980 askeri darbesi, Kenan Evren Cuntası
2026 Mutlak Butlan kararı, Kılıçdaroğlu butlan yönetimi
Birleşmiş Milletler 'Dünya Nüfus Raporu 2025' yayımlandı!
Türkiye;
Dünyanın en kalabalık 18'inci ülkesi,
Çocuk oranı dünya ortalamasının altında,
Genç nüfus da ortalamanın gerisinde,
Yaşlı nüfus ortalamanın üzerinde,
Doğurganlık dünya ortalamasının altında,
Yaşam süresi uzadı.
CANLI BLOG | Avukat Demir, mahkeme başkanının İmamoğlu'na "Savunma yapmaktan kaçıyorsunuz" dediğini hatırlattı ve "Ne yazık ki bir mahkeme başkanının söylememesi gereken bir şey söylediniz. Sanıyorum kontrol dışı bir söylem" ifadelerini kullandı. Mahkeme başkanı, "Size polemiğe girelim diye söz hakkı vermedik" dedi. Demir ise, "Polemik yaratanın kim olduğunu kamuoyu takdir etsin" yanıtını verdi ve İmamoğlu'nun susma hakkını kullanmadığını, savunma yapmak istediğini belirtti.
CANLI BLOG | İmamoğlu'nun bir diğer avukatı Tora Pekin ise, mahkeme başkanının okuduğu tutanağın gerçeğe aykırı olduğunu ifade etti. Pekin, duruşma savcısının "CMK 203'ü uygula" dediğini duyduklarını söyledi ve "Savunma haklarının kısıtlanmaması yönünde talebimiz var yanlış bir uygulama içindesiniz bunlardan vazgeçmenizi talep ediyorum" dedi.
CANLI BLOG | İmamoğlu'nun avukatlarında Fikret İlkiz ise, mahkeme başkanının iyi niyetli olmayan bir tavırla avukatları suçladığını, mahkeme başkanının tartışma sırasında söylediği sözlerin SEGBİS dökümüne aynı şekilde geçirmesi gerektiğini ve Ekrem İmamoğlu'nun susma hakkını kullanmadığını belirtti. İlkiz, "Savunmadan kaçmıyoruz, Ekrem İmamoğlu hiçbir savunmadan kaçmıyor. Sizin göreviniz huzur içinde bir savunma yapmasını sağlamaktır" dedi. Mahkeme başkanı ise, "Söz hakkı verdik, savunmasını yapsaydı" ifadelerini kullandı.
CANLI BLOG | Mahkeme başkanı, tutukluluk incelemesi için savcıya mütalaasını sordu. Duruşma savcısı, İnan Güney, Ceyda Kıryak ve Serap Karay'ın tahliyesini talep etti. Mahkeme başkanı, karar için 1 saat ara verdi.
Ara sonrası salona gelen mahkeme başkanı, Ekrem İmamoğlu’nun susma hakkını kullanmayacağını söylemesine rağmen, duruşma zaptına “Sanığın susma hakkını kullandığı tespit edildi” ifadelerini duruşma zaptına geçirdi.
Mahkeme başkanı, duruşma zaptına şunların geçirildiğini söyledi:
“Kimlik tespitine geçildiği esnada sanığın kimlik bilgileri vermek istemediğini, şu an savunma yapmayacağını, sadece yargılamanın işleyişi için birtakım taleplerinin bulunduğunu beyan etti. Kendisi kimlik tespitine geçilerek 5271 sayılı CMK 147. maddesi hükmü uyarınca savunma yapıp yapmayacağı soruldu. Sanık söz alarak savunma yapmayacağını belirtmesi üzerine tarafımızca sanığa susma hakkını kullanabileceği ve yargılamadaki sıfatının sanık sıfatı olduğu hatırlatıldı. Buna rağmen ısrarla konuşmaya devam ettiği, kimlik tespiti yapılarak savunma yapması konusunda tekrar uyarıldı. Savunma yapmadığı takdirde susma hakkını kullanmış sayılacağı tekrar edildi. O esnada sanığın, ‘ben buraya yargılanmaya değil, yargılanmaya geldim’ dediği görülmekle, sanığın daha önceden mahkememizde belirlenen sorgu sırası gelmekle birlikte ısrarla kimliğinin test edilmesinden kaçındığı anlaşılmakla, sanığın güncel kimlik bilgileri UYAP sistemi üzerinden alındı.
Sanığın savunma yapmadığı takdirde susma hakkını kullanmış sayılacağı ifade edilmesine rağmen savunma yapmayacağını belirttiği anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK 147. maddesi hükmü uyarınca susma hakkının kullanıldığı tespit edildi. Sanığın mahkeme başkanıyla sözlü tartışma devam etmesi nedeniyle duruşma düzenini bozan davranışlarına devam ettiği anlaşılmakla, 5275 sayılı CMK'nın 203. maddesi gereğince duruşma salonundan çıkartılmasına karar verilmekle, duruşmaya 14.49 itibariyle ara verildi.”
#NATO Ankara Zirvesi Bildirgesi yayımlandı.
Washington Antlaşması'nın 5'inci maddesine ve transatlantik bağa sarsılmaz bağlılık teyit edildi.
Sonuç bildirgesinde, müttefiklerin 50 milyar doları aşan yeni tedarik anlaşması sağladığı duyuruldu.
Müttefikler kolektif üretimi artırmak ve inovasyonu hızlandırmak için sanayi sektörüyle çalışmayı taahhüt etti.
Rusya, Avrupa-Atlantik bölgesinin güvenliği ve istikrarı için uzun vadeli tehdit olarak tanımlandı.
Müttefikler İran'ın asla nükleer silaha sahip olmayacağını yineledi
"Avrupa Birliği, hedeflerini koordineli yeteneklere dönüştürene kadar Kıbrıs, bugün olduğu gibi kalacaktır: hukuken bir Avrupa toprağı, fiilen bir Atlantik aracı ve Türkiye’nin güney sınırında kalıcı bir fay hattı."
https://t.co/DmxSYl6kwN
Barış Terkoğlu "TSK’dan ihraç edilen teğmenlerden İzzet Talip Akarsu: 'Ben artık bir yüksek lisans öğrencisiyim. Teğmen olmasam da bu akademik toplantıyı izlemek istiyorum' deyip NATO Genel Merkezi'ne akreditasyon başvurusu yapıyor.
Ankara'da NATO toplantısına katılıyor. Çok enteresan bir şey oluyor. Toplantı sırasında Avrupa Birliği'nin Türkiye'ye ilişkin. üyelik delegasyonunda bulunan isim ve Türkiye'nin Avrupa Birliği üyesi olup olamayacağı, Türkiye'nin Avrupa yoluna gidip gidilemeyeceği sorusu soruluyor.
AB delegasyonundaki üye diyor ki: 'Hayır. Türkiye, insan hakları ihlalleri, demokratik kriterler nedeniyle Avrupa Birliği'nden tamamen ayrı bir çizgide.'
Ve orada salonda kim el kaldırıyor? İzzet Talip Akarsu: 'Sayın diplomat, madem diplomasinizi insan haklarına, demokrasiye dayandırıyorsunuz; İsrail Gazze'de bu katliamları yaparken, İsrail ile kurduğunuz ilişkide aynı kriterleri uyguluyor musunuz?'
Siz bir teğmenin üzerinden üniformasını sökersiniz. Ama o gider, üzerinde takım elbise olduğu halde, kimseyi karalamadan, yalan da söylemeden, sorulması gereken bir soruyu sorar."
Yunanistan ve İsrail savaş uçaklarının Ege denizi üzerinde havada yakıt ikmali yaparak tatbikat yapması son derece ciddi bir gelişmedir.
İsrail yıllar önce bunu İran’a yapılacak bir taarruzun benzetimi için Hayfa Mora hattında denemişti. Şimdi benzer eğitim Yunan uçakları için İsrail tankerleri ile yapılıyor.
Yunanistan’ın gerek adalar zinciri gerek ana karadaki İsrail saldırı silahlarıyla Türkiye’ye karşı donatılması ayrı bir vakıa iken hava kuvvetlerinin yoğun bir şekilde saldırı taktikleri ve havada yakıt ikmali denemeleri iki ülke hava kuvvetleri arasında Türkiye karşıtı doktrin birliğine de işaret etmektedir.
Yunanistan bir NATO üyesi olarak 2026 Ankara Zirvesi’ne günler kala İsrail ile bu tip bir tatbikatı yaparak mesajını Türkiye’ye vermiştir.
Türkiye ise bu gelişmeleri göz ardı ederek ve sadece Trump‘ın vizyonundaki NATO ve küresel düzen şablonuna sadık kalarak riskli bir jeopolitik kumar oynamaktadır.
Kaldı ki bu süreçte ve zor bir konjonktürde Türkiye’de son 100 yıldır kurtuluş Savaşı olarak da bilinen İstiklal Savaşının kurtuluş savaşı mı yoksa milli mücadele midir tartışmasının başlatılmasını anlamak mümkün değildir.
Zaman birlik beraberlik içinde tarihten ders alma zamanıdır.