Yeni bir kişilik tipi sözlüklere girdi: "Otrovert". Topluluğa, kalabalığa ait olma ihtiyacı hissetmeden kendi yolunu belirleyen özgün kişilere deniyor. Kendisiyle de dış dünyayla da bağ kurabilen, seçici sosyalliği tercih eden "Otrovert", İspanyolca "Otro" yani "diğer" kökenli.
Yaş aldıkça tamamen kişilik değişiminden kimse bahsetmiyor. Artık hiçbir şekilde etkileyici olmak istemiyorsunuz, dinlenmek istiyorsunuz. Düzenli olmak ve sizi tüketen her şeye karşıda tamamen uzak olmak istiyorsunuz.
Üzgünüm. Kırgınım. Öfkeliyim.
Hastaya işitme cihazı önerdim. “Şimdilik idare ediyorum” dedi. Önyargılı olduğunu düşünüp, cihaz aslında gözlükle aynı işi yapıyor, biri görmek, diğeri duymak için filan diye anlatırken, gözleri doldu, sözümü kesti.
“Ondan değil hocam. Emekliyim. 25 yıl çalıştım. Ama demek ki az çalışmışım, emekli maaşım düşük. Buraya gelirken bir yere sordum. Devletin ödediği 4-5 bin liraymış. Üstüne en az 25 bin lira istiyorlar. O kadar param yok” dedi.
Dondum kaldım. Benim yardımcı olmamı ister misiniz, dedim. “Sağolun, çocuklar da söylüyor ama şimdilik idare ediyorum” dedi.
Kişi başı milli gelir 17 bin dolar. Emekliye düşen sağır dolaşmak.
Bu ülkede yaşamaktan başka bir imtihana ihtiyacımız yok bizim.
İsveç 'e göç eden bir vatanda��.
Muhtemelen farkında olmadan, tek cümleyle herşeyi özetlemiş :
"Köklerimin gerçekten Türkiye 'ye ait olduğunu hissediyorum ama kafa yapısı olarak farklıyım, ait olamıyorum"
İşte filmlerle, dizilerle kendi milletimizi böyle bize yabancılaştırdılar. Bize şu kısacık hayatta asıl önemli olanın "aile ve sevdiklerimiz" olduğunu unutturdular. Birkaç kağıt parçasının, çürük ama gösterişli IKEA mobilyanın, mutluluk vermeyen cancanlı otomobillerin peşinden koşan bir toplum olduk...
@haberebibak anneler kız çocuklarını maalesef karşılıksız sevemiyor arkadaşlar. ev işi yapmayan bir kız çocuğu faydasız bir tüketici gibi görülüyor. tıpkı babaların evde oturan erkek çocukları hakkında düşündüğü gibi. bişeye sinirlenip kız çocuklarından çıkarıyor anneler.
Eğer hassas bir insansanız, gerçekten bu dünya cehennem gibi geliyor.
Eskiden bu sözleri çok abartılı bulur, “şov” derdim. Ama öyle değilmiş.
O donuk, soğuk insanların böyle olmalarının bir sebebi varmış.
O kadar çok üzülüyorsunuz, o kadar çok yara alıyorsunuz ki bir yerde artık taşa dönüyorsunuz.
İnsanların yaşadığı acılar yaşlarından bağımsızdır.
Bir insanın yaşadığı bir olayın, ruhunun içinde nasıl büyük bir yıkım oluşturduğunu bilemezsiniz.
Ama artık şunu öğrendim.
Önce kendimi seviyorum. Önce kendime sahip çıkıyorum.
Ve bu yüzden üzülmüyorum. Kırıldığım yerde kalmıyorum. Hayatın beni yıkmasına izin vermiyorum.
Eylül ayında her şeye zam geldi.. (gıda, restoran, otopark, Berber)
Neden diye soruyorum.. Piyasada Eylül ayı zam ayıdır diyorlar
- Dolar yükselmedi
- Asgari ücret artmadı
- Yeni bir vergi vs yok
- Maliyeti artıran hiçbir şey yok
Piyasanın kültürüymüş.. namussuzluk lan bu
çöp kutusu bulana kadar elinde çöple gezenler, garsona "siz" diye hitap edenler, sokaktaki kediye köpeğe selam vererek yürüyenler.. hepinize günaydın..
@1iqinsanIar Abi bu kültürü asla anlamıyorum, eğer başka bi şehire gidilecekse açarsın interneti otelden rezervasyon yapıp halledersin bu işi, mal mısınız siz de kabul etmeyin olsun bitsin. Kim ne der kafasından çıkın artık
@1iqinsanIar Şehir kültürüyle yetişmiş kalabalıktan hoşlanmayan insanlar,genellikle yatılı misafir sevmezler.
“Ne başkasının evinde yük olayım, ne de başkaları bana yük olsun” diye düşünenler, sınırlarını belirlemiş ve kimsenin sömürüsüne tahammülü olmayanlardır.
Insan ölcusuzdur,yüz vermeyin
Skechers aldığım günün Allah belasını versin cidden hayatımın pişmalığıdır. O kadar rahat ki başka hiçbir şey giyemiyorum, adliyede basket hocası gibi takılıyoz amk
@meenverkarahan Niye şaşırıyorsunuz ve neden aklınızı almıyor Ben ona şaşırıyorum bu ülke insanı bu hale geldi çürüdü ahlak Mutlak butlan hükmünde Ahlak nedir diye sorsanız Cevabını verecek hiç kimse olduğunu zannetmiyorum
@meenverkarahan Internetten abiye satan yabancı firmalar elbisenin önüne, etek ucuna, yakasına vs şunlardan koyuyor yoksa bedavacılığın önüne geçmek mümkün değil