Ben üç şey sormak istiyorum ata tohumları mı daha hastalıklı yoksa endüstriyel tohumlar mı? Eğer endüstriyel tohumlar hastalıklı değilse üretilen mahsullere onlarca kez neden zehir atılıyor?
Diğer sorum sertifikasyon için neden milyonları harcayıp şirket olmak gerekiyor? Kısa bir süre önce olduğu gibi çiftçi olmak neden yetmiyor? Normal bir insanın yerine getiremeyeceği şartlar neden koşuluyor? Hastalık şüphesi varsa alıp tohumu kontrol etmek yasaklamaktan daha iyi değil mi?
Son sorum şirketlerin her tohumunu denetleniyor mu? Yoksa tekelleşecek kadar parası ve gücü olanlar sertifikalarını aldıktan sonra istediği gibi at koşturabiliyor mu?
Birde dün sertifikalı sağlıklı denilen tohumlardan üretilen tonlarca ürün 70 kat zehir içerdiği için yine sınırdan döndü
Bir vatandaş, meyve oranı analizi için gittiği Konya İl Laboratuvarı’nda “öyle bir analizimiz yok” cevabı aldığını söyleyerek isyan etti.
🔹 “İnternetten hangi tarım il müdürlüğünün bu analizi yaptığını araştırıp aradım, onlar da analiz yapmadıklarını söyledi.”
🔹 “Koskoca Türkiye Cumhuriyeti Devleti, bir meyve suyunun içindeki meyve oranını analiz edemeyecek kadar aciz mi?”
🔹 “Madem tespit edemiyorsunuz, neye dayanarak meyve sularına meyve oranları yazılıyor?”
🔹 “Markalar buna güvenerek mi istedikleri gibi at koşturuyor?”
🔵 Çatalca Binkılıç muhtarı, düğün için köylerine gelen Ruhi Çenet ile selfie yaptı:
“Bu gece Kubilay Gülşen evladımızın düğününe, gelin hanımın akrabası olan dış memlekette ekstrem belgeseller çeken Ruhi Çenet misafir oldu. 35 yaşındaki genç ve ünlü belgesel yapımcısı ile tanışıp hoş sohbet ettik. 18 milyon takipçisi olan Ruhi Çenet’e başarılar diliyorum. 🤲”
HANTAVİRÜS NEDİR?
6 Mayıs Çarşamba günü, Andes türünden bir hantavirüs enfeksiyonu vakalarının tespit edildiği MV Hondius adlı yolcu gemisinin durumuna ilişkin haberler birçok ülkeden gelmeye başlayınca, bir panik havası esmeye başladı. Sekiz yolcuyu enfekte eden ve bugüne kadar üç kişinin ölümüne neden olan hastalığın ciddiyetinin ötesinde, yaklaşık 150 yolcu taşıyan bu küçük keşif gemisinin karmaşık ve çalkantılı rotası, durumun gelişimini takip etmesi gereken sağlık yetkililerinin işini zorlaştırıyor.
MV Hondius gemisindeki üç yolcuda tespit edilen virüs, dünya çapında yaygın olan geniş bir virüs ailesi olan hantavirüs ailesine aittir. Bu virüsler, enfekte kemirgenlerin idrar, dışkı ve tükürük gibi salgılarıyla kontamine olmuş toz ve aerosolün solunmasıyla insanlara bulaşır. Guyana Pasteur Enstitüsü'nün ulusal hantavirüs referans merkezi sorumlusu Anne Lavergne, "Bu virüsleri bulaştıranlar, evlerde bulunan sıradan kemirgenler değil, daha çok vahşi doğada bulunan kemirgenlerdir" diye açıklıyor. Ayrıca, kuluçka süresi uzun olabilir; maruz kalma sonrası ortalama iki ila üç hafta gözlemlense de, aşırı durumlarda sekiz haftaya kadar uzayabilir.
DSÖ’nün Salgın ve Pandemiye Karşı Hazırlık ve Önleme Departmanı’nın başkanı Maria Van Kerkhove Salı günü yaptığı açıklamada, DSÖ uzmanlarının bu iki özelliğe dayanarak ilk vaka veya vakaların “gemi dışında enfekte olduğunu” varsaydıklarını belirtti. Ancak Ushuaia'nın başkenti olduğu Arjantin'in Tierra del Fuego eyaletindeki sağlık yetkililerine göre, MV Hondius gemisi bu şehirden ayrılmadan önce sıkı kontrollerden geçmişti. Yetkililer ayrıca hastalığın yerel olarak bulaşmış olmasının "çok düşük bir ihtimal" olduğunu belirtti.
Ölümcüllüğü hakkında ne biliyoruz?
Uzmanlar, hantavirüsleri iki alt gruba ayırıyor: Avrupa ve Asya'da dolaşan, böbrek sendromlu hemorajik ateşe yol açan "Eski Dünya" hantavirüsleri ve Amerika kıtasında tespit edilen, kardiyopulmoner sendromla karakterize "Yeni Dünya" hantavirüsleri. İlki %15 ölüm oranıyla ilişkilidir. Batı Avrupa'da en yaygın olan Puumala türü, %0,4 olarak tahmin edilen daha da düşük bir ölüm oranına sahiptir. Ancak Amerika kıtasında, pulmoner sendromlar hastaların yaklaşık %40'ının ölümüne neden olmaktadır. MV Hondius yolcularında tespit edilen virüs de bu türlerden biridir.
Salgının kaynağı olan virüs hakkında üç gün süren spekülasyonların ardından, Çarşamba günü üç hastada yapılan sekanslama sonucunda virüsün Andes türü olduğu tespit edildi. Bugüne kadar bilinen tüm hantavirüsler arasında, yalnızca Arjantin ve Şili’de görülen Andes türü virüsler, insanlar arasında doğrudan bulaşabilen tek türdür. Bu, bir hayvandan bulaştıktan sonra virüsün, kaynaklandığı ortamdan bağımsız olarak yayılmaya devam edebileceği anlamına gelir.
Başlıca bulaşma yolu solunum yoludur, tükürük damlacıklarıyla gerçekleşir. Bu nedenle gemide ve hastaların tedavi edildiği yerlerde hastaların izolasyonuna yönelik önlemler alınması gerekmektedir. Grip gibi kış mevsiminde görülen solunum virüslerine karşı alınması gereken önlemlere benzer önlemler (izolasyon, maske takma, önlük giyme).
Andes türü tarafından neden olunan bulaşma odakları son derece nadirdir, bu da mevcut durumu daha da istisnai hale getirmektedir. Bu tür, ilk kez 2022 yılında genç bir Şilili'de tespit edilmiştir. Ancak bu vaka, şimdiye kadar kaydedilen en büyük hantavirüs salgınlarından birinin kaynağı olmuş ve 2018 sonu ile 2019 başı arasında Patagonya'nın Epuyen köyünde 34 vaka ve 11 ölüme yol açmıştır.
Bu, üzerinde araştırma yapılan tek Andes virüsü enfeksiyonu vakasıdır. 2020 yılında The New England Journal of Medicine dergisinde yayınlanan başlıca çalışmada, araştırmacılar birçok bulaşmanın tam olarak virüsü bulaştıran kişide ateşin ortaya çıktığı gün, yani diğer daha spesifik semptomlar ortaya çıkmadan önce gerçekleştiğini tespit etmişlerdir. Hastalarda kuluçka süresi dokuz ila kırk gün arasında değişiyordu. Ölüm oranı %32 idi. Bir hasta 2,12 kişiye bulaştırıyordu, bu da gripten daha yüksek bir üreme oranı anlamına geliyordu.
Cenevre'deki Küresel Sağlık Enstitüsü'nün direktörü Antoine Flahault, "Çok sayıda bilinmeyenin olduğu, benzeri görülmemiş ve endişe verici bir olayla karşı karşıyayız. Hastaların kuluçka döneminde bulaşıcı olup olmadıkları, asemptomatik vakalar olup olmadığı veya bu RNA virüsünün mutasyona uğrayıp uğramadığı bilinmiyor.” Epidemiyolog ayrıca, ilk yolcuların enfeksiyon kaynağının hızla araştırılması gerektiğinin altını çiziyor: “Arjantin’de yayılan bir insan enfeksiyonu odağı olup olmadığını izlemek gerekiyor.”
https://t.co/MzoaffLH0A
Benimde çok sevdiğim TEREde bile 11 yasaklı kimyasal çıktı.330 Türk tarım ürünü gümrüklerden geri döndü.
Devlet çok hızla bu işe yasak ile birlikte eğiterek çözüm bulmalı.ABD artık zeytin ürünleri,tahin ve bal da bile glıfosat testleri istiyor.
Tirebolu mitinginde konuşan Esma Teyzeyi hepiniz hala hatırlıyorsunuz değil mi? Çatal Ağaç köyünde yaşayan "bizim sularımız dünyanın en güzel sularıydı ama zehirlediler, içen ölüyor" demişti.
Bugün Alagöz Madenin Çatal Ağaç köyündeki dereye atık havuzunu ne güzel boşaltığıno görüyoruz. Yetkililer tespit için yarım saat içinde gelmiş,muhtemelen ceza yazılır. Yazılan cezalar onlara ödül gibi geliyor, ödeyip aynı şeyi yapmaya devam ediyorlar.
Esma Teyze "gelip ceza yazıp gitmesinler, buna son versinler. Ben haklı olmak istemiyorum, ben mutlu olmak istiyorum" diye haykırmıştı. Belli ki kimse duymamış...
Köylü bir tane ağaç kesse hapis cezası yer. Burada deli balın yetiştiği kestaneleri sondaj makinesi yukarı çıkabilsin diye biçmişler!
Tüm milletvekilleri buraya gelip o makineyi durdurmalı, bu bir vatan meselesi.
Şimdi avukatlarına koşup "ürünlerimizi kötülüyor, bunu yayından kaldır" diye milyonlar ödeyecekler.
Fakat bu millete %1 peynir tozunu bile çok görecekler.
Bunlar işte böyle zengin oldular.
Karşılarına ise ilk kez bilinçlenen milyonlar çıktı.
Bu miletten özür dileyeceksiniz.
@Ulker
Şu fotoğrafa iyi bakın.
Bizim okullarımızda okutuluyor.
8. Sınıfların çevre ders kitabı.
Fabrika bacaları ve inek aynı yerde.
İkisi de çevreye aynı zararı veriyor(!)
Bu Ülkenin ders kitaplarını,
Eğitim müfredatını kim hazırlıyor?
Bill Gates mi?
Sizlere nesli tükenmek üzere olan bir yerli sığır ırkımızı tanıtmak istiyorum. Adı karasığır kendisi ithal ırklara göre yarı yarıya az süt verir ama sütünden iki kat fazla yağ elde edersiniz çünkü süt yerine su vermeye programlanmamış gerçek süt veren doğal bir ırktır. En önemli özelliklerinden biri doğaya salarsınız yer içer kendini her türlü tehlikeye karşı korur, soğuğa ve sıcağa dayanıklıdır. Kendi kendisine sabah ahırlarından çıkar otlar ve akşam saatlerinde tekrar geri dönüp ahırlarına girerler modern ırklar gibi hiçbir ek yeme ihtiyaç duymazlar uygun meralarda sıfır maliyetle yetişirler, belli ki bu sebeple de pek sevilmiyorlar. İmkanı olanın alıp ahırında hem sağlıklı beslenme için hem de neslini korumak için bakması gereken bir sağlık ve tabiat dostu inek. Bu inekleri genetiği değiştirilmiş ineklere tercih ede ede yok ediyoruz. Peki bunların nesli tükenince bu inekleri tekrar meydana getirilebilecek bir teknoloji var mı? Röntgen çekseler kalbinin yerinde dolar işareti çıkacak şahıslara dünyanın geleceğini teslim etmeyecegiz
Türkiye’de palm yağından vazgeçemeyen, kullandığı yapay aroma vericilerin çeşidini bile tüketiciye açıklamayan ve yayınlarımızı susturmak için yıllardır Gıda Dedektifi'ne davalar açan Yıldız Holding, bakın İngiltere'de nasıl üretim yapıyor!
@YildizHoldingTR
HANGİ ÜLKEDE BÖYLE GIDALARIN SATIŞINA İZİN VERİLİR,,
Bile isteye kendi milletini zehirliyor. aklı olan her insan ülkeri boykot etmeli. batarlar inşallah.
Before being found dead by her 9 year old son, Merck whistleblower Brandy Vaughan knew her life was in jeopardy.
Her chilling last words were, “If something were to happen to me, it’s foul play & you know exactly who and why.”
Medyada yok bu haberler; 'Brüksel’de çevre bakanı “Halkımız laboratuvar faresi değil” diyerek 5G testlerini durdurdu. İsviçre’de halk referandumlarıyla kantonlar moratoryum ilan etti. NASA ve NOAA gibi kurumlar ise 5G frekanslarının hava tahmin uydularını bozacağını söyleyerek uyarıda bulundu. Dr. Daniel Favre’in araştırması gösterdi ki, baz istasyonu sinyalleri arıların yön bulma yeteneğini bozuyor. Arılar manyetik alanla yön bulur; 5G’nin milimetrik dalgaları bu doğal pusulayı şaşırtıyor. Tozlaşma azalırsa tarım çöker. Yani mesele sadece “telefon hızlanacak” değil, tüm ekosistemin dengesi. Teknoloji değil, yönetim biçimi. 5G aslında nesnelerin interneti, merkezi kontrol ve mikro izlenebilirlik demek. Bu altyapı yaygınlaştığında, insanın biyolojik özerkliğiyle oynanmasına kapı aralanıyor.' Tehlikenin farkınrdasınız değil mi? Cenâb-ı Allah'ın yarattıklarına bir saldırı var.. Hem insan nesli tehlikede. Hem de tüm yeryüzü. Hepimiz..
O zaman bir daha okuyalım. Neslimiz tehlikedeyse. Şeytan diyor ki; "... onlara muhakkak emredeceğim de Allah'ın yarattıklarını değiştirecekler." Kim Allah'ı bırakıp da şeytanı yandaş edinirse açık bir hüsrana kesinlikle yuvarlanmış olacaktır.' Nisâ / 119
@Gulumser_Heper Saygıdeğer hocam, karakterin ve eğitimin vücut bulmuş hali..Bilgi,eğitim,ahlak ve karakter gücü olmadan anlamsızdır !!!Düşünebilme mantık kurabilme ve bu gerçekleri bağımsız bilim ile ortaya dökebilme cesareti bir duruştur! Vatanın her evladı adına teşkkr ederim.
Üslubum için gerçekten özür diliyorum.
Ulan mal oğlu mal!
Sana dediler ki Covidden korunmak için her 6 ayda bir hayat boyu aşı yaptıracaksın.
Beyinsiz... Hatırla...
Ne oldu da vaz geçtiler ve sende telef olmadın.
Bana niye çemkiriyorsun?
Saldıracağı adamı karıştıran beyinsiz