📌Dağ fare doğurdu: Öcalan’ın (Tarihi!) görüşmesinden Alpaslan Türkeş ve Ziya Gökalp ruhu çıktı…
🔴Ziya Gökalp: "Türkleri sevmeyen bir Kürt, Kürt değildir; Kürtleri sevmeyen bir Türk de, Türk değildir.”
🔴Alpaslan Türkeş: “Biz ne kadar Türk isek, Kürdler de o kadar Türk’tür. Onlar ne kadar Kürt ise biz de o kadar Kürd'üz
🔴 Abdullah Öcalan: "Kürt’ten Türkü ayırsan Kürt kalmaz, Türk’ten Kürdü ayırsan Türk kalmaz”
https://t.co/bPEwVJWKjD
📌Doğu Kürdistan halkı şehitlerini anıyor...
🔴İran saldırısında Şehit olan 9 Peşmerge anıldı. Kirmanşah Eyaletin'de yer alan Şabad'da şehit Peşmerge Sina Seferi'nin ailesinin öncülüğünde toplanan halk şehitleri andı.
🔴İran devletinin tüm engellemeleri ve tehditlerine rağmen bir araya gelen Kürtler Kelhori ağıtlarla şehitlerini andı.
Törene İran devleti tarafından geçen ay katledilen Muşteba ve Meysam Veysi kardeşlerin babaları ve ailesi de katıldı.
Hüda-Par Kürt partisi mi yoksa Kürtlerin kazanımlarına karşı kurulmuş bir parti mi?
İran her gün Kürt idam eder Hüda-Par'dan hiç ses yok.
İran Kürdistan'ı bombalar Hüda-Par'dan ses yok.
İran masum Kürt çocuklarını öldürür Hüda-Par'dan ses yok. İran silahlı mücadele yürütmeyen Kürt gruplarına saldırır ve Peşmerge şehit eder Hüda-Par sessizliğe gömülür.
İran Süleymaniye'de tarla bombalar, bağ-bahçe yakar, sivil halkı evlerinden eder Hüda-Par ses çıkarmaz.
Hüda-Par ne zaman ses çıkarır?
İran zalim rejiminin başındaki Dehhaklar öldürülünce "şehit" ilan eder, taziye yayınlar, bununla kalmaz mersiyeler okur, ağıtlar yakar. Yine yetmez Kürdistan kalbinde yürüyüşler düzenler Dehhakların posterlerini dolaştırır.
Hüda-Par, Haşdi Şabi vampirleri vurulunca taziye yayınlar "şehit ilan eder. Haşdi Şabi ki binlerce masum Sünninin kanını dökmüştür.
Hüda-Par, Nasrallah adlı diğer Dehhak öldürülünce meydanlara dökülür. Nasrallah Suriye'de binlerce masum ve sivil Sünninin kanını dökmüştür.
Hüda-Par, Suriye'de Sünni avlayan Hizbullah canilerine üst üste taziyeler yayınlar.
Kısaca: Hüda-Par, Kürt düşmanlığı nerde ise oradadır.
Kürt'ün olduğu hiçbir yerde ise görülmemektedir…
Son iki gündür kimliği ve kaynağı belirsiz sosyal medya hesapları, büyük bir heyecanla bir imamın Barzani Büyük Camii projesine yönelik eleştirilerini dolaşıma sokuyor…
İnsanın aklına şu soru geliyor: Bugüne kadar bölgede inşa edilen binlerce cami varken neden sessizdiniz?
Neden hiçbirine itiraz etmediniz de, konu Barzani Büyük Camii olunca bir anda hassasiyet geliştirdiniz?
Çünkü bu proje sıradan bir cami değildir.
Sadece namaz kılınacak bir mekân olarak tasarlanmamıştır.
Burası; kütüphaneleri, arşivleri, araştırma merkezleri, konferans salonları, kültürel ve akademik faaliyet alanlarıyla büyük bir külliye ve medeniyet projesidir.
Daha da önemlisi, bu merkez yalnızca İslam dünyasına değil, farklı din ve inançların temsilcilerine de kapılarını açacak; her dinin ve inancın kendisini ifade edebileceği, diyalog kurabileceği ve temsil edilebileceği bir yapıya sahip olacaktır.
Böylece ayrışmayı değil, birlikte yaşam kültürünü, karşılıklı saygıyı ve medeniyetler arası diyaloğu güçlendiren uluslararası bir merkez hâline gelecektir.
Böylesine kapsamlı bir projeyi görmezden gelip onu yalnızca “bir cami” olarak sunmak, ya projeyi hiç anlamamaktır ya da kamuoyunu bilinçli şekilde yanıltmaya çalışmaktır.
Toplumu yönlendirme sorumluluğu taşıyan din adamlarının, peşin hükümlerle değil bilgiyle konuşması beklenir.
Bir projeyi görmeden, içeriğini araştırmadan hüküm vermek; hakikate hizmet etmekten çok, ön yargılara ve propaganda diline hizmet eder.
Eleştiri elbette yapılır amenna.
Ancak eleştirinin de bilgiye, vicdana ve tutarlılığa dayanması gerekir.
Çünkü Barzani Büyük Camii projesi yalnızca bir ibadethane değil; bilimin, kültürün, dinler arası diyaloğun ve ortak insanlık değerlerinin buluşacağı örnek bir medeniyet merkezidir. Böyle bir vizyonu hedef almak, aslında taş ve beton değil; bilgiyi, hoşgörüyü ve geleceği hedef almaktır…
Evet, aptal atalarımız siz Nankör türklerle bu ülkeyi kurudu,her cepede savaştılar,ama siz devşirme nankörler Kürdleri sırtından hançerlediniz, saydıkların bu serhıldanlar sizin ihanetinizin sonucudur, Kürdistan kurulana kadarda durmayacağız,emin ol sysz devşirme.
Biz bu ülkeyi beraber kurduk diyenler
1914 Bitlis ayaklanması
1915 Botan ayaklanması
1916 Dersim ayaklanması
1916 Kığı ayaklanması
1917 Dersim ayaklanması
1917 Harput ayaklanması
1917 Mardin ayaklanması
1917 Diyarbakır ayaklanması
1918 Sincar ayaklanması
Kürtlerin
•Malazgirt cephesinde Rusları desteklemesi 1915
•Ermeni çetelerini evlerinde saklamaları 1915
•Osmanlı konvoyuna saldırıp askerleri katletmesi 1916
Ben burada sadece Osmanlı’ya karşı işgal kuvvetleri gibi savaşanları görüyorum !
Biz bu ülkeyi size rağmen kurduk..!
Talihsiz bir açıklama ve konuyla ilgili bir şey söylemek zorunda hissettim kendimi.
Solun bir kısmı, Kürt meselesinde “sınıf kardeşliği” diyerek ulusal talepleri ne yazık ki hep öteledi. Erkan Baş’ın sözü de tam o hafızayı tetikledi.
Teknik bir program farkını anlatmaya çalıştı belki. Ama Türkiye’de “dil” teknik değil, politik bir meseledir. Bu yüzden kurduğu cümleler ilkesel netlik yerine duygusal bir kırılma yarattı.
İzaha muhtaç olan da bu zaten. Niyetini, Sayın Baş’ın Kürt insanına ikna edici biçimde anlatması gerekir.
Unutulmasın ki, TİP, 2018’de HDK’nin İstanbul kontenjanından, HDP listeleriyle Meclis’e girdi.
@MehdiMutlutv Ne xêr birêz mehdî tu xeletî,em ji nêzîkve Diyar nasdikin û di zanin,Pêşniyarya min bo te kesekî xapoçî ne parêze,çikû em dizanin diyar dersim kadroyeki Apoçiye al û dewletê red dike.