Eveeet, yine 1000 kişi ile “eğlencesine” oyun seçmece yapıyoruz :D
Bu kez Portal 2, RDR2’yi yenemeyecek askkdsk
Birkaç konu başlığı olacak. Sadece yılın en iyi oyunu değil, farklı kategorilerde de oy kullanılacak. İzlemeye gelen herkes oy kullanabilecek :D
Katılım için başvuru link’ini bu hafta sonuna doğru paylaşacağız.
Tabii 10’a yakın insanla birlikte olacağız sahnede ❤️ isimleri de göreceksiniz yakında 🎉
Dün söylediğim gibi Youtube Konsol Üssü ve Orta Dünya kanallarının para kazanmasını kapattı. Videoda sebebin ne olduğunu anlattım. Çok özet üçüncü bir kanaldaki tek bir video yüzünden bütün kanalların para kazanması kapatıldı. Sorunlu kanalın sorununu çözmeden de açılmayacak. Çözmeyi denemek için o kanalda saat kotasını doldurmalıyım. Detaylar videoda. Link bir sonraki mesajda.
Dün söylediğim gibi Youtube Konsol Üssü ve Orta Dünya kanallarının para kazanmasını kapattı. Videoda sebebin ne olduğunu anlattım. Çok özet üçüncü bir kanaldaki tek bir video yüzünden bütün kanalların para kazanması kapatıldı. Sorunlu kanalın sorununu çözmeden de açılmayacak. Çözmeyi denemek için o kanalda saat kotasını doldurmalıyım. Detaylar videoda. Link bir sonraki mesajda.
Yalanlarınızdan gına geldi artık. Bizim buradaki meselemiz oyunlar önce onu bi' netleştirelim.
Bandura'nın Bobo deneyi taa 60'lara ait. Üstelik bu deney pasif izleme üzerine (TV/film). Video oyunları ise interaktif, karakterleri oyuncu kontrol ediyor. Kısa vadeli laboratuvar taklidiyle gerçek hayattaki suç/şiddet arasında köprü kurmak, elma ile armut karşılaştırmasıdır. Şu verdiğiniz örnekten cehaletiniz ortada.
Anderson ve Bushman’ın eski meta-analizleri laboratuvar ortamında küçük bir “agresyon” artışı bulmuştu (gürültü patlatma gibi). Ama güncel, daha yüksek kaliteli çalışmalar bu etkiyi pratik olarak önemsiz buluyor. Mesela Oxford’dan Przybylski & Weinstein (2019): 1000+ ergenle ulusal temsili çalışma yaptılar. Şiddet içeren oyun süresiyle agresif davranış arasında SIFIR bağlantı çıktı.
Başka bir büyük inceleme (Drummond, Sauer & Ferguson 2020): 21 bin gencin dahil olduğu 28 ayrı uzun vadeli araştırmayı bir araya getirdiler. Sonuç? Oyunla gerçek hayattaki şiddetli davranış arasında anlamlı bir bağlantı YOK.
APA (Amerikan Psikoloji Derneği) bile 2020’de şunu söyledi: Laboratuvarda ufak tefek sinir artışı olabilir ama gerçek hayattaki şiddet suçlarıyla, kavgalarla, saldırılarla hiçbir bilimsel bağlantı yok. Mass shooting’leri, okullardaki şiddeti oyuna bağlamak yanlış.
Böyle daha bir sürü çalışma var.
1990’lardan beri video oyunu satışları patlarken gençlik şiddet suçları dramatik şekilde düştü. Bilim bunu gösteriyor.
Suçu oyuna atmak kolay ama gerçek sebepler aile, çevre, sosyoekonomik sorunlar, eğitim sistemi ve sokak güvenliği.
Bilim sizi ezdi. Bu gerçeği kabullenin ve yalan algı yaratmayı bırakın. Kendinizi aşırı komik duruma düşürüyorsunuz.
#OyunYasasınıİstemiyoruz
#OYUNUMADOKUNMA
Sanırım siz oyun sektörü denilince 3-5 göbekli sakallı adam oyun yapıyor, biz de onları oynuyoruz zannediyorsunuz. Ancak şu anda oyun sektörü, eğlence sektörleri içerisindeki en büyük sektör (dizi, film, müzik endüstrisinin toplam değerinden bile büyük).
Haliyle bu kadar büyük bir sektörde bahsettiğiniz yaş sınırlaması gibi basit düzenlemelerin yıllardır yürürlükte olduğunu tahmin edebilirsiniz.
Yine aynı şekilde ebeveyn kontrol araçları da bu platformlarda mevcut durumda.
SMS atmak gibi lokal çözümlerin teknik anlamda mantığı yok. Çünkü çok daha basit çözümler halihazırda var.
* "Oyun yazılımcıları dernek başkanı ben ve bir grup milletvekiline “Oyun çocukları en fazla asosyal ve içine kapanık olur” dedi. Ben de o çocuklar sonra felakete yol açıyor dedim” sustu."
Susmasının sebebi bu açıklamayı trajik bulmasıdır diye düşünüyorum. Zira farklı şekillerde yapılan bir ton bilimsel araştırma, bireylerin şiddete yönelmesiyle oyunların bir alakası olmadığını kanıtlandı. 100 milyonlarca insanın dünya genelinde oynadığı bir şeyden bahsediyoruz. Sizse o insanlar arasından biri vahşice bir şey yaptığında suçu oyuna atıyorsunuz. Bu aynı marka peynir yiyen 1 milyon kişiden biri vahşi davranış gösterince suçu peynir üreticisine atmak gibi garip bir şey.
Bu mantığına göre dünya tarinin en kanlı dönemi olan 2. Dünya Savaşı da oyunlar yüzünden gaza gelinip yapılmış olabilir. Ancak mevzunun politik olduğu aşikar. Ben şimdi çıkıp "politik kişiler insanları şiddete yöneltiyor" desem kulağa nasıl gelir? Bu örneği çoğaltabiliriz. "Arka Sokaklar izleyenler şiddete yöneliyor", "Fenerbahçe maçı izleyenler şiddete yöneliyor" "Meclis konuşması izleyenler şiddete yöneliyor" "Tiktok'ta 1 saat üstü takılanlar şiddete yöneliyor" bakın böyle sabaha kadar bir sürü uydurma örnekleme yaparım.
Oyun dediğiniz şey derya deniz, tıpkı filmler ve dizilerde olduğu gibi daha ağır dram konularını işleyen yapımlar var, daha çocuk dostu olan yapımlar var. Ve yaş etiketleriyle tıpkı film ve diziler gibi bunların sınırları çizilmiş durumda. Sizse burada bir genelleme yapıp tüm oyunlar kötüdüre getiriyorsunuz işi. Maalesef bu durum kulağa komik geliyor.
Eminim ki bugüne kadar başardıklarınızla olsun, bilgi birikiminizle olsun benim fersah fersah ötemde birisinizdir. Fakat üzülerek söylüyorum yazdıklarınızla oyun sektörüyle alakalı 5 yaşındaki bir çocuk kadar bilginiz olmadığı izlenimini ediniyorum.
Söylemlerinize itiraz edenlere de "oyun lobisi" falan gibi garip yakıştırmalar da bulunuyorsunuz. Düz birer insanız hepimiz. Maalesef lobi yapacak bir gücümüz yok. Bizim gücümüz ortak bir kültürü paylaşmamız. Ve bu kültürü yasaklamak isteyenlere karşı birlikte ses çıkarmamız.
Kısaca özetlemek gerekirse şöyle hayal edin: Tüm filmleri yasaklamak istiyormuş gibi hayal edin kendinizi. Çocukların hiçbiri çocuk filmi dahil hiçbir filmi, diziyi izleyemeyecekmiş gibi hayal edin. Yapmaya çalıştığınız şey bu.
Bunu yaparsanız Türkiye'nin çok büyük potansiyel gösterdiği bir üretim alanını elinden almış olacaksınız. Oyun sektörü sadece vakit geçirdiğimiz bir alan değil, milyar dolarlık bir sektör haline geldi. Ve her geçen gün güçlenmeye devam ediyor. Dünyada belki de en önde koşabileceğimiz nadir alanlardan biri oyun sektörü. O kadar ciddi bir üretim hacmi var. Potansiyeli var. Siz farkında olarak ya da olmadan burada da bizi dünyanın gerisine itmeye çalışıyorsunuz.
Oyun dışında kalan kısmında bahsettiğiniz şeylerin bir kısmı zaten bizim de yıllardır söylediğimiz şeyler. Çocuklara alan açmak, aileleri dijital dünya hakkında eğitmek, bunlara kimsenin bir itirazı yok. Aksine defalarca kez söylendi bu konu. Çünkü özellikle yaşça büyükler anlamadıkları şeylerden korkuyorlar. Halbuki gerekli bilgilendirmeyle aslında bu işin hiç de sanıldığı gibi olmadığını çok daha iyi anlayacaklar.
Eğtim amaçlı kullanılan oyunlarla tanışacaklar, çocuk gelişimine her yaşta katkı sağlayabilecek, analitik yeteneği arttıracak yapımları bilecekler. Tüm dünyanın bu oyunları nasıl kullandığını görecekler. Bizim de istediğimiz bu, bilimin ışığında ailelere bu konuyla ilgili eğitimler verilmesi.
Çocukları korumanın yolu onları tüm dünyadaki yaşıtlarının faydalandığı bir şeyden alıkoymak değil. Onları nasıl doğru kullanabileceklerini eğitim yolulya gösterebilmek.
O kadar açıklama yapıldı, ben hala oyunlarla ilgili problem hissedilen konu ne anlamadım. Ebeveyn kontrolü olayı oyun platformlarının hepsinde var. Yaş derecelendirme sistemi desen o da var.
“Bi de biz getirelim” deyince bir şey düzelmeyecek.
“Niyetimiz iyi” diyorlar ama ana akım medya “oyun oynadı anasını babasını kesti” haberleri basıyor 1 haftadır. 10 yıl önce de yapılıyordu bu, çok dalga konusu olunca salmışlardı. Şimdi yine hortladı. Nedeni belli.
Türk gençlerinin büyük potansiyel gösterdiği alanlardan birini riske atıyorsunuz.
#OYUNUMADOKUNMA
Bugün pazar işleri ve tepkileri hızlandıralım. Ayrım gözetmeksizin, kutuplaşmaksızın ülkede oyun oynayan milyonlarca vatandaştan destek bekliyorum. Oyun bir sanattır. Sanat ülkeyi kalkındırır.
#OyunYasasınıReddediyoruz#OYUNUMADOKUNMA
Lütfen oyunlara elleşmeyin. Kontrol edelim, denetleyelim derken gün sonu iş keyfinize göre yasak koymaya dönecek.
“Ama o oyunda da bilmemne varmış.” diyerek işi mantıklıymış gibi göstermeye çalışacaksınız ama oyuncu adam bunu yemeyecek; kendini korsana verecek ya da saçma sapan VPN kullanımı artacak.
Virüsünden tut da kullanıcı datalarının yurtdışına sızmasına kadar bir ton işle uğraşacağız.
- “Eskiden dışarıda oyunlar oynardık artık oynamıyoruz”un bahanesi milletin oyun oynaması değil. Milletin sokağa güvenip çocuğunu bırakamaması. Sorunun çözümünü farklı yerlerde arıyorsunuz.
- Aileleri bilinçlendirelim ile başlamamız gereken işe “bi temsilci atayın da biz şu oyunlara bi bakalım” kafasıyla yaklaşınca kimse yapılacak olan işe güvenemiyor.
- Türkiye’de çok yaygın bir denetlenmeyen sanal kumar problemi varken, millet bu yüzden hayatını yitirecek noktaya gelirken, aileler paramparça olurken bana gelip de “oyunlar da bağımlılık tetikliyo…” demeyin rica ediyorum.
#OyunHakkımaKarışma
#OYUNUMADOKUNMA
Merhaba arkadaşlar, 5651 no'lu yasaya yapılacak ve hepimizi korkutan Ek Madde 5 ile ilgili olarak Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ile bir görüşme yaptık. Hazırladığımız "Türkiye'de Oyun Sektörünün Durumu" raporu Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Sayın Dr. Ömer Fatih Sayan Bey’e sunduk ve bizzat bu tasarıyla ilgili duyduğumuz endişeleri dile getirdik. Bazı yeni bilgiler de edindik ve bunları sizinle paylaşmak isteriz:
- Konu sadece PC ve konsol oyunlarını değil, mobil oyun dağıtıcıları da kapsıyor (Apple Store ve Google Play)
- Kanun çıktıktan sonra yönetmelikle kanunun tam nasıl işleyeceği belli olacak.
- Sektör paydaşlarının olduğu bir kurul oluşturma niyetleri var. Bu kurulun tavsiyeleri doğrultusunda kanun çıkmadan önce ve sonrasında yönetmelikte değişiklikler yapılabilecek.
- Gelelim en kritik mevzuya: Gelecek yükümlülükler yüzünden Steam veya diğer platformların aniden kapanması konusu…
Bize şu anda herhangi bir platformun bir suçlama karşısında mahkeme emriyle hemen kapatılma ihtimalinin zaten olduğu, Roblox’un başına bunun geldiği, bu kanun taslağıyla birlikte 5-6 ay süren bir sürecin sonunda ancak %90 kısıtlama sonucuyla karşılaşılabileceği iletildi. Ancak benzeri ihlal durumlarında BTK’nın sosyal medya platformlarında kısıtlama yapmadığı, oyun platformlarının yaklaşımına ve istişare ile kısıtlamanın yapılmayabileceği söylendi. Kısacası platformlara kısıtlama uygulamadan önce sektör endişelerine göre hareket edileceği izlenimini edindik.
Elbette taslağın uygulanışı ve kanunlaştığında nasıl bir sonuca sebep olacağıyla ilgili bir belirsizlik var. Keşke daha erkenden dahil olabilseydik sürece…
Yine de oyun sektöründen paydaşların ciddi bir şekilde dinlendiğini, BTK ve Aile Bakanlığı’nın bu konuyu bizlerin açısından da değerlendirdiğini söyleyebiliriz. Türk oyun camiası olarak süreci takip etmeye, sesimizi bir bütün halinde ve gür tutmaya devam edelim.
#oyunumadokunma @sinan_akkol@michbro66
Genç Girişimciler ve Oyun Geliştiricileri Derneği (GGOG) olarak son dönemde Türkiye’nin oyun sektörünü de yakından ilgilendiren gündemi endişeyle takip ediyoruz. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından yayımlanan ve özellikle “Stratejik Hedef 11.1” kapsamıyla dijital oyun platformlarını hedef alan “Dijital Dünyada Çocukları Güçlendirmeye Yönelik Eylem Planı”nı dikkatlice inceledikten sonra bu taslakla ilgili endişelerimizi ve çözüm önerilerimizi, 7 ana bölümden oluşan bir raporla paylaşmaya karar verdik.
36 sayfadan oluşan bu raporda olası düzenlemenin ekonomik, sosyokültürel ve savunma sanayi başta olmak üzere birçok alandaki etkilerini ele aldık. Yetkililere farklı bir bakış açısı sunmayı amaçlayan bu çalışma, GGOG’nin yanı sıra Türkiye’nin çeşitli bölgelerinden oyun geliştirme toplulukları ve bağımsız stüdyoların katkılarıyla hazırlandı. Temennimiz bundan sonraki sürecin olabildiğince yerli oyun stüdyolarıyla ve akademisyenlerle işbirliği içinde yürütülmesi yönündedir.
Raporumuzla ilgili ayrıntıları thread’in devamında bulabilirsiniz. #oyunumadokuna