Merhabalar, bizler Trakya Üniversitesi öğrencileriyiz. Bu hesabı açmaktaki amacımız hiçbir kâr amacı gütmeksizin, son derece objektif bir bakış açısıyla arkadaşlarımızı ve yurttaşlarımızı bilinçlendirmektir. Elimizden geldiği kadarıyla bilgileri
Bu durumda eğer evrenin başlangıcı varsa, bu başlangıç mutlaka dışarıdan empoze edilmiş bir yüksek düzen olacaktı. Evren sonsuz geçmişe uzansaydı bile, bu yönde devamlı artan düzenin kaynağı doğal betimlemeye karşı çıkacaktı.
Kaynak: (Başarısız Hipotez TANRI - VICTOR J. STENGER)
Evren genişlemeseydi, ve kutsal kitapta tarif edildiği gibi gökkubbe olsaydı, termodinamiğin ikinci yasasına göre evrenin geçmişteki entropisinin izin verilen maksimum değerinden düşük olması gerekecekti.
Yaratıcı, eğer varolduysa bile hiçbir iz bırakmadı. Bu nedenle aslında hiç var olmamış da olabilir. Bir kez daha elimizde başka türlü çıkabilecek ve bu durumda bir yaratıcı için kuvvetli bir bilimsel delil oluşturacak bir sonuç var.
Bu durumda şu sonuca ulaşmak zorundayız, şimdi gözlemlediğimiz karmaşık düzen, sözde yaratılış anında evrene dışarıdan yerleştirilmiş bir ilk tasarımın sonucu olamaz. Evren, büyük patlama öncesinde olanlarla ilgili hiçbir kayıt barındırmamaktadır.
Bugün ise entropinin artık maksimal olmadığı olgusuyla tutarlı bir yapıya sahiptir. Kısaca, bugün için en iyi kozmolojik anlayışımıza göre evrenimiz tasarlanmış hiçbir yapı veya organizasyonla başlamamıştır. Evrenin başlangıcı bir kaos durumuydu.
Ekstrapolasyonla sonraki zamanlardan evrenin bu ilk anlarına gittiğimizde entropinin maksimal olduğunu görüyoruz. Bu durumda tam bir düzensizlik vardı; hiçbir yapı mevcut olamazdı. Bundan çıkan sonuca göre evren, hiçbir yapıyla başlamadı.
Esas olarak, denklemlerimizi içinde zamanın ölçülemez dolayısıyla tanımlanamaz olduğu Planck aralıklarıyla dış değerleyebiliriz. Bunu şimdi de yapabiliyorsak, büyük patlamanın başlangıcını betimlememize başlamamız gereken yerde en erken Planck aralığının sonunda da yapabiliriz.
Esas olarak zaman, tanımı gereği bir birimin Planck zamanına eşit olduğu birimlerin toplam sayısı olarak sayılır. Matematiksel fiziğimizde zamanı, cebirde yaptığımız gibi sürekli bir değişken sayabiliriz, çünkü birimler pratikte ölçtüğümüz herhangi bir şeye göre çok küçüktür.
Şimdiki zamanı düşünün, Planck zamanından daha kısa zaman aralıklarına uygulamaya kalkışmadığımız sürece, yerleşik fiziği şimdiye ve az önce sonrasına uygulamakta hiçbir tereddütümüz yoktur.
Kuantum mekaniğinin ilkelerinden biri olan Heisenberg kesinsizlik ilkesine göre böyle bir bölge, içinden hiçbir bilginin çıkarılamayacağı bir kara delik olacaktır. Bu da Planck zamanından daha küçük bir zaman aralığının tanımlanamayacağı anlamına gelir.
Planck zamanından daha kısa bir zaman aralığını ölçmek için bu ölçümü Planck uzunluğundan daha küçük bir bölgede yapmak gerekir. Bu da, Planck zamanının ışık hızıyla çarpımına eşittir.
Onlar haklı olarak şu anda elimizde Planck zamanından önceki fiziği betimlemek için kullanabileceğimiz bir kuantum kütle çekim teorisinin bulunmadığına işaret ediyorlar. Ben Einstein'ın "zaman saat kadranınızda gördüğünüzdür" şeklindeki işlemsel zaman tanımını benimsedim.
Yani evrenin boyutlarındaki bir cismin sahip olabileceği kadar yüksek değil. Evren artık bir kara delik değil. Burada bu açıklamayı yaptığımda bana itiraz eden fizikçilere de yanıt vermem gerekiyor.
Evrenin başlangıcındaki entropisi, o büyüklükte bir nesnenin sahip olabileceği maksimal değer kadar yüksekti, çünkü evren içinden hiçbir bilginin çıkarılamayacağı bir kara deliğe eşdeğerdi. Bugün için entropi daha yüksek ama maksimal değil.
Bu daha detaylı açıklama gerektiriyor. Evrenin başlangıcındaki entropinin maksimal olduğunu ve o andan itibaren devamlı olarak arttığını söylüyor gibi görünüyorum. Aslında tam da söylediğim bu.
Termodinamiğin ikinci yasasından bekleneceği gibi, evren o anda şimdikinden düşük entropiye sahip olacaktır. Ancak o entropi bu küçüklükte bir nesnenin sahip olabileceği en büyük değer kadar yüksekti. Çünkü Planck boyutlarındaki bir küre, bir kara deliğe eşittir.
Genişlemeyi, 13,7 milyar yıl önceye tanımlanabilir en erken ana Planck zamanı olan 6.4x10-⁴⁴ saniyeye geri çektiğimizi düşünelim. Burada evren işlemsel olarak tanımlanabilir mümkün en küçük hacme sahiptir, yarıçapı Planck uzunluğu olan bir küre yani Planck küresi.
Başlangıçta, Planck zamanında eşit olmaları evrenin tam kaostan başladığını gösterir. Ancak evren genişlediğinden, maksimum entropinin toplam entropiden daha hızlı artmasının yarattığı fark, termodinamiğin ikinci yasası ihlal edilmeden düzenin oluşmasını mümkün kılar.