Suçu işleyen muhalif olunca 'hırsız', iktidara yakın olunca 'İsrail'in hibrit saldırısının kurbanı'... Kendi içinizdeki çürümeyi her seferinde jeopolitik bir satranç oyununa bağlamaktan yorulmadınız mı?"
Eğer ekonomimize yönelik bir 'hibrit saldırı' varsa, bu saldırının en büyük kolaylaştırıcıları o fonlara milyonlar aktaran, içerideki denetimsiz yapılardır. İsrail'in Forex operasyonlarını mazeret göstermeden önce, gözümüzün önünde dönen rant çarkını ve bu çarka giren siyasetçileri konuşabilirmisiniz.
İsrail, Atatürkçülük, Yunanistan ve 'ekonomik darbe'... Gündemi saptırmak için bütün popüler komplo kelimeleri aynı tweete sığdırılmış. İşinize geldiğinde 'paragöz süzmeler' diyerek içerideki açgözlülüğü itiraf ediyorsunuz, iş hesap vermeye gelince topu dış güçlere atıp aradan çekiliyorsunuz. Ne güzel memleket.
Her skandalı 15 Temmuz'a bağlayacaksak, memleketteki ceza kanununu iptal edip adliyelerin tabelasına "darbe savuşturma merkezi" yazalım. Yaptığınız ortadaki somut vurgun iddialarını "davamızı sattılar" arabeskiyle örtmeye çalışmak. Bu şekilde devam ederseniz davaniza zarar verirsiniz
@SametAlta10 Sayın Erdoğan'ın "palanlarını" (plan) bozduğu bu gizemli darbeciler tam olarak kim? Hırsızlık veya dolandırıcılık yapanları bağımsız mahkemelerde yargılatmak yerine, sosyal medyadan "darbe önledik" diye destan yazarak mı halkın hakkı ve hukuku teslim edilecek. Şaka gibisiniz ya.
Dünyanın hiçbir yerinde rekabetin ve alternatifin olmadığı bir sistemde kalite gelişmez. Bir müşteri "Nasıl olsa bana mahkum, başka çaresi yok" diye görüldüğü an, o hizmetin kalitesi yerlerde sürünmeye başlar. Uçacağınız havayolunu, yemeğinizi yiyeceğiniz restoranı, hastalandığınızda gideceğiniz hastaneyi bile seçebiliyorken; kendi paranızla bir yerden bir yere giderken neden tek bir renge ve o sistemin dayattığı muameleye mecbur bırakılıyoruz.
@maradona4786961@MehmetYiginer Taksimetreden dolayı 'vergi kaçırmamız imkansız' diyorsunuz ama resmi verilere göre taksicinin aylık brüt geliri 12.961 TL çıkıyor. Bütün gün çalışan taksi ayda 12 bin lira mı kazanıyor? Kuruşu kuruşuna kayıtlı olan dijital sistemlerden neden bu kadar korktuğunuz ortada.
Vasfım; Ankara'da üretimi yapan, istihdam sağlayan ve kazandığı her kuruşun vergisini devletine şeffafça ödeyen bir esnaf olmak. Vergi levhası sorulunca panikleyip hakarete sarılmanızdan ne kadar şeffaf olduğunuz belli zaten. İzmir'deki taksicinin Çeşme'ye gidememesi sizin kendi çağ dışı sisteminizin sorunu. Her kuruşun dijital ve kayıtlı olduğu bir modele karşı çıkıp, elden alınan kayıtdışı nakitleri savunarak mı 'ahlak' dersi veriyorsunuz?
Madem 'vergi vergi' diyorsunuz, atın 2025 yılı vergi levhanızı da ne kadar vergi vermişsiniz bir görelim. Sizin 'hırsız' dediğiniz uygulamalarda ödemeler dijital olur; sistem %100 izlenebilirdir ve kuruşu kuruşuna kayıt altına alınır. Elden nakit alıp vatandaşa fiş kesmemeye benzemez bu işler. Asıl şeffaflık dijital sistemdedir, rantta değil.
Hukukun üstünlüğünün yerini adam kayırmacılığın, liyakatin yerini mülakat torpillerinin aldığı bir sistemde kokuşmuşluk her yerde acil düzelmemiz lazım yazık oluyor,umarım bu fon olayı başlangıç olur:
-Futbol: Kurallar ve adalet değil; lobiler, mafyavari söylemler ve güç dengeleri maç yönetiyor.
-Adalet: Yargı terazisi evrensel hukuka göre değil, güçlünün ve nüfuzlunun bekasına göre tartıyor.
-Ekonomi: Enflasyonun ve krizin bedelini sokaktaki vatandaş öderken, birileri hiçbir denetime tabi olmayan milyon dolarlık saadet zincirlerinde zenginleşiyor.
-Kurumlar: Sağlıktan (yenidoğan skandalları, liyakatsiz hastane yönetimleri) eğitime kadar her alan da denetimsizlik, rant ve nepotizm yüzünden içten içe çürüyor.
-İhale Sistemi ve Rant: Milyarlık kamu projeleri şeffaflıktan uzak, adrese teslim ihalelerle sürekli belirli gruplara aktarılıyor; döviz garantili sözleşmelerle halkın cebinden sermaye transferi yapılıyor.
-Liyakatsiz kurum yetkilileri: Alın teri ve ehliyet yerini mülakat sistemindeki torpil listelerine, kurumlardaki "bizden olsun" kayırmacılığına (nepotizme) bırakmış durumda.
-Gelir Dağılımı ve Emek: Yıllarca prim ödeyen emekliler açlık sınırının çok altında bir hayata mahkum ediliyor. Asgari ücret bir başlangıç veya istisna maaşı olmaktan çıkıp, ülkenin "standart ortalama maaşı" haline gelerek yoksulluğu tabana yayıyor.
-Eğitim ve Fırsat Eşitsizliği: Devlet okullarında temel temizlik ve güvenlik personeli bile bütçe yetersizliğinden sağlanamazken, eğitim tamamen ticarileşiyor. Fırsat eşitliği yok ediliyor, yoksul ailelerin çocukları okullara aç ve yetersiz beslenerek gitmek zorunda kalıyor.
-Tarım ve Üretim: İthalat lobileri ve yanlış tarım politikaları yüzünden çiftçi toprağına küstürülüyor. Tarladaki üretici artan mazot ve gübre maliyetleri altında ezilip ürününü zararına satarken, aracıların tekelinde şekillenen sistem yüzünden tüketici aynı ürünü raftan fahiş fiyatlara alıyor.
-Göç ve Sınır Güvenliği: Sınır güvenliğinin geçmişte kaybedilmesiyle oluşan kontrolsüz göç dalgası, şehirlerin demografik ve sosyolojik yapısını bozdu. Sığınmacılar, kayıt dışı ve güvencesiz ucuz iş gücü olarak sermaye sahipleri tarafından sömürülürken, Türk halkının işsizlik sorunu derinleşiyor.
-Finansal Denetimsizlik: Birileri hiçbir liyakate veya üretime dayanmadan yasa dışı bahis ağları, denetimsiz gizli fonlar, kripto vurgunları ve milyon dolarlık saadet zincirleriyle devasa bir kara para ekonomisi içinde zenginleşiyor.
-Vergi Adaletsizliği: Enflasyonun bedelini sokaktaki vatandaş öderken, milyarder holdinglerin devasa vergi borçları tek kalemde siliniyor. Bütçe açığı, halkın sırtına yüklenen KDV ve ÖTV gibi dolaylı vergilerle kapatılmaya çalışılıyor.
Hepsini değiştirmek gerekecek ama değişim bir gecede gerçekleşmeyecek, ancak tarihte benzer krizleri yaşayıp aydınlığa çıkan toplumların hepsi kuralların kişilerden üstün olduğu bir sistem inşa ederek kurtuldular.
Bu arada Umutsuzluğa kapılmak yok, mevcut bu kokuşmuş düzeni değiştirmek icin hükümete büyük firsat çıktı umarim uzerine giderler. Konu siyaset üstü
Bir partinin gerçekten 'ak ve pak' kalabilmesi, içindeki sorunlu isimleri korumak yerine adalet önüne çıkarmasıyla mümkündür. 2,2 milyar dolarlık vurgun iddiaları ortadayken, sorumluların bağımsız yargıda hesap vermesi yerine istifa ve whatsapp gruplarindan atilmasiyla konunun üzerinin örtülmeye çalışılması, bahsedilen 'tertemiz hareket' anlayışıyla açıkça çelişiyor.
Kafam gayet yerinde, sadece milyonlarca liralık plaka rantınız bozulmasın diye vatandaşı kalitesizliğe ve tek bir seçeneğe mahkum etmenize itiraz ediyoruz. Sizin bugün engellemeye çalıştığınız sistem dünyanın her yerinde yasal, denetlenebilir ve vergilendirilmiş olarak işliyor. Asıl mesele sizin bu modernleşmeye ve rekabete tahammül edememeniz. Neden itiraz ediyorsun çünkü plakanın degeri düşecek.
Milletin basireti ve irfanı, neyin helal neyin haram olduğunu, kimin gerçekten millet için kimin kendi cebi için çalıştığını çok iyi görecek kadar derindir. Milyar dolarlara varan dolandırıcılık iddialarına karşı şeffaf bir yargılama süreci işletmek yerine konuyu mağduriyet söylemine çevirmek, inancımızın emrettiği 'hak ve adalet' ölçüsüne sığmaz. Gerçek adalet, hırsızlık iddialarını dış güçlere bağlamak değil, suçluları adalete teslim etmekten geçer.
Not ne fona koyacak kadar param var ne borsaya. Biz imalatciyiz gelen gidiyor zaten.
Son günlerde birileri, duruşumuzu çok net ortaya koyduğumuz olumsuz hadiseleri fırsat bilerek Partimize yönelik bir saldırı kampanyası başlattı.
Adı gibi AK olan, pak olan bu tertemiz hareketi lekelemek için her yolu deniyorlar.
Ellerine geçirdikleri her fırsatı kadınların uğruna mücadele verdiği, bedel ödediği en temel haklarına karşı saldırı malzemesi yapan bu ahlaksızları ben yine milletimizin takdirine havale ediyorum.
Milletimiz de basiretiyle, irfanıyla ne yapılmak istendiğini zaten görüyor.
Biz de her zaman olduğu gibi bunlara prim vermiyor, işimize bakıyoruz.
@MehmetYiginer Bu arada güçlü bir lobinin tek bir talebiyle koskoca uygulamalar kapatılıp rakip ekarte edilirken, kendi emeğiyle ayakta kalmaya çalışan küçük esnaf krizlerle tek başına bırakılıyor. Çünkü onların arkasında milyonluk rantlar yok, sadece alın teri var. Esnafı duyun ve görün!!!
@MehmetYiginer Dünyanın her yerinde rekabeti ve kaliteyi artıran paylaşımlı yolculuk uygulamaları, bizde bir kararla "korsan" ilan edilip engelleniyor. Vatandaşın ucuz, güvenli ve şeffaf ulaşım hakkı neden tek bir sisteme, sarı taksiye mahkum ediliyor?