Sabırla Oku.
Yayınlanan resmi x algoritmasını inceleyip duruyorum, olay artık basit bir sıralama mantığından çıkmış, arkada çalışan yapı resmen bir davranış bilimcisi gibi hareket ediyor. gördüğüm en kritik şey şu: sen tweeti attığın mili saniyede, daha kimse görmeden, bir yapay zeka modeli (user simulation) devreye giriyor ve 19 farklı senaryoyu simüle ediyor. yani olay "tweet atayım, like gelirse yürürüm" değil. tweetin kaderi, "prediction x weight" formülüyle daha en başında belirleniyor. bu 19 parametrenin her birinin ağırlığı farklı ve açıkçası bazıları beni şok etti. mesela "like" olayı... yıllardır etkileşim kasmak için like dilenen tayfa boşa kürek çekiyormuş. kodlara göre "favorite" aksiyonu inanılmaz düşük bir ağırlığa sahip. yani birisi tweetini beğenmiş, beğenmemiş algoritmanın pek de umurunda değil. like, sistem için "ucuz" ve "zahmetsiz" bir sinyal. peki asıl kral ne? dwell time. yani tweetin üzerinde geçirilen süre. p(dwell_time) ve p(video_view) metrikleri, like'ı ezip geçiyor. adam senin tweetine like atmasa bile, eğer parmağını durdurup 4-5 saniye o metni okuduysa veya videona takıldıysa, algoritma "tamam bu içerik değerli" damgasını basıyor. uzun tweetlerin, makalelerin, threadlerin ve uzun videoların son dönemde patlamasının sebebi tamamen bu matematiksel ağırlık. ikinci şok edici detay ise "author diversity multiplier" dedikleri ceza sistemi. bunu çoğu kişi bilmiyor, günde 20 tweet atan hesapların neden etkileşim alamadığını açıklıyor bu. sistem şöyle işliyor: günün ilk tweeti: %100 skor gücüyle başlıyor. ikinci tweet: %70'e düşüyor. üçüncü tweet: %50 civarına iniyor. yani sen timeline'ı domine etmeye çalıştıkça, algoritma senin sesini matematiksel olarak kısıyor. "spam yapma, az ve öz konuş" diyor resmen. yani hesabını hem iş hem de kişisel amaçla kullanmak çok sakat. bir de "personalization layer" var ki, burası işin korkutucu kısmı. her kullanıcının son 128 etkileşimi (engagement history) bir vektör olarak tutuluyor. senin tweetin, o anki kullanıcının bu 128'lik geçmişiyle "match" ediliyor. yani sen dünyanın en iyi ai tweetini de atsan, eğer karşıdaki adamın son 128 hareketinde teknoloji/yazılım yoksa, o tweet ona asla düşmüyor. "genel kitleye oynayayım" devri bitmiş, niş kitleye "keskin nişancı atışı" yapma devri başlamış. negatif ağırlıklara hiç girmiyorum bile... birinin seni "mute"laması veya "not interested"a basması, aldığın 100 retweeti siliyor neredeyse. sistem "rahatsızlık vermeyi" en büyük suç olarak kodlamış. özetle dostlar; olay artık şans değil, bildiğin istatistik ve olasılık hesabı. okyanusa olta atıp beklemek yerine, balığın olduğu yeri sonar ile tarayıp ona göre yem takmak gerekiyor. ve görünen o ki, algoritma "tık tuzağı" yapanı değil, gerçekten okutanı, izleteni ve üzerinde düşündüreni ödüllendiriyor. arayüzde gördüğümüz o basit "timeline" akışının arkasında, her saniye milyonlarca olasılık hesabı yapan devasa bir simülasyon var. buna göre oynayın. ben planlarımı değiştirdim. az ama öz, kaliteli içerikten devam.
Kanımız Canımız Bayrağımız #StajyerÇırakDiyorKiVatanBayrakNamustur
Bir Neslin Emeği Karşılık Bekliyor!
@Akparti@MHP_Bilgi@bbpgenelmerkez@RTErdogan@dbdevletbahceli@ProfDrAGurcan@NumanKurtulmus@isikhanvedat
63. Hükümet Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanımız, Milli Eğitim-Kültür-Gençlik ve Spor Komisyonu Başkanı, AK Parti Eskişehir Milletvekili ve Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Sn. Prof. Dr. Ayşen Gürcan,
Öncelikle yakın zamanda geçirdiğiniz kaza için tekrar geçmiş olsun dileklerimizi iletmek isteriz.
Aile, çocuk ve gençlik konuları başta olmak üzere toplumu ilgilendiren meselelere gösterdiğiniz hassasiyete gerek Aile Bakanlığınız döneminde gerekse mevcut görevlerinizde şahit olmaktayız. Yine mensubu olduğunuz ve 24 yıldır iktidarda bulunan AK Parti’nin bu süreçte çözülemez denilen pek çok konuyu çözüme kavuşturduğunu da gördük.
Yakın zamanda Eskişehir’de sanayiyi ziyaret edip sorunları dinlediğinizi medyadan takip ettik.
Dünyada yaşanan nüfus yaşlanması, aile kurmada yaşanan güçlükler ve aile kavramının yıpranması tehlikesi, genç nüfus teminini öncelikli konu hâline getirmekte ve ülkeleri gençleri kendilerine çekme politikaları üretmeye sevk etmektedir. Ülkemiz yıllarca genç nüfusa sahip bir ülke konumundayken, nüfusun yaşlanması ve gelecek kaygısı nedeniyle aile kurmaktan uzaklaşılması ciddi bir sıkıntı oluşturmuş; bu durum mevcut genç nüfusu elde tutmayı zorunlu hâle getirmiştir.
Sosyal güvenlikte sağlanan imkânların genişliği ve yeterlilik düzeyi, insanların hayatlarını devam ettirme arzularında belirleyici bir tercih sebebidir. Nitelikli eleman konumundaki ustaların yaşadığı bu sıkıntılar, hayat planlarını gözden geçirmelerine sebep olmakta ve beyin göçü riskini arttırmaktadır.
Aile-çocuk-genç üçlüsünde, çalışan çocuk ve genç kesimi oluşturan meslek okullular; yaşıtları oynarken ya da sosyal aktivitelere katılırken çalışmak zorunda kalan gruptur. Sizler de Eskişehir ziyaretinizde buna yakinen şahit oldunuz. Bu nitelikli elemanların katkılarını ve “çalışan” olduklarını Türkiye; pandemi ve deprem felaketi gibi olağanüstü durumlarda maske, çadır, soba yapımı ve temini, yemek yapımı ve temini gibi pek çok örnekte görmüş olup üretilen ve hizmet verilen birçok alanda da görmeye devam etmektedir.
Genç ve usta meslek okulluların genel sorunu olan sosyal güvenlik hakları meselesi, 40 yıldır uygulanan 3308 sayılı yasa nedeniyle emek hakkını alamamaları sonucunu doğurmakta; bu durum onları iş yerlerinden uzaklaştırmaya, meslek okullarına gitmemeye, yurtdışı seçeneğini düşünmeye ve evde oturan 5 milyon genç oluşumunu hızlandırmaya devam etmektedir. Aynı zamanda iş yerlerinde yaşanan çocuk işçi ölümleri ve uzuv kayıpları da ciddi şekilde artmaktadır.
40 yıl önceki devlet anlayışında sosyal güvenlik haklarına sahip olan bu kitle, şu an tam sigorta hakkından yoksun, harçlık düzeyinde ücretle ve iş güvenliği kısıtlı bir ortamda meslek öğrenirken çalışmaktadır. Yurtdışındaki uygulamalarda stajyer ve çıraklar tam sigorta hakkını alıp bu hakkını başka bir ülkeye yerleştiğinde de kullanabilirken, yurdumuzdaki stajyer ve çıraklar hiçbir haktan yararlanamamaktadır.
Cumhur İttifakı ortağınız MHP ve BBP başta olmak üzere tüm partiler sigorta mağduriyetinin çözülmesi gerektiğini ifade etmektedir.
Toplumsal konulara, özellikle aile-çocuk-genç ve bunların haklarına dair hassasiyetinizi ve son derece önemli Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanlık görevinizi kendimize dayanak alarak bu tweet’i yazmak istedik. Federasyonumuz, genç ve ustaların haklarına kavuşması adına sosyal güvenlik uzmanlarının desteğiyle bir öneri paketi hazırlamıştır. Bu konunun çözümü için sizlerle görüşme isteğimizi iletmek isteriz.
40 yıllık bu sorunun; gençlerin, ailelerin geleceği ve Türkiye’nin üretim-hizmet devamlılığı ile geleceği açısından sizlerin katkılarıyla çözülmesini arzu ediyoruz. Sayın Cevdet Yılmaz’ın Ekonomi Koordinasyon Kurulu sonrası OVP kapsamında dile getirdiği yabancı nitelikli eleman teminine gerek kalmayacak şekilde bu meselenin çözülmesi şarttır.
Saygılarımızla
Tarihi İmzayı Atın
#StajyerinÇırağınKanunTeklifiniGeçirin