@frekanstr_ Varank, prensin olarak haklı ancak, Kuran ile alay eden "kendilerinden" Egemen Bağış'a herhangi reaksiyon vermedikleri için samimiyetsiz ve ikiyüzlü oldukları biliniyor.
Dolayısıyla komedyene çekilen operasyon temelde dini alaya almasından değil, Erdoğan hakkında dediklerinden.
25-Sincan Cezaevi'nde tutuklu bulunan Ankara İstihbarat Eski Şube Müdürü Zeki GÜven işkence ile öldürüldü. Sapasağlam girdiği cezaevinden kısa süre sonra cansız bedeni çıktı. #2018deyince
🚨Ameliyatlı omurgasında platinlerle, cezaevinde yaşam mücadelesi veriyor.
📌 21 yaşındaki psikoloji öğrencisi Meryem Yılmaz, doktorun sevk kararına rağmen hastaneye götürülmüyor.
@ademyarslan Bu TR destekli bir çete olabilir.
Biz geçerken Yunan polisi iyi davranmisti. Karakolda çocuklara cikolota verdiler. Karakolda beklerken erkekleri üstün körü aradılar, eşime ve cocuklara oturması için sandalye verdiler ve arama da yapmadılar. Bize Türkçe "komşu" diye hitap ettiler
“Türkiye'de adaletin artık ülke içinde değil, dışarıda aranır hale gelmesinden utanç duyuyorum. Hukukun kenara itildiği bu düzenin düzeltilmesi umuyorum.”
Adaletİçin SesVer
Hukuksuzluğu iliklerine kadar yaşamış bir aktivistin sözleri:
“Ailem paramparça oldu. Biri Senegal’de, biri Almanya’da, biri Fransa’da. Abim ve yeğenim hapiste. Allah bizleri bu zulümden kurtarsın. İnşallah bu son yürüyüş son olur.”
#AdaletBuluşması#JusticeMarch
“KIZIM BEN TUTUKLANDIKTAN SONRA HASTALANDI VE ÖLDÜ”
KHK'lı akademisyen İbrahim Coşkun:
"Ben tutuklandığımda kızım 4 yaşlarındaydı. Adı Hümeyra Sinem. Normalde sağlıklı bir çocuktu ama ben tutuklandıktan iki yıl sonra hastalandı. Gen bozulmasıyla ortaya çıkan ve nadir görülen bir beyin hastalığı vardı. Bu hastalıkta vücut fonksiyonları tamamen duruyor. Önce konuşmayı, yürümeyi, daha sonra tüm motor hareketleri kaybetti. Yürümek, koşmak, yemek, içmek, görmek… Hiçbiri yoktu. Daha sonra ileri derece kasılmalar başlıyor. Hastalığın tedavisi yok ve 10’lu yaşlarda vefatla neticeleniyor.
“ÇIKMAK İÇİN KIZINI KULLANIYOR BİLE DEDİLER”
Kız çocukları babalarına düşkün oluyorlar, kızım da bana düşkün ve bu halde bana görüşe geliyorlardı. Aramalarda yüzde 99 ağır engelli çocuğa müthiş bir zorluk çıkarılıyordu. Sırf bu yüzden eve gitmek isterdi hemen. 2021’de denetimli sürecim başladı. Kızıma bakabilmek ve son zamanlarında yanında olabilmek için denetimli ve koşullu hakkımı verin diye başvurdum. İyi halli olduğum sabitti. Ama buna rağmen verilmedi ve 8 yıl 9 aylık bütün infaz süreci cezaevinde geçirildi. Çıkmama 1 yıl kala kızım 2024’te vefat etti. İzin vermemeleri ayrı problem, gerekçeleri ayrı problemdi. ‘Çıkmak için kızının hastalığını kullanıyor’ dediler. Oysa hukuki olarak şartları tutan bir insana zaten bu haklar veriliyordu.
Bir babanın ölüm döşeğindeki kızını görebilme hissiyatına karşı bunu söyleyebilmek, karar vericilerin vicdani hassasiyetlerini kaybetmek olarak görüyorum. Vicdan zamanla bürokrasi içinde kayboluyor. Babalar bir dosya numarası, evlatlar birer prosedürden başka bir şey değil. Vicdanını kaybetmiş bir bürokrasinin yapamacağı hiçbir şey olmadığını ben yaşayarak gördüm.
“CENAZEYE ELLERİM KELEPÇELİ GİTTİM”
Necip Fazıl’ın meşhur bir şiiri var. Zindandan Mehmet’e mektup. İlk iki hece şöyledi. Zindan iki hece/Mehmed’im lafta diye. Ben onu biraz değiştirdim. Sincan iki hece Sinemim lafta/ Mazlumlarla baban bir safta/ Bir de, geri adam, elinde yafta /Halimi düşünüp de üzülme Sinem/ Kavuşmak mı/ Belki/ Daha ölmedim. Ben bunu yazarken kavuşmak için bir umudum vardı. Ama çıkana kadar hatırası kaldı. Kızımın cenazesine gitmem müsaade ettiler, ellerim kelepçeli. Köyde bile. Altı jandarma vardı yanımda. Toprak atmama müsaade ettiler, kızımı toprağa ben koydum, ona müsaade ettiler.
“KIZIMIN KALBİNDEN EVVEL SİZİN KALBİNİZ DURMUŞ, DİYE DİLEKÇE YAZDIM”
Cezaevine döndüğümden savcıya ve ilgili kurula ‘Benim kızımın kalbinden evvel sizin kalbiniz durmuş.’ diye dilekçe yazdım. Bunun üzerine beni ağırlaştırılmış müebbetlerin yerine hücreye gönderdiler. Son 14 ayımı hücrede geçirdim. Evlat acısı çok farklı bir şey. Ne zaman bir annen babanın yanında çocuk görseniz yaranız kanıyor. Ve acılarınızla yaşamaya çalışıyorsunuz çünkü unutmak mümkün değil. Ben bu süreçte içerideyken otoriter rejimlerin tabii genotipleri nedir? DNA’sı nedir? Nasıl davranırlar bunlar? Ve tarih boyunca sergiledikleri davranış şekilleri nelerdir? diye çalışma yaptım. Bizim kültürel kodlarımızda, inancımızda merhamet emredilir, şefkat emredilir, adil olunması emredilir. Ama ne yazık ki otoritelik öyle bir hastalık ki tersine çevirebiliyor ve şu denilebiliyor. ‘Merhamet ederseniz merhamet edilecek hale gelirsiniz.’ Oysa Peygamber Efendimiz diyor ki, ‘Merhamet etmeyene merhamet edilmez.' Bu bir sadece ahirete yönelik bir söylem değil. Aileden en tepedeki yöneticiye kadar, karar vericiye kadar söylenmiş bir ahlak dersi.”
#KHKlaraSon
@AhmetBedir1721 Riyazussalihinde çok güzel ve hikmetli hadisler dururken, metni bu hali ile fıtrata ters bir ifadeyi hadis diye paylaşmanizda ki gaye nedir?
HSYK üyesi Teoman Gökçe yaklaşık 2 yıl hücrede tutuldu. Gökçe’nin anne ve babası bu haksızlığı kaldıramadı ve 6 ay arayla kalp krizi sonucu vefat ettiler. Bir süre sonra Gökçe’nin cansız bedeni kaldığı hücrede bulundu.
2 yıl önce bugün hayata veda eden Hakim Bey 49 yaşındaydı.