'Cumhur'da Ne Oluyor' dizisinde yeni bölüm: Akın Gürlek damada karşı
✍️Erdoğan, bir aydır her kürsüye çıktığında CHP’nin bölündüğünden, kaos içinde olduğundan bahsediyor. O halde iktidar cephesindeki bu telaş niye?
https://t.co/5eBiFMMlsu
Yaşar Aydın yazdı
Butlancı Kılıçdaroğlu’nun AKP’li yol arkadaşları hayali kırıklığı yaşıyormuş:
“Kitlelerde hiç karşılığı yokmuş. Bu kadarını tahmin etmiyorduk.
Attığı tüm adımlar kişisel kin ve kızgınlık üzerinden.
Kadrosu da hayal kırıklığı yarattı.
Arınmadan söz ediyor ama yanındaki isimler sıkıntılı.
Konuşmaları sorunlu.
Sokağa çıkacak yüzü yok” diyorlarmış.
Güle güle Kadir abi…
Bugün hem camideydim hem de Kadir İnanır’ın kabri başındaydım.
Büyük bir sanatçıyı uğurlamaya gittim ama ne yazık ki gördüklerim içimi acıttı.
En çok da siyasetçilerin cenazeleri bir protokol alanına çevirmesine üzüldüm. Böyle acı günlerde en önde görünme çabası, kameraların karşısında yer alma yarışı gerçekten vicdanları yaralıyor. Oysa o saflar siyasetin değil; ailenin, gerçek dostların ve yıllarını birlikte geçirmiş insanların yeri olmalıdır.
Koruma ordularıyla insanların itilip kakılması kabul edilemez. Bir cenazede vatandaşın önüne set çekmek, sevenlerini uzaklaştırmak, insanların son görevini yapmasına engel olmak hangi vicdana sığar?
Siyasetçiler zaten her gün ekranlarda. Mitinglerde, açılışlarda, kürsülerde görünürler. Bari bir cenazede geri planda durmayı, acıya ortak olmayı ve sadece dua etmeyi bilseler…
Bir insanın son yolculuğu hiçbir siyasi görüntüden, hiçbir protokol düzeninden daha önemli değildir.
Kabristanda da aynı manzara devam etti. İtiş kakış, öne geçme telaşı… Bir yanda fotoğraf çektirme peşinde olanlar, diğer yanda sevdiği insana son kez yaklaşmaya çalışan gerçek sevenler…
Bari bırakın da sevdiğimiz insanlara son kez sarılalım. Son kez yüzlerine bakalım. Sessizce vedamızı edelim.
Ölümün karşısında herkes eşittir. O gün makamın da unvanın da koruma ordularının da hiçbir anlamı yoktur. Çünkü tabutun başında önde durmak değil, geride durup saygı gösterebilmek asıl erdemdir.
Kadir İnanır’a yakışan; gösterişten uzak, vakur ve onurlu bir vedaydı. Keşke bunu hep birlikte başarabilseydik.
Her şeye rağmen güzel bir abiyi kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyorum. Güle güle Kadir abim…
merhabalar,
bütün yıl hayal ettiğim gibi turnem ve kurgu biter bitmez arkadaşlarımın yanına 3 tişört 3 boxerla tatile geldim. bilmiyorum seyahat etmem ayıp bir şey mi ama istihbarat haberi gibi paylaşanlar 22 haziran’da yüklü bir bedelli askerlik ücreti ödediğimi de görürler, uzun yıllar ülkede olacağım :) Türkiye’de olmamı gerektiren bir durum olursa ilk uçakla döneceğim, tişört sayısı zorluyor.
AKP’li yetkilileri uyarıyorum!
Sondaj gemilerinin verimli çalışması için doğru bir planlama yapılması ve TPAO’ya bağlanan yandaş şirket hortumlarının kesilmesi çok kritik!
Sondaj gemilerinin iş üretilemeyen durumlardaki boşta kalma maliyetlerini belgesiyle tespit ettik.
2025 yılı itibariyle⬇️
Envanterdeki sondaj gemilerinin 1 günlük boşta kalma maliyetleri;
🔵Fatih sondaj gemisi: 437.000 Dolar
🔵Yavuz sondaj gemisi : 437.000 Dolar
🔵Kanuni sondaj gemisi: 388.000 Dolar
🔵Abdülhamid Han sondaj gemisi: 437.000 Dolar
🔵Çağrı Bey sondaj gemisi: 437.000 Dolar
🔵Yıldırım sondaj gemisi: 437.000 Dolar
6 adet sondaj gemisinin günlük boşta kalma maliyeti toplamı: 2.573.000 Dolar
Güncel kurla günlük 120 Milyon Lira
Bu rakamların astronomik seviyede yüksek olmasından, harcanan paranın yandaş şirketlere şişirilerek aktarıldığı anlaşılıyor.
TPAO’ya bağlanan yandaş hortumlarının kesilmesi ve gemilerin çalışma planlamasının doğru yapılması şart.
Gemilerin kesinlikle boşta kalmaması gerekli!
Zira taksimetre ışık hızında çalışıyor!
Ali Haydar Bey, videoya montaj demişsiniz. Videoyu ben çektim, oradaydım, yaşananları aynen aktardım. Kılıçdaroğlu, saf tutanların arasına girerek en öne geçmeye çalışırken tartışma yaşandı. Bunun montaj olan kısmı neresi acaba?
Videoyu da buraya bırakıyorum
Çelenk gönderiyorsun almıyorlar,
Cemevinden kovuyorlar,
Aşureye kabul etmiyorlar,
Selahaddin Demirtaş’a yaltaklanıyorsun reddediyor,
Cenazede yuhalıyorlar.
Yüzsüzlüğünün bir sınırı var mı TOY KEMAL? İyici arsız yaptın kendini. Kabul et artık sen bir zombisin.@kilicdarogluk
Bir saray danışmanı ‘erken seçim mi yoksa öne alınmış seçim mi’ diye Cumhurbaşkanı’nın 3. kez aday olmasına meşruiyet kazandırmak istiyor.
Yetmiyor, Anayasa’daki istisnai adaylık tanımını kendine göre yorumluyor.
Yetmiyor, Türkiye Millet Meclisi’ne ve muhalefet partilerine aba altından sopa gösteriyor!
Diyor ki; "Muhalefet 2028 yılında, zamanında yani döneminde yapılacak ama kısa bir süre kadar öne alınacak seçimde Cumhurbaşkanı Erdoğan'la bir kez daha demokratik yarışa girecek mi yoksa demokratik rekabetten kaçacak mı? Makul olan odur ki, demokratik yarıştan ve rekabetten yana olan hiçbir siyasi parti ve siyasi mecra kaçmayı tercih etmez. Ayrıca Türkiye seçmeni Anayasal imkan olmasına rağmen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın aday olarak önüne gelmesine engel olan siyasi aktörleri de affetmez.”
Ya sen kimsin ki düelloya çağırıyorsun muhalefeti?
Sen danışmansın o kadar!
Sen milletin seçtiğini tanımadın, iki kez İstanbul’da belediye seçimlerini yeniledin. Sen kim, millet kim!
Niye Cumhurbaşkanı tekrar aday olmalıymış?
Güya terörsüz Türkiye, savunma sanayi, enerji yatırımları, tam bağımsız Türkiye için son kez seçilmesi gerekiyormuş…
Bak bak bak…
Tarihi değiştiremezsiniz; Türkiye’nin tam bağımsızlığı, 24 Temmuz 1923’te Lozan’da imzalandı.
Türkiye’de savunma sanayisine karşı olan mı var!
ASELSAN, Roketsan, MKE, Deniz Kuvvetleri’nin hücum bot inşa tesisleri ne zamandan bu yana var? Bunları yok sayamazsınız!
Yine Nuri Demirağ hikayesine başlamayalım!
Türkiye’de herkesin kalbi bağımsız Türkiye için atar. Bırakın artık temelsiz, tarih bilmez tekrarları!
Yol mu?
En iyisini yapar Türk gençliği!
Savunma sanayi mi?
Daha iyisini yapar gelecek nesil!
Bağımsızlık mı?
Bizim genlerimizde var!
Resmen Türk milletine hakarettir bu!
Salt kendi konfor ve iktidarlarını devam ettirmek için bahaneler sıralıyor saray danışmanı.
Rüzgar gülü gibi dön dön dön, sonra millete tepeden ayar ver! Ne için? Kendi bekaları için!
Bu yönetim biçimi baştan aşağı sorgulanmalıdır.
Türkiye’nin başına bela ettikleri bu akıl almaz yönetim modelinin ülkeye hiçbir faydası olmadığı gibi; üniter yapı tehdit altında, TBMM bypass edilmiş durumda, hukuk siyasal iktidarın baskısında, can ve mal güvenliği zayıflatılmış, dolar 3,90’lardan bugün 46 liralara gelmiş…
Sarayın danışmanı; sen hangi hakla, hukukla, yetkiyle bunu konuşuyorsun!
Müptezelin birisi de,Özgür Özel benden Helikopter almamı istedi demiş.
Aldın mı? Yok.
At iftirayı kurtar kendini demişler sana.
Al dediğin adam,Bankın üstünde veya Kamyonun üzerinde konuşan bir LİDER.
Oğlum! Sana kim dedi Havluya sarıl diye?
Bak ÜŞÜTTÜN işte.
En sempatik buluşma ve muhteşem anlar olarak düşündüğümüz (ki öyle, sempatik ve muhteşem) bu görüntüler verilirken meğer ne ağır şeyler anlatılmış ve konuşulmuş. Bu mahallenin sadece lahmacuncu abi için seçilmediğini anlıyorsunuz. Türkiye gerçekliklerinden biri imiş meğer.
Bodrum’da yaz yoğunluğuyla birlikte denizlerdeki kirliliğin arttığı görülüyor.
Deniz trafiğinin arttığı ilçede hemen hemen her gün kirlilik şikayeti geliyor. Bugün de Mazı Mahallesi Şeytan Yalısı mevkisinde denize giden vatandaşlar, şok bir manzara ile karşılaştı.
Koya gelen tekneden bırakıldığı ifade edilen sintinenin denizin bir bölümünde biriktiği görüldü.
Milletimizi açlık sınırının altında yaşamaya mahkum edenler de, bu düzeni yaratanlar da, kendine göre muhalefet tasarlamaya çalışanlar da, 24 yıldır koltuğu dayatanlar da GİDİCİ!
Biz kimseye muhtaç değiliz!
Hatay’dan, Samandağ’dan 86 milyona sözümüz olsun: Bu düzeni hep birlikte değiştirecek, adil bir Türkiye'yi milletimizle birlikte kuracağız!