Gazzâlî’den zihinlere kazınacak öğüt/vaaz ölçüsü: Önce kendi nefsine öğüt ver!"
"Öğüt [vaaz] vermeye gelince ben kendimi buna ehil görmüyorum. Çünkü bir kimse önce kendisi öğüt tutmalı ve öğüt tuttukları belli bir nisaba [miktara] ulaştıktan sonra bunun zekâtı olarak başkasına öğüt vermelidir. Yanında nisap miktarı mal olmayan biri, nasıl zakât versin? Elbiseye sahip olmayan biri başkasını nasıl giydirsin?
Çubuk eğik olursa gölgesi düz olur mu?
Allah, Hz. İsa'ya şöyle vahyetti: Önce kendin öğüt tut, kendin öğüt tutarasn, başkasına da öğüt ver. Kendin öğüt tutmamışken başkalarına öğüt verecek olursan benden utan! (s. 31)
Bu tarz videoların iki açıdan paylaşılmaması gerektiğini düşünüyorum. Birincisi nazar hiç anlamayacağınız şekilde muhteşem bir aşkı nefrete dönüştürecek bir imtihanınız olabilir. İkincisi bunu elde edememiş insanlarda derin bunalımlar yaratabilir hatta hasede dönüştürebilir.
@VarolCafer Efendimizin ( sas) okuyuşu tam böyledir demek ne cüret. Önce Hz. Peygamber'in (sas) okuyuşu tam da böyledir diye en üst örnekliğe bağlıyorsunuz, eleştirilince de namazı bozacak hata yok diyerek en asgari kıstasa geliyorsunuz. O'nun okuyuşu "namazı bozacak hata yok" düzeyi miydi
Katsayıyla önüne geçtikleri nice parlak zihni şuan sindiremedikleri için başarıya şaşırıyorlar Cemile hanım. Başarı o gün de vardı. Ama puanı kesilince haksızlığa uğruyorlardı.
Düz konuşalım; Kartal İHL’ye üniversite sorularının verildiğini ima edip, başarıyı buna bağlıyorlar :)
Kartal İHL ve birçok İHL’den kaysayı haksızlığı döneminde dahi sınavlarda çok başarılı olan öğrenciler vardı, bu başarı sanki yeniymiş gibi bi şaşkınlık uydurmayın, 60 puanı kırıldığı halde Samsun İHL mezunu olup tıpa giren onlarca arkadaşım var benim, siz de çalışın siz de kazanın :)
@m_akifkoc Kimler destekliyor Messi'yi
Kimler sevinecekti?
Kimler stadında bayraklarını eksik etmedi. Kimler Müslüman olduğu için Mısır teknik direktörüne hakaretler etti.
Bunlar olduğu halde destekliyorsunuz ha! Hocasınız.
Arjantin finale kadar alnının teriyle gelmiş gibi konuşuyorsunuz.
Boşnak Anneler:
“Biz Türkiye'ye ve Türk milletine çok güveniyoruz.Sırpların arkasında duracak Sırbistan var, Hırvatların Hırvatistan'ı var. Bizim Türkiye'den başka kimsemiz yok.”
3 5 kişi önüne geçince yazıyı engelleyeceklerini sandılar. Şimdi bu yiğidin tuttuğu yazı yüzbinlerce kez paylaşılıyor, görmeyen kalmıyor.
Ömer Kara'nın Şehitler Türküsü'nde söylediği gibi:
"Dağları oyup zindan etseler,
Allah nurunu söndüremezler."
Yeditepe Üniversitesi:
Kurumumuzun adını inanç veya din karşıtlığıyla yan yana getirmeye çalışmak, köklü geçmişimize ve evrensel eğitim anlayışımıza yapılmış açık bir haksızlıktır.
Kur’an-ı Kerim’den bir ayetin yer aldığı pankartın açılmasına kurumsal olarak herhangi bir engelleme yapılmamıştır.
İlk değerlendirmelere göre törendeki fotoğraf çekimi esnasında öğrenciler arasında yaşanan durumun, pankartın içeriğinde yer alan Kur’an-ı Kerim ayetine yönelik olmadığı, kişiye yönelik olduğu yönündedir.
Yazılarımızda batıyla hesaplaşalım, bir iki hareket görünce değerlerimizden çok uzaktakileri Kraliçe ilan edelim. Öveceğim diye öyle saçma genellemeler yapılmış, yargılarda bulunulmuş ki..
Ayrıca dünyada kraliçe sıfatı taşıyanların nelere ortaklık ettiğinden haberi yok sanırım.
Her yer Meloni & Erdoğan editleriyle dolu 😅
Evet, bariz bir şekilde Erdoğan'a farklı davranıyor. Ama flörtözlükle ilgisi yok, saygıyla ilgisi var. Erdoğan'ı önemsiyor.
Meloni gibi kraliçe ruhlu, güçlü kadınlar saygı için her şeydir. İlk şeydir. Aklına, karakterine, kudretine saygı duymadıkları hiçbir adama zerre sempati duymazlar. Ne kadar güçlü olursa olsunlar küçümser, bayağı bulur, nefret eder (Trump gibi) ve bunu alenen de belli ederler. Asla çekinmezler. Ve bir şekilde zaafını, marazını çözüp gözünden düşen adamlara ağzıyla kuş tutsalar dahi başını çevirip bir daha dönüp bakmazlar.
Tam bir kraliçe raconu 👑
Hanfendi "burda bizim borumuz öter, istediğimizi alırız, istediğimizi dışlarız" demek yerine uzun paragraflar kurmuş.
Oraya yerleşen akademisyenler analarının karnından Boğaziçi akademisyeni olarak mı doğmuş.
Ne bu sosyetik beşik ulemalığı mı?
Sizden değilse GİREMEZ.
🪂 Boğaziçi Üniversitesi'nde kime "paraşüt" deniyor?
Bu soruya yanıt vermek için önce eski sistemi anlatayım...
Bazen sapmalar olmakla olmakla birlikte genel durum şöyleydi:
Bölümdeki akademisyenlerin ortak kararıyla yeni akademisyen alımı için ilan açılır, başvuralar alınır, mülakatlar yapılır, adaya ders anlattırılır, bu ders herkesin izlemesine açık olur, merak eden öğrenci de gider izler.
Ve nihayet akademisyenlerin ortak kanaatiyle kimin alınacağına karar verilirdi.
Şimdiyse bölümdeki akademisyenlerin ilan açılacağından haberi olmuyor. Bölümde belirli bir alanda akademisyene ihtiyaç olsa bile başka alanda akademisyen alınabiliyor.
Alınan akademisyenler arasında iyi cv sahibi olanlar olsa da, vasat ve kötü cv sahipleri de olabiliyor
Ama bölümün ortak kararıyla, en iyi aday, şeffaf süreçlerle seçilmiyor.
Hocalar bir sabah hiç haberleri olmadan birisini bölüme alınmış bulabiliyorlar. Sanki gökten "paraşüt"le inmiş gibi.
İşte bu nedenle "paraşüt".
Mizahçının malzemesi dokunulmazmış. Gören de zamanları aşan bir kaide olduğunu sanacak. Zekice bir espri göremedik orada ki insanın neye güldüğü zekasını ortaya çıkarır. kurnazca olan tek şey bir sahnede tüm meşhurlara sataşıp üstüne dinle alay edip yapılan PR çalışmasıdır.
Herkes Yasin Ramazan @parmakuclari hocanın Müslüman kimliğinden dolayı bu tarz hareketlere maruz kaldığını biliyor. Boğaziçi tayfası hegomonyasını dayatmak, sindirmek için bu hareketlere girişiyor. +++
Bakınız o hareketi çocuğun yapacağı belliymiş gibi çocuk diploma alırken kameraya alanlar hemen ses yükseltmeye başlıyor. Protestoya hazır bekleniyor. Yasin hocanın şovunuzun parçası olmam dediği kısım tam olarak o.
Boğaziçi'ndeki törende bir kez daha gün yüzüne çıkan ideolojik zihniyetin artıklarını Mim Kemal Öke şöyle deşifre ediyor. Liyakat ehliyet sahibi hocalarına paraşüt diyerek tahfif etmelerinin arka planında da onların dini değerlere sahip olmaları var, gerisi lafügüzaf..
İstanbul'da ürün satma bahanesiyle bir dükkana giren kadın, çalışan genci öpmeye çalıştı.
+ "Dokunma bana! Çek elini."
- "Off, erkek... Oğlum, ne öyle elime vuruyorsun?"
+ "Dışarı çıkar mısın?"
- "Ay, g*tümü elledi... Tahrik oldum."
"ZÜLEYHA GİBİ BEKLEMEK!"
"Dindar gençliğe" 25 yılda daha "Züleyha" nın kim olduğunu bile öğretemedik. Halâ Züleyha'yı iffet timsali sanan, kocasına ihanet ettiğini bilmeyen, Yusuf'un ona aşık olduğunu düşünen, hatta onların evlenmiş olduğuna inanan "dindar bir gençlik" var. Züleyha aşkın değil şehvetin sembolüdür: Bunu hiç ögretemedik!
"Züleyha gibi" bekleyecekmiş!: Züleyha "neyi" ve "kimi" beklemişti acaba! Yusuf'u mu, Yusuf'un etini mi?
Allah bizleri ne Zuleyha'nın ne de Yusuf'un imtihanıyla imtihan etsin; zira kazanmamız mümkün değildir! Allah onları korumuş ve bağışlamıştır. Bizi de bağışlasın. Amin.
Ve şu "dindar ve kindar gençlik", biatçı gençlik, itaatçi gençlik yetiştirme aşkından vazgeçip müslüman gençlik, insan gençlik, özgür gençlik, erdemli genclik, şahsiyetli gençlik, sorgulayan gençlik yetiştirelim: Yoksa iffetler ve gömlekler delik deşik olacak! Hem de sırtımızdan değil, tam bağrımızdan!..
Ramazan Yaman