Yemen'li diyor ki;
"Gazze ile dayanışma içindeyseniz, Gazze, Yemen, Lübnan, İran ve Irak ile dayanışma içinde olmalısınız; çünkü düşman birdir, dava birdir ve hedef birdir."
✴️ Yemen halkı "mazlum" ifadesinin ete, kemiğe bürünmüş hâlidir.
Yıllardır süren abluka altında bile izzetlerinden taviz vermeyen, asil, savaşçı, sabırlı ve korkusuz bir millettir...✌️🇾🇪
Suriye’de Başkent Şam ve bir çok şehirde benzin vb. fiyatlardaki zamlar ve artan yaşam maliyetleri nedeniyle protestolar düzenleniyor.
Suriyeliler ‘savaş zamanında bile yaşamadığımız fakirlikten dolayı sokaklardayız’ diyor.
Colani, kendisini destekleyenlerin hedefinde
Gerçekçi Olalım!
Sizi birileri iktidara getirmişse, iktidarda kalmanızı da sağlıyorsa, istedikleri zaman sizi alaşağı edebiliyorsa, o birilerine asla muhalefet edemezsiniz. Kafa tutamaz, diklenemezsiniz. Muhalif gibi görünebilirsiniz, https://t.co/NkDVu8gb2y
Kusura bakma bütün akademik birikimini aklını duygusunu ve zihnini bir yerlere vekaleten veren birinden her zaman doğru çıkmaz.
Bizim devletimiz de her zaman doğru yapmayabilir/yapmamıştır.
Nitekim 100 yıldır batıya angaje İslam alemine sırtını dönmüş rejimin yanlış ve doğrularını yan yana koyduğunuzda doğruların üzerine sizin boyunuzu da eklersek yanlışların yanında c��ce kalır.
O nedenle kimden gelirse gelsin doğruya doğru yanlışa yanlış diyebilmeli bir akademisyen.
Günlerdir "devlet ne derse ben de onu derim" diyerek bizim de müntesibi olduğumuz ve korumak için atalarımızdan bu yana canımızı, malımızı verdiğimiz, 15 temmuz'da gözümüzü kırpmadan sokağa çıktığımız devletimizi en az senin kadar seviyoruz.
Ancak her yanlış ve günahına ortak olmama gibi bir farkımız var.
Vatandaşın, akademisyenin, siyasetçinin, alimin, öğrencinin, esnafın en büyük vazifelerinden biri de devlete yanlış kararlar aldıran yöneticileri uyarmak ve onları doğruya sevk etmektir.
"Devlet ne derse, ne yaparsa doğrudur" görüşü bizatih devlete verilebilecek en büyük zarardır.
Gerektiğinde karar vericilere karşı "Ömer'i kılıcıyla/sözü ve görüşüyle düzeltecek" dostları olmalı.
İslam coğrafyalarına İsrail'in ve ABD'nin ne kadar belirleyici olduğunu, hasseten Körfez ülkeleri üzerinde mutlak bir hükümranlığının olduğunu en iyi siz bilirsiniz. Bu coğrafya ABD üslerinin cenneti durumunda.
Buralarda ABD ve İsrail olmaksızın hiçbir kararın çıkmayacağını sizden daha iyi bilen yoktur.
Buna rağmen bu gerçek yokmuş gibi görüş beyan etmeniz ve Körfez ülkelerinin kral ve diktatörlerinin yanında durmanız asla İslam coğrafyalarına ve ülkemize 1 fayda sağlamayacaktır.
Esaret ve köleliği uzatmaktan başka 1 işe yaramayacak.
Asla İran ve şiirler bize İsrail ve Amerika'ya kadar düşman değil ve olamazlar.
Bir fırsatını yakalayıp İran'ı Amerika ve İsrail'e eşitlemek İslami, ahlaki ve insanı değildir.
İran'ı da hatalarıyla yanlışlarıyla konuşmak başka şey İsrail ve Amerikan hoşuna gidebilecek bir "kendileriyle eşitleme" diline ve söylemine sahip olmak bambaşka bir şey.
Tabii onlarla eşitlediğinizde ABD ve İsrail'e bir zarar veremeyeceğimize göre ümmeti şiilere karşı bir pozisyona oturtarak mezhep fitnesini ateşlemiş oluyorsunuz.
Elbette önemli bir ortadoğu uzmanı olabilirsiniz.
Nice alanında çok iyi Orta Doğu uzmanı var ki fikrini düşüncesini dolara, petrole, Amerika ve İsrail'i peşkeş çekebiliyor.
Her uzman doğru söyler diye bir kaide yoktur.
Hem, uzman hem yanılabilir hem de bilerek yanlış yola girebilir.
Elhasıl bu usta söylenecek çok şey var ama sizi yakından takip eden biri olarak zaman zaman fikrinizden yararlanıyor olsam bile özellikle İran'ı ve diğer direniş gruplarını İsrail ve Amerikan yanında oturtma çabanızı şiddetle reddediyoruz.
Oysa usulünce ve usun kabul çerçevesinde onların da stratejik ve benzeri yanlışlarını söyleyecek olsaydınız mutlaka sizden istifade ederdik.
Bir Sünni olarak Sünni aleminin Siyonizm ve ABD'ye karşı çok daha ciddi güçlü ve tutarlı pozisyonlar geliştirmeleri gerektiğini inanıyor ve bu mücadeleyi veren Hamas başta olmak üzere Afganistan ve bundan sonra gelişebilecek diğer Sünni direniş gruplarının bizi derinden heyecanlandırdığını da bilmenizi isterim.
Şii direniş grupları nerede Amerika ve İsrail'e karşı bir direniş merkezi oluşturacak olsa hemen karşısına özellikle Körfez ülkelerinin finansmanı ile bir suni grup çıkartılarak çatışma zemini oluşturuluyor.
Arkasından "işte gördünüz mü Şiiler sünnileri vuruyor" diye de algı yapılıyor.
Oysa bütün söylem ve pratiği ile direniş gruplarının İsrail'e ve Amerika'ya karşı savaştığını hepiniz şahitsiniz. Canlarıyla mallarıyla liderleri ile topraklarıyla savaşmaktan imtina etmiyorlar beni tekim ABD ve İsrail'e kan kusturuyorlar.
Sonra yemen'de olduğu gibi kendisini müdafaa ettiği zaman da onları şeytanlaştırma işi size/bize düşüyor
Böylece siyonist ifsat hedefini adım adım yaklaşmış oluyor.
Söyler misiniz 10 trilyonlarca dolar para harcayan koca Suud niçin savaşma yeteneğinden yoksun
وزير الدفاع اليمني سنّي، وكثير من المقاتلين من حوله شيعة.
وهذا تذكير بأن اليمن لا يمكن فهمه بالكامل من خلال عدسة الانقسام السنّي–الشيعي.
فبالنسبة إلى كثير من اليمنيين، أثبتت السيادة والكرامة وفلسطين أنها أكثر قدرة على توحيدهم من التصنيفات المذهبية.