Son günlerde bazı şahıs ve yapılar hakkında başlatılan adli soruşturma ve operasyonlar kamuoyunun gündemindedir. Devam eden soruşturmaların esasına ilişkin peşin bir hüküm vermeksizin ifade etmek gerekir ki; suç şüphesi bulunan her fiil hukuk içerisinde araştırılmalı, süreç boyunca masumiyet karinesi, suçların şahsiliği ve adil yargılanma hakkı başta olmak üzere hukukun temel ilkeleri büyük bir hassasiyetle korunmalıdır.
Bu soruşturmalar yürütülürken gözetilmesi gereken bir başka önemli husus da şudur: Basın-yayın organları ve çevrelerince, henüz yargısal süreç tamamlanmadan münferit iddialar cemaatlerin, vakıfların ve İslami sivil toplum kuruluşlarının geneline teşmil edilerek bu yapılar zan altında bırakılmamalıdır.
Cemaatler, vakıflar ve sivil toplum kuruluşları; eğitimden hayır faaliyetlerine, toplumsal dayanışmadan manevi değerlerin yaşatılmasına kadar önemli hizmetler yürütmektedir. Bu yapıların hukuka uygun, şeffaf ve hesap verebilir olması ne kadar önemliyse, münferit fiiller üzerinden topyekûn kriminalize edilmelerine karşı çıkmak da o kadar önemlidir.
Suç kimin tarafından işlenirse işlensin cezasız kalmaması; kime karşı yapılırsa yapılsın haksızlığın karşısında durulması temel ilkelerimizdendir. Bu nedenle yetkili makamları, soruşturmaları hiçbir kişi veya yapıyı peşinen suçlu ilan etmeden, hukukun temel güvencelerine titizlikle riayet ederek yürütmeye; aynı zamanda bu süreçlerin dinî yapıları ve mensuplarını hedef gösteren, zan altında bırakan ve itibarsızlaştıran kampanyalara dönüştürülmesine karşı gerekli hassasiyeti göstermeye davet ediyoruz.
🟢HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı Yunus Emiroğlu:
"Bizim davamız koltuk davası değil. Bizim davamız kulluk davasıdır. Biz Allah'a kul olmaya çalışıyoruz."
Genel Başkan Vekilimiz İshak Sağlam:
PKK teröründen en çok zarar gören siyasi parti HÜDA PAR'dır.
Hiçbir düşmanlık sonsuza kadar devam etmez. Bir yerde bitmesi lazım.
Biz, bu milletin huzurunu istiyoruz. Milletimizin huzuru ve refahı için ne gerekiyorsa yaparız.
Bu çerçeve bizim tamamen kabul ettiğimiz bir çerçeve değil ama terör bitecekse ve PKK'nın silahsızlandırılması sağlanacaksa elbette buna destek veririz.
Genel Başkanımız Sayın Zekeriya Yapıcıoğlu:
Gelin, emekli maaşını asgari ücrete eşitleyelim ama asgari ücreti de hiçbir şart altında açlık sınırının altında bırakmayalım.
Parti Sözcümüz ve Batman Milletvekilimiz Serkan Ramanlı:
PKK’nın elindeki silahlar, Kürt meselesinin çözülmesinin önündeki en büyük engellerden biridir.
Kürt halkının siyaset yoluyla haklarına kavuşması mümkündür.
Bugün önümüzde yeni bir imkân açılıyor.
Davamızın Harun’u Mehmet Yavuz kardeşimin vefatının üzerinden 7 yıl geçti.
Allah'ın kendisine bahşettiği her türlü kabiliyeti, Rabbini razı etmek için seferber eden samimi Müslüman,
Hasta yatağında dahi davasını ve dava arkadaşlarını düşünen sadık dost,
Yaşadığı süre boyunca hakkı ve hakikati eğmeden, bükmeden lisan-ı beliğ ile dile getiren güzel insan...
İnandığın gibi yaşadın; bedel ödedin, geri adım atmadın.
Musibetlere ve hastalığın sancılarına sabır gösterdin.
Mehmet Yavuz kardeşim!
Bizi hüzün içerisinde bırakıp Rabbine kavuşmanın üzerinden 7 yıl geçmiş olsa da sana olan özlemimiz ve muhabbettimiz eskisi gibi.
Allah'ın rahmetiyle rızıklanasın, ruhun şâd, mekanın cennet olsun inşallah.
🔴YÜZLERCE ÇOCUK NAMAZLA BULUŞACAK
📍Peygamber Sevdalıları Vakfı'nın organizasyonunda İstanbul’da 15 günlük namaz eğitimi alan yüzlerce çocuk, 16 Ağustos Pazar günü düzenlenecek “Hayat Namazla Güzeldir” programının finalinde bir araya gelecek. Program Avrupa ve Anadolu Yakası’nda eş zamanlı gerçekleştirilecek.
@PSevdalilari@PSevdalilari034
Genel Başkanımız Sayın Zekeriya Yapıcıoğlu:
Gençlere haksızlık etmesin kimse. Onları tuzaklara çekmeye çalışan, onları bu bataklığın içerisine düşürmeye çalışan şer odaklarını önlemek bizim vazifemizdir.
Gaziantep Milletvekilimiz Şahzade Demir:
Çocuk sahibi olmayı destekleyen politikalar hayata geçirilmelidir.
Evlenecek gençlere sağlanan faizsiz evlilik kredileri, hibe desteğine dönüştürülmelidir.
3 ve daha fazla çocuk sahibi ailelerin ilk sıfır araç alımlarında ÖTV indirimi sağlanmalıdır.
NATO Zirvesi sürecinde yaşanan hak ihlallerine ilişkin daha önce yaptığımız açıklamada, özellikle IŞİD’e yönelik olduğu belirtilen operasyon kapsamında, Ankara’nın Haymana ilçesinde gece saat 03.00 sıralarında gerçekleştirilen polis baskınında Muhammed Kavi’nin ve eşinin hayatını kaybettiği olaya dikkat çekmiş ve tüm iddiaların etkin bir soruşturmayla aydınlatılması çağrısında bulunmuştuk.
Aradan geçen zamana rağmen olayın üzerindeki karanlık perde hâlâ aralanmış değildir. Son olarak Muhammed Kavi’nin babasının yaptığı açıklamalar, resmî anlatımla çelişen son derece vahim iddialar içermektedir. Babanın iddialarına göre;
• Olay kamuoyuna “çatışma” olarak servis edildi.
• Evde herhangi bir silah bulunmuyordu.
• Herhangi bir çatışma yaşanmadı.
• Gece saat 03.00’te kapı çalındı, “Muhammed içeride uyuyor, çağırayım.” denilmesine rağmen beklenmedi.
• Güvenlik güçleri doğrudan yatak odasına ateş açtı.
• Muhammed Kavi ağzından, eşi ise başından vuruldu.
• Muhammed Kavi’nin IŞİD ile hiçbir ilgisi yoktu; aksine bu örgüte karşıydı.
• Operasyon sırasında polis kameraları kayıt hâlindeydi.
Acılı baba, bu iddialar doğrultusunda oğlu ve gelininin yargısız infaza maruz kaldığını belirterek adalet talebinde bulunmuştur.
Bu vahim iddiaların vakit kaybetmeksizin açıklığa kavuşturulması elzemdir.
Hayat hakkı, isnat edilen suç ne olursa olsun herkes için dokunulmazdır. İleri sürülen iddiaların etkin bir şekilde araştırılması ve olayla ilgili tüm delillerin, özellikle polis kamerası kayıtlarının kamuoyuyla paylaşılması; bağımsız, tarafsız ve etkili bir soruşturma yürütülerek maddi gerçeğin ortaya çıkarılması zorunludur. Hukuk dışı bir uygulama söz konusu ise, sorumlular hakkında gerekli adli ve idari işlemler gecikmeksizin başlatılmalıdır.
Başkanlığımız nezdinde avukatlardan oluşan bir araştırma komisyonu kurulmuş olup, olayın tüm yönleriyle aydınlatılması amacıyla aile fertleri ile adli ve idari merciler nezdinde gerekli görüşme ve incelemeler gerçekleştirilecektir. Komisyonumuzun yapacağı araştırma ve incelemeler neticesinde ulaşılan bilgi ve bulgular kamuoyuyla paylaşılacaktır.
Haymana’da yaşanan bu olayın takipçisi olmaya devam edeceğimizi bir kez daha ifade ediyor; yetkilileri kamu vicdanını tatmin edecek şeffaflıkta hareket etmeye ve adaletin gereğini yerine getirmeye davet ediyoruz.
Bugün, secdede şehadete yürüyen Sacit kardeşimizin şehadet yıl dönümü…
Adıyla müsemma bir ömür sürdü ve secdedeyken Rabbine kavuştu. Geride masum evlatlarını ve kıymetli eşini bizlere emanet bıraktı.
Şehit Sacit kardeşimiz, İl Başkanımızla birlikte namaz esnasında kalleşçe bir saldırıyla sırtından vuruldu.
HÜDA PAR’ı hedef gösteren, nefret diliyle toplumu kışkırtan ve iftiralarla düşmanlık tohumları ekenlerin de bu cinayette vebali vardır.
Adana’da bir Sacid’imiz şehit oldu. Ama Türkiye’nin dört bir yanında yüz binlerce gencimiz Sacid’in davasına sahip çıktı.
Soykırımcı katil Netanyahu’nun ve sözde bakanlarının Sayın Cumhurbaşkanımıza yönelik küstah sözleri, sıkışmışlıklarının açık bir tezahürüdür.
Kuduz köpek stratejisiyle hareket eden terör rejimi, mutlak kötülüktür. Bu şerr-i mutlak, dünyanın her yerinde nefretin ve kötülüğün ortak adı olarak kabul edilecektir.
Hal böyleyken Netanyahu ve avenesi, ahlaktan ve insanlıktan söz edebilecek en son kişiler bile değildir.
Tüm insanlığı ve insani değerleri hedef alan bu pervasız düşmana karşı güç toplamak, ittifaklar kurmak, ertelenemez bir zorunluluktur.
İslam ümmetinin ittihadı, farzdır. Tüm tefrikalarımızı bir kenara bırakıp siyonist saldırganlığa karşı siyasi, askeri, ekonomik ve kültürel iş birliklerini somut olarak hayata geçirmenin tam zamanıdır.
Diğer taraftan Gazze’deki soykırım suçuna ortak olan ve açık kaynaklardan ulaşılan bilgilerle ifşa olan çifte vatandaş siyonistlerle ilgili de derhal harekete geçilmelidir, soykırımcı katillerin tamamı hakkında soruşturma açılmalıdır.
Katil Netanyahu’nun Sayın Cumhurbaşkanımıza yönelik sözlerini bir kez daha tel’in ediyorum.
İlâ cehenneme zumerâ!
"1071'de Kürt'le Türk'ü beraber kılan İslam'dı.
Kanun teklifimizi Meclis Başkanlığına sunduk. Kamuoyuyla da paylaştık.
Şiddet parantezi kapansın, o devir sona ersin ve toplumsal barış sağlansın ve inşallah edebiyatını çokça yaptığımız kardeşlik hukuku yeniden tesis edilsin."
Zekeriya Yapıcıoğlu | Genel Başkanımız
Yarım asra yakın bir süredir devam eden terör ve şiddet parantezinin kapatılması için başlatılan süreç devam ediyor.
Zamanlamasıyla ilgili tartışmalar devam etse de bir yasal düzenlemeye ihtiyaç olduğu konusunda tartışma yoktur.
Konuyla ilgili yasal düzenleme için ilk somut adım tarafımızdan atılmıştır.
Partili diğer milletvekili arkadaşlarımızla birlikte imzalamış olduğumuz kanun teklifimizi, 3 Haziran Çarşamba günü TBMM Başkanlığına sunduk.
Vermiş olduğumuz kanun teklifinin milletimiz ve memleketimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum.
Uzun yıllara sâri, farklı boyutları olan kangren haline gelmiş sorunun çözülmesi amacıyla başlatılan sürecin başarısı için önemli bir adım olan bu kanun teklifinin, kardeşlik hukukunun yeniden tesisi için de bir başlangıç olmasını temenni ediyorum.
Silahsızlanma ve "Terörsüz Türkiye" hedefinin gerçekleşmesi için ilk somut adım atıldı.
Genel Başkanımız Sayın Zekeriya Yapıcıoğlu ve Milletvekillerimizin imzasıyla feshedilen veya münfesih sayılan terör örgütleri hakkındaki kanun teklifimiz TBMM Başkanlığına sunuldu.
Milletimiz ve memleketimiz için hayırlara vesile olsun.
Alkol ve uyuşturucu etkisinde işlenen suçların cezalarının artırılmasını öngören kanun teklifimiz Meclis’e sunuldu.
Teklifimiz ile; ceza sisteminin caydırıcılık işlevinin güçlendirilmesi, suçun önlenmesi, alkol ve uyuşturucu kaynaklı suçlarla mücadelede etkili bir cezai mekanizmanın oluşturulması amaçlanmaktadır.
2026 Kurban Yolculuğu'nda iyiliği birlikte büyüttük.
56.408 kurban hissesi, 4 kıta ve 30 ülkede, yüzlerce gönüllü ve temsilcimizin emeğiyle ihtiyaç sahibi kardeşlerimize ulaştırıldı.
Paylaşmanın bereketiyle milyonlarca sofraya umut, sevgi ve bayram sevinci taşıyan tüm hayırseverlerimize gönülden teşekkür ederiz.
#Kurban2026
Değerli Mardin’li Kardeşlerim Hemşehrilerim
İlimizde meydana gelen hepimizi üzen hadiseler karşısında hep beraber sadece hadiselerin yaşandığı kısa zaman dilimlerinde değil, geniş zamanlı hep beraber ne yapabilirizin gayret ve çabasında olalım
Genel Başkanımız Sayın Zekeriya Yapıcıoğlu:
Eğer insanlar vicdansızlaşırsa herkesin başına bir polis dikemezsiniz. Sonuç itibariyle bir noktaya çıkıyoruz: Bizim öncelikle iyi insan yetiştirmemiz lazım.
Mutlaka eğitim sistemimizi değerler eğitimi üzerine inşa etmemiz lazım.