Amerika’da yaşayan vatandaş, Türkiye ile Amerika’yı karşılaştırdı:
- Oğlum 15 yaşında, liseye yeni başladı. Bu yaştaki çocuklar ehliyet alıp ikinci el arabayı çekerek okula arabayla gidip geliyorlar.
- Lisedeki öğrencilerin yüzde 80’inde araba vardı.
- Türkiye’de 30 yaşındaki bir mühendis, 5 yıl çalışıyor, para biriktiriyor. Düzgün bir araba alacak parası bile yok.
- Burada araba sıradan bir ulaşım aracı, Türkiye’de yatırım aracı.
- Amerika’da lise öğrencisinin kullandığı araç, Türkiye’de üniversite mezunun adamın hayali olabiliyor. En üzücü tarafı da bunun normalleşmiş olması…
SON DAKİKA / TBMM oturumunu yöneten MHP’li Celal Adan:
“Hırsız, arsız kim varsa, bu milletin parasını kim çalmışsa, kim çalınmasına vesile olmuşsa şerefsizdir, adidir, namussuzdur.”
BAYLAN’DAN TEKNOFEST GÜNEYDOĞU’YA TEŞEKKÜR
Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı’nın (SSB) iştiraki olan SSTEK Savunma Sanayi Teknolojileri A.Ş.’nin Genel Müdürü Urfalı Suat Baylan, Şanlıurfa’da gerçekleştirilen TEKNOFEST Güneydoğu’nun ardından sosyal medya hesabından bir teşekkür mesajı yayımladı.
TEKNOFEST Güneydoğu’nun Şanlıurfa’da büyük bir coşku ve ilgiyle gerçekleştirildiğini belirten Baylan, festivalin özellikle çocuklar ve gençler üzerinde oluşturduğu heyecana dikkat çekti.
“Milyonlarca ziyaretçi, yüzlerce buluşma, çocukların merakı, gençlerin heyecanı ve geleceğe uzanan hayaller…” ifadeleriyle festivalin kentte oluşturduğu atmosfere vurgu yapan Baylan, beş gün boyunca gökyüzündeki gösterilerin, festival alanındaki coşkunun ve teknolojiye yönelik etkinliklerin Şanlıurfa’ya önemli bir dinamizm kattığını belirtti.
SSTEK standında her yaştan ziyaretçiyle bir araya geldiklerini ifade eden Baylan, özellikle Şanlıurfalı çocuk ve gençlerde gördüğü heyecanın kendisi için büyük bir umut olduğunu dile getirdi.
Şanlıurfa’da doğup büyümüş biri olarak gençlerin teknolojiye olan ilgisine yakından tanıklık ettiğini belirten Baylan, “Bu coğrafyada doğmuş ve büyümüş biri olarak gençlerimizde gördüğüm heyecan, ışıltı, mutluluk ve geleceğe dair kurdukları hayale tanıklık etmek benim için memleketim adına çok büyük bir umut oluşturdu.” ifadelerini kullandı.
“ÇOK BÜYÜK HAYALLER VE HEDEFLER GELECEK”
TEKNOFEST Güneydoğu’nun sona ermesine rağmen festivalin ortaya çıkardığı heyecan ve vizyonun devam edeceğine inandığını belirten Baylan, “TEKNOFEST Güneydoğu bitti ama arkasından çok büyük hayaller ve hedefler gelecek. Bunları ilerleyen zamanlarda görüp tanıklık edeceğimize tüm kalbimle inanıyorum.” dedi.
Baylan, dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali TEKNOFEST’in Şanlıurfa’da gerçekleştirilmesine katkı sunan isim ve kurumlara da teşekkür etti.
TEKNOFEST Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar ve ekibine, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün’e, T3 Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Elvan Kuzucu Uçkan’a, Genel Sekreter Mehmet Ali Nart’a ve organizasyona katkı sunan tüm paydaşlara şükranlarını ileten Baylan, festivalin hazırlık sürecinde gösterilen koordinasyona da dikkat çekti.
Baylan ayrıca Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar ve hazırlık sürecinde büyük emek veren tüm kurum ve kuruluşlara teşekkür etti.
TEKNOFEST Güneydoğu’nun Şanlıurfa’da gerçekleştirilmesinin, kentin teknoloji ve inovasyon alanındaki potansiyelinin görünür kılınmasına önemli katkı sunduğu değerlendirilirken, festivalin özellikle gençler açısından yeni hayallerin ve hedeflerin başlangıcı olması bekleniyor.
@suatbaylan@SSTEKResmi
@1kadirtoprk@yarenhoca63 Aman neyse ne adam torpil yapmış gitmiş girmiş kareye bir sürü Urfa'nın sorunu bitti sayın canpolatın sahneye çıkmasımı derdimiz oldu🥰
3 Ekim 1978 günü İstanbul'dan üstüste gelen kara haberlerle sarsıldı Ülkücüler.
Kızıl terör önce öğle saatlerinde Alucra'nın gözü kara yiğidi Hüsnü TEPE'yi ardından da gece geç saatlerde MHP İstanbul İl Başkanı Recep Haşatlı ve 17 yaşındaki oğlu Mustafa'yı hedef aldı.
25 yaşındaki Hüsnü TEPE, İstanbul, Hasköy PTT'de çalışıyordu. Beyoğlu MHP İlçe teşkilatında sekreterlik görevinde bulunmuştu. Kaya gibi bir Ülkücüydü.
Pek çok kez kızıl komünistlerin silahlı saldırısına uğramış fakat yara almadan kurtulmuştu.
3 Ekim 1978 günü işyerine gelen 4 kızıl komünistin silahlı saldırısında şehadete erdi.
MHP İstanbul İl Başkanı Recep HAŞATLI 48 yaşındaydı.
Altın Orlon İplik Fabrikası'nın sahibiydi.
3 Ekim 1978 günü geç saatlerde oğlu ile birlikte işten çıkmış Göztepe Kayışdağı Caddesi üzerindeki evine varmıştı. Olacaklardan habersiz evinin önüne aracını park ederken pusuda bekleyen komünist militanların açtıkları yaylım ateşi neticesi 17 yaşındaki oğlu Mustafa ile birlikte oracıkta can verdi.
5 Ekim 1978 günü Türkiye'nin dört bir yanından İstanbul'a akın eden yüz binden fazla ülkücü muhteşem bir disiplin ve vakarla uğurladı üç şehidini sonsuzluğa.
Dosta güven düşmana korku veren uğurlama törenine Başbuğ Türkeş ve Gün Sazak bey de katılmıştı.
Türkiye'nin gıpta ile seyrettiği hüzünlü töreni, Maocu Aydınlık Gazetesi ise "MHP'liler İstanbul'da terör estirdiler" manşetiyle haberleştirmişti.
Ne şehitlerimizi ne de onlara kıyanları elbette unutmayacağız.
Aziz ve asil ruhları şad olsun.
Bir aydır şehir hastanesi yanındaki dsi arazisi için herkes az çok bildiği kadar yorum yapıyor yada birilerine yaranmak için karşı çıkıyor öncelikle şehir hastanesi yapılınca ordaki arazi dsi için bir anlam ifade etmiyor doğrusu oraya sadece personel olarak 13 bin kişi gelecek
Ee bu 13 bin kişi artı hastaneye gelecek hastalar orda nerde yemek yiyecek nerde eczaneye gidecek ha Urfa'nın stkları vali bldy başkanları toplanıp orda şeffaf bir şekilde bir imar planı yapılıp halkın onayına sunsalar daha iyi olmazmı @CYAZMAC@eczosmanmutlu@hasansildak
Yarın Şanlıurfa’da buluşuyoruz! ⏳
Sen de bu büyük coşkuya ortak olmak istiyorsan, Şanlıurfa GAP Havalimanı M-7 Stant'ta seni bekliyoruz. Yarın görüşmek üzere! 🚀
#TeknofestGüneydoğu
Trafik Polisi virajda kontrolünü kaybedip yere düşünce ekip arkadaşı bakın nasıl koşuyor..
Allah korumuş,Kask'ı olmasa..
Allah böyle dostlar nasip etsin herkese 🇹🇷☝️
@ferhatozer36 Güzel bir yazı abi eline kalemine sağlık herkes bir şapkasını önüne alıp bu yozlaşmış düzene ne gibi katkı yaptık diye düşünmeli tefecisi arsızı hırzısı itibar görüyorsa ahlak olarak hepimiz sınıfta kaldık geçmiş olsun hepimize
PTT müfettişliği yaptığı dönemde, PTT Müdürlüğünü teftiş etmesi gerekir. Daha önceki yazışmalardan, PTT müdürünün bir hastasının olduğunu hatırlar. Teftişe gitmeden önce o yazışmaları bir kez daha gözden geçirir.
Teftiş sonucu, kasanın 25 lira açık verdiğini görür. Müdür kızarır, bozarır; ama söyleyecek bir söz de bulamaz. Açıklaması yoktur. Osman Nihat müdüre,“ Sayımda hata yapmış olabiliriz. Mal Müdürünü al gel de, kasayı bir de o saysın." der.
Müdür, şaşırır; ama çaresiz mal müdürünü çağırır. Mal Müdürünün yaptığı sayımda para tamam çıkar. Osman Nihat de, teftişini tamamlar ve müdüre teşekkür ederek ayrılır. Müdür şaşırmıştır. Bir şeyler demek ister, ama beceremez.
Bir gün, Osman Nihat Akın, müfettişler odasında arkadaşlarıyla otururken, postacı bir mektup getirir. Mektup teftişe ettiği şube müdüründendir. Mektubu okurken gözleri dolar.
Arkadaşları;
- Üstat ne oldu? Kötü bir şey yoktur inşallah, diye sorarlar.
- Yok, yok! Duygulandım biraz, o kadar, diye cevaplar, Üstat.
Arkadaşları;
- Meraklandırdın bizi. Mektubu bize de okuman mümkün mü, deyince bakar arkadaşlarına ve mektubu uzatır. Şöyle demektedir mektup,
- Beni Mal Müdürünü çağırmaya gönderdiğinizde, 25 lirayı siz cebinizden tamamladınız ve haliyle kasa tamam çıktı. Evet, parayı ben almıştım. Hanımım çok hasta idi. İlaç ve doktor parası ödeyip sonra iade edecektim. Siz aniden geldiğiniz için yerine koyamadım. Sizin, ince ve hassas kalbiniz durumu anladı ki, bana mesele yaşatmadınız. Bu yüzden size minnettarım.
Herkes duygulanmıştır, üstadı kutlayarak ayrılırlar. Ama ne yazık ki, içlerinden biri üstadı, "Vazifeyi suiistimal etti ve yolsuzluğa çanak tuttu," diye şikayet eder. Üst makam, üstadı çağırır ve olayı soruşturur. Üstadın karakterini bilen liyakat ve inisiyatif sahibi insanlar. soruşturma gereği görmez ve konu kapanır.
Şair ruhu incedir. Üstelik o şair bir de bestekarsa, o incelik katmerlenir. Üstat bu durumdan çok etkilenmiştir. Bu olay sonunda senelik iznini alarak oradan ayrılır. Yalnız kaldığında Bakırköy'de her zaman gittiği, deniz kenarında oturduğu yere gider. Alır eline bir kağır ve döker içindekileri:
Bir ihtimal daha var,
O da ölmek mi dersin?
Söyle canım, ne dersin?
Vuslatın başka alem,
Sen bir ömre bedelsin?
Sükut etme nazlı yar,
Beni mecnun edersin.
Vuslatın başka alem,
Sen bir ömre bedelsin.
Düşünüldüğü, ya da zannedildiği gibi, bu bir aşk şarkısı, ya da acı dolu bir aşkın ilham verdiği şarkı değildir. Bu bir dost, bu bir dostluk, insanlık hikayesidir.
Bestecimiz Osman Nihat Akın. Soydan besteci, soydan sanatkar, soydan zarafet dolu bir aileden geliyor. Ahmet Rasim’in torunudur.
BÖYLEDİR BU DÜNYA;
• İNANDIĞI İNSANIN MASUMİYETİ ZARAR GÖRMESİN DİYE, KUSURUNU ÜSTLENEN DE VARDIR;
• KUSURU ÜSTLENENİ ŞİKAYET EDEN DE..
AMA
• DUYGULARINI ÖNCE SATIRLARA, SONRA DA NOTALARA DÖKMEK İÇİN RUH TAŞIMAK
GEREKİR.
• ONDAN ÖNCE DE İNSAN OLMAK…
Sayın İfral Turgut Paylaşımından
📍 VİRANŞEHİR
İl Başkanımız Sayın Ecz. Osman Mutlu, MHP Viranşehir İlçe Başkanlığımızı ziyaret ederek teşkilat mensuplarımızla bir araya geldi.
Ziyaret kapsamında teşkilat çalışmalarımız ve güncel çalışmalar üzerine değerlendirmelerde bulunuldu.
Teşkilatımızın birlik ve beraberliği içerisinde çalışmalarımız kararlılıkla sürdürülecektir.
@dbdevletbahceli@MHP_Bilgi@eczosmanmutlu