Prof. Dr. Yalçın Karatepe:
"Borsadaki ve fonlardaki bütün işlemler kayıtlı. Kimin işlem yaptığını biliyoruz.
Burada konuşulan rakam 20 milyar dolar. Fon yöneticilerinin yurt dışına çıkardığı söylenen 20-25 milyon dolarlık tutarlar bunun %1'i bile değil.
Bu iş sadece fon yöneticileriyle sınırlı tutulursa asıl failleri kaçırırız. Bu fonlardan yüksek miktarda para kazananların kim olduğu tespit edilmeli ve buradan elde ettikleri kazançlara el konularak mağdurların zararı karşılanmalı."
Fon tasfiyelerinde asıl zor aşama önümüzde: Hisseler satıldığında gelen para, fonun PPF'ye olan borcunu karşılamazsa ne olacak?
Basitçe izah etmek gerekirse:
Bir hisse fonu PPF'den borç aldı, parayla hisse taşıdı. Hisseler düştü. Şimdi fon tasfiye ediliyor ve hisseler satılıyor. Satıştan gelen para PPF'ye olan borcu karşılamıyorsa ortada bir tasfiye açığı var.
Bu durumda zarar ortadan kaybolmuyor. Borç veren PPF'nin alacağının bir kısmı karşılıksız kalıyor ve zarar PPF'ye taşınıyor.
Peki bu açığı kim karşılamalı?
Bence prensip çok basit olmalı: Zararı önce bu sistemi kuran ve bundan kazananlar taşımalı.
Önce kusuru ve sorumluluğu tespit edildiği ölçüde ilgili PYŞ'nin malvarlığına gidilmeli.
Ardından hukuki sorumluluğu bulunan ortak ve yöneticiler.
Manipülasyonun veya içeriden bilginin parçası olduğu tespit edilen kişilerin bu işlemlerden elde ettiği haksız kazançlar da geri alınmalı.
Öte yandan borç hesaplaması da önemli.
PPF yatırımcısına, sorunlu fonun geçmişte sağladığı olağanüstü getiriler üzerinden bir hak yaratılmamalı. Çünkü o yüksek getiri zaten tartıştığımız riskli yapının ürünü.
Zarar hesabı, bu yapı hiç olmasaydı yatırımcının makul olarak elde edeceği getiri üzerinden yapılmalı. Bunun için aynı dönemdeki TLREF’e dayalı makul bir referans getiri kullanılabilir.
Yani amaç yatırımcının uğradığı gerçek zararı telafi etmek olmalı.
Peki kamu hiç mi devreye girmemeli?
Bence ancak bütün bunlardan sonra.
Çünkü kamunun da bu yapının bu kadar büyümesinde bir denetim sorumluluğu olup olmadığı ciddi biçimde sorgulanmalı. Ama kamu müdahalesi bütün zararı üstlenmek şeklinde olursa bu sefer çok tehlikeli bir mesaj veririz:
Getiri benim, zarar vergi mükellefinin.
Bu yüzden kamu katkısı olacaksa sınırlı, son çare niteliğinde ve açık bir tavanla yapılmalı.
Bu sistemden kamunun tahsil ettiği stopaj ile ilgili şirketlerden aldığı vergiler de böyle bir tavan tartışılırken referanslardan biri olabilir.
Bütün bunlara rağmen açık hâlâ kapanmıyorsa, kalan zarar için yatırımcı tarafında da kesinti ("haircut") kaçınılmaz olabilir.
Ama esas olan şu:
Önce parayı kazananlara ve sorumlulara gidilir. En son kamu kurtarmasına bakılır.
@celebi_beyzade Şimdi senin aldığın hisse senedini devlet gözaltı pazarına almadan 1 günde alım satıma kapatsa ve bu şirket bu kadar etmezmiş deyip alım satımına engel olsa sonra sana 6 ay içinde şu kadar para vereceğiz dese hayal et sonra konuş.
@spkgovtr Sevgili SPK yetkilileri
1 buçuk sene önce HİSSE fonuna örneğin (TLY) 5bin TL yatiran kişinin fonda 1 milyonu gözüküyor. Cuma günü 1 milyon tl yatıran kişinin de fonda 1 milyonu gözüküyor. Her ikisine de aynı ödeme yapılırsa bu adalet midir?
@itfo_@fatihaltayli Kurallara uyulmadığı için zaten tasfiye kararı ve yeni kurallar çıktı. Yeni bir SPK kararıyla bu kurallarda bu şekilde düzenlenebilir.
@iriscibre İris hanım 17 Eylül SPK bülteninin 6. maddesini bir de siz yorumlasanız. Her kafadan bir ses çıkıyor. En bilir kişiler bile farklı yorumlar yapıyor.
@itfo_@fatihaltayli Adam tly ye bir buçuk sene önce 5bin TL koymuş şimdi 1 milyonu var görünüyor. Öbür adam geçen cuma 1 milyon yatırmış. Şimdi ikisine de aynı parayı ödemek adalet mi?
Emin olun sizler için çok üzülüyorum. Elimden geldiği kadar dün yazdım.
1) Emre Tezmen ve benzeri kişiler, bu kişilerin yatırım ve fon şirketlerinin TÜM yönetim kurulu üyeleri gözaltına alınmalı. Suç sabitleşince tutuklanmalı.
2) Bu kişilerin mal varlıklarına tedbir konmalı. Suç sabitleşirse bu suçtan elde edilmiş varlıklar fon zedelerin kayıplarını kapatmak için kullanılmalı.
3) Bu fonlara müşteri çekmek için sosyal medyada inanılmaz tehditvari mesajlar atarak eleştirenleri korkutan hesap sahipleri yakalanmalı.
4) Bu olaylara karışan herkes finans piyasalarından ömür boyu men edilmeli.
Fonlara parayi 1 yil önce yatirip ana parasi 5-6 ya katlayanlar ile
Son 1 ayda girip anaparasi ayni kalanlar arasinda bir ayrim yapilmasi lazim degil mi?
2.grupta olanlar büyük sıkınti yasiyabilir.
Bu konuda hassas calisma yapilmasi lazim ki magduriyet azalsin
FON'larda parası olan arkadaşlar KAR-ZARAR hesabını bırakıp ANAPARA odaklı ilerlemeniz lazım.
Fona 1 sene önce girip %700 karda olan adamla en son girip hiç kazanmadan içerde kalan bir olmamalı.
Bunun çözümü de herkesin ANAPARA'larının ödenmesidir.
Yani 1 sene önce Fonlara 1 milyon koyan adamın şu an 7 milyonu görünüyor diye 7 milyon ödenmemeli,
sadece anaparası yani 1 milyon ödenip hesap kapatılmalı.
Bu sayede kar eden ve etmeyen arasındaki adaletsizlik ortadan kalkacaktır. ayrıca bu düzenden en çok kazanç sağlayanlar da elde ettiği tüm karı kabedeceği için dolaylı yoldan cezalandırılmış olacaktır.
Bu yapılırsa insanlara Bir daha böyle durumlara girmemeleri için ibret olacaktır,
bu yöntem, erken girip Para kazansak da devlet bunu bize yar etmiyor düşüncesinin zihinlere kazınmasına vesile olabilir.
Böylece Sisteme en son girenlerin en çok zarar edeceği (hiç kar etmediği için) standart tasfiye süreci yerine, Herkesin anaparası üzerinden eşit zarar edeceği adil bir tasfiye sürecine geçilmiş olur.
bu yöntemin daha adil olduğu kanaatindeyim.
Hangi fonlarda yapıldıysa, zaten birkaç tane ve isimleri belli; yapılan etik, mevzuat ve hukuk dışı hareketlerden menfaat ve zenginleşme sağlayan ilişkili tarafların, buradan sağladığı menfaatler ayrı bir fona aktarılarak, fonların likiditasyonunda kullanılabilir hale getirilmesi olumlu olur bence.
ABD SEC'in "Fair Fund" mekanizması var mesela; orada SEC, manipülasyondan elde edilen kazancı ve idari para cezalarını tek bir havuzda toplayıp doğrudan mağdurlara dağıtabiliyor.
Ama, hukuki olarak bizde de mümkün mü, ne kadar sürede bu imkan oluşur (çünkü ayrı bir düzenleme gerekebilir ve bunlar hep süreç), bu konunun uzmanları daha iyi bilecektir.