➖"S-400 konusunu bitirdik.
➖Ortak üretime varıncaya kadar konuştuk.
➖İmzalar atıldı.
➖Bizim geri dönüşümüz asla olamaz.
➖Bize böyle bir ahlaksızlık yakışmaz.
➖Kimse bizden tükürdüğümüzü yalamamızı beklemesin.
➖Alışılmış liderlerden değiliz, bunu herkesin bilmesi lazım"
💡Dedi Erdoğan tam 7 yıl önce.
💡Ve şimdi S-400'leri başka bir ülkeye satmak ya da Rusya’ya iade edebilmek için çare arıyorlar.
“…Ve her şey bittiğinde hatırlayacağımız şey; düşmanlarımızın sözleri değil, dostlarımızın sessizliği olacaktır.”
Srebrenitsa Soykırımı’nda yaşamını yitiren kardeşlerimizi rahmetle anıyor; bu insanlık suçunu işleyenleri ve sessiz kalarak ortak olanları lanetliyorum.
Dileğimiz, benzer acıların bir daha hiçbir coğrafyada yaşanmamasıdır.
Unutmayacağız. Çünkü unutulan her insanlık suçu, yenilerine cesaret verir.
CHP’li belediye kalmayana kadar operasyonlar devam edecek. CHP’li başkanlara ya AKP ya Kılıçdaroğlu ya da cezaevi deniliyor. Bu tehdide boyun eğenlerle CHP yok edilmek isteniyor. Hiçbir AKP’li belediyeye operasyon yapılmazken CHP’li belediyelerin hepsine operasyon yapılması artık tartışılmıyor bile. Meselenin yolsuzluk olmadığı halkın kendisini yönetecekleri seçme hakkının elinden alındığını herkes biliyor.
Vahdettin yaverini İstanbul'daki İşgal Orduları Başkomutanı İngiliz General Harington'a gönderip ülkeden kaçmak için yardım istedi. Harington "Onu zorla kaçırdığımın sanılmaması için talebini yazıyla bildirsin" diye cevapladı. Bunun üzerine Vahdettin'in Harington'a yazdığı mektup
Dakikalarca ayakta alkışlanan önceki dönem Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Büyükerşen, @Y_Buyukersen
“Sizlerin desteğini almış bir hemşeriniz olarak, ebedi uykuma rahat dalacağım” dedi. Divan Kurulu Başkanı Asu Kaya, Büyükerşen’in konuşması esnasında gözyaşlarına hakim olamadı.
“25 yıl kolay değil. Sizlerin oylarını alarak hem de 5 senede bir artan miktarlarda %50’yi de geçen ve ömrünün 25 yılını Eskişehir Büyükşehir Belediye başkanı olarak yapmaya nail olmuş ender vatandaşlardan biriyim. Sizlere hizmet için ele aldığım, öne sürdüğüm ve sizlere sunduğum projeler için şimdiye kadar sizlere teşekkür etme fırsatı bulamamış olabilirim. Bunun için özür diliyorum. Hepinize teşekkürler, sağ olun. Size ne kadar teşekkür etsem azdır.
Şimdi düşünüyorum da her kula nasip olamayacak büyük bir şansa sahibim. Siz Eskişehirlilerin bana olan sevgisi, saygısı ve bana olan desteği benim en büyük şansımdır. Düşünüyorum da bazen dünyaya getirilişimin sebeplerinden bir tanesi; bu şehirde çakılı topçu gibi sizlere hizmet verme şansına nail olmak. Size şükranlarımı nasıl ileteceğim? Sözlük bulamıyorum. Sizlerin desteğini almış bir hemşeriniz olarak, ebedi uykuma rahat dalacağım.
Ömrünüzün sonuna kadar partinizin üyesi olarak kalın ve göğsünüz inip kalktıkça, yakanızdaki 6 ok rozeti devamlı inip kalksın ve dalgalansın göğsünüzde. Yüreğinizde dalgalansın. Sizlerin karşısında olmak beni çeyrek asır geriye götürdü. Huzur içerisindeyim. Çok mutluyum. Eskişehir, Türkiye Cumhuriyeti haritasının ortasında yükselen bir şehirdir.
Bir örnek şehirdir. Laiklik nedir öğrenmek isteyenlere öğreten şehirdir. Cumhuriyetçilik nedir onu öğreten şehirdir. Atatürkçülük nedir, millet olmak, ulus olmak nedir öğreten şehirdir.”
Iyi varsınız Sn. Büyükerşen. Sizi tanımak büyük bir onurdu..Sağlıklı bir yaşam diliyorum🙏🙏🫶
Teşekkür ve minnetle sevgili başkan.. Unutulmayacaksın ..
Ama merak ediyorum.. Böyle bir değer yerine Ekmeleddin İhsanoğlu’nu cumhurbaşkanı adayı gösteren Bay Kemal ebedi uykusuna nasıl dalar acaba?
Osmanlı Devleti’nin 36’ncı padişahı Vahdettin’in İngiliz gemisiyle kaçışı ders programından çıkarılıyormuş.
-İngiliz, Fransız, Almanya, ABD belgelerini ne yapacaksınız?
-İngiliz yetkililerinin anılarını ne yapacaksınız?
-Diğer anıları ne yapacaksınız?
-Ders programından çıkarmakla, İngiliz gemisiyle kaçtığını bilmeyen insanlar da böylece öğrenmiş olacak. Tarih, bu adımları tarihi tahrif eden ve toplumun hafızasına zarar veren çabalar olarak kaydedecek…
Umduklarını bulamayınca demek…
Amacı ve yapımcısı belli bir oyunun figüranı olmayı zerre yüzü kızarmadan içine sindirdikten sonra bu da hiç şaşırtıcı değil tabii…
Karakter sorunu…
🚨 External Analysis Report Egypt vs Argentina match featured 23 refereeing errors. The most ever recorded in a single FIFA World Cup game.
Every single one of them benefited Argentina over Egypt.
Ülke A’dan Z’ye çökmüş. Sahte diploma çetesi 20 yılda 17 bin 738 kişiyi devlette işe yerleştirmiş. SÜleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin sınav soruları meğer son 3-4 yıldır sızdırılıyormuş. 400 akademisyen sahte diplomayla atanmış. Ne yapalım bu durumda. En iyisi Kurtuluş Savaşı demeyelim artık. Müfredattan çıkaralım yerine milli mücadele koyalım. Zaten Trump da bizi çok seviyor gerisi boş.
Bu halimize biz ağlamayalım da kimler ağlasın?!
🚨🗣️ José Mourinho on the Repeated Argentina World Cup Controversies
"I look at what happened with the Folarin Balogun red card being magically suspended after politics got involved, and I look at how Egypt was completely robbed in the Round of 16 against them, and I just have to smile. All of this started in the very first week of the tournament when Lionel Messi was allowed to escape a clear red card against Algeria. When you set a precedent that the rules do not apply to certain teams, you lose all control. We are seeing it match after match. It is a recurring script."
"Some people are calling it a scandal, but a scandal is something unexpected. For me? This is just normal now. We witnessed the system protecting them throughout the group stages, we saw it against Cape Verde, and we saw it again when Mohamed Salah was denied a clear penalty while Cristian Romero stayed on the pitch after a horrific tackle. You can put the tournament in America, in Mexico, in Canada, it doesn't matter. The geographic location changes, but the hands pulling the strings stay exactly the same. It is a cinematic production."
"If you are a smaller nation playing in this World Cup, you have to accept that you start the match 1-0 down before a ball is even kicked. Egypt played beautiful football, they went 2-0 up, and they still couldn't win because you cannot defeat a referee who is determined to look the other way. When VAR can rewind the play from five minutes ago just to disallow an Egyptian goal, but refuses to check a blatant foul on Salah in the 93rd minute, the game is dead. The integrity is completely gone."
Genel Başkanımız Erkan Baş:
"Bizim Trump'ın kırmızı halılarla karşılanıp bir kahramanmış gibi ağırlanmasına tahammülümüz yoktur! Bizim Filistin'de, İran'da çocukları, halkı katledenlerin Türkiye'de kahraman gibi karşılanmasına tahammülümüz yoktur! Türkiye'de halka eziyet eden; yoksulluk, sefalet, açlık içinde yaşamaya mahkum eden bu iktidarın dostlarıyla düğün-bayram eğlenmesine tahammülümüz yoktur!"
İnsan gerçekten şaşırıyor…
Türkiye işgal altında, 35 padişahın türbeleri, camiler işgal altında. İşgalciler her türlü insanlık suçu işliyorlar, katliam yapıyorlar.
-Mustafa Kemal Paşa ve silah arkadaşları, boyunlarında idam fermanı İstiklal Savaşı’nı yokluk içinde veriyorlar.
-Vatanın, milletin namus ve şerefini kurtarıyorlar.
-Camide ezan okunmasını, bayrağın özgürce dalgalanmasını sağlıyorlar…
-Ve şimdi birileri çıkıp Kurtuluş Savaşı değil Milli Mücadele diyor. Bazıları Atatürk’e laf ediyor.
-Vatanın, milletin namus ve şerefini kurtaran Atatürk’e, insan minnet duymaz mı? İnsan bu vatanda yaşar da Atatürk’ü sevmez mi?..
Şule Aydın: "Deniz gibiler cezaevindeyken, yüzlerce binlerce insan ne için yattığını bile bilmeden cezaevindeyken, biz de Ankara'da atların saçlarını tarıyoruz.
Garibanlara diyoruz ki: 'Siz bir ara görünmeyin, bizim Trump gelecek.' Trump dolaşacak diye atların saçı taralı, garibanlar görünmeyecek.
Bir de ABD için ne yapıyoruz? Kuruluşunu kutlamak istiyoruz, köprüleri boyuyoruz.
Kim için? Çocukların üzerine bir dakika bile düşünmeden bomba yağdırabilen ABD için.
Yolları açıyoruz ama bunu protesto etmek isteyen insanların kaburgaları kırılıncaya kadar onlara saldırabiliyoruz."
Kurtuluş Savaşı'nda sadece işgalcilere savaşmadık, onlardan önce yerli işbirlikçilere, sarayın ve hükümetinin (Padişah Vahdettin ve Sadrazam Damat Ferit'in ) Kuvayi Milliye'yi yok etmek amacıyla kurduğu paralı ordu Kuvayı İnzibatiye (Halifelik Ordusu) ile de savaştık.
Nezahat Onbaşı anlatıyor! 👇