Sabah kalktım, kahve makinasını açtım, plakçalara Nilüfer’den Esmer Günler albümünü koydum. Ev kahve koktu, güneş pencereden girdi, bitkilere düştü, yeşil, sarı, sıcak. Elime yarım kalan bir kitap aldım, Hemingway, “Sahip olmak ve olmamak” ama önce bir buraya bakayım dedim. Deniz’in paylaşımı düştü önüme. İçime öyle bir oturdu ki. Güneş söndü, kahve kokmaz oldu, Nilüfer ağıt okuyordu.
Eşim gördü, ne oldu sana dedi, gözlerin yaşlı, kırmızı, ağlamışsın. Deniz dedim, hak, hukuk falan geveledim bir şeyler.. Bizden küçük değil mi o çocuk? Evet ve hapiste, mizah yaptığı için. Konuştuğu için. Biz, rahatlığımızla yaptığımız anlaşma sayesinde özgürüz, o konuşmayı seçtiği için, doğru bulmadığı şeyleri mizahi bir şekilde anlatmak istediği için özgürlüğünden mahrum.
Şurda güzeli, tarihi, gezip tozmayı, bilimi konuşmalıydık. Olmadı, olmuyor. Gerisini Ahmed Arif’e bırakıyorum. Benim sözlerim bitti.
Düşün, uzay çağında bir ayağımız,
Ham çarık, kıl çorapta olsa da biri
Düşün, olasılık, atom fiziği
Ve bizi biz eden amansız sevda,
Atıp bir kıyıya iki zamanı
Yarının çocukları, gülleri için
Herbirinin ayvatüyü, çilleri için,
Koymuş postasını,
Görmüş restini.
He canım,
Sen getir üstünü.
Bu “hizmet” i ilk defa 6-7 sene önce Dubai’de görmüştüm. Çok garip hissetmiştim. Ülkemize de bu pek önemli hizmet gelmiş demek ki.
Yıllar önce Suudi Arabistan’da yüksek gelirli insanlarla çalışmış bir arkadaşım da iş gereği bir kaç kere davet edildiği “şeyh, prens” vs. evlerinde sırt kaşıyıcılar olduğunu söylemişti. Eşim de yıllar önce Hindistan’da bir otelde “tuck in” servisi ister misiniz diye sorulduğunu anlatmıştı. Görevli sana pijama giydirip, yastığını yorganını kabartıp, yatırıp üstünü örtüyormuş (hayır istemem demiş eğer cevabını merak ediyorsanız)
Ev temizliği, yemek, tamirat, araba yıkama, kuaför hizmetleri vb kişisel işler için “hizmet” alıyoruz, bunların çoğu şehir hayatının düzeni gereği ekonomik ya da pratik seçimler ya da uzmanlık ihtiyacı nedeni ile oluyor. Evini boyayabilen insanları çok takdir ediyorum mesela ben beceremedim, düğme dikmek için dahi terziye muhtacım, ya da arabamı yıkamak istesem şehir - site hayatında bunu yapabilecek ortamım yok vb.
Ama “gözlük camı silme” ya da “şezlong kumu temizleme” (bir video daha gördüm) ya da yetişkin bir insanın engeli yoksa yatağa yatırılması başka bir şey…
“Oteller - resortlar” bu anlamda ilginç sembolizmi olan yerler. Eskiden bu ayrıcalıklar (sırt kaşıma, kıyafet hazırlama, yatağını açma kapama) sadece “saraylarda, şatolarda” bir efendi - köle /hizmetçi biat ilişkisi içinde idi. Şimdi otellerde parasını veren herkes bir geceliğine küçük bir kral olabiliyor. Otellerde kölelik / tahakküm ve misafirperverlik arasında sınırlar “konfor, hizmet, lüks” adı altında kalkıyor. “Gözlük camı silme” gibi işler de bu “sembolik efendilik” düzeninin olağan bir sonucu olduğundan şaşırtıcı değil.
Büyük otelleri / resortları ben fikren temsil ettiği şeyler nedeni ile sevmiyorum, mecbur değilsem tercih etmiyorum. Herkesin toplu yemek yediği devasa açık büfeler yıllardır alışamadığım bir görüntü. Çocuk küçükken kolaylık olur dendiği için bir kaç kez resorta gittik, allahtan büyüdü. Büyük resortların / otellerin ne insan psikolojisi ne ekonomi ne de çevre sürdürülebilirliği için de iyi olmadığını düşünüyorum.
Bu vesile ile Rixosların Epstein dosyalarında adı geçen yerlerden olduğunu da hatırlayalım. Günaydın 🌱
Barış Yarkadaş, Menderes Belediyesinin AK Parti'ye geçmesine ilişkin:
"Bizim en korktuğumuz tablo bu. Aslında bu bir fragman oldu. Üzücü bir tablo.
Ahmak davasından Ekrem İmamoğlu ceza alır, İBB Başkanlığı düşerse benzer bir sorunu İstanbul'da yaşayacağız.
İstanbul'da da bu tablo çıkarsa bunun siyasi sorumlusu kimse, ister CHP'li olsun ister YENİ Partili olsun ya da ikisi birden, siyasi faturasını her iki partinin yöneticileri de çok ağır öderler." (tv100)
*Birgün Gazetesi'nden İsmail Arı, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın damadı Selçuk Bayraktar'ın bir yatırımı için devletin vergi muafiyeti, 49 yıllık arsa tahsisi ve altyapı desteği verdiğini haberleştirdi.
Selçuk Bayraktar, bu haber nedeniyle Birgün ve İsmail Arı'ya 2 milyon TL'lik tazminat davası açtı.
Mahkeme, haberde yer alan bilgileri Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'na sordu. Bakanlık, mahkemeye gönderdiği yazıda Selçuk Bayraktar'a ait tesise haberde belirtilen teşviklerin verildiğini doğruladı. (Birgün)
Konumuz Babacan’ın ne yaptığı değil. Yazdığınız şey o kadar mantık safsatası içeren bir paylaşım ki, o kadar olur @av_msbasaran
İyi eğitim parayla alınan bir ayrıcalık olmamalıdır, eğitim için değil ev, çöp bile satmak zorunda olmamalıyız. Ve bunun tüm ülke çocuklarına fırsat eşitliği ile sunulması gerekir. Dünyanın her yerinde “özel okul” olur, konu bir ülkedeki parasız standart eğitimin kalitesinin ne seviyede ve ülke içinde ne kadar yaygın olduğudur. Ali Babacan iyi eğitimin önemini biliyor da merak etmeyin biz de biliyoruz, harika başkanınız Babacan gibi “cinyıs” olmaya gerek yok iyi eğitimin değerini bilmek için. Şu ekonomik batıklığımızda Türkiyede ev satıp okuttuğun, Yusuf Tekin gibilerin ideolojisinden biraz kaçırabildiğin çocuklar da mezun olunca üç otuz paraya çalıştırılıyor bu arada. Sırf şu yeter: müfredattan evrim bile çıkarıldı, sizin harika başkanın okul okuduğu zamanlar 30-40 sene önce henüz AKP elinin eğitime değmediği zamanlardı.
Başkanınızın “ev sat çocuk okut” demesini değil, biz kimlerle oturup kalktık, ne işler yaptık ki her sene fen anadolu liselerinin kontenjanı düşüyor, üniversitelerin kalitesi düşüyor, müfredatta neler oldu, dünya standartlarının neresindeyiz, LGS, üniversite sınavı rekabeti nasıl neden artıyor, insanlar neden ev mi satalım çocuk mu okutalım, 40 katır mı 40 satır mı kararı vermek zorunda kalıyor demesini bekliyoruz.
#SONDAKİKA | Özgür Özel:
Erdoğan'la biz siyasi rekabet ediyorduk. 23 senedir bizi yeniyordu. Son sene biz yendik.
Biz yenince Erdoğan masanın altından balta çıkardı. Kafamıza baltayla vurdu.
Biz de bu saldırısının karşısında bir yıl mücadele verdik. Partimizi elimizden aldı, başkasına verdi.
Yeni Parti'mizi kurduk. Yeni Parti'ye saldırı olur mu? Olmayacağının güvencesi yok ama bir tek şeyi bilmesi lazım.
Ben 10 yaşında yatılı okula gittim. Çok kavganın içinde oldum. Ben adam dövmeyi öğrenmedim. Dayaktan yılmamayı öğrendim.
Birinin iyi kavga edip etmediğine bakmayın. Dayaktan yılmıyorsa ondan korkun.
Ben dayaktan yılmam. Haksızlığa, saldırıya karşı mücadele azmimi kaybetmem. Ne yapıyorlarsa yapsınlar.
Kaynak: Halk TV
15.000 teşekkürler Ankara! ❤️
Henüz 2. günümüzde 15.000 takipçiye ulaştık.
Her takibiyle bize güç veren, her paylaşımıyla sesimizi büyüten, her desteğiyle bu ailenin bir parçası olan tüm yol arkadaşlarımıza gönülden teşekkür ediyoruz.
Bu daha başlangıç…
Genel Başkanımız Özgür Özel'in sesini daha fazla kişiye ulaştırabilmesi için destek hesabını takip etmenizi rica ediyoruz.
Lütfen bu paylaşımı RT ve takip ederek destek olun. Desteğiniz bizim için çok önemli çok kıymetli.
Yolunuz açık, zorunuz kolay olsun @eczozgurozel Umarım bu yeni girişim ülkeyi çok uzun süredir sıkan, boğan zincirleri söker atar. Hem destekleyeceğiz, hem denetleyeceğiz, halkın Yeni’si bu @yenipartiyiz
Listeria çıktı, ceza kesildi… 11 gün sonra aynı lot “Haftanın Yıldızı” diye reyonlarda!
Kanser hastasını zehirleyen peyniri hâlâ satmak ne cesaret?
A101 + Tahsildaroğlu = insan hayatıyla kumar.
@A101@Tahsildaroglu@saglikbakanligi hesap verin!
#A101Skandal #Listeria #GıdaGüvenliği
Welcome back, @rogerfederer! 👋
💙 Thank you for visiting the new Rafa Nadal Museum and being part of such a special day at the @rnadalacademy 🎾
https://t.co/jPwUOH5BnB
Ben hiç aday olmam hep aday gösterilirim 👸🏼 aday gösterirlerse neden olmasın? Partiyi güvenli değil ama maceralı bir limana yanaştırırım, kurultay yapmam, kurultayları doğru bulmuyorum - Kıvılcım Kıranoğlu
Şamil Bey ülkede serbest seçim, demokrasi yok iması yapmış sanki, Cumhurbaşkanımız rakiplerini saf dışı bırakmak için bazı şeyler yapıyor diyor galiba. Yanlış bilgi yayıyor gibi geldi bana, kin ve nefrete sürüklendiğimi hissediyorum. Nereye yapılıyor şikayetler?
Aytun Çıray dönekler demiş. Kendisi 5 kez siyasi parti değiştirmiş. 1995’de Tansu Çiller’in DYP’sinde siyasete girmiş. Sonra ANAP, DP, CHP, İyi Parti, sonra tekrar CHP. 2023 kurultayında Kemal beyi destekledi. Özgür Özel kazanınca ona yaklaşıp İzmir Büyükşehir Adaylığı istedi. Olmayınca tekrar Kılıçdaroğlu’na yanaştı.
@TCAytunCiray@AtillaAktan9 Size yazıklar olsun Aytun Bey...Ne düşündüğünüzden ayrı , ülkenin düşürüldüğü bu zor duruma karşı sizin yorumunuz sadece bu mu? Fikirden ,bilgiden ,nezaketten uzak bu tutum mu bu yaşınızda sizin gibi bir siyasetçiden çıkan yorum..Çok yazık çok
Hazine sizin olsun…
Devlet yardımı sizin olsun…
Paralar sizin olsun…
Binalar sizin olsun…
Makamlar, araçlar, imkânlar sizin olsun…
Bizim en büyük hazinemiz millettir.
Çünkü hiçbir devlet yardımı, milletin gönlündeki yerden daha büyük değildir.
Hiçbir bütçe, milletin duasından daha kıymetli değildir.
Hiçbir makam, milletin iradesinden daha güçlü değildir.
Biz, hazineye değil; emeklinin duasına, çiftçinin alın terine, işçinin emeğine, esnafın güvenine ve gençlerin umuduna talibiz.
Parayla teşkilat kurulabilir; ama güven satın alınamaz.
Binalarla parti açılabilir; ama milletin gönlü fethedilmeden iktidar olunamaz.
Çünkü son sözü her zaman hazine değil, millet söyler.