✍️Yasin Yetişgen yazdı: "Terör" sabit değil, siyasal güç ilişkilerinde tanımlanan bir statü. 🧠⚖️
📍Devlet adlandırma tekeline sahip. Peki terör demeye kim yetkili? ���
📖 Sosyalist Mezopotamya Dergisi / Mart 2026
⬇️⬇️⬇️
https://t.co/44uxUscfDa
#terörünsiyasaltanımı
📢Sala Xwendinê ya 2026-2027an Îro Dest pê kir
Lê Perwerdeya bi zimanê Kurdî ya mecbûrî hîn jî qedexe ye!
Xwendekarên ku zimanê wan ê zikmakî Tirkî ye, perwerdeya xwe bi zimanê xwe dest pê kirin. Belê xwendekarên Kurd û etnîkî yên din, careke din rûbirûyê zehmetiyên destpêkirina sala xwendinê bi zimanekî biyanî dibin. Ji bo bi milyonan xwendekaran, perwerdeya bi zimanê zikmakî qedexe ye. Polîtîkayên nijadperest ên di warê perwerdeyê de, ku 103 sal in berdewam dikin, hîn jî didomin.
Hikûmeta AKPê bi salan e îdia dike ku "asîmîlasyon" bi dawî bûye, lê ev derewek mezin e. Asîmîlasyon di her warî de û bi her rêyeke gengaz berdewam dike.
Du sal in ku pêvajoyeke bi navê "Pêvajoya Çareseriyê" heye. Lê belê, tevî danîna çekan jî, di polîtîkaya Dewletê ya derbarê Kurdan de ti guhertin çênebûye. Ne tenê çareserkirina pirsgirêka Kurd, lê heta peyva "Kurd" bi xwe jî di zimanê fermî yê dewletê de nayê qebûlkirin.
Pêngava yekem a ber bi çareserkirina pirsgirêka Kurd ve, bi naskirina neteweya Kurd di destûra bingehîn û pêkanîna perwerdeya bi zimanê Kurdî ya mecbûrî dest pê dike. Perwerdeya bi zimanê Kurdî ya mecbûrî, daxwazeke lezgîn a milletê Kurd e.
Ziman hebûna milletê me ye.
Bêyî ziman jiyan nabe.
Partiya Komunîst a Kurdistanê KKP ✊✊
https://t.co/d9qTW0XipP
📢12 Eylül bitmedi; düzeni ve zihniyeti sürüyor!
◾️12 Eylül 1980 faşist askeri darbesi; devrimcileri, sosyalistleri, Kürt yurtseverlerini ve işçi sınıfının örgütlü güçlerini hedef aldı. İşkencehaneler, idamlar ve zindanlarla halkın üzerine çöken darbe, aynı zamanda sermayenin önündeki engelleri kaldırmayı ve Kürt halkının özgürlük mücadelesini ezmeyi amaçladı.
◾️Aradan 46 yıl geçti. Generaller gitti ama 12 Eylül’ün baskıcı, sermaye yanlısı düzeni farklı iktidarlar eliyle yaşatıldı.
◾️Darbeler karşısında gerçek güvence, kendi hakları ve özgürlüğü için örgütlenen halktır.
✊12 Eylül’ün karanlığına karşı özgürlük, sosyalizm ve örgütlü mücadele!✊
#12Eylül #Kürdistan #Sosyalizm
Em li konê KKPê li Fête De L'Humanite li Parîsê ne!
Em ê bi heval û hogirên xwe re li ser pêşketinên li Kurdistan û herêmê nîqaş bikin!
Paris'te Fête De L'Humanite'de KKP çadırındayız!
Kürdistan ve Bölgedeki gelişmeleri dostlarla yoldaşlarla konuşacağız!
Görüşmek üzere!
📢KKP bu yıl da Fête de l’Humanité’de!
📌Enternasyonal dayanışmanın, halkların kardeşliğinin ve sosyalizm mücadelesinin büyük buluşmalarından Fête de l’Humanité’de, on yıllardır olduğu gibi bu yıl da yerimizi alıyoruz.
📌KKP MYK Üyesi Sinan Çiftyürek’in de katılacağı festivalde dostlarımızı KKP çadırına bekliyoruz.
📍 279-10, Rue Che Guevara
📅 11–12–13 Eylül | Paris
🤝Fête’de buluşalım!
#KKP #FetedelHumanite
Anayasada Kürt milleti resmen tanınmadan KÜRTÇE konuşana saldırılar durmaz!
Çünkü Kürt dili;
TBMM konuşulması Yasak
Uçak-Okulda resmen Yasak
Devlet kurum ve resmi yazışmalarda Yasak!
YASAK olana saldırıyorlar!
Çözüm; öncelikle Kürt dili resmen ve zorunlu eğitim dili statüsü tanınmalı!
Anayasada, Kürt milleti resmen tanınmadan KÜRTÇE konuşana saldırılar dur... https://t.co/uD5gZtfAcV @YouTube aracılığıyla
Dünyanın tarımsal potansiyeli en zengin Verimli Hilalin merkezindeki ülkemizde işte Kadınların hali! Toplumun kurucu temeli olan KADINLAR en ağır koşullarda çocuklarıyla çalışıyorlar!
Urfa’dan Ordu’ya yüzbinlerce kadın çocuklarıyla birlikte sabah şafağından akşam gün batımına tarla ve bahçelerde.
Niye çalışıyorsunuz? Diye sorduğumuzda;
“Halimiz ortada” dercesine baktılar ve eklediler;
“Düzenli iş yok”!
“Zaten buralarda halkın yüzde 60’i mevsimlik işçiliğe gidiyor”!
“Sadece eşim asgari ücretle çalışıyor geçinemiyoruz”!
“Çocuklarım okuyor devlet destek sağlamıyor, mecburum çalışmaya”!
Çalışanların yüzde 70’i kadın ve çocuklar!
Kalıcı çözüm önerilerimizi Sosyalist Mezopotamya Dergisi’nin çıkacak son sayısında ele aldık. Acilen alınması gereken önlemler ise;
Mevsimlik tarım işçilerinin özelde kadınların ağır ve insanlık dışı çalışma koşullarının düzenli kamuoyunun gündemine taşıyıp destek halkasını genişletmek. Çalışma alanlarında kalıcı veya seyyar Mutfak, Tuvalet, Banyo, temiz su imkanlarının sağlanması. Mevsimlik işçilerin mesleki örgütlenmelerini yaratmalarının önündeki engellerin kaldırılması.
Güneş-Su-Toprağın en uyumlu olduğu bereketli Kürdistan’da, halkımızın geleceği ÇOCUKLAR tarlalarda!
Yaşları 9 ile 13 arası yüzbinlerce çocuk Diyarbakır’dan Niğde-Sakarya’ya kadar kavurucu sıcak ve insani olmayan koşullar altında aileleriyle birlikte çalışıyorlar!
Sorduk niye çalışıyorsunuz? Çocuklar;
“Evin borcu var”,
“Okul harçlığımı çıkarmak için”,
“Üniversite bitirdik tarladayız”,
“Aileme destek için çalışmak zorundayız” dediler.
Bu kez Urfa Halfeti Fıstık, Adıyaman merkez köylerinde Tütün, Karacadağ köylerinde ise domates toplayan Mevsimlik işçilerle buluştuk. 15 gün önceki programımızdan biraz farklı olarak gördüğümüz şu oldu;
Çalışanların yüzde 70’i kadın ve çocuklar! Bunu paylaştığım fotoğraflarda da göreceksiniz!
Yazın tatil yapıp Okula hazırlık yapması gereken çocuklar Ekmek kapısı için tarlalarda. Üstelik okulların açılacağı şu günlerde Çocuklar halen çalışıyorlar.
Çözüm ya da yakın vade de acilen alınması gereken önlemler;
Mevsimlik tarım işçilerinin özelde çalışmaları resmen yasak olan Çocukların sorunlarını düzenli kamuoyunun gündemine taşıyıp destek halkasını genişletmek. Çocukların çalışmalarını sadece yasaklamak meseleyi çözmüyor. Devletin Ailelere eğitim desteğini güçlendirmek. Ve ailelerin kendi ayakları üzerinde durabilmeleri için çalışan yaştaki kadın ve erkeğe iş-çalışma koşullarını sağlamak. Bütünlük çözüm önerilerimizi Sosyalist Mezopotamya Dergisi’nin çıkacak son sayısında ele aldık.
bu slogan ilk Emeğin Birliği tarafından kullanıldı daha sonra onların üyeleri tarafından kurulan Türkiye Komünist Emek Partisi (TKEP) ve Kürdistan Komünist Partisi (KKP) tarafından kullanıldı.
📌Trump, Demokrat Parti'yi "komünist" ilan etti. Oysa ABD'de seçilmiş sadece 3 komünist var.
✍️Sibel Özbudun, "komünistsiz antikomünizm"in perde arkasını ve yükselen Demokratik Sosyalistlerin MAGA'da yarattığı paniği yazdı.
⬇️⬇️⬇️
https://t.co/Xm23n59vBO
◾️1 Eylül Dünya Barış Günü’nde dünyanın dört bir yanında aynı gerçek karşımızda: Savaşların bedelini halklar ödüyor.
◾️Kürdistan ve Ortadoğu’da işgal, baskı, inkâr ve savaş politikaları sürerken; emperyalist güçlerin çıkarları halkların yaşamından üstün tutuluyor.
◾️Barış, Kürt halkının anayasal olarak tanınmasından ve eşit hakların güvence altına alınmasından geçiyor.
◾️Kürdistan’da ve dünyada halkların özgürlük ve barış mücadelesini büyütelim.
⬇️⬇️⬇️
https://t.co/Cfu0Tap5gS
#DünyaBarışGünü #Kürdistan #Özgürlük
Mehdi Zana’yı kaybettik🕯️
Kürt siyasetinin önemli isimlerinden, Diyarbakır eski Belediye Başkanı Mehdi Zana’nın yaşamını yitirdiğini üzüntüyle öğrendik.
Yaşamı boyunca Kürt halkının özgürlük ve demokratik hakları için mücadele eden, bu uğurda ağır bedeller ödeyen Mehdi Zana’yı saygıyla anıyoruz.
Başta ailesi ve yakınları olmak üzere, Kürt halkına ve tüm dostlarına başsağlığı diliyoruz.
@ddurgun68 Yeterli değil ne Sinan ne de KKP hiçbir zaman böyle birşey söylemedi. Sinan'ın en çok yanında bulunan yoldaşlarından birisiyim. 2.ncisi referandumla ilgili böyle birşey demesinin imkanı yok çünkü TC zaten çok önceden rengini belli etmişti. Bence siz Sinan'ı yanlış anlamışsınız.
İlk cümlenizden son cümlenize kadar tüm iddialarınız yalan.
KKP, Güney'in referandumunu Türkiye'nin desteklediğini nerede, hangi açıklamasında söylemiş? Başkalarına çok konuşuyorsunuz demeden önce siz ona dur buna geç türünden trafik polisliğini bırakmalısınız bence...
Biraz az mı konuşsanız? Siz KDP'nin bağımsızlık referandumu zamanı, Türkiye, Kürdistan'ın bağımsızlığını destekliyor demiştiniz. Yaptığımız görüşmelerden biliyoruz diyordunuz. Sağınızda, solunuzda KÖH'e düşman oluşumların temsilcileri vardı. Hep beraber Türkiye'nin manipülasyonuna gönülü hizmet için şehir şehir geziyordunuz. KÖH'ü eleştiriyor, Barzani'nin bütün Kürtlerin tek lideri olduğu iddiasındaydınız. (Hepsine ceabımı vermiştim) Demirtaş yeni tutuklanmıştı. Hiç biriniz bunu kınayan bir cümle dahi kuramadınız. Benim sizleri mahkum eden konuşmamdan sonra kem küm ettiniz. Demirtaş'a geçmiş olsun diyemeyen sizler, o şartlarda Türkiye Kürdistan'ı destekliyor diye algı yapıyordunuz. Hangi ara ittifaka dahil oldunuz, vekilliği kaptınız bilemem. Bildiğim çok savrulan birisiniz. Konuştukça, savrulmaya devam ediyorsunuz.
KISA BİR AÇIKLAMA,
Dün yaptığım bu paylaşım, lehte aleyhte epeyce tepki aldı.
Bunlar arasında Sn. Mehmet Metiner’in X hesabındaki paylaşımının Kürdistan Komünist Partisi (KKP) ve benim politik tutum ve görüşlerimizle ilgisi yoktur. Kendi şahsi yorumudur.
1 - KKP ve ben 46 yıllık siyasi tarihimizde Kürt partilerine ve şahsiyetlerine “ihanet” kelimesini kullanmadık. Kullananları da eleştirdik. Bu tutumumuz devam ediyor.
2 �� KKP’nin dört parça Kürdistan’daki partileri doğrudan eleştirmeme konusunda Parti Meclisi’nin kararı var çünkü Kürt partileri Kürdistan meselesinin nedeni değil sonuçlarıdır. Kürdistan meselesini yaratan ve 170 yıldır yaşananların sorumlusu dört sömürgeci devlettir. Dolayısıyla devletlerin Kürt politikalarına karşı sivil demokratik zeminde mücadeleyi esas aldık. İki yıldır süren çözüm sürecinde de bu tutumumuz değişmedi. Dem partisi dahil Kürt partileriyle (PKK, PDK, YNK, PDK-S, PYD, PSK, PWK, PİA, HAK PAR …… ile olan görüş farklılıklarımız konusunda ise şu çizgiyi istikrarlı olarak sürdürdük, farklı düşündüğümüz konularda kendi politik tutumumuzu açıkladık. Açıklarken de ilgili Kürt partisini eleştirmedik. Kısacası KKP kendini başkasının eleştirisi üzerinden kurmuyor tersine kendi görüşlerinin tarifi üzerinden kendini halka tanıtıyor, propaganda yapıyor.
3 - Silah bırakmayı ilk günden hatta 1993’ten beri destekledik. Devlet ve Cumhur İttifakının “Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge” politikasını ise başından beri eleştirdik. Meselenin terör meselesi olmadığı siyasal bir mesele olarak Kürt meselesinin çözümü olduğunu belirttik.
4 – Açıklamamda Sayın Mazlum Abdi ile ilgili “Şara’nın ‘Danışmanı’ veya Müsteşar vb. bürokratik görevler üstlenmesi hem siyaseten onur kırıcı olacak hem de Abdi’nin siyasetten kopartılmasına götürecek” cümlesinde ki “onur kırıcı olacak” yerine “yanlış olacak” olmalıydı. Zaten Facebook ve İnstagram hesabımda düzeltmiştim ancak X hesabında zaman nedeniyle yapamamıştım.
5 - Sn. Mazlum Abdi, Şara’nın Danışmanı olmamalıydı bunu yanlış buluyoruz çünkü partileri, siyasetleri, milletleri farklı hatta ezen-ezilen ulus konumunda ve yıllarca rakip siyasetçi olmanın da ötesinde birbiriyle mücadele ettiler. Elbette şimdi anlaşıp barışabilirler çünkü savaşanlar gün gelir barışıp anlaşır. Buraya kadar tamam ama Danışman olması yanlış. Sn. Abdi ve Kürt siyaset kadrosu seçimle milletvekili seçilmek, Bakan, Bakan yardımcısı ve Cumhurbaşkanı yardımcısı vb. olmak haklarıdır ve siyasetin de doğasında var.
Konuyu farklı açılardan ele alan bir yazıyı yarın paylaşacağım.
“Tek Devlet, Ordu, Parlamento/Hükümet ve Bayrak” hedefleri tamamlandı.
Yanı Batı Kürdistan’da ki askeri-siyasi kurumların özerkliği tasfiye edildi.
HTŞ Hükümeti şimdi de Anayasa’da Kürtlerin millet olarak tanınmasına karşı dururken, Kürt dilinin zorunlu eğitim dili değil SEÇMELİ DERS olmasını dayatıyor!
Suriye Hükümeti bu iki konuda tutum değiştirmedikçe Mazlum Abdi, İlham Ahmed ve diğer Kürt siyaset kadrosu Suriye Hükümetinde ya da üst bürokraside görev almamalı.
Ayrıca Mazlum Abdi’nin Şara’nın “Danışmanı” veya Müsteşar vb. bürokratik görevler üstlenmesi hem siyaseten onur kırıcı olacak hem de Abdi’nin siyasetten kopartılmasına götürecek ki bu Türkiye’nin de isteğidir.
Gelinen aşamada Kürt siyasetinin, tutunma veya direnç noktaları olarak, Anayasa’da Kürtlerin tanınması ve Kürt diliyle ilkokuldan Üniversiteye eğitim hakkı savunusu Kırmızıçizgisi olmalı.
Tarlada Hava kavurucu sıcak!
Evde ise Mutfak bitmeyen zamlarla yangın yeri.
Kadınlar, genç kadınlar ev ekonomisine katkı için tarladalar.
Çocuklar hem eve katkı hem de okul masrafını çıkartmak için “çalışmak zorundayız” diyorlar. Ayrıca yazacağım.
Yine habersiz-randevusuz tarlalardaydık. Bu kez;
Urfa Halfeti’de Fıstık toplayan,
Adıyaman’da Tütün toplayan,
Karacadağ’da Domates toplayan ve kurutan Mevsimlik tarım işçileriyle buluştuk.
Onları özellikle kadın ve çocukları uzun uzun dinledik. Not aldık ve kayıt yaptık.,
Ve yeniden buluşmak üzere ayrıldık.
Kurdistan a Rojava êdî kete qonaxeke nû!
Entegrasyon gihîşte, yek Dewlet yek Arteş, yek Desthilatdarî.
Ji îro û pê ve têkoşîn yê di navbera terafa de li ser dû xalê esasî de devam bike.
Hebûna millete Kurd yê Destûr a bingehî de bi qebûl kirin an na!
Û
Zimanê Kurdî dê bibe zimamê perwerdeyê û fermî an?