Mohamad Safa:
Panama Belgeleri'nin, dünyadaki tüm zenginlerin vergi kaçırmak ve çalıntı serveti offshore hesaplarda biriktirmek için devasa bir suç ağına dahil olduğunu ortaya çıkardığını, haberi yapan gazetecinin araba bombasıyla öldürüldüğünü, kimsenin sorumlu tutulmadığını ve kelimenin tam anlamıyla hiçbir şeyin olmadığını hatırlıyor musun.
Güçlü erkek ve kadınların 13, 14, 15 yaşındaki çocuklara tecavüz ederek, yiyerek, kaçakçılık yaparak, filme alarak, terörize ederek, i��kence yaparak, avlayarak ve öldürerek, ilgili belgelenmiş 3 milyon dosya kanıtı olduğunu ve kimsenin sorumlu tutulmadığını ve kelimenin tam anlamıyla hiçbir şeyin olmadığını hatırlıyor musun.
Birleşik Devletler'in yabancı bir ülkenin görevi başında olan başkanını ve karısını kelimenin tam anlamıyla kaçırdığını ve son 6 aydır sadece hapiste oturduklarını ve kimsenin sorumlu tutulmadığını ve kelimenin tam anlamıyla hiçbir şeyin olmadığını hatırlıyor musun.
Gazze'de bir soykırım ve Lübnan'da bir soykırım daha olduğunu ve savaş suçları ile insanlığa karşı suçlar için tutuklama emirleri olduğunu ve kimsenin sorumlu tutulmadığını ve kelimenin tam anlamıyla hiçbir şeyin olmadığını hatırlıyor musun.
ABD ordusunun İran'da bir okulu bombaladığını, 168 kız çocuğunu öldürdüğünü ve kimsenin sorumlu tutulmadığını ve kelimenin tam anlamıyla hiçbir şeyin olmadığını hatırlıyor musun.
Batı Şeria'yı ter��rize eden, aileler ve çocuklar içeride uyurken insanların evlerini yakan yüzlerce terörist "yerleşimci" olduğunu ve kimsenin sorumlu tutulmadığını ve kelimenin tam anlamıyla hiçbir şeyin olmadığını hatırlıyor musun.
ABD'nin Küba'da bebekleri aç bırakıp öldürdüğünü, Küba'ya ulaşan 7.000 konteyner ilaç, gıda ve enerjiyi engellediğini ve kimsenin sorumlu tutulmadığını ve kelimenin tam anlamıyla hiçbir şeyin olmadığını hatırlıyor musun.
Eğer uluslararası hukuku uygulamak için birleşmezsek, işte bu olacak—ve olmaya devam edecek.
#SONDAKİKA
Hakkında yakalama kararı bulunan ve ABD'den iadesi talep edilen Umut Altaş, Gülistan Doku soruşturması kapsamında ABD makamlarına ifade verdi: "Cinayete tanık oldum, cesedi bagajda taşıdık" dedi
Altaş, Mustafa Türkay Sonel’in torpido gözünden siyah renkli bir tabanca çıkardığını ve Gülistan Doku’yu vurduğunu ifade etti
https://t.co/rmszVOlC9z
DEŞTİN BİZİM, AKBELEN BİZİM!
Kardeş köyümüz Deştin'de dayanışmayı büyütüyoruz!
Çimento fabrikasına da, kömür madenine de verecek toprağımız yok bizim. Kamu yararı arayanlar üreten köylüye, toprağa, suya ve havaya bakmalı!
Topraklarımız, derelerimiz, Muğla'mız satılık değil!
Rojin Kabaiş ailesi avukatları ve baba Nizamettin Kabaiş, dosyada gelinen son aşamaya dair açıklamalarda bulundu.
Baba Kabaiş:
📌 Otopsi yapılırken rektör her iki salona da girdi. Vali ve savcı ile beraber delilleri kararttı.
📌 Rektör ambulansın kapısına kadar geldi Vali bana kızın intihar etmiş derken kapı aralığında dinliyordu.
📌 Rojin için tek bir adım atsaydı kimse rektöre bir şey diyemezdi.
Amed’de yaşayan birçok insan tanır videodaki kadını. Hepimizin çocukluğudur Songül abla, birçoğumuzu kovalamışlığıda vardır sur sokaklarında. Hayatı boyunca maruz kalmadığı zorbalık, uğramadığı hakaret kalmadı.
Eskiden kendini savunacak gücü vardı ama şimdi kanser hastasıymış ve hastaneler tedavi etmediği içinde hergün sokaklarda canının acısından böyle ağlıyormuş. Zaman zaman aklımada gelirdi çok üzülürdüm onun için; ama şimdi bu halini görünce içimden bir parça koptu sanki
Lütfen Songül ablanın sesini duyuralım, videoyu paylaşıp gerekli kurumları etiketleyelim en azından ömrünün sonunu acı çekmeden geçirsin 😔🙏
#FatoşPınarTürker:
"Babam 86 yaşında, annem 77 yaşında...
Daha fazla ev sahibinin baskısına dayanamayarak eşyalarımı topluyorlar, bir depoya koyuyorlar.
Şu an evim de yok.
İşlemediğim bir suçtan, hakkımda somut iddia olmayan bir suçtan tutuklu kaldığım bu süreçte kızlarımı, sağlığımı, evimi kaybettim.
Bu 18 ay, her an her dakikası çocuklarıma özlemle geçti."
Tahliye edilmeyen Fatoş Pınar Türker'in anne ve babası duruşmadan yine hüzünle ayrıldı...
#İBBDavası'nda 2.Celse 10.gün
"Şu an evim de yok."
"Bu 18 ay, her an her dakikası çocuklarıma özlemle geçti."
Medya A.Ş Genel Müdürü #FatoşPınarTürker tutukluluk incelemesi öncesi beyanda bulundu.
Son 2 ay içinde hem sağlıkla uğraşırken hem duruşmalara gidip gelirken bir yandan da 10 yıldır oturduğum evimden oldum.
Evimde kiracıydım, bunları anlatmıştım daha detaylı olarak.
Ben tutuklu olduğum için, devam eden burada tabii pek çok ev sahibi-kiracı davası vardır, bizim de vardı.
Hiçbir şekilde istinafta olan, benim lehime devam eden bir duruşmadan aleyhime karar çıkıyor.
Ve babam 86 yaşında, annem 77 yaşında...
Daha fazla ev sahibinin baskısına dayanamayarak eşyalarımı topluyorlar, bir depoya koyuyorlar.
Dolayısıyla şu an zannedersem bugün avukatım da adres değişikliği dilekçesi verecek.
Şu an evim de yok.
Babamın evinin adresini sayın mahkemenize de sunacağız.
İşlemediğim bir suçtan, hakkımda somut iddia olmayan bir suçtan tutuklu kaldığım bu süreçte kızlarımı, sağlığımı, evimi, paramı kaybettim.
Herkes size sordu; benim tutukluluğumun kime ne faydası var, ben de soruyorum.
Bu 18 ay, her an her dakikası çocuklarıma özlemle geçti.
Ben tutuklandım, mevsimler değişti.
Kızlarımın okulu kapandı. Büyük kızım liseden mezun oldu, okulları açıldı, büyük kızım üniversiteye başladı. Okulları kapandı, küçük kızım ortaokuldan mezun oldu. Şimdi tekrar okullar açılıyor.
Büyük kızım üniversite ikinci sınıfa başlayacak, bir kızım da liseye başlıyor.
Ama ben kızlarımın son 1,5 yıldır tüm önemli anlarını kaçırdım, yanlarında olamadım.
Bir insan anne olunca...
Çocuklarının yüzü, gözü, saçı, kokusu, elleri, ayakları her şeyi aklınızda oluyor.
İlk tutuklandığımda asla çocuklarımın fotoğraflarının cezaevinde olmas��nı istemediğim için hiç fotoğraf istemedim.
Gözlerimi kapattığımda her şeylerini çok net hatırlıyordum.
Şimdi, geçen gün anneme telefonda da söyledim; sanki çocuklarım geride kalıyor, yani biz uzaklaşıyoruz gibi hissediyorum.
Hatırlamıyorum...
Kokularını, ellerini de hatırlamıyorum,
ayaklarını da hatırlamıyorum.
Halbuki her sabah uyandırıp çoraplarını giydirirdim.
Bir anne olarak bu çok tarif edilemez ve ağır bir duygu."
Açlık grevindeki Başaran Aksu’ya doktor kontrolü yapılmadı, vitamin verilmedi
👉31 Ağustos’tan bu yana açlık grevinde olan Aksu’nun yalnızca şeker ve tuzla beslendiği belirtildi.
Aksu, Gökay Çakır’ın serbest bırakılmasını, Akhisar Cezaevi’ne sevkini, sendikal hakların önündeki engellerin kaldırılmasını ve temel ihtiyaçların güvence altına alınmasını talep etti.
https://t.co/ry7AJKEq1z
Ayşe, 11 Temmuz’da öldürüldü. Bedeni bir bavula konuldu; delilleri gizlemek ve bedeni taşımak için başka erkeklerden yardım alındı ve Ayşe’nin cansız bedeni 13 Temmuz’da yol kenarında bulundu. Bugün bu davada, aralarında polislerin de bulunduğu 11 erkek yargılanıyor.
Adalet yalnızca cinayeti işleyen erkeğin cezalandırılması değildir. Faili koruyan kamu görevlilerinin de hesap vermesidir.
9 Eylül’de, saat 10.05’te Küçükçekmece Adliyesi’nde, Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği’nin takip ettiği bu davanın karar duruşmasında Ayşe için gerçek adalet talep edeceğiz.
#AyşeTokyaz #AyşeTokyazİçinAdalet
#ÖnceÇocuklarVeKadınlarDerneği
#KadınCinayetleriPolitiktir
#İstanbul
Soma'da Gökay Çakır ve Başaran Aksu için bir araya geliyoruz!
26 Ağustos tarihinde, Doruk Madencilik ve Eti Gümüş Madencilik işçilerinin Enerji Bakanlığı önünde direnişi devam ederken tutuklanan Genel Başkanımız Gökay Çakır ve süresiz açlık grevindeki Başaran Aksu için Soma’da sendikamız Genel Merkezi önünde yapacağımız basın açıklamasına tüm madenci dostlarını bekliyoruz.
Soma Bağımsız Maden İş Genel Merkezi
4 Eylül Cuma | 18.00
Madenci yalnız değildir!
İstanbul'da Nakliyat-İş üyesi işçiler, tutuklu Genel Başkanımız Gökay Çakır ve Başaran Aksu ile dayanışma için basın açıklaması yaptı.
Gökay Çakır ve Başaran Aksu 7 gündür tutuklu!
Yaşasın sınıf dayanışması!
Genel Başkanımız Gökay Çakır ve Başaran Aksu'nun tutukluluğa itiraz dilekçesini 300'den fazla avukatın imzası ile sunduk.
Katılan tüm avukat dostlarımıza, hukuk kurumlarına ve barolara teşekkür ederiz. Dayanışma ile kazanacağız.
Ben üç çocuk sahibi bir anneyim.
35 yıllık avukatım,
1 yıl belediye başkanlığı yaptım, 1,5 yıldır hapis yatıyorum.
Suçum yok, delil yok, suç iddiası olan kişilerle temasım yok.
Buna rağmen tutukluluğum devam ediyor. İddiaların hepsinden suçlu bulunsaydım bile yattığım süre göz önünde bulundurulup salınmam gerekirdi.
Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bu tip bir mağduriyet yaşatılan ilk kişiyim.
Benden ne isteniyor?
Çocuklarıma ve memleketime kavuşmak için ne yapmalıyım?
TOPRAKLAR BİZİM!
Çocuklarımızın geleceği, ülkemizin geleceği, en değerli varlığımız, topraklarımız.
Asla ve asla vazgeçmeyeceğiz, ölmek var dönmek yok dedik.
Son sözümüzü söyledik.
Eylül geldi. Biz hâlâ buradayız.
Ve sonuna kadar da burada olacağız.
Hopa'da dostlarımız meydanlarda!
6 gün önce tutuklanan Genel Başkanımız Gökay Çakır ve Başaran Aksu için bir araya gelen Artvin Hopa halkına teşekkür ederiz.
Bize direnme suçu işliyorsunuz diyorlar. Onurdur, gururdur!
Başaran Aksu süresiz açlık grevine başladı
👉Yeni Parti Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan, cezaevinde ziyaret ettiği Bağımsız Maden İşçileri Sendikası Eğitim ve Örgütlenme Sorumlusu Başaran Aksu’nun süresiz açlık grevine başladığını açıkladı.
Bayraktutan: “Hakkını arayan, sendika mücadelesi veren bu kardeşimiz haksız bir tutuklama tedbiriyle karşı karşıyadır. Tutuklama değildir; aslında bir cezalandırmadır.”
https://t.co/Tljht7bcT6
16 yaşında bir çocuğun yaşadıkları yalnızca “onun suçu” olarak okunamaz; bu ağır bir ihmal zincirinin sonucudur.
Ardındaki istismar ihtimali derhal araştırılmalıdır!
Kürtaja fiili engeller, çocuk yaşta evlilikler ve cinsel sağlık hizmetlerine erişimsizlik bu tablonun asıl sorumlusudur.
Çocuklar anne olmak zorunda değil.
Çocuklar çocukluğunu yaşamalı.
Çocukları korumak devletin sorumluluğudur!
#ÇocuklarÇocukluğunuYaşamalı #ÇocukHakları
Madenci aileleri Başaran Aksu ve Gökay Çakır'a sahip çıkıyor!
"İşçisinin hakkını savunmak suçsa biz de bu suçu savunuyoruz."
"Başaran Aksu ve Gökay Çakır suçsuzdur, serbest bırakılmalarını istiyoruz."
🔴Tutuklu Bağımsız Maden-İş Genel Başkanı Çakır’dan mektup:
🔸Binlerce çocuğun yüzü gülüyor, onun için cezaevinde yatmak onurdur
🔸Madenci kardeşlerim, özel selamımdır: Bu gözü görmeyen, kulağı duymayan sendikalardan bir an önce kurtulun
https://t.co/lVIzg5MugC