Strateji ve Yönetim Uzm.
SAVORAS Savunma Teknoloji ARGE Danışmanlık AŞ.
Din ve Devletime, Vatan ve Milletime sadâkat. KADER, GAYRETE AŞIKTIR! azmi ile hâreket.
Hollandalı Türkolog Prof. Dr. Alexander de Groot'un ifadeleriyle:
Türk birliğini sonsuza dek yıkmak için kültürel bölücülük yaptılar. İnsanları zoraki göç ettirip, kendi sınırları içinde çürümeye mahkum ettiler.
Bilgiler bu kişinin şaibeli olması için yeter sebep.
Sanırım israil'de de kaldı.
Bu değerli bilgileri bizimle paylaşan @OrkunOzeller'e de teşekkür edilmelidir. YAŞ kararları sürecinde de adı en şaibelilerden biriydi bu general.
@RTErdogan@tcbestepe@tcsavunma@savunma_trhaber
⚠️Komutanlık görevi yapmadan Tümgeneralliğe terfi ettirilen NATO’nun Türk Generali, Türkiye’de kurulması planlanan NATO Kolordusunun başına mı getirilecek?
Emekli Albay Orkun Özeller, Adana’da kurulması planlanan NATO Kolordusu’nun başına getirileceği iddia edilen Tümgeneral Eray Üngüder hakkında çarpıcı iddialarda bulundu:
‘Ordumuzda böyle mümtaz Hulusiler hiç bitmiyor.’
•NATO’da böylesi önemli bir pozisyonda bulunup ülkemizin içine adeta bomba yerleştiren NATO Kolordusu projesini onaylayan Tuğgeneral Eray Üngüder’in safahatını merak edip araştırdım.
•Açık kaynaklardan gördüm ki NATO tarihinde ilk kez IMS’de direktör seviyesinde göreve getirilen Üngüder, çok başarılı bir subaylık hayatının ilk görevi hariç Ankara doğuşuna hiç atanmamış, ABD’de 2 yıllık yüksek lisans eğitimi yapmış veABD Silahlı Kuvvetler Akademisinde bir yıl eğitim görmüş olması.
•Amerikan ordusu ve sistemiyle oldukça iç içe olduğunu görmekteyiz.
•NATO’ya bildirdiği biyografisinde de hiç komutanlık görevi görünmüyor. Ben de sorduğum kişilerden komutanlık görevi yaptığını bilen birisine rastlamadım.
•Hiç komutanlık yapmadan Tümgeneral olmak çok istisnai bir durum. Boncuklu...
•Ankara’da görev yaptığı dönemde 2020-2022 yıllarında tüm kritik atamaları terfileri ve emeklilik kararların planlandığı MSB atama koordinasyon daire başkanı olduğunu da açık kaynaktan öğreniyoruz.
•Bu görev Eray Üngüder için, o dönemde albay olmam sebebiyle tüm subaylar gibi benim de şahsi dosyama bakarak sicilimi görme imkanı tanıyan bir görevdi. Hani şu binlerce albayın bir anda TSK’dan tasfiye edilerek kadroların tüyü yolunmuş kuşa döndüğü dönem.
•2023 yılından itibaren de NATO’daki göreviyle ABD ile yakın ilişkisini sürdürmeye devam etmektedir. NATO IMS birimine atanan ilk Türk olması da büyük bir başarıyla basınımızda yer almıştır.
•Fakat Eray Üngüder hakkında öğrendiğim bazı bilgilerin doğru olup olmadığına da Milli Savunma Bakanlığı cevap vermesi gerekir.
Kendisinin NATO biyografisinde yer alan bir cümle ilgimi çekti.
•Orta doğu bölgesinde eğitmenlik görevi yapmış. 2 yıl süreyle Orta doğu görev yaptığı yerin İsrail olduğu ve iyi düzeyde İbranice bildiği doğru mudur?
•Amerika’daki Silahlı Kuvvetler Kursuna gideceklerin belirlendiği komutanlıkça tespit edilen adayların girdiği sınava girmemiş olmasına rağmen, sonradan adeta kişiye özel bir sınav yapılarak Amerika’ya gitmesinin önü açıldığı doğru mudur? Bu esnada Ankara’da hangi görevi yürütmekteydi?
•Personel azlığı ve görev yoğunluğu nedeniyle subayların normalde 4 defa (en az 3 olur) şark görevine gitmesi söz konusu olurken, bu generalimiz acaba kaç şark görevi yapmıştır? Bir mi?
•Akıllarda soru işaretleri uyandıran bu başarılı generalimizin müteakip görevi Adana’da kurulacak NATO kolordusu komutanlığı olabileceğini değerlendiriyorum?
•Ayrıca kendisinin iyi seviyede İbranice öğrenmiş olmasının nedenini bilemiyorum ama Tevrat’ı daha iyi anlamak için değildir herhalde. Bu arada TSK’da İbranice bilen başka general olmuş mudur acaba diye merak ettim.
•Bugüne kadar hakkında en ufak bilgi sahibi olmadığım Tümgeneral Eray Üngüder’in bu etkileyici safhatini öğrenmiş olduktan sonra da ben Adana’da konuşlanacak NATO kolodusunu ülkemizin içine yerleştirilecek bir bomba olarak görmeye devam ediyorum.
Ordumuzda böyle mümtaz Hulusiler hiç bitmiyor.”
Kanal İstanbul örnek alındı ve Kanal Hürmüz doğuyor.
ABD ve Körfez ülkeleri, Kanal İstanbul'un aynısını Hürmüz Boğazı'nda yapmaya çalışacaklar.
İran, ABD ve Körfez ülkelerinin kararlaştırdığı Hürmüz Boğazı rotalarını bypass etme girişimlerinin gerilimi artıracağını ve muhtemelen İran hedef listelerine ekleneceği konusunda uyarıda bulundu.
İran, Hürmüz'ü etkileyen herhangi bir koridoru veya ekonomik ticaret rotasını kabul etmeyeceğini ilan etti.
...
Türk Dünyası’nın ortak askerî mirasını temsil eden “TÜRK ORDULARI GÜNÜ” olarak değerlendirilmesi; ortak törenler, ortak tarih çalışmaları ve ortak askerî hafızayı güçlendirecek iş birlikleriyle gelecek nesillere taşınması, üzerinde düşünülmeye değer stratejik bir vizyondur.
MÖ 209, ‘Kara Kuvvetleri Kuruluşu’ değildir! Türk Dünyası’nda ortak bir ‘Türk Orduları Kuruluş Günü’dür https://t.co/hutZVYJS71
E. Yarbay Halil Mert @YbHalilMERT yazdı
NATO’nun Göremediği, Ankara’nın Harekete Geçiremediği Güç: Küresel Gönül Coğrafyası
PSIKOLOJIK ÜSTÜNLÜK SAVAŞ BAŞLADIKTAN SONRA DEĞIL, BARIŞ DÖNEMINDE INŞA EDILIR.
https://t.co/dwe7gDFoHr
https://t.co/dwe7gDFoHr
Küresel coğrafyanın “Taksim Meydanı”nda vatan tutmuşuz. Böyle bir coğrafyada ne rehavete yer vardır ne de yersiz korkulara. Ziya Paşa’nın o meşhur beytinde ifade ettiği gibi:
“Asûde olam dersen eğer gelme cihâne,
İstiyorsan sulh-u salâh, hazır ol cenge.”
JEOPOLİTİK FIRTINANIN EŞİĞİNDE NATO ZİRVESİ:
PRESTİJİN ÖTESİNDE BİR GERÇEKLİK/RİSK/FIRSAT SINAVI
NATO Zirvesi Türkiye'de: Prestij mi, Risk mi? Asıl Mesele Büyük Resmi Görebilmek.
https://t.co/dwe7gDFoHr
Kaddafi şöyle demişti:
“Onların planı, Lübnan ve Suriye'yi ortadan kaldırarak sözde İsrail'in sınırlarının Arap ülkeleriyle değil, Türkiye’yle olmasını sağlamaktır. Bunu, bizim çağımızda olmasa bile çocuklarımızın çağında başaracaklarını göreceksiniz... Suriye 5 küçük devlete bölünecek.”
-Kaddafi’nin söyledikleri gerçekleşti.
Türk Dünyası’nın ortak askerî mirasını temsil eden “TÜRK ORDULARI GÜNÜ” olarak değerlendirilmesi; ortak törenler, ortak tarih çalışmaları ve ortak askerî hafızayı güçlendirecek iş birlikleriyle gelecek nesillere taşınması, üzerinde düşünülmeye değer stratejik bir vizyondur.
https://t.co/ZnGUn0BvZJ
MÖ 209, yalnızca bir ordunun kuruluş tarihi değildir; Türk Milleti’nin teşkilatlanma iradesinin, devlet aklının ve ortak askerî hafızasının başlangıcını simgeleyen tarihî bir dönüm noktasıdır.
8. Harp Okulları arasında değişim programları yaygınlaştırılmalıdır.
9. MÖ 209'u temsil eden ortak arma, hatıra madalyası ve semboller hazırlanmalıdır.
10. Ortak askerî hafıza, gelecekteki güvenlik iş birliğinin psikolojik ve kurumsal zemini olarak değerlendirilmelidir.
MÖ 209… "KARA KUVVETİ KURULUŞU" DEĞİLDİR.
TÜRK DÜNYASI’NDA ORTAK BİR “TÜRK ORDULARI KURULUŞ GÜNÜ”DÜR.
KKK Günü'nden Türk Orduları Günü'ne: Ortak Askerî Hafıza İçin Stratejik Bir Öneri.
Kızıl Meydan Örneğinden Türk Dünyasına: "Ordular Günü" Jeopolitiği.
https://t.co/ZnGUn0BvZJ
3. Kutlamalar dönüşümlü olarak Türk devletlerinde yapılmalıdır.
4. Ortak askerî geçit törenleri düzenlenmelidir.
5. Türk Askerî Tarih Konseyi kurulmalıdır.
6. Ortak tarihî terminoloji geliştirilmelidir.
7. Ortak Türk Askerî Müzesi ve Dijital Arşivi oluşturulmalıdır.
🇹🇷 Cihat Yaycı :
‼️ BU GÖRÜNTÜLER NORMAL DEĞİL, NORMALLEŞTİRİLEMEZ!
Bu görüntüler başka bir ülkede değil, binlerce şehidimizin kanıyla sulanmış aziz Türk vatanında dün çekildi.
Meydanlarda Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerince hüküm giymiş bir terör örgütü elebaşının posterleri taşınıyor; onun serbest bırakılması isteniyor. Bölücü semboller ve sözde “Kürdistan” paçavraları açılıyor, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne meydan okuyan sloganlar atılıyor.
Şimdi hep birlikte şu soruları sormak zorundayız:
Bu mudur hukuk devleti?
Kesinleşmiş mahkûmiyet kararı bulunan bir terör örgütü elebaşının serbest bırakılmasını istemek nasıl sıradan bir siyasi talep olarak görülebilir?
Dünyanın hangi hukuk devletinde buna göz yumulur?
Amerika Birleşik Devletleri’nde, Fransa’da, Almanya’da veya başka bir hukuk devletinde; binlerce insanın ölümünden sorumlu bir terör örgütünün hüküm giymiş lideri için meydanlarda özgürlük gösterileri düzenlenmesine, posterlerinin taşınmasına ve propagandasının yapılmasına aynı müsamaha gösterilir miydi?
Mesela ABD’de, Usame bin Ladin için bırakın bu büyüklükte bir yürüyüşü, en küçük bir destek gösterisini dahi hayal edemezsiniz.
ABD, terör örgütlerine destek olarak değerlendirdiği faaliyetlere karşı yalnızca kendi ülkesinde değil, uluslararası alanda da son derece sert bir tutum sergilemektedir.
Peki Türkiye Cumhuriyeti’nde, mahkemelerce hüküm giymiş bir terör örgütü elebaşının serbest bırakılmasını isteyen gösterilerin sıradan bir siyasi faaliyet gibi sunulması nasıl izah edilebilir?
Bu, ifade özgürlüğü değildir.
Bu, demokratik hak kullanımı değildir.
Bu; kesinleşmiş mahkeme kararını tartışmaya açmak, terör örgütü elebaşını siyasi bir figür hâline getirmeye çalışmak ve hukuk devletinin temelini oluşturan yargı kararlarını fiilen tartışmalı hâle getirmektir.
Özgürlük; hukuku yok sayma özgürlüğü değildir.
Demokrasi; terörü meşrulaştırma zemini değildir.
Hiç kimse, binlerce şehidimizin canı pahasına korunan bu vatanda, terörü ve terör suçundan hüküm giymiş bir kişiyi sıradanlaştırma, kahramanlaştırma veya siyasal meşruiyet kazandırma hakkına sahip değildir.
En acı olan ise, bu görüntülerin zamanla kanıksatılmaya çalışılmasıdır.
Millet olarak buna alışmamız, bunu sıradan görmemiz isteniyor.
Asıl tehlike de budur.
Çünkü bir millet, terörü normal görmeye başladığı gün; sadece güvenliğini değil, hafızasını, adalet duygusunu ve devletine olan güvenini de kaybetmeye başlar.
Devletin görevi hukuku tavizsiz uygulamak, milletin görevi ise şehitlerinin hatırasına, devletine ve Cumhuriyetine sahip çıkmaktır.
Türkiye Cumhuriyeti; binlerce şehidimizin emanetidir.
Bu devlet; terörün, bölücülüğün ve terör örgütü elebaşlarını meşrulaştırma girişimlerinin değil, hukukun, adaletin ve milli iradenin devletidir.
Sessiz kalmak, normalleştirmektir.
Normalleştirmek ise yarın ödenecek bedeli büyütmektir.
Çanakkale Truva (Tur ova) Müzesi ... Turova ve çevresinde bulunan eserler bu müzede sergilenmektedir. Her Türk vatandaşının görmesi gerekli yerlerden ...
SON DAKİKA, SON DAKİKA
İsrail Bakanlar Kurulu, 1915'te Türk halkını sırtından vuran Ermenilerin zorunlu tehcirini ilk kez resmen "Ermeni Soykırımı" olarak tanıma kararı aldı. Karar, İsrail'in onlarca yıldır sürdürdüğü resmi politikada,
Türkiye/Türklük düşmanı saldırgan bir değişiklik anlamına geliyor. Sürecin tamamlanması için kararın parlamentoda da ( Knesset ) onaylanması gerekiyor. Türkiye, bu adıma sert yanıt vermeli.
Ben olsam İSRAİL'İN KURULUŞ GÜNÜNÜ "FİLİSTİN SOYKIRIM GÜNÜ" ilan eder ve bu günü tüm ülkelerin tanımaları için diplomatik girişimlere başlardım.
Yunan askerleri 3 yıl 3 ay 25 gün süreyle Anadolu'yu işgal ettiler.
Öldürdükleri bir Türk köylüsü ve çektirdikleri fotoğraf.
Yunan Ordusu katliamlar yaptı, köyleri, şehirleri yaktı, Türk kadınına her türlü vahşeti sergiledi.
-İnsan bu vatanda yaşar da Atatürk'ü sevmez mi?