BİLGİLENDİRME
YENİ Parti Almanya Gençlik Kolları’mızın açıktan butlan yönetimini destekleme kararı alan Almanya Federasyonu Başkanı Özgür Uçma, Yönetim Kurulu üyeleri Ayfer Başlık ve İmam Kaloğlu’nun yönettiği Almanya Federasyonu yapısı ile herhangi bir ilgisi bulunmamaktadır.
Genel Başkanımız Özgür Özel:
“Üç dönem kuralı genel başkan için de geçerli ama siyaset iddia işidir, kendi adıma bir kural daha koyuyorum. İlk seçimde partiyi birinci parti yapmazsam, görevi derhal devredeceğim.
Çünkü biz kaderini, milletin kaderinden önde tutmayan kadrolarız.”
Bu gece başlayacak balıkçılık sezonunun, ekmeğini denizden çıkaran tüm emekçilerimize bol kazanç; sofralarımıza bereket getirmesini diliyoruz.
Kazasız, belasız, bereketli bir sezon olsun.
Vira Bismillah!
30 Ağustos; bir milletin bağımsızlık ve özgürlük iradesinin tüm dünyaya ilanıdır.
Büyük Taarruz’un ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi’nin zaferle taçlandığı bu büyük günün 104. yılını gururla kutluyoruz.
Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bağımsızlığımız uğruna mücadele eden tüm kahramanlarımızı saygı, minnet ve rahmetle anıyorum.
30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun! 🇹🇷
Bu topraklar; azimle, inançla, mücadeleyle kazanıldı.
Bugün o mirası yaşatmak, geleceğe daha güçlü, daha aydınlık bir Türkiye taşımak hepimizin sorumluluğu.
30 Ağustos Zafer Bayramı’mız kutlu olsun.
Zafer; hayal edebilenlerin, vazgeçmeyenlerin ve geleceğe inananların eseridir.
Başkomutanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve tüm kahramanlarımızı saygı ve minnetle anıyoruz.
30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun!🇹🇷
🇬🇧 I was elected Mayor of Istanbul three times. When I became the leading democratic challenger to the government, my university diploma, a prerequisite for running for presidency, was annulled. I was arrested and placed in pre-trial detention.
Since then, they have tried repeatedly to silence me.
My voice, my image and even photographs of me have been restricted. My social media accounts have been blocked time and again.
Then they tried to silence me inside the courtroom itself. I was prevented from presenting my defence and even from questioning other defendants.
Now they are trying to silence that defence outside the courtroom as well.
My forthcoming book, Millet Şahidimdir — The Nation Is My Witness — contains much of the defence I was not allowed to deliver freely before the court. On 27 August, before the book could even be released, an Istanbul court ordered all printed and forthcoming copies to be seized and banned its distribution and sale.
Police were sent to printing houses and copies were confiscated.
Think about what this means, first they prevent a political prisoner from presenting his defence in court; then they prohibit the public from reading that defence.
This is not justice. It is censorship backed by judicial power.
But I will not be intimidated.
I will not be silenced.
I will not surrender.
Millions will read this book. My defence will be heard. The truth will reach the public including those who are trying so desperately to suppress it.
You can confiscate a book. You cannot confiscate the truth.
Cumhurbaşkanı Adayımız Ekrem İmamoğlu:
“Demokrasi yarışından korktu diplomamı iptal ettirdi.
Tutuklanıp hücreye atılmamı istedi.
Sesimi, yüzümü, fotoğrafımı yasaklattı.
Sosyal medya hesabımı defalarca kapattırdı.
Yetmedi, mahkemede savunma hakkımı dahi engelletti.
Sanıklara soru sormama bile tahammül gösteremedi.
Şimdi ise bana yaptırmadıkları savunmamın yer aldığı “Millet Şahidimdir” kitabımı daha yayınlanmadan yasaklattı.
Emniyet güçleri eliyle matbaalar basıldı ve kitaplar toplandı.
Yılmayacağım!
Susmayacağım!
Durmayacak ve teslim olmayacağım!
Milletle beraber bu kitabı milyonlar okuyacak.
Savunmamı herkes görecek. Yasakçılar dahil!”
Mahkemede savunma yapmasına tahammülü olmayanlar şimdi de Cumhurbaşkanı Adayımız Ekrem İmamoğlu'nun savunmasını yazdığı "Millet Şahidimdir" kitabını yasaklama kararı aldılar
Ekrem İmamoğlu milletin gönlündedir Sökemediniz sökemeyeceksiniz
Hakikat nettir, millet de şahidimizdir!
Genel Başkanımız Özgür Özel:
“Savunması engellenince Ekrem Başkan ‘Millete derdimi hiç değilse kitap yazıp anlatayım’ dedi, bugün öğrendik ki onu da yasaklamış, basımını durdurmuşlar. Bir de çıkmış utanmadan, ‘Hala canlı yayın istiyorlar mı’ diyorlar.
Hadi o zaman, hodri meydan!”
Genel Başkanımız Özgür Özel:
“Kanser tedavisi gören bir ablam, az önce bir zarfın içinde 200 lira getirdi, ‘Ben göremem ama iktidar olun’ dedi. ‘Allah güç verecek, o günlere birlikte ereceğiz’ dedim.
Milletin bu iradesini hiçbir kötülük yenemez, mutlaka kazanacağız!”
YENİ Parti Nilüfer İlçe Başkanlığımızı ziyaret ettik!
İlçe Başkanımız Özgür Şahin ile birlikte yeni ilçe başkanlığımızdaki çalışmaları inceledik.
Örgütümüzün her kademesiyle dayanışma içinde, Nilüfer’de halkımızın taleplerini ve beklentilerini daha güçlü şekilde gündeme taşımaya devam edeceğiz.
Daha güçlü bir örgüt, daha güçlü bir YENİ Parti ve halkın iktidarı için omuz omuza çalışacağız.
Bundan 104 yıl önce, milletimizin bağımsızlık mücadelesinin en büyük destanlarından biri yazılmaya başladı.
26 Ağustos’ta başlayan Büyük Taarruz, Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün başkomutanlığında; azim, cesaret ve inançla 30 Ağustos Başkomutanlık Meydan Muharebesi’nde kesin zaferle taçlandı.
Cumhuriyetimizin yolunu açan bu eşsiz mücadelenin yıl dönümünde başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere kahraman silah arkadaşlarını, aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi saygı, rahmet ve sonsuz minnetle anıyoruz.
YENİ Parti’yi birlikte kurduk.
Birlikte büyütüyoruz.
Birlikte iktidara taşıyacağız.
Bu yeni yürüyüşün sesini herkese yine hep birlikte duyuracağız.
Resmi sosyal medya hesaplarımız:
X:
https://t.co/bTd0qnbmzj
Instagram:
https://t.co/xp8XX5gRey
Facebook:
https://t.co/nx8AhZM2fD
TikTok:
https://t.co/2mgwobgeT1
YouTube:
https://t.co/EjmOPLCTtc
Partimizde söz de karar da doğrudan üyelerimizin!
YENİ Partimizin tüm üyeleri ilçe başkanını, il başkanını seçerken oy kullanacak!
Genel Başkanı bizzat seçecek!
Gelin, 26 Ağustos’a kadar üye olun; yarının iktidarında söz sahibi olun!
https://t.co/DnEuhy9L32
#Yenibaşlangıç
Genel Başkanımız Özgür Özel:
“İnsanları başka şehirlerden getirebilmek için, her türlü zulmü edebilmek için 'örgüt' dediler! Şimdi o örgütün liderini bıraktılar, ‘Meğerse örgüt yokmuş’ diyorlar.
Bu kadar insanın hakkına girdiler. Öyle pardon deyip kenara çekilmek yok!
Nerede bu iddianameyi hazırlayanları denetleyecek HSK? Bu insanları perişan edenler nerede? Başta, örgüt diyenin cezalandırılması lazım.”