Sanırım işin özü tam olarak budur zorla yapılan ibadetle muhabbetle yapılan ibadet aynı olmuyor seven insan fırsat kolluyor,vakit ayırıyor, baş başa kalmak istiyor Rabbim kalplerimize O'na karşı böyle bir sevgi ve iştiyak nasip etsin.
Bu şekilde gönderiler atarakmı insanları Çarşaf-ı Şerife alıştıracağınızı düşünüyorsunuz?
Oraya 1-2 slogan atıp sonrada mucizevi bir değişim falanmı bekledin?
bu şekilde slogan atmanız insanları uzun vadede Çarşaf-ı Şerife karşı önyargılı olmasına sebep olur!
@MahmutVefaYlma2 ACM Peygamberimi çok seviyorum diyor ona bile köpürüp alıntı girmiş bir insanın peygamberimi seviyorum ona şiir yazmak istiyorum demesinden bile rahatsızlık duyuyor...
@AltayCemMeric Allah niyetini kabul etsin ağabey. Naat yazmak nasip olmazsa bile, muhabbetle yazılmış birkaç satırın değeri nice süslü mısralardan fazla olabilir. Rabbim kalemine de gönlüne de bereket versin.
Sana iman etmenin tek karşılığı, seni sevmekten aldığımız lezzet olsaydı vallahi yeterdi. Seni seveni sevmeyi bile seviyoruz. Salat ve selam sana olsun.
Sen zaten böyle tweet kopyalıyorsunda kardeş en azından direkt kaynağı versen daha hoş olazmı? Geçende mollanın tweet'i kopyalamıştın daha geç bir süre sonra bu yazı ona ait demiştin.
bir müslüman olarak daha yakışır bir hal olur direkt kaynak paylaşman çünkü ister istemez yazılar sana aitmiş gibi gözüküyor.
ibadet ettikçe insanların yavaş yavaş değiştiğini görüyoruz aynı insan oluyorsun ama olaylara bakışın değişiyor.günlerce canını sıkan şeyler artık eskisi kadar ağır gelmiyor.Rabbine yaklaşmaya başlayınca ahlakında ister istemez düzeliyor günahlardan kaçındıkca mecburen ahlakında düzeliyor öylede güzel bir din...
Ehl-i Sünnet İslam düşüncesinde dar bir ideolojik sınır değil temel iman esaslarında birlik feri meselelerde ise genişlik ve ihtilafı meşru gören kuşatıcı bir çerçevedir.
Bu sebeple bir Müslümanı kolayca Ehl-i Sünnet dışına çıkarmak hem usul hem de akaid açısından doğru değildir.
Hanefi-Maturidi gelenekte iman kalp ile tasdik ve dil ile ikrar olarak tanımlanır ameller ise imanın aslından değil kemalindendir bu yaklaşım, büyük günah işleyen Müslümanın tekfir edilmesini engeller ve onu iman dairesi içinde "fasık" olarak değerlendirir.
Tekfir meselesinde Ehl-i Sünnet alimleri son derece ihtiyatlı davranmış bir kişinin İslam dışına çıkarılmasını açık inkar,kesin delil ve hüccetin ikamesi gibi ağır şartlara bağlamıştır.
Hanefi fıkhında da bu ihtiyat açıkca görülür niyet esası lafzın yorumunda genişlik ve şüphe halinde tekfirden kaçınma prensibi temel yaklaşım olmuştur.Nitekim akaid ve fıkıh tarihine bakıldığında Ehl-i Sünnet bünyesinde Hanefi, Şafi Maliki ve Hanbeli mezhepleri ile Maturdi ve Eşari ekolleri asırlar boyunca bir arada varlık göstermiştir.
İctihadi ve feri meselelerde meydana gelen ihtilaflar tarafların birbirini Ehl-i Sünnet dışı görmesine sebep olmamış bilakis bu farklılıklar ümmetin ilmi zenginliği olarak değerlendirilmiştir. Eğer her ihtilaf ve her hata kişiyi Ehl-i Sünnet dairesinden çıkarsaydı İslam ilim tarihinde üzerinde ittifak edilmiş geniş bir Ehl-i Sünnet geleneğinden söz etmek mümkün olmazdı.
Sonuç olarak Ehl-i Sünnet çizgisi insanları dışlama değil delil, usul ve ihtiyat ile iman dairesini koruma metodudur. Bu yüzden bir Müslümanı kolayca bu dairenin dışına itmek Ehl-i Sünnet'in ruhuna aykırıdır.
Ehli sünnet öyle düşündüğünüz gibi birşey değil öyle herkesi buradan atamazsınız 😁
yarın bu konu hakkında bir yazı yazacağım hem benim görüşümdede sıkıntılı yerler varsa uyarirsanizda hoşnut olurum öğleden sonra falan inşallah atarım yazıyı.
Ehli sünnet öyle düşündüğünüz gibi birşey değil öyle herkesi buradan atamazsınız 😁
yarın bu konu hakkında bir yazı yazacağım hem benim görüşümdede sıkıntılı yerler varsa uyarirsanizda hoşnut olurum öğleden sonra falan inşallah atarım yazıyı.
Bu kervan Allah'ın kervanıdır. Bu kervanın koyunu olarak, bezmi elestten beri Mustafamızı(sav) beklemişiz. Tüm kainat bunun için yaratılmış. Bu anlamı gözünde küçültme.
Bu sürü içinde kalmayı nimet olarak yetersiz sanan, bu sürüye çoban olmak isteyen aldanır. Yol da sürü de kervan da koyunlar da Allah'ındır kardeş. Onun sürüsünü almaya kimsenin gücü yetmez.
Arkanda gördüklerin yolun aynı olduğu için arkanda yürüyen müslümanlar. Senin arkanda değiller, davete icabet ettiler hakikat istiyorlar. Yolda olduğun için onların senin peşinden geldiklerini sanıyor ve ardını kalabalık vehmediyorsun.
Kervanda bir kaç iş sana nasip olsa da kervanı senin sansan ve nefsine hizmet edecek bir başka yola zıplasan, o koyunların ''koyun gibi'' peşinden gelmediğini anlarsın.
İnsan çok aldanır. Kendi kudretine bir anlam atfeder. Gurur da mağrur olmak da aldanmaktan gelir. Beşer dediğinin kudreti nedir ? Kervanın anlamına muvafık düşen söz, amel ve fikirlerin dışında senin ne ehemmiyetin ve gücün olabilir ?
Mağrur olup nefsine aldanan gayrını da aldatmaya çalışır. Şahsına insanları davet eder. Allah'ın kervanından eşkiya gibi koyun çalmaya kast eder. Yine de zaten sürüye layık olmayandan gayrısını peşinden sürükleyemez.
Allah hak etmeyen kimsenin aldatılmasına da aldatmasına da müsaade etmez. Herkes layığını bulur.
Senin ya da benim için en büyük itibar Allah'ın kervanında yolu tamamlamaktır.
Bu kervan bezmi elestte düzüldü kardeş. Kaç zaman Mustafasını bekledi. İçindeki koyunlar da bir beşerin değil, Allah'ın sürüsüdür.