Milletimizin huzur ve güvenliği için omuz omuza görev yaptığımız, Mavi Vatan’da denizlerimizin emniyetini sağlama ve ülkemizin hak ve menfaatlerini koruma sorumluluğunu büyük bir fedakârlık ve özveriyle yerine getiren Sahil Güvenlik Komutanlığımızın 44. kuruluş yıl dönümünü kutluyoruz.
Aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle, kahraman gazilerimizi şükranla anıyor; Sahil Güvenlik Komutanlığımızın tüm mensuplarına görevlerinde başarılar ve kolaylıklar diliyoruz.
#SahilGüvenlik44Yaşında
İstanbul Sançaktepe Teknoloji İmam Hatip Lisesi’nde okuyan öğrencilerimizin sloganı:
Biz teknoloji imam hatipliyiz. Roket yapar, besmeleyle fırlatırız🇹🇷
Kudurmuş köpekler gibi Yusuf Tekin’e saldırmalarının altında yatan asıl sebep videoda.
Dertleri asla ölen çocuklar değil.
Yusuf Tekin bunların kimyasını ve ezberlerini bozup tabularını yıktı.
Yusuf Tekin adam gibi adamdır, Anadolu’nun ve bu aziz milletin öz be öz çocuğudur..
Çatlasanız da, patlasanız da müslüman Türkiye özü olan İslam'a dönecektir. Bir değil binlerce Yusuf Tekin'ler geliyor.
Kudurmayın, alışın!
İmam Hatip Lisesi öğrencileri Askeri Drone üretip Pentagon'un teklifini reddetti:
▪️"Biz Türk genciyiz! Projemizle Amerika'ya başvuru yapmayız dedik."
▪️"İmam Hatipli gençleri biraz hafife alıyorlar."
Neler yaşanabileceğini yazsak bile yıllar önceden. Çocukları o yapay zekâ canavarı ile saatlerce baş başa bırakırsanız diye. Çocuklarınız. O masum çocuklarınız. Bir canavara dönüşebilir diye. Ve hepsi birden bir gün. Ortak şuuraltı ile. Yönlendirilebilir. Şiddet böyle kışkırtılır. Kaos olur. Yayılır şiddet. Kurtarın çocuklarınızı yapay zekânın elinden. Kapatın ekranları. Kesin 5G'nin hızını. Çocuklarınıza sarılın. Yalnız bırakmayın. Onlar bizim geleceğimiz.
İstiklal Marşımızın kabulünün 105. yıldönümünde, bağımsızlık mücadelemizin ruhunu bizlere armağan eden Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy’u ve tüm şehitlerimizi rahmet ve hürmetle anıyorum. 🇹🇷
Amerikalı Hristiyan bir adam:
"Bize şimdiye kadar İsrail'in dost olduğunu öğrettiler."
"Müslümanların terörist olduğunu söylediler."
"Şimdi anlıyorum ki medyayı bile İsrail ele geçirmiş."
"Artık onlara inanmıyorum."
İşte Kevser bu ...
İşte AŞK bu ...
Kalbimizdeki reaktörde bir " Kevser " pınarı var.
Bir noktadan evrene
" Plasma Toroide " olarak ışıyor.
‼️O yüzden tüm erenler,daima " Ab-dest" li gezin derler.
‼️ O yüzden bu salak Deccal Tayfa, devamlı endişe-korkuyu empoze edip, umut - sevgi ve cesaretinizi kırmaya çalışır.
‼️ Deccal Tayfa biliyor, bir kişinin " Kevser Gücü " bile tüm dünyayı değiştirmeye yeter.
‼️Herkes, herkesi - her şey, her şeyi etkiler.
‼️ SEVGİ - UMUT ve AŞK ile "CESARET" çok- çok güçlüdür.
‼️ " KEVSER "
YERLERİN ve GÖKLERİN ORDULARINI DEVREYE SOKAR.
‼️ Üstünde bir iyice düşün yeğen. Ve devamlı abdestli gez. Bir 40 gün dene bak. Önce kendi hayatını değiştireceksin. Ve bu çığ gibi büyüyecek. İyilik, iyiliği getirecek ...
Vesselam 🌷
Testiyi kıranla suya giden bir olmamalı...
Geriye gidip ulu çınarları tekrar yerine koymak lazım. Çınarları, yani değerleri...
Emeğe saygı, beş parmağın bir olmadığı bilgisine saygı...
Edep ne demek? Bunu umursuyorum çünkü edep, kadim değerlerden biridir.
Akıl, ahlak, adalet, adap ve aşk... Bunlar kadim değerlerdir.
Kadim değerleri ortaya koyan, yücelten, bu değerlere sadık kalmak için ömürlerini veren, kelamın haysiyeti olduğunu bilen insanları, bir kalemde siliyorsanız bu, çınarların yıkılması anlamına gelir.
Kelebek Etkisi
Habertürk , 28 Şubat 2016.
'ŞU REZALETE BAKIN..!'
Ordu/Ünye'den vatandaşın çektiği gorüntüler...
'Uçak daire çizerek gidiyor. Resmen bizimle dalga geçiyorlar. İstediğimiz her şeyi yaparız. Allah yardımcımız olsun. Bakanımız, edenimiz yok...'
#SONDAKİKA
KAMUOYUNA DUYURU!
LÜTFEN DESTEK OLALIM!
Halkın soluduğu havanın ve tarım arazilerinin bilinmeyen maddelere maruz kalmasıyla ilgili acil inceleme talebi
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na,
Ülkemizin birçok bölgesinde yağışların anormal şekilde azalması, tarım ve hayvancılıkta gözle görülür verim kayıpları, hava kalitesinin belirgin biçimde bozulması artık halk arasında büyük bir endişeye yol açmaktadır.
Gökyüzünde sık sık görülen ve saatlerce dağılmayan uçak izleri, vatandaşlar tarafından ciddi bir şüpheyle karşılanmakta; bu durumun iklimi, yağışı, toprağı ve canlı yaşamını olumsuz etkilediği düşünülmektedir. Bu kadar yoğun bir hava trafiğinin hangi maddeleri atmosfere bıraktığı, bu maddelerin çevreye etkisinin ne olduğu, tarım ürünlerine ve hayvanlara ne zarar verdiği konusunda kamuoyuna hiçbir şeffaflık sağlanmamaktadır.
Devlet kurumlarının bu konuda açıklama yapmaktan kaçınması, halkın endişesini daha da artırmaktadır. Vatandaşın sağlığı, toprağı ve geleceği söz konusuyken sessizlik kabul edilemez.
Bu nedenle TBMM’nin derhal harekete geçmesini, aşağıdaki hususların araştırılmasını talep değil, vatandaş olarak bir hak gereği olarak bildiriyorum:
1. Uçuş faaliyetlerinde atmosfere bırakılan maddelerin içeriğinin bağımsız laboratuvarlarda incelenmesi,
2. Bu maddelerin yağış rejimi, hava kalitesi, tarım ve hayvancılık üzerindeki etkilerinin araştırılması,
3. Sivil ve askeri uçuşlarda kullanılan kimyasal içeriklerle ilgili kamuoyuna açıklama yapılması,
4. Halkın sağlığını ilgilendiren bu konuda TBMM bünyesinde acil bir Araştırma Komisyonu kurulması,
5. Şeffaflık sağlamayan kurum ve yetkililer hakkında hukuki işlem yolunun açılması,
gerekmektedir.
Bu mesele, sadece bir çevre sorunu değil; milyonlarca vatandaşın sağlığını, üretimini ve geleceğini ilgilendiren bir güvenlik meselesi haline gelmiştir.
TBMM’nin bu konuda sessiz kalması, vatandaşların devlete olan güvenini zedelemektedir.
Gereğinin acilen yapılmasını talep ederiz
#SONDAKİKA
KAMUOYUNA DUYURU!
LÜTFEN DESTEK OLALIM!
Halkın soluduğu havanın ve tarım arazilerinin bilinmeyen maddelere maruz kalmasıyla ilgili acil inceleme talebi
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na,
Ülkemizin birçok bölgesinde yağışların anormal şekilde azalması, tarım ve hayvancılıkta gözle görülür verim kayıpları, hava kalitesinin belirgin biçimde bozulması artık halk arasında büyük bir endişeye yol açmaktadır.
Gökyüzünde sık sık görülen ve saatlerce dağılmayan uçak izleri, vatandaşlar tarafından ciddi bir şüpheyle karşılanmakta; bu durumun iklimi, yağışı, toprağı ve canlı yaşamını olumsuz etkilediği düşünülmektedir. Bu kadar yoğun bir hava trafiğinin hangi maddeleri atmosfere bıraktığı, bu maddelerin çevreye etkisinin ne olduğu, tarım ürünlerine ve hayvanlara ne zarar verdiği konusunda kamuoyuna hiçbir şeffaflık sağlanmamaktadır.
Devlet kurumlarının bu konuda açıklama yapmaktan kaçınması, halkın endişesini daha da artırmaktadır. Vatandaşın sağlığı, toprağı ve geleceği söz konusuyken sessizlik kabul edilemez.
Bu nedenle TBMM’nin derhal harekete geçmesini, aşağıdaki hususların araştırılmasını talep değil, vatandaş olarak bir hak gereği olarak bildiriyorum:
1. Uçuş faaliyetlerinde atmosfere bırakılan maddelerin içeriğinin bağımsız laboratuvarlarda incelenmesi,
2. Bu maddelerin yağış rejimi, hava kalitesi, tarım ve hayvancılık üzerindeki etkilerinin araştırılması,
3. Sivil ve askeri uçuşlarda kullanılan kimyasal içeriklerle ilgili kamuoyuna açıklama yapılması,
4. Halkın sağlığını ilgilendiren bu konuda TBMM bünyesinde acil bir Araştırma Komisyonu kurulması,
5. Şeffaflık sağlamayan kurum ve yetkililer hakkında hukuki işlem yolunun açılması,
gerekmektedir.
Bu mesele, sadece bir çevre sorunu değil; milyonlarca vatandaşın sağlığını, üretimini ve geleceğini ilgilendiren bir güvenlik meselesi haline gelmiştir.
TBMM’nin bu konuda sessiz kalması, vatandaşların devlete olan güvenini zedelemektedir.
Gereğinin acilen yapılmasını talep ederiz