SENDİKAMIZIN 34. YILINDA DA AYNI
İNANÇ VE KARARLILIKLA UMUDU
BÜYÜTMEYE DEVAM EDİYORUZ!
YAPI YOL SEN (Yol, Yapı, Altyapı, Tapu ve Kadastro Emekçileri Sendikası),
9 Haziran 1992tarihinde fiili meşru mücadele ile kurulmuştur.
Tüm kamu emekçilerinin ortak hak ve taleplerini geliştirmek amacıyla kurulmuş bir sendikadır.
-Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) üyesidir.
-Kamu Hizmetleri Enternasyonali (PSI) üyesidir.
-Kamu Hizmetleri Sendikaları Federasyonu (EPSU) üyesidir.
Kamu emekçilerinin gerçek sendikası Yapı Yol Sen; Sendikal hak ve özgürlükler ile demokrasi mücadelesinde 34 yılını geride bıraktı.
Sendikamız, her türlü baskı ve zulme karşı kesintisiz bir şekilde mücadelesini bugüne kadar onurlu bir şekilde sürdürmüştür. Bizler, Yapı Yol Senliler olarak mücadelemize bütünsellik içerisinde daha kararlı bir şekilde devam ediyoruz.
Baskı ve sömürünün olmadığı, gerçek bir adalet, barış ve özgürlüğün daim olduğu, laik ve demokratik bir ülkede güvenli bir gelecek için daha kararlı ve güçlü bir şekilde mücadeleye devam ediyoruz.
Gelecek güzel günleri, dayanışmamız ve mücadelemizle yaratacağımıza olan inancımızla, daha nice yıllarda birlik, dayanışma ve mücadelemizin sürmesi dileğiyle Sendikamız Yapı Yol Sen’in 34. kuruluş yılımızı kutluyoruz.
Kamu emekçilerinin; Demokratik, Ekonomik, Özlük ve Sosyal haklarının GREV ve Toplu Sözleşme ile gerçekleştirmeyi amaçlar.
-Grev ve Toplu Sözleşme Hakkımız için!
-Özgür ve Demokratik bir Türkiye için!
-Emeğin ve Emekçinin Hakları için!
-Güvenceli İş, Güvenli Gelecek için!
MÜCADELEMİZE DEVAM EDİYORUZ
-YAŞASIN YAPI YOL SEN
-YAŞASIN ÖRGÜTLÜ MÜCADELEMİZ
Yapı Yol Sen
Merkez Yürütme Kurulu
Rahmi Koç’un bir hastane açılışında kadınları, özellikle de Kürt kadınlarını mizah adı altında hedef alan sözleri; yalnızca bireysel bir dil sürçmesi değil, cinsiyetçiliğin ve ırkçılığın dışa vurumudur. Sermaye egemenliği ile erkek egemenliğinin ortak dilinin bir yansımasıdır.
Kadınların emeğinden yararlanırken kadınları aşağılayan, sağlık hizmetlerini piyasalaştırırken emekçilerin haklarını görmezden gelen, toplumsal eşitsizlikleri derinleştirirken bunu mizah adı altında meşrulaştırmaya çalışan anlayışı kabul etmiyoruz.
Kürt kadınlarını hedef alan ayrımcı söylemlerle kadın düşmanlığını harmanlayan bu yaklaşım; halkları birbirine düşman etmeye, kadınları ise kamusal yaşamdan ve mücadele alanlarından uzaklaştırmaya çalışan politikaların bir parçasıdır. Oysa Kürt kadınları bu ülkenin eşitlik, özgürlük ve demokrasi mücadelesinin en güçlü öznelerindendir.
Bir hastane açılışında konuşulması gereken; kadınların maruz bırakıldığı şiddet, yoksulluk, güvencesizlik, sağlık, eğitim ve kamu hizmetlerine erişimde yaşanan eşitsizlikler ve çalışma koşullarıdır. Kadınları aşağılayan fıkralar ve ayrımcı söylemler değil.
Yapı Yol Sen ’li Kadınlar olarak; kadın düşmanlığının, cinsiyetçiliğin, ırkçılığın ve her türlü ayrımcılığın karşısında; kadınların emeğinin, halkların eşitliğinin ve özgür bir yaşam mücadelesinin yanında olmaya devam edeceğiz.
Ne sermayenin kibri, ne erkek egemen zihniyet, ne de ayrımcı politikalar kadınların eşitlik ve özgürlük mücadelesini durdurabilir. Cinsiyetçiliğe de, ırkçılığa da, ayrımcılığa da sessiz kalmayacağız.
JİN JİYAN AZADÎ
YAPI YOL SEN KADIN MECLİSİ
📢SEMPOZYUM
🔴Kamuda Dönüşüm ve Çalışma Yaşamına Yansımaları
🗓 6 Haziran 2026 Cumartesi
⏰ 9.45-16.15
🗓 7 Haziran 2026 Pazar
⏰ 11.00- 14.00
📍 Makina Mühendisleri Odası Eğitim ve Kültür Merkezi (Selanik Cad. No:76 / Ankara)
Bugün halkın seçme ve seçilme hakkına karşı ağır bir saldırı daha yaşandı.
Bu ülkenin ana muhalefet partisine, Cumhuriyet’in kurucu partisine zor kullanarak girenler, partinin delegelerinin iradesini çiğnemeye çalışmaktadır.
Yaşananlar herhangi bir parti içi mesele değil; halk iradesine ve demokratik siyasetin kendisine yönelik açık bir müdahaledir.
Yerel seçimlerde ortaya çıkan halk iradesini hazmedemeyenler; önce seçilmiş belediye başkanlarını, siyasetçileri ve muhalif toplumsal kesimleri siyasallaştırılmış yargı operasyonlarıyla hedef almış, kendileri dışındaki siyasi partileri fiilen etkisiz hale getirmeye yönelmiştir.
Cumhuriyet Halk Partisi’ne dönük “mutlak butlan” davası ve bugün parti binasına emniyet güçleri eliyle zorla girilmesi, Türkiye’de demokratik siyaset alanını bütünüyle tasfiye etmeye dönük daha büyük bir kuşatmanın parçasıdır.
Türkiye demokrasisine yönelik bu ağır müdahalenin planlayıcılarını, uygulayıcılarını ve işbirlikçilerini bu halk unutmayacaktır. Parti binalarını ele geçirerek halkın iktidara karşı büyüyen itirazını bastırmaya çalışanlar bilmelidir ki; rüzgâr ekenler fırtına biçecektir.
Bu halkı yoksullaştıranlar, işçiden ve emekçiden alıp sermayeyi büyütenler, halktan değil emperyalist merkezlerden aldığı destekle ayakta kalmaya çalışanlar şunu bilmelidir: Örgütlü bir halktan daha büyük bir güç yoktur.
Bizler emek ve meslek örgütleri olarak; bedeli ne olursa olsun demokrasi, halk iradesi ve adaletin yanında olmaya devam edeceğiz.
Başta emek örgütleri olmak üzere tüm demokrasi güçlerini ve bu ülkenin geleceğine sahip çıkmak isteyen herkesi; halklar ve emekçiler üzerinde her geçen gün daha da ağırlaşan bu kuşatmaya karşı ortak mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz.
Demokrasi, Adalet ve Barış ancak yan yana durarak, birlikte mücadele ederek kazanılacaktır.
KESK Bursa Şubeler Platformu, Bursa Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü ile iş yerlerinde yaşanan sorunlar ve çözüm önerilerine ilişkin görüşme gerçekleştirdi.
Görüşmeye KESK Eğitim, Örgütlenme ve Basın Yayın Sekreteri Sema Pınar, SES Genel Sekreteri Ferit CEYLAN, YAPI YOL SEN Genel Başkanı Gültekin Narinli, SES Bursa Eş Başkanı Huriye Melek TÜRK, Eğitim Sen Bursa Şube Başkanı ve KESK Bursa Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Derviş ERDEM katıldı.
12. Yılında Soma’yı Unutmadık! Affetmeyeceğiz!
Bundan 12 yıl önce, 13 Mayıs 2014’te Soma’da yaşanan ve 301 madencinin yaşamını yitirdiği katliamın acısı, ilk günkü gibi yüreklerimizde duruyor. Bu büyük felakette kaybettiğimiz madencileri bir kez daha saygıyla anıyor, ailelerine ve tüm maden emekçilerine başsağlığı diliyoruz.
Soma katliamı bir “kaza” değil, göz göre göre gelen bir iş cinayetiydi. Yıllar geçti, ancak ne sorumlular tam anlamıyla yargılandı ne de bu tür katliamların önüne geçecek adımlar atıldı. Siyasi iktidar, her zamanki gibi sorumluluğu “fıtrat”a yükledi ve unutturmaya çalıştı. Ama biz unutmadık, unutturmayacağız!
Soma davası, ülkemizde adaletin kimler için işlediğini, kimler için işlemediğini açıkça gösterdi. 301 işçinin hayatına mal olan bir katliamın ardından gerçek sorumlular yargı önüne çıkarılmazken, iktidar yargıyı adeta bir kalkan gibi kullanarak davanın içini boşalttı.
Bu cezasızlık politikalarının bir sonucu olarak, 12 yıl boyunca Ermenek’te, Şirvan’da, Amasra’da, İliç’te ve daha nice yerde işçiler göz göre göre yaşamlarını yitirdi. Her yıl ortalama 2 bin işçi iş cinayetlerine kurban gitti.
Soma, bu ülkede emeğiyle yaşayan milyonların ne denli güvencesiz koşullarda çalıştığını; yaşamlarının ne kadar kolay gözden çıkarıldığını gösteren en acı örneklerden biridir. Çünkü iş cinayetleri kader değil; vahşi kapitalist sömürü düzeninin dayattığı özelleştirmenin, kâr uğruna göz yumulmuş ihmallerin, taşeronlaşmanın, sendikasızlaştırmanın ve denetimsizliğin sonucudur.
Bizler emeğiyle yaşayanlar olarak, artık başka Somaların olmaması için sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz.
Güvenceli, sağlıklı ve insan onuruna yaraşır çalışma koşulları istiyoruz.
Gerçek sorumluların yargılanmasını, taşeron sisteminin ve özelleştirmenin tümüyle kaldırılmasını istiyoruz.
İşçinin değil, kârın öncelendiği bu kapitalist çarpık düzenin değişmesini istiyoruz.
Bir daha Soma olmasın diye, mücadelemizi sürdüreceğiz.
KESK YÜRÜTME KURULU
Emperyalizme ve faşizme karşı;
eşit, özgür ve daha iyi bir dünya için, özgürleştirmek istedikleri bir ülkeye hayatlarını feda eden
Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ı idam edilişlerinin 54. Yılında saygıyla anıyoruz.
Unutmadık.
unutturmayacağız.
#6Mayıs1972
“Günlerin bugün getirdiği baskı zulüm ve kandır
Ancak bu böyle gitmez sömürü devam etmez
Yepyeni bir hayat gelir bizde ve her yerde”
1 Mayıs’ta ülkenin dört bir yanında alanlardayız! 👇🏼
Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günümüz 1 MAYIS’TA işyerlerinde, alanlarda, meydanlarda omuz omuza verelim.
📣YAŞASIN 1 MAYIS! - BIJÎ YEK GULAN!
YAŞASIN BİRLİĞİMİZ, MÜCADELEMİZ VE DAYANIŞMAMIZ!
Kamusal hizmetlerin yetersizliği, Hakkari-Van yolunun günlerdir ulaşıma kapalı olması yetersizliğin kanıtıdır.
Kalıcı çözüm, kamusal sorumlulukla mümkündür.
#HakkariVanYoluAçılsın